Bir vefa hikayesi

  • 21.10.2019 14:56
  • Okunma: 2849 kez

Neşat YAYLA


Değerli öğretmen arkadaşlarım, okurken çok duygulandığım bu hikayeyi sizinle paylaşmak istedim.

1939 senesinde Filistinli bir öğretmen, Riyad'da görev yaptığı okulların birinde, öğrencilerinden birisinin yüzünde, büyük bir üzüntü fark etti.
Öğrenciye sebebini sordu.
Çocuk:
Okulun bir gezi düzenlediğini, katılım parasının bir riyal olduğunu, ama ailesinin çok fakir olduğu için bu parayı ödeyemeyeceğini için üzüldüğünü öyleydi.

Öğretmen, çok akıllıca bir düşünce ile doğru cevabı bir riyal olan bir yarışma yaptı.

Tabii ki soruyu küçük öğrenciye sordu. O da cevabı verip bir Riyali aldı. Öğrenci tarif edilemeyecek kadar sevindi ve geziye katıldı.

Haliyle o küçük çocuk, ailesinin şiddetli fakirliği sebebiyle, eğitimini tamamlayamadı.

Hamal olarak, günde yarım riyal karşılığında, yük taşımaya başladı.
 
Sonra, o zamanlarda elektrik olmadığı için, gazyağı tenekeleri taşıdı.

Sonra bakkalda satıcı olarak, sonra da aşçı olarak... çalıştı.

Sonunda 400 riyal biriktirdi ve onunla bir bakkal dükkanı açtı.
Sonra hacıların dövizlerini alıp satan bir döviz bürosu açtı...
Sonra.. sonra... derken zenginliğin zirvesine ulaştı.

Bu öğrencinin kim olduğunu size söylediğimde, garipsemeyin.
O, "el-Racihi" bankasının kurucusu, "Süleyman el-Racihi".
Sermayesi 124 milyar riyal (yani 600 milyar) Bütün dünyadaki 500 şubesinde, 8000 memur çalışıyor.
O da bunun Allah'ın fazlı sayesinde olduğunu bilerek, servetinin üçte ikisini, vakıflara ve hayır işlerine bağışlıyor.

Bu vefalı öğrenci, öğretmenini ve kendisine onun geçmişte yaptığı iyiliğini unutmadı.
~~~~~~
Bundan sonrasını kendisinin yazdığı:
"Mücadele Hikayesi" adlı anılarından, nakledelim.

(Bu öğretmenimin yerini öğrenene kadar eğitim kurumlarını ziyaret ettim.)
Nihayet onunla buluştum.
Onu yaşlanmış, işsiz, zor durumda ve (dünyadan) ayrılmaya hazırlanıyor gördüm.)
Tanıştıktan sonra dedim ki;
- Değerli öğretmenim, uzun yıllar önce, bende emanet olan büyük bir alacağınız var.
Hayretle;
- "Kimseye benim borcum veya alacağım yok." dedi.
Ben de:
- Sana şöyle şöyle cevap verdiğinde, yarışma ile bir riyal verdiğin bir öğrenciyi, hatırladınız mı?" dedim.
Düşündü ve hatırladı, sonra da gülerek;
- "Evet, Evet" dedi.
- "Sen omusun yoksa? Beni, bir Riyali geri vermek için mi, arıyorsun?" dedi.
Ben de:
- "Evet." dedim.
Biraz ısrardan sonra, onu arabama bindirdim ve beraberce gittik.
Bir villanın önünde durduk ve arabadan inip içeriye girdik.
Sonra;
- "Değerli Öğretmenim.
Benim size olan borcumu bu villa, beraberinde bu araba, hayatınız boyunca istediğiniz maaş ve müessesemde de oğlunuzun memur olması, (ancak) alacağınızı kapatıyor." dedim.
Öğretmen şaşırdı, gözleri doldu ve dedi ki,
-"Ama bu gerçekten çoook fazla."
Dedim ki:
- "İnanın, vaktinde sizin verdiğiniz bir riyalin bana verdiği mutluluk, bunun gibi on villadan daha büyüktü hocam.
Hala o mutluluğu, unutamıyorum." dedim...
~~~~
Bu öğretmen; bir riyalle küçük bir çocuğu mutlu etmesi, hayatının en zor anlarında kendisini tamamen değiştirmek için ona geri döneceğini hiç aklına getirebilir miydi?"
Karşılıksız ve sadece Allah için yapılan iyilikler;
Allah'la yapılan bir ticarettir.
Kazancınızın takdiri Allah'a aittir.

İsterseniz  siz de bir cana dokunabilirsiniz.

(Gönderi için Saadettin Gül arkadaşıma  teşekkür ederim.)

İyi bir ömür geçirmeniz dileğiyle...

Anahtar Kelimeler:

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz
Yazarın Yazıları