Makaleler

Bir minik kız çocuğu

05.06.2018 00:13
| | |
7909

Sevgili Kızım,

Sen bu mektubu anlayarak okuduğun yıllarda zaman bize ne gösterir, hangi şartları Mevlâ takdir eder; bilemem. Ancak şartlar her ne olursa olsun şunu bilmeni istiyorum: Seni seviyorum, seni seviyorum; seni çok ama çok seviyorum...

Kızım,

Sancın öyle büyük ve öyle dayanılmazken bile güzelsin be kızım... Bana ağabeyin Egemen'den sonra ikinci kez hissettirdiklerin, öyle güzel bir duygu ki; anlatamam. İnsanın hayatta her acıyı unuttuğu ve her türlü zorluğu da sineye çektiği anlar vardır. İşte sen de öyle bir ansın kızım...

Sabahları seni hissederek uyanmak, doyumsuz bir mutluluk... Ellerimi bir karnıma koyuyor, bir gökyüzüne kaldırıyor; dua ediyorum. Allah, yeryüzündeki her bir kadına böylesi bir duyguyu hakkıyla yaşatsın inşallah... Ne de güzel seni sevmek ve ne de büyük bir saadet; seni beklemek...

Güzel kızım,

Senin "Merhaba" diyeceğin hayat, öyle ilginç ve öyle tarifsiz bir kaos ki, korkarım annen olarak bunu sana anlatmak olanaksız. Yaradan'ın verdiği aklı ve vicdanı kullanıp, şu bize armağan edilen Dünya'yı güzelleştirmeye çalışan da var, çirkinleştirmeye çalışan da... Hayatta iyi insanlarla da karşılaşacaksın, kötü insanlarla da... Her kötü insanla karşılaştığında annenin şu sözünü sakın ola unutma emi kızım: "Tüm benliğinle Allah'a sığın ve içindeki çocuk sana ne diyorsa, onu yap". Sen ne kadar büyürsen büyü, içinde senden de habersiz bir çocuk büyüyecek kızım. Sakın ola, onu üzme ve incitme. Kötü insan diye göreceğin herkes, Yüce Mevlâ'nın kendisine bahşettiği yüzü zorla suratından çekip almış ve içindeki çocuğu da vicdansızca katletmiş insandır. Yüzsüz ve vicdansız insanlardan uzak dur kızım...

Aile bağları çok önemlidir kızım. Her ne olursa olsun, bana, abine, babana sırt çevirmeyesin. Sürüden ayrılan kuzuyu, kurt kapar kızım. Herkes seni menfaati kadar sever. Tam olarak olgunlaşana ve aklını tam olarak kullanana kadar sevgiye ve aşka mesafeli dur, kızım. Bizim ailen olarak tek menfaatimiz, senin başarındır, mutluluğundur. Senin annen ve baban, şerefli, onurlu insanlardır kızım. Sana ve ağabeyine tek mirasımız olan ve şu zamanda pek az bulunan bu iki mirasa sahip çıkasın. 

Güzel kızım,

Heyecanımız, sana olan özlemimiz ve ailemize katacaklarını düşünmemizden dolayıdır. Biz, senin dünyaya gelişin sırasında çok büyük imtihanlardan geçiyoruz kızım. Bize olan inancını kaybetmeyesin. Yaşamın boyunca bilesin ki, annen ve baban, sen ve ağabeyin için büyük fedakârlıklar yaptı ve yapmaya da devam edecek. Zorlukları da sizin gelecekteki huzurunuzu, refahınızı düşünerek aşmaya gayret edecek. Az kaldı güzel kızım, bitecek. Bu günler de geçecek. Bir gün oturup, neşeyle ailecek kahvaltı ettiğimizde, yaşadığımız şu zorluklar, öfkeyle değil; tebessümle dile gelecek. Sen annen ve babana güven kızım.

Seni, Dünya'nın cennet bahçesi Türkiye'de ve İstanbul'un incisi Beykoz'da hayata kazandırdığım için onur duyuyorum. Sen de onur duy, kızım... Yaşamın boyu her nereye gidersen git, doğduğun toprakları, Beykoz'u ve Türkiye'yi unutma kızım. Doğduğun ve doyduğun yere karşı da sorumluluklarını unutma, insanlara faydalı, yardımsever, güzel insan ol. Geleneklerimizden ayrılma ve her ne olursa olsun, sana yapılanları unutma. Doğumlar kadar ölümler de hayatın bir gerçeğidir, kızım. Yaşarken, yaşamın en önemli kuralı olan, kul hakkı yememeye, özen göstermelisin, bunları da kulağına küpe yapmalısın, kızım. 

Dünyaya ve dünyamıza hoşgeldin kızım... 

Seni çok seviyoruz... / Annen Elif

Anahtar Kelimeler: Kızım, Mektup, Anne, Aile

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"