Bir işgal yöntemi bağımlılık

  • 25.12.2020 18:55
  • Okunma: 1135 kez

Recep ÖNCEL


İşgal yılları İstanbul’da halk sıkıntı içinde, işgal kuvvetleri gençlere bedava içki dağıtıyorlar.

Amaç halkı içkiye bağımlı hale getirmek ve halkını mankurtlaştırdıkları ülkemizi daha sorunsuz bir şekilde işgal etmek ve daha rahat hareket etmek. Sömürgecilerin en temel yöntemlerinden biriside budur. Amerika’da Afrika’da hep böyle oldu. Önce bağımlı hale getiriyor sonra sömürüyor.

Bu sözleri bize söyleyen Yeşilay Genel Başkan Vekili Dr. Mehmet Dinç Bey ile 09 Haziran 2020 tarihinde, Sepetçiler Kasrı’nda bir görüşme yaptık. Dr. Mehmet Dinç İstanbul doğumlu, Avustralya’da doktora yapmış, şimdide Hasan Kalyoncu Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapıyor.

Yeşilay Cemiyeti 1920 yılında kuruluyor. Bu yıl kuruluşunun 100. yılını kutluyor. Kuruluşu İstanbul’un işgal yıllarına dayanıyor.

Bir grup aydın, vatansever insan aralarında şeyhülislam var, tüccar var, yazar var. Bağımlılıkla savaş cephesi açıyorlar.

Bu girişim çok stratejik bir adımdır.

Cumhuriyet döneminde Yeşilay Cemiyeti faaliyetlerine devam etti. Ve bu günlere kadar gelindi.

Yeşilay’ın örnek bir faaliyet alanı var. Dünya da Yeşilay’ın muadili yok. (mesela; Kızılay, Kızılhaç var) Ama Yeşilay gibi bağımlılık temelli bir kurum yok.

Şimdide Türkiye nin önderliğinde, yeni uluslararası Yeşilay teşkilatı kuruldu. 80 ülkede mücadele ediliyor. Üye ülkeler İstanbul’da misafir oluyor. 100 yıllık tecrübe ve birikim onlara aktarılıyor.

Esas mesele  ‘Bağımlılığı önlemektir. Bu ülkede 95 yıl boyunca ‘önleme çalışması’ yapılmış. Türkiye nin çalışması, Dünya’nın en önemli çalışmasıdır.

Yeşilay’ın, bağımlıkla mücadele alanları şu başlıklar altında toplanabilir.

Alkol bağımlılığı

Sigara bağımlılığı

Uyuşturucu bağımlılığı

Kumar bağımlılığı

İnternet teknoloji bağımlılığı

Çalışmalar 28.000 rehber öğretmen ve 12 milyon öğrenci ile yapılan bilimsel çalışmalardır. Türkiye’de bağımlılıkla mücadele eğitimi yapıldı ve çok işe yaradı.

İçişleri Bakanlığı araştırmalarına göre Türkiye’de bağımlılık düşüyor. Ortaokul düzeyi etki daha az, ergenlik zamanı ise kişilik ispatı oluyor. Hiç bulaşmamış kişiye etkili oluyor.

Tedavide dikkatli olmak lazım. Bulaşı olan kişileri 20-30 yıllık problemli olanlarla aynı ortamda bulundurmak sorun oluyor ve daha fazla bulaşıyor.

Yeşilay’ın bir kurumsal yapısı var. Okulda bağımlıkla mücadele programı yapılıyor. Psikolojik destek hizmeti yapılıyor. Çocuk okuldan atılmamalı, atılırsa sorun büyüyor. Küçük dokunuşlarla faydalı işler yapılabiliyor.

Yeşilay’ın faaliyetlerine örneğin; ödüllü yarışmasına 450 bin örgenci katıldı. Türkiye de 110 şubesi var. 120 üniversitede kulübü var. Kısa film yarışmasına 70 ülkeden katılım oldu.

Rehabilitasyon çalışmaları var. Destek ve takip olması lazım. Cumhurbaşkanımızın talimatı ile iyileştirme çalışması yapıldı. Toplam 20 ülkede çalışma yapıldı.

Türkiye’nin sahip olduğu değeri; gelenekleri ve İslam kültürüdür.

Danışmanlık sistemi ve yatakta tedavi için Türkiye de 42 rehabilitasyon merkezi var.

Aile desteği çok önemlidir. Boş zaman değerlendirmesi için atölyeler kuruyoruz. Kolay iş bulacak hizmetler yapıyoruz. Sosyal hizmet uzmanı takip ediyor. Tıbbi tedavi eğitimi yapılıyor. Türkiye’de 100 noktada bu sistemler kuruluyor.

2 tane yatılı tedavi merkezi olacak. Ağır bakım (uyuşturucu, alkol, kumar sigara, internet) bağımlılık tedavi edilecek.

Yeşilay’ın internet bağımlılığı çalışması önce tepki çekti, son zamanlarda ise bu iş çok önem kazandı.

‘100 yıl önce bedava içki dağıtıyorlardı, şimdi ise bedava oyun siteleri kuruyorlar’!

Türkiye Yeşilay Cemiyeti üniversitelerde çalışıyor, kamu spotları yapıyor. Hibe programı yapıyor. Anadolu’da sivil toplum kuruluşlarına para veriyor, proje üretmeleri için katkı sağlıyor. Yüksek lisans ve doktora burs veriyoruz.  Bağımlılıkla ilgili araştırmalar için çalışmalar yapılıyor.

Bu konuda Dünya’da farklı eğilimler var. Biz önleme amaçlı çalışıyoruz. Onlar ise bağımlılık sonrası tedavi için çalıştığını söylüyor. İtalya da Suntapala Köyü var. Bu köy misyonerler tarafından kurulmuştur. Onlar orada bağımlıyı alıp 4 yıl orada tutuyor ve insanları mankurtlaştırıyor.

Türkiye’de birçok belediye vakıf İtalya daki sistemi duyuyor. Gerekli şekilde araştırmadan bizde aynısını yapalım diyor, sonuçta hem para hem zaman boşa gidiyor.

Dünya Sağlık Örgütü, bu tür organizasyonlarda etkili oluyor. Birleşmiş Milletlerde, Türkiye Yeşilay Cemiyeti 15 tane etkinlik yaptı. Bağımlılık meselesi anlatıldı. Arnavutluk, Bosna Hersek ve Afrika Yeşilaylarının yaptığı faaliyetler çok ses getirdi.

Bu alandaki çalışmalar iki şekilde yapılmaktadır.

Önlem tarafı; bu çalışmayı savunanlar Yeşilay önderliğinde çalışıyorlar.  

Zarar azaltmayı savunanlar; serbest bırakılsın uyuşturucu maddeler eczanelerde satılsın diyorlar. Önlem tarafı olanlar, İstanbul deklarasyonunu yayınladılar. Dünya Sağlık Örgütü Genel Sekreteri bizden seçildi. Zarar azaltmacıları endüstri organize ediyor. Biz her zaman her konuda önleyici tedbirlerin önemli olduğunu savunuyoruz. Gene internet için online oyun bağımlılığı hastalıktır denildi. Artık bütün dünya bunu kabul etmek zorunda kaldı. Endüstri karşı cıktı, para ile makale yazdırdılar. Bizler organize olduk. Yeşilay uluslarası teşkilatlara etki etti, 100 mektup gönderdik İnternetle ilgili tarz değiştirdiler, e spor diyorlar. Gençlik ve Spor Bakanlığı bu konuda pozisyon aldı. Biz Yeşilay olarak, müdahale ettik. Sigara için Türkiye de büyük bir fabrika kuracaklardı. Cumhurbaşkanımıza bilgi verdik. Cumhurbaşkanı buna izin vermedi.

Korona sonrası dünya da farklı gelişmeler meydana geldi. Halkımızın değerleri ve devletimizin rolü çalışmaları tedbirleri bu Korona işiyle mücadelede çok etkili oldu.

Bizde başka ülkelerde olmayan değerler var;

1-Güven değeri= devlete güven var yağmacılık yapılmadı. Yağmacılık İngiltere’de % 65 olmuş, Türkiye de % 16 olmuş.

2-Fedakârlık değeri=İnsanlar İngiltere’de korkudan işe gitmedi, bizde herkes özellikle sağlık çalışanları görevlerini yaptı, işine gitti. Faydalı hizmetler yaptılar.

3-Dayanışma değeri=Marketlerde borç defterleri kapatıldı, pazarlarda camilerde ihtiyaç sahiplerine bedava yiyecek verildi. 

Bundan sonrası için milletimize aşağıdaki hususları tavsiye ederiz;

1-Özgüven olmalı

2-Kanaat olmalı

3-Çalışmak olmalıdır.

Bu değerler bizim kültürümüzde zaten var. Azimle çalışmak lazımdır. Artık Türkiye Dünya üzerinde yeni bir rol alıyor.

Bu yıl Yeşilay’ın kuruluşunun 100. yılı kutlanıyor. 26 Haziran, Uyuşturucu Bağımlılığı ile Mücadele Günü; İyileşmek Mümkün Webinarı yapıldı. Online Eğitim Programına katıldık. Gerçekten faydalı oldu. Yeni bilgiler öğrendik. Önce Yeşilay Genel Müdürü konuştu, daha sonra iki öğretim üyesi sunum yaptı ve soru cevaplarla üç buçuk saat süren program tamamladı.

Bağımlılık; bedensel, ruhsal, toplumsal, yasal yıkıcı sonuçları olan ve kontrol edilemeyen bir problem bir hastalıktır. Uyuşturucu, sigara ve alkol kumar 2 ayda bağımlılık yapabiliyor. Son zamanlarda internet ve teknoloji bağımlılığı dikkat çekiyor.

 Ama gayretli çalışmalar ile bunlara çözüm bulmak mümkün olabiliyor. Yeşilay bu çerçevede çok iyi çalışmalar yapıyor.

Son olarak, Türkiye birlik beraberlik içinde çalışacak ve bu alanda da güzel işler başaracak inşallah.

Çünkü Türk milletinin mayası çok iyidir ve İslam’la yoğrulmuştur.

 

Anahtar Kelimeler: İşgal, Yöntem, Bağımlılık

Yazarın Yazıları