Bezmialem’in genç doktorlarına tebrik

  • 19.07.2020 19:25
  • Okunma: 2083 kez

1980-1986 Yılları arasına ARGE için seyahat ettiğim Avrupa ülkeleri ve Japonya dönüşümde buralardaki ‘hastalara ve mahkûmlara Dînî moral ve terapi desteği’ konularını kaleme almıştım.

O yıllarda bile LÂİK ülkeler diye örnek aldığımız o ülkelerin otellerinde, her odasının çekmecelerinde İNCİL bulunuyordu. Özellikle o yıllarda bizim ülkemizde ise otellerimizin hiç birinde, tek bir Kur’ân-ı Kerîme rastlanmıyordu.

Sorguladığımız zaman ise “Lâikliğe aykırı” anlamında ifadeler kullanılıyordu.

Ayrıca teknik bir araştırma için İngiltere’ye gittiğimde, orada bana yardımcı olması için telefon ve adresi verilen bir akademisyen hocamın, mahkûmlara âhlâkî eğitim ve moral için, resmen İslâm DîNİ seminerleri yaptığını öğrenince, ülkemizdeki çelişkilerle karşılaştırıp, ülkemiz adına çok üzülmüştüm.

Hatta kendisi bana “..bu da ne ki? Buradaki hastanelerde de Papazlar tarafından hastalara Dînî moral telkin seansları yapılıyor” deyince, hayretler içinde kalmıştım.

Öyle yâ Lâikliğin anayurdu olan ülkelerde dînî eğitim (üstelik de İslâm dîni adına da olsa) resmen teşvik ediliyor. Lâikliği onlardan taklit etmeye başlamış olan ülkemizde ise lâiklik, DİNSİZLEŞTİRMEK anlamında uygulandığı, maalesef apaçık gözleniyordu.

Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen, üstelik de muhafazakâr bir kadro iktidardayken, ‘başörtüsü, Ankara-İzmir barolarından LGBT ahlâksızlıklarını savunma rezaleti, Milli Eğt. Müfredâtında KISIR Dînî Eğitim’ vb. birçok konularda, bu tür çelişkilerin hâlen yaşandığını görmek, gerçekten utanç vericidir.

Bu konuda müsbet ve çok faydalı bir gelişmeyi, İstanbul Bezmiâlem Üniversitesi, Tıp Fakültesi hastanesindeki genç stajyer doktorların, yüreklerimize su serpercesine, hastalara moral ve şifâ kaynağı olan MÂNEVÎ teselliler sunduklarını duyunca, çok çok memnun olmuştuk.

Gidip o bahtiyar gençleri kucaklayarak tebrik etmeyi çok arzu ettiğim halde, bir türlü fırsat bulamamıştım.  

 Bu günlerde ise şu linkteki (tıkla oku) haberi okuyunca çok üzüldüm ve âdeta yıkıldım.

Hem Avrupa’daki hastanelerin o güzel uygulamalarını ülkemizde de uygulamaya başlatmak, hem de mağdur, çâresiz ve mahzun hastalarımıza bir nevi moral ve şifâ adına yapılan bu teselli çalışmaları âdetâ topa tutuluyor, o bahtiyar ve fedâkâr gençler LİNÇ edilmek isteniyordu.

Bu genç doktorların; 6 seneden beri bu “Sağlıkta Pozitif Düşünce Kulübü” adıyla, takdire şâyan bir şekilde devam etmekte olan moral, teselli ve egzersiz sunumları başarılarla devam ediyordu. Özellikle bu gençlerin, tam da “aile hayatını tehdit eden, ahlâksızlık ve sapıklığı meşru göstermeye çalışan LGBT'lilere” karşı bir bildiri yayınlamalarından sonra, bu örgüt tarafından LİNÇ girişiminin başlatılması çok anlamlıdır.

Ayrıca bu linç girişimi; geçen ay Cuma hutbesinde, Yüce Dînimizin ‘zinâ yasaklarını okuyan Diyanet İşl. Başkanı'na yapılan linç girişiminin de aynısıydı.

Bu linç girişimi de yine İstanbul Sözleşmesinden cesaret alarak Diyanet İşleri başkanımıza saldıran o LGBT'cilerdendi. Demek ki çıbanbaşı, aynı zihniyetti…

Avrupa’da bile takdirle karşılanan, hatta ücretli olarak teşvik edilen hastalara dînî teselliler, güzel ülkemizde muhafazakâr bir iktidar döneminde bile, nasıl ve niçin tepkiyle karşılanabiliyordu? Bu nasıl bir arlanmazlıktır?..

  • Acaba iktidar mı çok müsamahalıydı? YARGI mı bu kadar pasifti? Yoksa bunlar mı bâtıl dâvâlarında bile böylesine ısrarcı davranıyorlardı?

Oysa sırf hastalara moral ve teselli kaynağı olan Mânevî reçetelerin, hastalara sunularak destek şifâ aramanın neresi yanlış veya suçtu?..

Yalan ve iftira konusunda kırmızıçizgileri olmayan bu nasipsiz zihniyet; o bahtiyar genç doktorların Corona felâketinden çok önceleri çekilen resimlerini, bugün servis ederek, “..bu çalışmaları MASKESİZ yaptıkları” yalanlarını ve iftiralarını da atıyorlardı. Bu nasıl akıl ve vicdandan uzak bir zihniyettir?..

  • Şükürler olsun ki bu linç girişimini duyan her akl-ı selîm zevât, bu bahtiyar gençlerin yanında tavır alarak, onlara destek oluyorlar ve onları cân-u gönülden tebrik ediyorlar.

Bendeniz de; o bahtiyar genç doktorları cân-u gönülden tebrik ederek, alınlarında öpüyorum.

Fakat ne acıdır ki bu konudaki yetkililerin suskunlukları karşısında; “..bu haksızlıklara karşı siper olması gereken devlet erkânı ve HUKÛK mercîleri nerede?” diye de avazım çıktığı kadar haykırmak istiyorum. Vesselâm…

Anahtar Kelimeler:

Yorumlar (1 Yorum)

Ismail Kocacaliskan (3 hafta önce)

Muhterem Raif bey. Yazinizla genc Doktor adaylarina manevi desteginizden dolayi takdir ve tebriklerimi sunarim. Prof. Dr. Ismail Kocaçaliskan.

Yorum Yaz
Yazarın Yazıları