Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Beykoz’un 22 mahallesinin öncelikli sorunu EK-16 nedir?

Beykoz Muhtarlar Derneği Başkanı ve Öğümce Mahallesi Muhtarı Cengizhan Turaman, Beykoz’un 22 mahallesinin öncelikli sorunları arasında yer alan EK-16 ve yine Beykoz’da kronik bir tartışmaya dönüşen, Çubuklu Arabalı Vapuru ile ilgili gelişmeleri anlattı.

Beykoz Muhtarlar Derneği Başkanı ve Öğümce Mahallesi Muhtarı Cengizhan Turaman,

Beykoz’un 22 mahallesinin öncelikli sorunu EK-16 nedir?

Beykoz Muhtarlar Derneği Başkanı ve Öğümce Mahallesi Muhtarı Cengizhan Turaman, Beykoz’un 22 mahallesinin öncelikli sorunları arasında yer alan EK-16 ve yine Beykoz’da kronik bir tartışmaya dönüşen, Çubuklu Arabalı Vapuru ile ilgili gelişmeleri anlattı.

Dost Beykoz’un sorularına cevap veren Beykoz Muhtarlar Derneği Başkanı ve Öğümce Muhtarı Cengizhan Turaman çarpıcı açıklamalar yaptı

EK-16 nedir?

EK-16’nın ne olduğunu anlatan Turaman, “6831 sayılı kanunun ek 16. maddesi kapsamında yapılan bir çalışma bu. Yani şu demek oluyor, orman sınırları dışarısına çıkartılan sadece ev paylarının olduğu alan, yani örnek veriyorum senin yaşadığın alan 450-500 metrekare, ormana tecavüzlü bir arsan var. Oradaki arsanın komple dışarıya çıkması değil de sadece evinin olduğu metrekarenin tecavüzlü olan kısmının orman vasfını yitirip dışarıya çıkartılıp senin de paran karşılığında bu arsayı satın alman.” diye konuştu.

“Beykoz’un 13 mahallesinde EK-16 çalışması gerekiyor

 Beykoz’daki 45 mahallenin 22 tanesinde bu problemin olduğuna dikkati çeken Turaman, “Bu 22 mahallenin 9 tanesinde EK-16 çalışması yapıldı ama tam manasıyla bitmedi. Geri kalan mahallelerin de EK-16 çalışmalarının bir an önce yapılması gerekiyor. Çünkü çok kapsamlı bir çalışma. Bu çalışmanın içerisinde de belli başlı heyetler var. Bildiğim kadarıyla bu komisyonlarda 7 tane birim var. İşte ağaçlandırma birimi var, kadastro birimi var vs.” ifadelerini kullandı.

“Bütün yetkinin bölge müdürlüklerine verilmesi gerek”

Asıl sorunun 7 birimin uygunluklarının birbiri ile uyuşmadığı ve bir araya gelip çalışamadıklarını ve asıl sorunun bundan kaynaklandığını dile getiren Turaman, “Buradaki bütün yetkinin bölge müdürlüklerine verilmesi gerekiyor. Bölge müdürlüklerinde de kadastro müdürlüklerine verilmesi gerekiyor. Çünkü bu isimler hem sahayı biliyor hem parselleri biliyor, adaları biliyorlar. Yapacağı çalışmalara zaten hep sahada olduklarından dolayı bu birimlerin daha hızlı bir karar alıp daha hızlı bir şekilde devam edebilmesi için tüm yetkinin kadastro birimlerine verilmesi gerekiyor. Bunlar kalabalık bir heyet olduğu için bir araya gelip toplanamıyorlar. Bu kararı alamıyorlar.” dedi.

“İmar barışını almış ama tapusu yok”

Turaman, “Buradaki mağduriyet şuradan çıkıyor. Ormancı gelip zabıt tutabiliyor. Ormancı gelip zabıt tuttuğunda yapılan işlemden dolayı hapis yatanlar var. Vatandaş 50 yıldır orada, 40 yıldır orada. Evi var, elektriğini almış, suyunu almış, imar barışını yapmış, kapı numarası var. Vergisini ödüyor ama tapusu yok. Orada bir çalışma yapılıp vatandaşın metrekaresi belirlenirse eğer vatandaş parasını alacak, kendi yerinde oturacak.” değerlendirmesini yaptı.

Beykoz Muhtarlar Derneği Başkanı Cengizhan Turaman, vatandaşların bireysel olarak talepte bulunabildiğini ve ilçede 10 bine yakın bu şekilde çalışma bekleyen yapı olduğunu söyledi.

Turaman, “Tokatköy’ün çoğu kısmı, Göztepe’nin çoğu kısmı, Çavuşbaşı’nda keza aynı şekilde, Göztepe mahallesinde aynı şekilde, Ali Bahadır’da aynı şekilde, köyler bölgesinde aynı şekilde 10 binin üzerinde hane var.” şeklinde konuştu.

beykozun 22 mahallesinin oncelikli sorunu ek 16 nedir 2 scaled e1767545448513

“Konuyu siyasete çekmek istemiyorum”

Çubuklu-İstinye Arabalı Vapuru’nun sadece karayolu ile seyahat edilebilen Beykoz’a bir can suyu olduğunu söyleyerek, 2017 yılında hizmete alındığını hatırlatan Cengizhan Turaman, “2017 yılından beri hem Beykaz’a hem Sarıyer’e, özellikle Anadolu ve Avrupa yakasına hizmet eden bir vapurdu. Ama maddi imkansızlıklar bahane edildi, ama başka şeyler bahane edildi. Ben burada siyaset yapmak istemiyorum, konuyu siyasete de çekmek istemiyorum.” dedi.

Turaman, şöyle devam etti:

“Sonuç itibariyle Beykoz ve Sarıyerli vatandaşların elinden bu hizmet alındı. İstanbul gibi bir metropolde, 20 milyonluk bir şehirde deniz ulaşımını arttırmamız gereken yerde ve İstanbul trafiğine yüzde 5 de olsa, yüzde 1 de olsa katkı sağlayan bir hizmeti ama anlaşamamaktan ama parasızlıktan elimizden aldılar. Bu hiç doğru bir şey değil.”

“İşin sonunda aldıkları kararı tebliğ ettiler”

Beykoz ve Sarıyer Muhtarlar Derneği olarak 30 Temmuz günü Çubuklu İskelesi’nde yaptıkları basın açıklamasını hatırlatan Turaman, “O yapmış olduğumuz basın açıklaması doğrultusunda Büyükşehir Belediyesi’nin yetkilileri bizleri topladılar. Dediler ki, neden böyle bir toplanma ihtiyacı duydunuz? Biz onlara şunu ifade ettik, bizim kazanılmış olan bir hakkımızı siz bizim elimizden alıyorsunuz. 2017 yılından beri çok güzel hizmet eden bir sistemi çürütüyorsunuz ve her gün ulaşım problemlerinin konuşulduğu bir ilçede, bir ilde ve taşımacılığı deniz yoluyla yapmamızı söylediğiniz halde böyle bir hizmeti kaldırdıklarından dolayı onlara sitem ettik. Onlar da bizi dinlediler, konuyu değerlendireceklerini söylediler. Fakat sadece bize işin sonunda almış oldukları kararı tebliğ ettiler.” diye konuştu.

“Sonuçta bizim elimizdeki yetkiler de sınırlı”

Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunduğu Beykoz’un acil ihtiyaçlarının yer aldığı dosyada “Çubuklu-İstinye Arabalı Vapuru’nun” da yer aldığını, bunu Gürzel’in bazı yerlerde açıkladığını söyleyen Turaman, “Biz de ona destek olmak açısından, elini güçlendirmek açısından Beykoz Muhtarlar Derneği olarak 45 tane mahalle muhtarımızla birlikte bir konuyu anlatan, özetleyen bir dilekçe ve 45 tane muhtarımızın imzasıyla Özlem Başkanımıza bunları teslim ettik. Bakanlığa vermesinde, bakanlık da bu konuyu dile getirmesinde yardımcı olmak için. Sonuçta bizim elimizdeki yetkiler de sınırlı.” ifadelerini kullandı.

Ellerinden geleni yapmaya hazır olduklarını da sözlerine ekleyen Turaman, şöyle devam etti:

“Beykoz’un zararına olan her işin karşısındayız”

“Destek olmaya da devam edeceğiz. Kim Beykoz’un faydasına bir iş yaparsa bunu her platformda söylüyoruz. Sonuna kadar arkasındayız. Ama kim de Beykoz’un zararına bir iş yaparsa sonuna kadar da onun karşısındayız. Ki bu yapılan iş Beykoz’un zararınadır. Sadece Beykoz’un değil, hem Avrupa yakasını ve Anadolu yakasını ilgilendiren trafik gibi İstanbul’un en başlı problemlerinden bir tanesi olan mesele yani.”

“O kriz çözülürse Bakanlık bu işe el atacak”

“Şöyle teknik manada hangi noktada olduklarını bilmiyorum. Ama bildiğim kadarıyla şu var. Bakanlık bu konuya el attı. Bakanlık bu konuyu çözmek istiyor. Karşı yaka Milli Emlak’ın, Anadolu yakasındaki yani Çubuklu’daki bulunan yer de Büyükşehir Belediyesi’ne ait. Eğer o kriz çözülürse bakanlık bu işe el atacak. Ama o kriz hangi aşamada bilmiyorum.”

“Amacımız araçların karşıya gidip gelmesi zaten”

Deniz taksi taşımacılığına ilişkin düşüncelerini de paylaşan Turaman, “Anadolu kavağında bu denendi. İstanbul’un belli başlı yerlerinde bunları kullanıyorlar zaten. Boğaz akışında, trafikte, hızlı git gel yapılan yerlerde, işte 5 dakikalık, 3 dakikalık, 10 dakikalık mesafelerde karşıdan karşıya geçmek için hızlı bir şey kabul ediyorum, verimli bir şey kabul ediyorum. Fakat Anadolu kavağında başlattıkları sistemin aynısını bugün Arabalı Vakur kalktıktan sonra aynı yerde o hizmete başladılar. Onların insan taşımasından ziyade bizim amacımız araçların karşıya gidip gelmesi zaten. Yani ben aracımla karşıya geçemedikten sonra bir kıymet yok ki benim için.” değerlendirmesinde bulundu.