Beykoz ve İstanbul Sözleşmesi

  • 26.08.2020 22:13
  • Okunma: 4349 kez

Herkes bir süredir İstanbul Sözleşmesi ile yatıyor, İstanbul Sözleşmesi ile kalkıyor ama okuyan kaç kişi var acaba? Kaç maddesi var? Maddelerde kadınlara dair ne anlatıyorlar? İtiraz eden neye ediyor, savunan neyi savunuyor? Beykoz için ne kadar önemli bu Sözleşme? İşte bunları düşünerek, bir kaç söz edeyim istedim.

Dostlarım...

Bir kere bu sözleşmede tam 81 madde var. Bunların hepsini sadece alt alta yazsak, bu köşe yeterli olmaz. Ancak bazı önemli maddelerinin de altını çizmek isterim.

İstanbul Sözleşmesi'nin açılımı şu: Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi... Birinci maddede ise Sözleşmenin maksadı ilân ediliyor:

"Kadını her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak."

Devamında da yine kadına dair maksat açıklanmaya devam ediyor:

"Kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirmek de dâhil olmak üzere, kadınlarla erkekler arasında önemli ölçüde eşitliği yaygınlaştırmak."

Yalnızca bu iki madde bile İstanbul Sözleşmesi'nin ne kadar önemli olduğunu göstermiyor mu? Bir de çok önemli maddelerden birisi yine 12. Madde... Onda da şöyle diyor:

"Taraflar kadınların daha aşağı düzeyde olduğu düşüncesine veya kadınların ve erkeklerin toplumsal olarak klişeleşmiş rollerine dayalı ön yargıların, törelerin, geleneklerin ve diğer uygulamaların kökünün kazınması amacıyla kadınların ve erkeklerin sosyal ve kültürel davranış kalıplarının değiştirilmesine yardımcı olacak tedbirleri alacaklardır."

Bu maddelerin dediklerinin gücünü görebiliyor muyuz? Hissedebiliyor muyuz? Bunlar Türkiye'deki kadınların da Beykoz'daki kadınların da temel sorunları değil mi?

Karşı çıkanlar neden karşı çıkıyorlar? Temelde bir gerekçe gösteremeyerek, maddeleri kendilerince yorumlamaya çalışarak, zorlama yorumda bulunuyorlar. Ancak aslında konunun özü budur Dostlar: Geleneklerimiz, töremiz ve inanç sistemimizin kılcal damarlarıyla oynayan dinî yorumlarımız. İşte bunlardır aslında gerçek tepkinin nedeni...

Sözleşmede çocuklara dair, çocuk haklarına dair maddeler de var. Özellikle aile içi şiddette, şiddete tanık olan çocukların da korunması gerektiğini söylüyor.

İstanbul Sözleşmesi, erkek egemen ve dini hep "kendince yorumlayan" kişilerin oluşturduğu toplumumuzla el sıkışmaya çalışıyor; Devlet'in ise kadına dair, kadın haklarına dair sorumluluğunu artırmayı hedefliyor.

Karşı çıkılmasının asıl nedeni budur Dostlar...

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları