Makaleler

Beykoz ve 21. Yüzyıl

2014.09.24 00:00
| | |
6822

Beykoz’un eskiden çıkmış birkaç tanıtım kitabı var.

Fakat bu güzel ilçeyi Türkiye’de ciddi bir şekilde tanıtacak, “Küçüksu’dan Karadeniz’e” kadar bölgeyi içeren bir tanıtım kitabının hazırlanması şart. Başbakan Tayyip Erdoğan son Polonya ziyareti sürecinde Polonezköy’ ün önemini vurguladı. Hakikaten 19. yy’da Türkiye’ye sığınan Polonyalıların oluşturduğu Polonezköy iki ülkeyi birleştiren bir köy.

Polonez önemli bir yerleşim alanı

Polonezköy’e baktığınız zaman Türkiye’de iki ülkeyi birleştirme konumunda önemli bir köy. Böyle bölgelerin başka ilçelerde olduğunu duymadım. Polonezköy ’ün dışında Riva, Cumhuriyet Köyleri İstanbul’un Beykoz’unun güzel bölgeleri.

Tabi ki Küçüksu’dan başladıktan sonra Anadoluhisarı, Kanlıca İstanbul Beykoz’un öne çıkan diğer güzel bölgeleridir. Geçtiğimiz yıl Haziran ayında İstanbul Life dergisinde “Benim Kanlıcam” başlığında 7 sayfalık bir yazı hazırlamıştım. Önümüzdeki yılın başında bu seriye devam edecek; “Güzel Çubuklu” yazısını yazacağım. Baktığınız zaman Paşabahçe, Şişe cam, Beykoz Kundura ve Paşabahçe Rakı Fabrikaları eski endüstri yapılarının birer devamı. Bugün bunların hiçbiri kalmadı. Fakat Şişecam Fabrikasında bir yenilenme olabilir. Hatta bir adım ileri gidelim; Şişecam Fabrikası ve İş Bankası bir adım atarak burada bölgemizin ilk müzesini kurabilirler.

Göç Müzesi Paşabahçe’ye yakışır

Türkiye’nin 75 milyonluk nüfusunun yanında neredeyse 7 milyonluk bir insan topluluğu yurtdışında yaşamaktadır. Niye bir Göç Müzesi Paşabahçe’de kurulmasın?

Çubuklu Kanlıca’nın etkisinde kalmış, fazla gündemde olmayan bir mahalle fakat son yıllarda Çubuklu’ya da ilgi gösteriliyor. Kazakistan ve Özbekistan sermayelerini Türkiye’de temsil eden ve bu bölgelerde çok yatırım yapan Taha Altaylı Çubuklu’da ki güzel bir yalıyı aldı. Yakında birçok iş dünyasından kişilerin buralarda ev almasını bekleyebiliriz. Kanlıca’ da bunu hepimiz gördük; küçük burjuvaları oluşturan insanların ölmesi ve çocuklarının evlerini paylaşamaması nedeniyle bu bölgedeki evler Türkiye’de İstanbul’un zenginlerine gitmiştir.

Bugün 45’in üstünde elit ve zengin bir kitle buralarda oturuyor. Aynı şeyi Çubuklu’da da göreceğiz. Acarlar Beykoz’a renk katan ve güzelleştiren isimlerin başında da İsmet Acar gelir. Acarlar kenti hakikaten güzel bir eser. Buraların böyle güzelce devam etmesini dilerim. Beykoz’un en canlı taraflarından birini de yerel gazeteler oluşturuyor. Benim tespitlerime göre; bölgemizde 4 yerel gazete yayınlanıyor. İlgimi çeken Anadolu’nun her ilinin neredeyse ilçelerinde de bulunan yerel televizyonların, bizim bölgemizde olmaması. Herhalde gazetelerimizden biri bu konuda da atak yapar ve yeni bir televizyon yayını çıkarır.

Küçüksu’dan Karadeniz’e kadar

Gelelim bu tanıtım kitabının önemine; Tanıtım kitabı Küçüksu’dan Karadeniz’e kadar yer alan bölgemizi tanıtacaktır. Ayrıca bunun Almancası ve İngilizcesi de çıkarılmalı. Uluslararası alanda Beykoz’un daha iyi tanınması için atılacak adımların başında bu gelir. Almanca konusunda bugüne kadar Beykoz’dan çok yararlanan ve Beykoz’a fazla katkıda bulunmayan Mülheim An Der Ruhr, bu kitabın Almancada yayınlanmasına katkıda bulunur. İngilizce’sini yayınlatmak Beykoz’daki bizlere düşen bir görev. Küçüksu’dan Karadeniz’e kadar bölgemize ışık tutalım ve bölgemizi canlandıralım.

Anahtar Kelimeler: Prof. Dr. Faruk Şen, Beykoz, Tanıtım, 21. Yüzyıl

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"