Beykoz’un prematüre bebekleri çok şanslı

  • Güncelleme: 17.11.2019 14:33
  • Okunma: 3711 kez
  • Yorum: 0
Beykoz Devlet Hastanesi’nde 17 Kasım Dünya Prematüre günü nedeniyle bir program düzenlendi.
Beykoz’un prematüre bebekleri çok şanslı

Hastane konferans Salonu’nda düzenlenen programa Başhekim Yardımcıları Dr. Abdurrahman Besler, Dr. Oğuz Ayhan, İdari ve Mali Hizmetler Müdiresi Selda Ceylan, Sağlık ve Bakım Hizmetleri Müdiresi Necibe Köse, Koordinatörler ve çok sayıda sağlık personeli katıldı.

Prematüre doğum yapan annelerinde takip ettiği programda, prematüre doğan çocukların ailelerinin yaşadığı zorluklar dile getirildi. Annelerin yaşadıkları zorlukları anlattıkları sırada zaman zaman duygusal anlar yaşandı.

Beykoz Devlet Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi uzmanlarından Dr. Zeynep Alp Ünkar’ın konuşmacı olduğu programda, prematüre bebeklerin gelişimi, beslenmesi ve olası sağlık sorunlarına karşı nasıl tedbirler alınacağına ilişkin bilgiler verildi.

Normalde 37 haftadan erken doğan bebeklerin prematüre olarak adlandırıldığını ifade eden Uzman Dr. Zeynep Alp Ünkar, “Prematüre doğan bebekler, doğum zamanına göre değerlendirilirler. Bazıları sadece sınırda prematüredir ve kısa bir süre hastanede kaldıktan sonra normal bir bebek gibi izlenebilirler. Bazıları ise ileri derecede prematüredirler, yani 38-42 haftalık süreden çok daha erken doğmuşlardır ve uzun bir süre hastanede bakım altında tutulmak durumundadırlar” şeklinde konuştu.

“Ebeveynler dikkatli olmalıdır”

Prematüre bebeklerin, hastane bakımından sonra eve geliyor olmalarının, ebeveynlerin hayatını oldukça zorlaştırdığına dikkati çeken Zeynep Alp Ünkar, “ebeveynler bu aşamada birçok konuda daha titiz olmalılar.” dedi.

“Bakımları hassasiyet ve duyarlılık gerektirir”

Prematüre bebek bakımı konusunda daha hassas ve duyarlı olmanın, bebeğin sağlığına ve dünyaya olan adaptasyon sürecine etki edeceğini sözlerine ekleyen Alp Ünkar, bu sürecin prematüre bebeğin gelişimi için çok önemli olduğuna vurgu yaptı.

Beykoz Devlet Hastanesi’nin 2. basamak bir hastane ve yeni doğan yoğun bakım ünitesinin de aynı basamakta olması nedeniyle, sadece 34 ve 37. hafta arasında doğan bebeklere bakılabildiğini söyledi.

“Her on çocuktan bir prematüre”

Beykoz Devlet Hastanesi’nde 3. kez Dünya Prematüre günü kutladıklarını ve bu kapsamda bir bilgilendirme yaptıklarını ifade eden Zeynep Alp Ünkar, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada her on çocuktan birisinin prematüre doğduğunu, prematüre bebeklerin ehil ellerde doğması, iyi takip edilmesi ve iyi bakılmaları durumunda normal çocuklar kadar iyi büyüyebildiklerini kaydetti.

Dr. Zeynep Alp Ünkar, “gerekli ilginin gösterildiği prematüre bebekler, diğer bebekler gibi normal şekilde büyüyebilmekte ve hayatlarını normal şekilde sürdürebilmektedirler. Onun için bizim herkesten ricamız, bu çocukların mutlaka yeni doğan yoğun bakım üniteleri ve uzmanlarının olduğu, takiplerin perinatologlar tarafından yapılabildiği yerlere yönlendirilmeleri, annelerinin gebelikleri sırasında iyi takip edilebilecekleri merkezlerde bulunmaları ve doğumlarının ehil ellerde yapılabilmesi çok önemlidir. Bu durumda doğan çocuklar hayatlarına bir, sıfır geride değil, diğer çocuklar gibi normal şartlar altında başlayabilecek, büyümeleri de diğer çocuklar gibi normal şartlar altına olabilecektir” dedi.

Bir annenin prematüre mücadelesi

Beykoz Devlet Hastanesi’nde düzenlenen programda, yine çalışanlarından Hastane Eğitim Birimi Sorumlusu hemşire Aylin Karayemişoğlu’da yapmış olduğu iki prematüre doğum sonrası yaşadıklarını anlattı.

Bir kız bir erkek olmak üzere iki prematüre doğum yaptığını ve iki gün çocuklarını göremediğini anlatan Karayemişoğlu, ilk anne olmanın heyecanı farklı duygularla yaşadığını ve kendisine yoğun bakım ünitesindeki güvezde kafası mavi şapkayla kapatılmış, minicik ve kapkara bir çocuk gösterdiklerini ve oğlu olduğunu söylediklerini kaydetti.

O görüntünün hiç hayalinden gitmediğini ve inanamadığını söyleyen Aylin Karayemişoğlu, daha sonra kendisine yine prematüre doğan kızını gösterdiklerini ve onunda aynı durumda mosmor olduğunu ifade etti.

Prematüre mücadelesinin bu şekilde başladığını ve sonraki süreçte çok sıkıntılı bir aşamadan geçtiğini ve o dönemde tıbbi imkânların bu kadar gelişmemiş olması nedeniyle bu çocuklara ölü bebekler gözüyle bakıldığını söyleyen Aylin Karayemişoğlu, bu nedenle aylarca evine gitmediğini dile getirdi.

Karayemişoğlu, gece gündüz yoğun bakım ünitesinin bulunduğu alanda kaldığını ve tek kalan anne kendisinin olduğunu söyledi.

Yaşadığı o dönemde sağlık çalışanlarının kendisine sürekli destek olduğunu ve mücadeleyi bırakmaması için sürekli motive ettiklerini anlatan Aylin Karayemişoğlu, çok zor süreçlerden geçtiğini belirtti.

Bazı insanların prematüre bebeklere yaratık gibi baktıklarını ve bunun kendisini çok üzdüğünü söyleyen Karayemişoğlu, konuşmasının sonunda, prematüre doğan ve şu anda 18 yaşında olan çocuklarına ilk doğduğunda giymeleri için hazırladığı ve giydiremediği yeleği konuklara gösterdi. Karayemişoğlu, aylarca çocuklarının durumundan dolayı ziyaretçi kabul edemediğini de sözlerine ekledi.

Haber Merkezi

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz