Toplum

Beykoz’un Konya Hacıları mutlu döndü

Beykoz’un Konya Hacıları mutlu döndü
21.10.2015 21:29
| | |
28667

Foto galeri Video galeri

Beykoz Belediyesi çok sayıda vatandaşı kültür gezisi yapmak üzere konya'ya gönderdi... İnanışa göre ise Konya'ya giderek Mevlânâ Cellâeddîn-i Rûmî'yi ziyaret edenler, yarı-hacı oluyorlar.

İnanışa göre, Konya'ya giderek Mevlânâ Cellâeddîn-i Rûmî'yi ziyaret edenler, yarı-hacı oluyorlar.

Tek tanrılı dinlerde, kutsal olarak tanınan yerlerin, o dinden olanlarca yılın belli aylarda ziyaret edilmesi olayı, 'hac' sözcüğüyle ifade edilir. Hristiyanlık’ta dindarlar, hac amacıyla Kudüs, Efes ve Roma'yı ziyaret ederlerken; İslamiyet’te ise Müslümanlar, Suudi Arabistan'ın Mekke kentinde bulunan Kâbe'yi ziyaret eder. Ülkemizde yaygın olan bir inanış ise tasavvufta Mevlevî yolunun öncüsü olan Mevlânâ Celâleddîn-î Rûmî'nin Konya'daki mezarını ziyaret edenlerin 'Yarı-Hacı' olduğuna işaret ediyor. Beykoz Belediyesi, daha önce gerçekleştirdiği Çanakkale ve Edirne gezilerinden sonra bu kez ilçedeki Beykozluları Konya ile tanıştırdı. Dost Beykoz ise yaygın inanışa göre 'Yarı-Hacı' olan Beykozluların yanında Konya'yı dolaştı.

Akşam saat 20.00'ı gösterdiğinde Beykozlular, yavaş yavaş Belediye Meydanı'nda toplanmaya başladı. Bu sırada gelen 5 otobüs ise alana gelen yaklaşık 250 Beykozlu'yu alarak, saat 21.00 sularında harekete geçti. Bolu'ya gelindiğinde ilk mola verilmişti. Beykozlular, ihtiyaç molasını değerlendirerek, yeniden otobüslere bindi ve bir diğer mola yeri olan Afyon civarına gelindi. Buradaki molanın ardından ise bu kez sabah namazı için yol üzerinden görünen bir cami seçildi. Konya'daki varış noktasından önce cemaatle birlikte Beykozlular namaz kılmak istemekte ancak kendilerini de bir sürpriz beklemekteydi.

'Caminin kapıları geç açıldı'

Beykoz Belediyesi'ne ait iki otobüs, ezanın okunmasıyla birlikte bir caminin önüne yanaştı. İçeriden inen Beykozlu Hanımlar ve Beyefendiler, bir an önce abdest almak için sıraya girdi. Ancak abdest alan Beykozluyu, cami kapısında bir sürpriz beklemekteydi: Camilerin kapıları kapalı ve içerisi ise karanlıktı. Okunan ezanın 'Merkezi Sistem' ile okunduğunu 'geç' de olsa fark eden Beykozlular, bir süre caminin 'yeni' olduğundan dolayı henüz ibadete açılıp açılmadığını tartıştılar. Bu sırada Konya yolcularından birisi olan İbrahim Ay adlı Beykozlu, geçmişte de imamlık tecrübesi olduğundan, ezan okuyarak Beykozlu erkekleri topladı. Avluda bulunan seccadeleri taşın üzerine yayan Beykozlular, burada İmam İbrahim Ay'ın öncülüğünde sabah namazlarını kıldılar. Namaz kıldıkları sırada cami kapıları açılmış olsa da namazlarını yarıda bırakmayan Beykozlular, tespih ve duayı da bu taşın üzerinde yaptılar.

'Günün ilk gerginliği: Erhan Kaptan üzgün...'

Namazlarını kılan ve otobüslerine geri dönen Beykozlulardan birisinin, kapısı kapalı olan bir caminin önüne otobüsü çektikleri için Erhan Şener adlı kaptanı suçlaması ve şikâyet edeceğini söylemesi Erhan Kaptan'ı üzdü. Sabahın erken saatlerinde, kamyoncuların bulunduğu yerlerde kadınların çoğunlukta olduğu yolcularla girmemek için bir camiye rast gelmeyi beklediğini savunan Erhan Kaptan, iyi niyetli düşündüğünü anlatmaya çalıştı. Kendisinin de sabahın bu soğuğunda dışarıda namaz kıldığını dile getiren Erhan Kaptan, Beykozlu yolcunun şikâyette bulunacak olmasına çok üzüldüğünü söyledi. Diğer yolcuların bu iyi niyetin farkında olduğunu ve Erhan Kaptan'a destek vereceklerini söylemeleri sonrası ise yolculuk, kaldığı yerden ve heyecanla devam etti.

'Konya'ya ilk giriş, ilk ziyaret ve ilk kahvaltı'

Konya'ya giriş yapan kafileyi Semra Aslan adlı bir rehber karşıladı. Daha sonra dönüşte 'Beykozlu Semra' ilan edilecek olan Semra Aslan, özellikle güler yüzü ve konuya olan hâkimiyetiyle dikkat çekti. İlk ziyaret, Şems-i Tebrizi Camii ve Türbesi'ne gerçekleştirirken, bu sırada Rehber Semra Aslan, Mevlânâ ile Şems'in nasıl tanıştığını ve nasıl ayrıldıklarını anlattı. Şems-i Tebrizi'nin aslen İranlı olduğunu anlatan Rehber Aslan, Mevlânâ'nın Şems'i kaybettikten sonra nasıl bir yalnızlık çektiğini hikâyeleştirerek, Beykozlulara sundu. Şems-i Tebrizi'nin ardından ise lokantaya gidildi ve 'ücretsiz' olarak sabah kahvaltısı yapıldı. Beykozlular, sabah kahvaltısının yanı sıra öğle ve akşam yemekleri için de gün boyu hiç para vermedi; tabiri yerindeyse 'elini cebine atmadı'... Çünkü yolculuğun olduğu kadar, gezilen yerler ve sabah-öğle-akşam yemeklerinin sponsoru da Beykoz Belediye Başkanlığı'ydı... Beykozlular, kahvaltının ardından müze ve cami ziyaretleri için yola koyuldu.

'Karatay Müzesi, Konya Evleri ve Alâeddin Tepesi'

Beykozluların Konya'daki ikinci durağı Karatay Müzesi oldu. Müzenin tadilat nedeniyle kapalı olması Beykozluların şanssızlığı olsa da daha sonra ziyaret ettikleri Konya Evleri ve Alâeddin Tepesi, Beykozluları keyiflendirdi. Kendi aralarında eski Konya Evleri'ni tartışan Beykozlular'dan kimisi evleri beğendi, kimisi ise beğenmedi. Özellikle Beykozlu Hanımlar, çok bölmeleri pencerelerin estetik olmadığını dile getirerek, "Bu pencereler şık değil, üstelik temizlemesi de zor olur" dedi. Beykozlu bir Hanım'ın temizlik konusunda söylediği bu söze ise 2. Rehber Kadriye Hanım başta olmak üzere tüm heyeti güldürdü.

Alâeddin Tepesi'ne çıkan Beykozlular'dan en çok zorlanan, yürümekte güçlük çeken yaşlılardı. Dinlenilerek çıkılan tepede görünen manzara ise yorgunluğu bir anda silivermişti. Özellikle çiçeklerle bezeli bahçeleri hayranlıkla izleyen Beykozlular, ücretsiz olduğu halde gün boyu tuvaletlerin temizlendiğini duyduğunda ise hayranlığını gizleyemedi. İçerisi de son derece temiz olan, Bay-Bayan ve Engelli olarak 3 bölümden oluşan tuvaletlerde, abdest alınma yerleri de oldukça şık görünmekteydi.

'Selçuklu Sultanları Türbesi ve İplikçi Cami'

İçerisinde çinilerle süslü 8 sanduka bulunan Selçuklu Sultanları Türbesi'ne gelen Beykozlular, burada Rehber Semra Aslan'dan ayrıntılı bilgi aldı. Cami içerisinde halı üzerine oturan Beykozlu vatandaşlar, anlatılanları dikkatlice dinledikten sonra, ayrılmadan önce 2 rekât da şükür namazı kıldı. Bundan sonra heyetin adresi İplikçi Cami'ydi. Mevlânâ Celâleddîn-î Rûmî çok küçük yaşlarda iken inşa edilen Cami'nin içerisine gelen Beykozlular, burada da Cami hakkında bilgi aldı. Selçuklu Devri'nde Şemseddin Altun-Aba tarafından inşa ettirilen İplikçi Cami'nde de 2 rekât namaz kılan Beykozlular, daha sonra Cami'nin hemen yanındaki Şadırvan'a geldi. Burada ise Beykozluları hoş bir sürpriz beklemekteydi.

İplikçi Cami'nin Şadırvan'ının yükseldiği 8 sütunun önüne 8 Beykozlu geçerken, Rehber Semra Aslan tarafından, karşılıklı duran çiftlerden, birbirlerine seslenmeleri istendi. Karşısında duran Beykozlu'ya seslenen ve onun da seslenmesini işiten Beykozlar ise büyük bir şaşkınlık yaşadı. Ortada duran havuzun içerisinden yansıyan ses, çıplak bir ses olmasına karşın sanki mikrofondan çıkıyormuşçasına 'tok' ve 'yüksek'ti. İşitme sorunu yaşayan ve az duyan Beykozlular bile, karşısındakinin fısıldamalarını net bir şekilde duyduğunu söyleyince, sırasını bekleyen Beykozlular iyiden iyiye heyecanlanmaya başladı. Sırayla tüm Beykozlular Şadırvan içerisinde birbirlerine seslenirken, 700 küsur yıl önce inşa edilmiş bir Cami Şadırvanı'nın böylesi bir sır taşıması, uzun süre sohbet konusu oldu. Rehber Semra Aslan ise buradaki asıl amacın, gıybete karşı bir önlem almak olduğunu anlatarak, abdest alma sırasında dedikodu yapılmaması için bu şekilde inşa edildiğini belirtti.

'Konya'dan Beykoz Belediye Başkan Yardımcısı Salim Öztürk'e mesaj var...'

Geçtiğimiz günlerde İlçe Müftülüğü tarafından hazırlanan bir programda konuşan Beykoz Belediye Başkan Yardımcısı Salim Öztürk, özellikle cami içerisinde melodiyle ve kemençe sesiyle çalan telefonlardan şikâyet etmiş ve bu konuyla ilgili olarak da 'Acaba ne yapabiliriz; bunu konuşmalıyız, düşünmeliyiz' demişti. Beykoz Belediye Başkan Yardımcısı Salim Öztürk'e bir öneri ise 700 kilometre öteden, Konya'dan geldi. Konya İplikçi Cami'nde namaz kılarken telefonun çalmaması için bir önlem alınmıştı: Caminin tavanına, telefonlara gelen sinyali kesen bir 'jammer' asılmıştı. Bu, Başkan Yardımcısı Salim Bey’e ‘bir fikir’ verebilirdi…

'Öğle yemeği ve Şems-i Tebrizi Cami'nde Öğle Namazı'

Beykozlular, kahvaltı yaptıkları yere geri döndüler ve burada Konya'nın meşhur 'etli ekmeği' eşliğinde öğle yemeği yediler. Buradan sonra yeniden sabahki ilk durak olan Şems-i Tebrizi Cami'ne gelen vatandaşlar, öğle namazını kılarak, bu kez İstiklal Harbi Şehitleri Abidesi ve Müzesi'ni ziyaret için yola çıktılar.

'Selimiye Cami ve Konyalı Şair Şemi'

Mevlânâ Türbesi ve Dergâhı'nın batısında bulunan Selimiye Cami'sine gelen Beykozlular, duvar ve kubbe tamiri ile cami temel güçlendirmesini gözlemlediler. Daha sonra Konyalı Şair Şemi'nin mezarı başında duran vatandaşlar, burada Rehber Semra Aslan'ın anlattığı Şair Şemi hakkında bilgi edindiler. Rehber Aslan, Şair Şemi'nin Konya'nın aynı zamanda ilk Belediye Başkanı ve en ünlü âşığı olduğunu söyledi. Beykozlular ise Şair Şemi'nin mezarı başında durup, bir süre dua ettikten sonra, Konya'da yeni inşa edilen ancak modern görünümüyle de büyük bir beğeniyle ziyaret edilen İstiklal Harbi ve Şehitleri Abidesi'yle Müzesi'ne geldiler. Oldukça gösterişli bir yapının içerisine giren Beykozlular, özellikle Müze'ye hayran kaldılar.

Çanakkale Savaşı'nın hemen her aşamasının minyatür bir şekliyle ziyaretçilerin beğenisine sunulduğu Müze'de özellikle el işçiliği ve sanat dikkat çekti. Kurtuluş Savaşı'ndan geleneksel Köy Düğünleri'ne kadar kültürümüzün ve geçmişimizin/tarihimizin önemli bölümlerini inceleyen Beykozlular, burada bol bol fotoğraf çekindiler.

'Mevlana Müzesi, Akyokuş Park ve Eve Dönüş'

Beykozlular, Konya'nın en önemli turizm noktalarından birisi olan ve Türkiye'nin en çok ziyaret edilen ilk 3 Müzesi'nden birisi olan Mevlânâ Müzesi'ne gelince, burada sergilenen eserlerin güzelliğiyle adeta büyülendi. Küçük odaların her birisini heyecanla ziyaret eden Beykozlular, yatsı namazını da burada eda etti. Daha sonra alışveriş için bir mekâna gelen Beykozlular, burada aileleri ve sevdikleri için hediyelik eşya beğendi. Hediyelik eşya alış-verişinin ardından Beykozluların adresi bu kez Akyokuş Parkı'ydı.

Düz bir ova olarak görünen Konya'ya en güzel bakılan nokta olan Akyokuş'ta Beykozlular, gördüğü manzaradan oldukça etkilendi. Bu sırada diğer yanda duran dağlara da bakan Beykozlular, dağların ise 'ağaçsız' görünümünü pek beğenmedi. Beykoz'un ormanlarla kaplı tepelerini anımsayan Beykozlular, bir aralık memleketini özledi.

Tavusbaba Türbesi'ni ziyaret eden ve ardından burada Akşam Namazı'nı kılan Beykozlular, Mevlânâ Celâleddîn-î Rûmî'nin ve dergâha gelenlerin yemeklerini pişiren Ateşbâz-ı Veli'nin Türbesi'ni de ziyaret ettikten sonra sabah kahvaltısı ve öğle yemeği yediği yere geri döndü. Burada bu kez etli ekmek eşliğinde akşam yemeği yiyen Beykozlular, Rehber Semra Aslan ile helalleşerek, otobüslerin ve peşisıra da Beykoz'un yolunu tuttu.

'Beykozlular, şoför ve rehber ile helalleşerek, Başkan Yücel Çelikbilek'e dua etti'

Akşam karanlığında Konya'da çok duygusal dakikalar yaşandı. Özellikle birbirleriyle giriştikleri diyaloglarda, kendisinden çok memnun kaldıkları Rehber Semra'yı bağrına basan Beykozlular, Semra Aslan'Beykozlu' ilan etti. Özellikle Beykozlu Hanımların defalarca kucakladığı Semra Aslan, duygu dolu anlar yaşadı. Kendilerini sağ salim Konya'ya ve ardından da Beykoz'a ulaştıran otobüs Kaptanı ve muavinleriyle de helalleşen Beykozlular, memnuniyet ve takdirini sundu.

Beykozluların en büyük duası ise Beykoz Belediye’ne ve Başkanı Yücel Çelikbilek'e idi... İlçesinde gerçekleştirdiği pek çok yenilikle üst üste 2. kez seçildiği Başkanlığı başarılı bir şekilde yürüten Yücel Çelikbilek, Beykozluların her cami ziyaretinde dualarındaydı. Dost Beykoz'a özel olarak, Başkan hakkındaki düşüncelerini dile getiren Beykozlular, "Onun için gece gündüz dua ediyoruz. Allah bize Başkan'ımızı bağışlasın... Hastalıklarına şifa versin... Onu ve sevdiklerini korusun... Bizlere böyle bir günü yaşattığı için Yücel Çelikbilek Başkanımızdan Allah razı olsun" dedi.

Dost Beykoz / Özel Haber

Anahtar Kelimeler: Beykoz Yerel Haberler, Konya, Gezi, Kültür, Beykoz Belediyesi, Mevlana Cellaeddin-i Rümi

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"