Beykoz’un dinamikleri ve ekonomi

  • 18.12.2021 17:23
  • Okunma: 3123 kez

Kader GÜR


Bütün ülke genelinde olduğu gibi Beykoz’da da ekonomi durma noktasından eksi bakiyeye demir attı.

Beykoz neredeyse bir emekli kenti olarak anılır oldu. Emeklilerin ekonomik anlamda dolaşma alanı o kadar daraldı ki, harcamalar karın tokluğundan ileri gidemiyor. Emeklilerin durumunu görmek, hal hatır yapmak için cami lokalleri, kahvehanleri, güzel havalarda park bahçeleri dolaşıp yapacağınız sohbet yeterli olacaktır. Ya da açık semt pazarlarının çıkışlında ayaküstü, iki kelam ile sonucu görebilirisiniz. Bakın neler duyacaksınız. Çalışan kesim daha da zorda. Çoğu taşerondan kadroya geçen kardeşlerim, almış oldukları maaşlarla ev ekonomisinde mucizeler yaratıyorlar.

Aslında iktidarın Ekonomi Bakanı ve Merkez Bankası Başkanı değişim hızında sıra aile babasına gelse daha başarılı mı olurlardı acaba?

Esnafa sorsan oda kan ağlıyor, en büyük sıkıntıları etiket fiyatlarını değiştirmeye yetiştiremiyorlar. Kaçıp giden farkla üzülüyorlar.  Öğrencilerin takıldıkları gençlik merkezleri kafeler hareketli gözükse de, para dönmüyor ki… Öğrenci umudunu babasından gelecek harçlığa bağlamış. Babaların durumu malum olunca, öğrencilerin mekânları da bundan nasibi alıyor.

Beykoz Belediyesi’nin bütçesi de zor günler geçiriyor. Kasada para kalmadı. Yarın adama sorarlar, kaç parayla kasayı aldın, kaç parayla devrediyorsun. Ya da kaç para borçla kapatıyorsun. Hepsi dökülür ortaya, kimlere nereden ne verilmiş? Mezat pazarının sırrı bir gong sesinden diğer gong sesine kadardır. Eskileri şöyle bir aralayıp, tarih sayfalarına bakıldığında, hiç bir şeyin gizli kalmadığı görülecektir.

Sayın Başkan Beykozluya dokunmak sadece fotoğraf pozu verme dokunuşu ile değil, bu ekonomik sıkıntılarda Beykozlulara bir nebze şerbet olmak gerekiyor. Beykoz’da çalışanların sayısı az olduğu için giren para miktarı da az oluyor. Paranın az olduğu yerde ekonominin canlı olması zordur.  Cılız bir ekonomi seyri gözüküyor. Beykoz’un fakir fukarası maalesef sahipsiz kalmıştır.

Beykoz’da üst kimliğe sahip 3 ana STK vardır. Dernekler Birliği uzun yıllardan beri ilk kez toplumsal söylemlere başladılar. BİSK ipleri koparma aşamasına geldi. Muhtarlar Derneği genç dinamik başkan seçti. Eski ve yeni meclis üyeleri ve Belediye Başkanlarını temsil bakımından ele alındığında önemli sayılabilecek BEYMEZ’i de bu kategoriye koyabiliriz. Yarın karşımıza nasıl çıkacağını da kestiremeyiz.

Beykoz’da hiç bir şey eskisi gibi olmayacak diye düşünüyorum. Mevcut yerel yönetimin pozisyonu Beykoz’da birçok şeyi yeniden tartışmaya açmıştır ve dinamikler arasında bir yakınlaşmayı beraberinde getirmiştir. Bu yakınlaşma yarın siyasilerin işini zorlaştıracağı gibi belirleyici de olabilecektir. Beykoz’un dinamiklerini sütten ağzı yanıp, yoğurdu üfleyerek yiyenler arasına sokarsanız sonuçları kötü olur.

Beykoz halkında, Türk milletinin en çok korkulan özelliği her geçen gün kendini biraz daha gösteriyor. İçinde bulunduğu zor günlerden çıkabilmek için kenetlenmenin yolları aranıyor.

Pandemi ve ekonomik sıkıntılar öne sürülerek deneyimli ve yetişkin insanların yönetimlerin dışına itilmesi birçok kalın duvarların örülmesine sebep oluyor. Duvarların arkasında mutlu bir azınlık, duvarın bu tarafı ise fokur, fokur kaynıyor.

Bilmem anlatabildim mi?

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları