Beykoz'un dalkavukları

  • 09.07.2020 17:31
  • Okunma: 2945 kez

Riva'da Beykoz Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi karşı karşıya(!) gelmiş. Böyle diyordu haberler...

Elmasburnu Plajı'nda göğe İBB bayrağı çekilmesi üzerine Beykoz Belediyesi zabıtaları müdehale etmiş, bayrağı indirmiş. Daha düne kadar cankurtaranlar, İBB'ye ait olduğu için hem Riva’da hem de İstanbul'un dört bir yanında İBB bayraklarını gururla dalgalandıranlar, nedense İBB'yi AKP'nin kaybetmesi üzerine akıl almaz işlere girişmeye başladılar ve bayrak krizi yaratır oldular. İnanın, bu zor pandemi günlerinde insan ne diyeceğini, ne söyleyeceğini bilemiyor...

Yazının başlığına gelince...

Aslında geçen yıl yazdığım ve 20.000'e yakın IP'den giriş yapılıp okunan "Beykoz'un Dansözleri" gibi bir yazıyı kaleme alacaktım. Ancak daha sonra Beykoz'un dalkavuklarının, Beykoz'un dansözlerinden daha fazla mide bulandırıcı olduğunu hatırladığım için "adrese teslim" bir yazı yazmaktan vazgeçtim.

Reklâmın iyisi kötüsü olmazmış...

Bu dalkavukları kötü bir reklâmda bile oynatmamak lâzım...

Peki, nedir bu dalkavukluk?

Sözcük anlamıyla, "çıkar ve yarar beklemek amacıyla durum ve makamı itibariyle kendinden yüksekte duran kişilere karşı saygı ve hayranlık gösterip yaranmak isteyen kimse" olan dalkavuk, toplumda biraz da Yeşilçam filmlerinin etkisiyle bir "eğlence" unsuru... Eski Türk filmlerinin de etkisiyle toplum, dalkavuk olan ve dalkavukluk eden kişileri ne yazık ki, "eğlenceli" ve çoğu zaman da "sempatik" buluyor. Bunu aile içinde bile görmek mümkün... Anne ya da babasından istediği izni koparmak için uğraşan çocuk, net olarak dalkavukluk yaparken "komik" bulunur. Oysa bu tavır, daha çocuk haliyle o bireyi, gelecekte de işleri halletmek için azıcık dalkavukluk yapmanın çok da utanılacak bir durum olmadığı gibi saçma sapan bir fikre yöneltir.

Oysa dalkavukluk, utanılacak bir iştir.

Oysa dalkavukluk, insanı insan yapan nitelikleri-üstünlükleri ayaklar altına almak demektir.

Dalkavukluk, bir acziyettir.

Dalkavukluk, "kişiliksizlik" demektir.

Dalkavuk bir babaya sahip olmak, bir çocuğu gururlandırmaz.

Dalkavuk bir komşu, mahalleliyi sevindiremez.

Dalkavukluk alkışlanamaz.

Alkışlanmamalıdır da...

Dalkavukluğun partisi, cinsiyeti de olmaz; dalkavuk bazen "bir o parti- bir bu partiye" de geçebilir. Bu tarz insanlara ise her partide, her cemiyette rastlamak mümkündür.

Gelelim, Beykoz Belediyesinin, Riva'daki Elmasburun Plajı için yaptığı cinsiyetçi ayrıma...

Beykoz Belediyesi kadınlara 4 gün ayırdığı plaj kullanımında da yine ve maalesef dalkavukluğa kapı aralamıştır. Kendini bilmeyen bazı Beykozlular, "İşte gönlümüzün Belediyesi ve kararı" demişlerdir. Bu uygulamayı alkışlamışlardır. Oysa olaya cinsiyet ayrımı yapmadan bakan kişiler bu kararın gözden geçirerek, tıpkı gece eğlence yerlerinde uygulandığı gibi "Damsız girilmez" yani “eşsiz girilmez” şekline evrilmesinin ne kadar çok yararlı ve doğru bir hareket olacağını bilmektedir. Eşiyle ve ailesiyle bu plajları kullanmak isteyenler, niçin eşini kapının dışında bırakmak zorunda kalmaktadır? Bu neyin ayrımcılığıdır? Bu karar hangi ihtiyaca hizmet etmektedir? Neyin gösterişi, neyin zaferidir, cinsiyet ayrımcılığını anlamak mümkün değildir...

Sevgili Dostlar,

Mart 2019 seçimleri, AKP'nin gerçek yüzünün net olarak görülmesi açısından bir milattır. Bizler bunu çok daha önce görüp kendimizi siyasete atarken, sahada yaptığımız çalışmalarda siyasetten uzak duran Beykozlu vatandaşı ikna etme konusunda büyük sıkıntılar yaşamaktaydık. Artık Mart 2019 itibariyle Türkiye genelinde siyasete mesafeli olan büyük bir çoğunluk, bizim yıllarca söylediğimiz noktalara artık gelmiş ve bizi anlamaya başlamıştır. Bu durumu Beykoz'a baktığımızda bile net olarak görebilmekteyiz. Artık Beykoz'da vatandaşlar, AKP'nin uygulamalarını-söylemlerini daha derin bir analizle değerlendirebilmektedir.

Dostlarım,

Bu ayki yazımı bitirirken, başlıkta yazdığım "Beykoz'un Dalkavukları" konuma dönüş yapmak istiyorum: Üzülerek gözlemliyorum ki, çok sevdiğim Beykozlu hemşerilerimin en önemli eksiği, Beykoz'un dalkavuklarını hâlâ sempatik bulma ısrarını sürdürmesidir.

Beykoz Halkı, dalkavukluk yapan kişinin utanmasını sağladığı gün, "Her şeyin çok güzel olacağı" gündür.

Dalkavukluk artık Beykoz'da prim yapmamalıdır...

Buna özen gösteren toplumlar olmak dileğiyle....

Anahtar Kelimeler:

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz
Yazarın Yazıları