Beykoz'un Başhekimi Kovid-19'u nasıl atlattı?

  • Güncelleme: 12.12.2020 11:40
  • Okunma: 5427 kez
  • Yorum: 0
Beykoz Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Süleyman Erdoğdu, yakalandığı Kovid-19'u atlattıktan sonra tedavi sürecini nasıl geçirdi.
Beykoz'un Başhekimi Kovid-19'u nasıl atlattı?

Beykoz Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Erdoğdu, görevini sürdürdüğü sırada bütün dünyanın uğraştığı yeni tip koronavirüse yakalandı. Başhekim Erdoğdu, gözle görülemeyen virüse karşı başlattığı savaşın kazanan tarafı oldu.

Tedavisinin ardından yeniden görevinin başına dönen Opr. Dr. Erdoğdu, virüse nasıl ve nerede yakalanacağınızı kestirmenin güç olduğunu ifade ederek, günlük çalışma hayatında maske, mesafe ve temizlik kurallarına üst düzeyde riayet ettiğini dile getirdi.

Hastaneye yatış yapmadan evinde tedavi olarak sağlığına kavuşan Erdoğdu, öksürük ve burun akıntısı şikâyetleri gelişince, kendisinde koronavirüse şüphesi oluştuğunu ve bunun üzerine bazı tetkikler yaptırdığını ifade etti.

Yapılan tetkiklerin ardından 'yeni tip koronavirüs' hastası olduğu tespit edilen Başhekim, hızlı bir şekilde tedavi sürecini başlattığını kaydetti.

Erdoğdu, "Akciğer tomografisinde virüsün akciğere indiği ve başlangıç lezyonları olduğu tespit edildi. Bu filme dayanarak biz hemen ilaçları başladık." dedi.

Vatandaşlar arasında gittikçe yayılan, yeni tip koronavirüsün tedavisinde kullanılan ilaçların kalp sağlığı açısından bazı riskler oluşturduğu şeklindeki dedikodulara itibar edilmemesi konusunda uyarılarda da bulunan Opr. Dr. Erdoğdu, ilacın vücuttaki virüsün ilerlemesini üst düzeyde yavaşlattığını kaydetti.

-"İçebildiğiniz kadar su için"

Bu dönemde vücudun dinlenmek istediğini ve yorgunluğa gelemediğini dile getiren Erdoğdu, tedavi dönemini ise şöyle anlattı:

"Doktorlar tarafından verilen ilaç tedavisi mutlaka kullanılmalı. Ev içerisinde herhangi bir işle meşgul olmadan yatağa girerek izole bir şekilde istirahat etmeliyiz. Bu istirahatı ne kadar uzun ve sakin geçirirseniz o kadar hızlı atlatıyorsunuz. İçebildiğimiz kadar su içmeliyiz, çünkü vücudumuz bu su ile yıkanarak daha hızlı temizleniyor."

Opr. Dr. Süleyman Erdoğdu, yeni tip koronavirüsün fazlasıyla bulaşıcı bir hastalık olmasıyla birlikte testleri 'pozitif' olan hastaların yüzde 85'lik kesiminin ayakta tedavilerle sağlığına kavuştuğunu, 10 günden sonra ise bir kişinin bulaşıcılık durumunun sona erdiğini ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Herhangi bir sağlık kuruluşuna yatış yapmaktan insanlarımız çekiniyor. Buna gerek yok çünkü buralarda alınacak hızlı ve erken tanı-tedavilerin yanında kişiye verilecek oksijen, kortizon ve kan sulandırıcı ilaç ya da iğne tedavileri enfeksiyonun vücuttaki ilerleyişi durdurulabiliyor. Yoğun bakım servislerinde tedavi alma ihtiyacı hisseden kişilerin genel olarak 65 yaş üstü olan ve kronik rahatsızlığı olan vatandaşlarımız olduklarını biliyoruz. Bu kişiler de geçmiş dönemde vücutlarına iyi bakmışlarsa bir kısmı sağlığına kavuşarak taburcu olabiliyor."

-"Akciğer kapasitem eskisi gibi değil"

Vücuda yerleşebilmiş enfeksiyon oranının vefat durumundaki en büyük etken olduğunun altını çizen Beykoz Devlet Hastanesi Başhekimi Süleyman Erdoğdu, hastalığın öldürücü bir hastalık olduğunu ve hiçbir şekilde şaka kaldırmayacağını söyledi.

Erdoğdu, "Solunum görevini üstlenen akciğerlerimin kapasitesi içinde bulunduğumuz dönemde tabii ki eskisi gibi değil. Küçük de olsa kalıntılar devam ediyor ama bu durumun şu an için bana bir sıkıntısı yok. Oksijen seviyelerimde de herhangi bir sorun gözlenmedi. Bu durum tabii ki geçici, hekimlerimiz bu durumun üç aya kadar devam edebildiğini söyledi. Yine biz de bu dönemi hızlı atlatabilmek için başta su olmak üzere bol sıvı tüketiyor, egzersiz yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

-"Yoğun bakıma giren hastalarda nispeten bir azalma oldu"

Erdoğdu, sokağa çıkma kısıtlamalarının başlamasıyla birlikte Başhekimlik görevini sürdürdüğü Beykoz Devlet Hastanesine gelen hasta sayısında kısmi de olsa azalma meydana geldiğine işaret ederek, "En büyük tavsiye temizlik, maske ve mesafedir. Mesafeden en çok kast edilen kalabalık toplu ortamlara asla girmemek lazım. Mesela bu sokağa çıkma yasağı ilan edildikten sonra bizim hastaneye gelen hasta, yoğun bakıma giren hastalarda nispeten bir azalma oldu."

-"İlaç içmemek, ölmeyi kabul ediyorum demektir"

Erdoğdu, Beykoz Devlet Hastanesinde görevli bir marangoz personelinin kendisine verilen tedaviyi reddederek hayatını kaybettiğini aktararak, ilaç içmemenin ölmeyi kabul etmek olduğunu sözlerine ekledi.

Dost Beykoz – Özel Haber

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz