Beykoz Sempozyumu’nun 2. Gününde 8 oturum yapıldı

  • Güncelleme: 07.12.2019 17:56
  • Okunma: 12617 kez
  • Yorum: 0
Beykoz Belediyesi’nce organize edilen “Beykoz Sempozyumu 2019”un 2. Gününde 8 oturum gerçekleştirildi.
Beykoz Sempozyumu’nun 2. Gününde 8 oturum yapıldı

İlk çağlardan İstanbul’un fethine kadar olan süreçte yerleşim yeri olarak Beykoz’un nasıl değerlendirildi konularından edebiyat alanında ilçede yetişmiş kişilere kadar birçok konunun ele alındığı sempozyumun ikinci gününde 2 salonda 8 oturum gerçekleştirildi.

Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden profesörlerin konuşmacı olarak katıldığı sempozyumda “Bir yerleşim yeri olarak ilk çağlardan İstanbul’un fethine Beykoz”, “Osmanlı Dönemi Beykoz”, “Beykoz: mesire alanları, kasırlar, korular ve sular”, “Beykoz’da manevi merkezler”, “Beykoz’un ekonomi politiği”, “Bir eğitim merkez olarak Beykoz”, “Beykoz’un geleceğinde yeni ekonomik imkanlar”, “Edebiyatta Beykoz” başlıkları ele alındı.

Prof. Dr. Yılmaz Daşçıoğlu, “Edebiyatta Beykoz” başlıklı oturumda yaptığı konuşmasında Ahmet Mithat Efendi ile Beykoz arasındaki ilişkiyi ele aldı.

Sakarya Üniversitesi'nden Daşçıoğlu, bazı yazarların hayattayken, bazılarının ise vefatından sonra değerlendiğini söyledi.

Daşçıoğlu, “Son zamanlarda genç öğrencilerin elinde Sabahattin Ali’nin ‘Kürk Mantolu Madonna’ eserini görüyoruz. Bazıları Madonna zannediyor. Benim yıllarımda bu yazar okunursa ‘Kuyucaklı Yusuf’ okunurdu. Ahmet Mithat konusunda da benzer bir hikayeden benzer bir tarihsel süreçten bahsedebiliriz. Yaşadığı dönemde çok aktif edebiyatın dışına da taşan ilgisiyle bir dönemi doldurdu.” dedi.

Unutuluşundan sonra ki 50-60 yıllık sürede Ahmet Mithat Efendi ile Ahmet Hamdi Tanpınar’ın birbirine benzediklerini dile getiren Daşçıoğlu, “Edebiyat camiası da Ahmet Mithat’ı değersizleştirerek gördüler. Buradaki durum o zamanın roman algısıyla da ilgili edebiyat konusundaki paradigmayla da ilgili. Asıl 1990’larda sonra ilgi artmaya başladı. Bu dönemin benzer bir şekilde Tanpınar’ın da alımlandığı dönem olduğunu söyleyelim.” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Şerife Akpınar, “Divan Şairinin Beykoz Seyri” başlıklı konuşmasında divan şairlerinin beyitlerinde ilçeye çokça yer verildiğini söyledi.

Beykoz’un filmlere mekan, şairlere ilham olduğunu söyleyen Akpınar, “Seyir sırasında divan şairinin Çubukludan Yuşa tepesine yalılarından köşklerinden denizinden korusuna beyitlerde nasıl söz konusu edildiğini inceledik. Eşsiz manzarasıyla İstanbullular için mesire yeri olurken sultanlar için dinlence yeri olduğu görülüyor.” diye konuştu.  

Akpınar, dönemin devlet yöneticilerince ilçenin köşklerle donatıldığını hatırlatarak, “Anadoluhisarı, Göksu, Küçüksu, Akbaba  ve Yuşa Tepesi ile Kanlıca en itibar edilen yerler arasında. Divan edebiyatında da Beykoz’u seyir yeri olarak görüyoruz. İlhami, Pertev, Neyyir gibi Divan edebiyatı yazarları beyitlerinde Beykoz’a çokça yer vermişlerdir. 3. Selim de şarkısında Beykoz’un bahçelerini gece gündüz geçirilecek bir yer olarak tanımladığını gördük.” dedi.

 Sabahın erken saatlerinde Beykoz’daki bir otelde devam eden Beykoz Sempozyumu 2019’un ikinci gününde 35 konuşmacı, alanlarıyla ilgili konularda araştırmalarını katılımcılarla paylaştı.

Beykoz Sempozyumu 2019, yarın akşam gerçekleştirilecek değerlendirme oturumuyla sona erecek.

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Beykoz Sempozyumu

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz