Beykoz Rizeliler Derneği’nde Pandemi derinleşmesi

  • Güncelleme: 12.03.2021 21:32
  • Okunma: 3453 kez
  • Yorum: 0
Beykoz Rizeliler Derneği, “Yeni Normalleşme de Nasıl Yaşayacağız?” konulu bir konferans düzenledi.
Beykoz Rizeliler Derneği’nde Pandemi derinleşmesi

Konferansın konuşmacıları ise Beykoz Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Süleyman Erdoğdu ve Enfeksiyon Uzmanı Hüseyin Atilla Tüysüz oldu.

Başhekim Süleyman Erdoğdu’nun, yeni normalleşme de nasıl yaşamamız gerektiğine ilişkin bilgilendirmede bulunduğu programda, Enfeksiyon Uzmanı Dr. Hüseyin Atilla Tüysüz’de Kovid-19 ile ilgili verileri değerlendirerek, konuklardan gelen sorulara cevap verdi.

Konferans öncesi kısa bir değerlendirmede bulunan Beykoz Rizeliler Derneği Başkanı Mikail Akyıldız, soğuk kış akşamında davetine icabet eden konuklarına teşekkür ederek, “bugünler hepimizin yaşantısında ayrı bir anlam ifade ediyor, geçen yıl bugünlerde tanıştığımız Kovid-19 salgını ile hala mücadele ediyoruz. İlk zamanlar tedavisi konusunda belirsizlikler vardı. Şimdi tedavisinde mesafe almaya başladık. Mutasyonlarla salgın devam ediyor.” İfadelerini kullandı.

Yeni normalleşme de faaliyetlerimizi sürdüreceğiz

“Beykoz Rizeliler Derneği olarak Pandemi döneminde faaliyetler kısıtlandığı için çok sınırlı sayıda etkinlik yapabildik. Yeni normalleşme sürecinde kurallara uygun bir şekilde faaliyetlerimizi sürdüreceğiz.” diye konuşan Mikail Akyıldız, “değerli konuşmacılarımız Başhekim Süleyman Erdoğdu ve Dr. Hüseyin Atilla Tüysüz’e çok teşekkür ederim” dedi.

Her iki konuğun da biyografilerinin okunduğu programda ilk konuşmayı Başhekim Süleyman Erdoğdu yaptı.

Başhekim Erdoğdu, bu programın eğitim amaçlı olduğunu ve kendilerine düşeninde bildiklerini anlatmak olduğunu belirtti.

Sancaktepe’de olan acil durum hastanesi Prof. Dr. Feriha Öz ve Yeşilköy’deki Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesinin kendilerini son derece rahatlattığını ifade eden Süleyman Erdoğdu, bu 1000’er yataklı hastanelerin İstanbul’a büyük bir kolaylık sağladığını dile getirdi.  Pandeminin başlangıç aşamasında solunum cihazıyla ilgili sıkıntılar yaşandığını ve daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın duruma müdahale etmesiyle kendi solunum cihazlarımızı üretmeye başladığımızı dile getiren Erdoğdu, Avrupa’nın birçok ülkesinde cihaz yokluğundan boğularak ölen insanlar olduğunu ifade etti.

Doktorlarımız ve hemşirelerimiz gece gündüz çalıştı

Bizim ülkemizde yaşlılara değer verilir. Onlar bizim başımızın tacıdır. Ülke olarak bizim farkımız bu. Biz hizmetimizi bu anlayışla veriyoruz. Çok şükür bizim sağlık ordumuz, özellikle doktor ve hemşirelerimiz gece gündüz çalıştı. 

Doktorlar ve hemşireler aylarca evine gitmedi

Birçok doktorumuz özellikle bizim hastanenin Kovid-19 uzmanı olan Hüseyin Atilla Tüysüz aylarca evine gitmedi. Misafirhanede kaldılar. Hüseyin Atilla Tüysüz gibi yüzlerce doktorumuz var. Aynı şekilde hemşirelerimiz yavrularını aylarca görmediler. Bu mücadele de birçok hastamız sağlıkla taburcu ettik. Yoğun bakımlarda bile yüksek başarı oranları yakaladık.

Ben bu yaşıma geldim daha doktor yüzü görmedim

90 yaşında bir dedemizden evlatları ümidi kesmişti. Oksijen seviyesi çok düşüktü. Makinelere bağlı yaşıyordu. Hiç hayat ümidi yoktu. Bir müddet sonra gözlerini açtı. Oksijen seviyesi yükselmeye başladı. Makineden çıktı. Taburcu oldu. Hemşireler alkışlarla onun taburcu ederken, yaşlı dedemiz, ‘Ben bu yaşıma geldim daha doktor yüzü görmedim’ dedi. Bu durumlar sağlıkçılarımızın şevkini arttırdı.

Beykoz Devlet Hastanesi normale döndü

İçinde bulunduğumuz süreçte maske, mesafe ve temizlik kurullarına son derece riayet etmeliyiz. Bundan asla ödün vermememiz lazım. Maskeyi takmadığımız zaman virüse davetiye çıkartıyorsunuz. Mesafeye dikkat etmezseniz bulaşma hızını arttırırsınız. Cumartesi yasaklarının kalkmasıyla gördük, bütün insanlar sarmaş dolaş. Bu sakıncalı bir durumdur. O nedenle son dönemlerde rakamlar yine yukarıya doğru çıkmaya başladı. Şu süreçte hasta yatırmıyoruz. Ağır hasta olursa onu da pandemi hastanesine gönderiyoruz. Sayı azaldı. Bu nedenle hastanemiz normal sürecine geçti. Herkes gelebilir. Ameliyatlarını ve tedavilerini olabilirler. Artık korona korkusunu tedbirlerle aşarak, diğer sağlık sorunlarımızı önemsemeliyiz. 

 

Aşılamada iyi bir noktaya geldik

Pandemi de bir diğer aşama aşılamaydı. Aşılamada önemli bir aşamaya geldik. Halk arasında aşının yan etkileri ile ilgili çeşitli dedikodular vardı. Bulaşıcı hastalıklarda tek silah vardır. Oda aşıdır. Aşılamada yaşa kadar gelindi. Müracaat edenlerin hepsine aşı yapıyoruz. Hastanemiz de 10 tane oda aşı için çalışıyor ama bir iki tanesi faal, çok gelen olmuyor. Aşının yan etkisini düşünmek yerine koruyuculuğunu düşünmek daha akılcı ve mantıklı olur. Özellikle evdeki yaşlılarımızı ikna ederek, aşılatmak lazımdır. Hem onların, hem de toplumun sağlığı için faydalı olacaktır.

Dr. Hüseyin Atilla Tüysüz, “Koronanın birçok virüsü var”

Koronanın birçok virüsü olduğunu ve bunların basit hafif üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olduğunu söyleyen Dr. Tüysüz, “daha sonra ortaya çıkan farklı virüsler çok ciddi hastalıklar yapmaya başladılar” dedi.

Hüseyin Atilla Tüysüz açıklamalarına şöyle devam etti:

Çin’de ortaya çıkan Kovid-19 nedeniyle Dünya Sağlık Örgüt (DSÖ) pandemi ilan etti. Yani, ‘bu virüs ülkeler arasında yayılan bir virüstür’ dedi.

Türkiye 11 Mart 2020’den beri bu tedbirlerle yaşamaya başladı. Bu süreçte ülkemizde ciddi değişiklikler oldu. Geldiğimiz süreçte daha önce denemeleri yapılan Koronavirüs aşı çalışmaları başladı. Çin’de geliştirilen Sinovac aşısı Türkiye’ye getirildi. Şu an itibari ile 2 bucuk milyon insanın aşılama çalışması tamamlandı.

Dinamik denetleme süreci ve kontrollü normalleşme

Cumhurbaşkanlığı kabinesinde alınan kararla 4 Mart itibari ile kontrollü normalleşme dönemine girildi. 260 bin personel 81 ilde denetim yapıyor.

Koronavirüs belirtileri

Yeni Koronvirüs hastalığı kısa sürede bütün dünyaya yayıldı. Çok iyi biliyoruz ki, bu damlacık yoluyla insandan insana bulaşıyor.   Öksürük, yüksek ateş, kas ve eklem ağrıları da yaygın belirtileri olarak görülüyor, tat ve koku kaybı nefes darlığı da bu belirtiler arasındadır.

Bu belirtilere sonraki zamanda daha az görülen boğaz ağrısı, baş ağrısı, ishal, mide bulantısı ve kusma, mide bağırsak şikâyetleri, el ve ayak parmaklarında renk değişikliği, cilt döküntüleri eklendi. Biz gördük ki, bu hastalık herkeste çok farklı seyrediyor. Mutasyonlu virüs daha hızlı bulaştığı için hastalığın yayılmasında etkili oluyor. Bu nedenle mutasyon ciddiye alınmalıdır.

Mutasyonlu virüsün normal virüsten farkı nedir? 

Koronavirüsün yeni mutasyonlu çeşidinin bulaşma hızı daha fazla. Bugüne kadar çok sayıda mutasyon gelmesine rağmen bu mutasyonların virüs üzerinde önemli etkisi olmamıştır. 65 yaş üstü insanlar, kanser hastaları, kalp hastaları, kroner arter hastaları, kronik böbrek hastalığı olanlar risk altındadır.

Türkiye’deki uzmanlara göre kullandığımız aşının mutasyonlara karşı etkinliği var. Hacettepe Tıp Fakültesinin açıklamasına göre bu aşılar yüzde 83 koruyor, yüzde yüz de hastaneye yatmayı engelliyor.

Koronavirüs tedavisinin hala dünyada standart bir tedavisi yok. Biz Türkiye’de Favirpravir kullanıyoruz. Buna ek olarak, ağrı kesici, ateş düşürücü, C vitamini takviyeleri de kullanıyoruz.  Şekerden uzak, sağlıklı beslenme yeterli. Günde iki bucuk, 3 litre su tüketilmesi lazım… Nadirde olsa Koronavirüs geçiren bir kişi bir daha Koronavirüse yakalanabilir. Bu nedenle pandemi tamamen bitene kadar, maske, mesafe ve hijyen kurallarını ihmal etmemeliyiz.

Konuklara teşekkür belgesi

Konuşmaların sonunda, Beykoz Devlet Hastanesi Başhekim Op. Dr. Süleyman Erdoğdu ve Enfeksiyon Uzmanı Hüseyin Atilla Tüysüz’e, Beykoz Rizeliler Derneği başkanı Mikail Akyıldız tarafından günün anısına birer teşekkür belgesi verildi.

Daha sonra dernek yöneticileri, konuşmacı doktorlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Beykoz, Rizeliler Derneği