Beykoz nasıl kurtulur?

  • 22.10.2020 09:41
  • Okunma: 2085 kez

Beykozluları kurtaracak olan yine onların azim ve karalılığı olacaktır. Hepimizin gözbebeği, asırlık çınarımız, 112 yıllık güzide kulübümüz Beykoz 1908 tüm bileşenleriyle, yani taraftarı, yöneticileri ve sporcularıyla aynı hedefe kilitlenmedikçe bu kurtuluş zor gözüküyor. Zira takımın ihtiyacı olan esas şey ne para ne de maddi imkanlar değil, esas ihtiyacımız olan bir ülkü, bir hedeftir. Bu hedef doğru şekilde belirlenip top yekun o yolda gayret sarf etmez isek önümüzdeki yıllarda da amatör kümenin kenarlarında top koşturacağımız aşikar.

Gelinen noktada görüyoruz ki Beykoz 1908 de kaybolan bir ruh var. Az evvel bahsettiğimiz bütün bileşenlerde bu kayıp açıkça görülüyor. Samimi, gayretli ve şuurlu bir azınlığı tenzih ederek söylüyorum. Kimi taraftar sadece bu semtte oturduğu için, kimi yönetici siyasette bir yer bulmak ya da farklı bir sosyalleşme için, kimi oyuncular da hasbelkader lisans alacak, sahaya çıkacak bir kulüp bulduğu için Beykoz 1908’de yer alıyor. Maalesef büyük bir kitle Beykoz’un şanlı tarihinden, misyonundan, İstanbul devlerinin vaktiyle korkulu rüyaları olduğundan bihaber. Bu formanın ne anlama geldiği, hangi ideali temsil ettiği kimseyi ilgilendirmiyor. Forma aşkı kuru bir gürültüden ibaret değildir. Sarı siyahlı formayı giyip sahaya çıkanlar, geçmişin şanlı mazisini düşünüp, yeniden şanlı bir gelecek yazma hayali ile oynamıyorsa yapacak pek bir şey yok demektir...

Beykoz’un sahilleri bir anda değişti. Hakikaten güzel bir hal aldı. Sayın Başkan gelir gelmez, üstelik Büyükşehir yetki alanında olmasına rağmen sahil düzenlemesini başlattı. Hızını alamadı, Denizcilik Lisesinin bahçesini de bu alanın içine kattı. Erbakan Kültür Merkezi’nin yıkılacağı, lisenin de tapudaki okul olma şartı ile bağışlanmasından dolayı kurtulduğu söyleniyor. Belediyenin de bir kısmı Çavuşbaşı’na zaten taşınmıştı. Kalanının da Kavacık tarafına geçip, sahildeki binanın kiralanacağı da söylentiler arasında. Eğer bunlar doğru ise, Beykoz sahillerinin Beykozluların parasıyla kimler için bir anda apar topar güzelleştirildiğini zaman bize gösterecektir. İnşallah biz yanılan tarafta oluruz.

Sayın Belediye Başkanımız geçtiğimiz ayki mecliste Beykoz’un imar planlarını muhalefetin yapmasını, bu takdirde kendilerinin de destek vereceğini beyan etmişti. Bugün Dost Beykoz’da okuduğumuz haberlere göre ise Sayın Aydın Çevre Bakanı Sayın Murat Kurum ve kurmayları ile İstanbul vekillerinin de olduğu bir toplantıya katılmış. Yine Sayın Başkan İBB Başkanı Sayın İmamoğlu'na da bu konudan bahsettiğini bildirmiş. İlk okuduğumda topu muhalefete atmanın aslında topu taca atmak olduğunu söylemiştim. Bugün bu kanaatim daha da güçlendi zira, Murat Aydın bu söyleminde samimi olsaydı, göreve geldiği günden bu güne kadar muhalefetin de içinde olduğu bir çalışma gurubu kurar, ilçemizde ki imar sorununu yakından bilen STK temsilcilerini, muhtarları, sorunlu bölgelerin temsilcilerini bir araya getirir ve her bölge için farklı komisyonlar oluşturarak çözüm için çaba gösterebilirdi.

Ama maalesef ki bu yapılmadı ve yapılacak gibi de gözükmüyor. Beykoz’un imar sorununu Beykozluların lehine olacak şekilde çözmek isteyen Belediye Başkanı ve Çevre Bakanının masasında yukarıda saydığım Beykozluların da birkaçı olmalıydı bana göre. Ufukta yine halka rağmen yapılacak planlar, itiraz devirleri, mahkeme ve iptal süreçleri ve yine sürüncemede geçecek yıllar görünüyor. Ha bir de “biz aslında planları yaptık ama muhalefet her şeye itiraz edip iptal ettiriyor" diyecek yeni nesil siyasetçiler. Gariptir kimse sormuyor; madem siz adamakıllı düzgün ve halkın yararına planlar yapıyorsunuz da bu mahkemeler kime hizmet ediyor ki ikide bir planlar iptal oluyor?

Beykoz 1908’in meselesi uzun. Elbette ki iş sadece yöneticiler ve futbolcuların azmi ile de bitmiyor. Beykozlular da bu meselede top yekun birlik olmadıkça, Beykozlu ruhu ile hareket etmedikçe bu başarıyı yakalamak zor. Pahalı-ucuz transferler, dışarıdan takviyelerle nereye kadar top oynar bir takım? Sahada 12. adam taraftardır. Taraftarın tavrıyla, duruşuyla takımının yanında durup, iyi günde kötü günde desteklemesi, ama takımda yanlışı yapan önce semtin çocuklarına, sonra da transferle gelen topçulara “adam gibi oynayın, yanlışınızı düzeltin” demesi lazım. Yani 12. adamın gerektiğinde sahaya ineceğini hissettirmesi, gerektiğinde de bizzat sahaya inmesi lazım ki, eski yeni bütün sporcular Beykozlu ruhunu hissetsin. İyi niyetli, gayretli topçularımız kendini yalnız hissetmesin, arkasındaki gücü görsün. Takıma, Beykoz’a, kulübe hizmet etmek istemeyen de yanlış yaparsa Beykozlunun karşısına dikileceğini bilsin. İster semtin çocukları olsun, ister pahalı transferler, fark etmez.

Velhasıl bizim takımın “Beykoz Ruhunu”, forma aşkını, tarihi misyonu yeniden yakalaması lazım. Olmaz mı ? Olur. Zor mu ? Hiç değil...

Beykoz’u kurtaracak olan, Beykozluların azim ve kararlılığı olacaktır. Vesselam...

Anahtar Kelimeler:

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz
Yazarın Yazıları