Son Dakika
Talip ERCAN
  • 02/06/2022 Son günceleme: 02/06/2022 15:26
  • 2.661

Aslında sadece Beykoz ilçemize özgü bir durum da değil ancak, Beykoz’da sosyal medyada olsun, hayatın değişik alanlarında olsun belli bir tanınırlığı olan, kamuoyu önünde olan insanlar, aynı konumda olan diğer insanlar tarafından olsun, sosyal hayatı sorunu insanlar tarafından olsun sanki kıskanılıyor gibi… Bunu kendi sektörüm olan spor dünyasında da birçok örneği ile yaşamadım, görmedim desem yalan olur… A Kulübü, B Kulübünü, C Kulübü, D Kulübünü, E Kulübü ise tüm diğer kulüpleri kıskanmakta. Spor kulüplerinde işin hem idari, hem teknik hem de sporculuk kısımlarında olmak zor mu zor… Başarılı her kulübün ya da takımın ardından ama, fakat, ancak ile başlayan cümleleri kuran çok sayıda insan var… Bir kıskançlıktır, çekememezliktir almış yürümüş. Oysa her bir kulüp bünyesinde değişik alanlarda görev yapan insanlara sorsanız Beykoz’un çocuk ve gençleri için neler yapıyorsunuz desem hepsi üç aşağı beş yukarı aynı cümleler ile cevap verecek… İşin medya boyutunda da aynı sıkıntılar yaşanmıyor değil… Tamam her bir medya temsilcisinin, yayın organının kendine özgü yayın politikaları var, kimi bizim gibi spor ağırlıklı, kimi kültür sanat ağırlıklı, kimi ilçe STK ağırlıklı yayınlar yapmakta. Orada da bir kıskançlık hali yok mu elbette var, şu var ya her yere atlıyor, şu var ya şu camiayı tekelinde görüyor, şu var ya Belediye haberlerini yapar, şu var ya suya sabuna dokunmaz. Bunca yıldır hatta Beykoz Ses Gazetesi Sahibi Tayyar As abimden sonra bu işin Genel Medya boyutunda günlük birçok gazetede yazmış çizmiş, 14 koli arşivi olan biri olarak söylüyorum ki her yayın organına her bir arkadaşıma saygı duymakla birlikte, okuduğum haberlerde ben de orada olmalıydım, o haberi ben de yapmalıydım halimden kaçamıyorum… Aslında 8 gazeteyi de sosyal medya hesaplarını da keyifle severek okuyan içimden birçok haberde helal olsun güzel bir haber olmuş diyen de yine benim. Kendimden örnekleme yapayım ben spor haberlerinde kesinlikle tekel olmak istemiyorum, bunu bütün samimiyetimle söylüyorum… Hatta birçok özel haberi de diğer medyadaki dostlarım ile de paylaşmaktayım. Yayınlayan var, yayınlamayan var, o kendi tercihleri… Açık yüreklilikle söyleyeyim spor haberlerindeki yoğunluk hiçbir diğer alanda yok, siyaset falan filan demeyin inanmam, seçimden seçime haber konusu olan partiler dışında, yeni kurulan partiler biraz daha aktif sadece. Düşünün ilçede ben diyeyim 40 siz deyin 25 bir spor dalı ile aktif faaliyette bulunan spor kulüpleri var… Futboldan örnek vereyim aynı anda sezon içinde her hangi bir ay düşünün aynı anda 3 ayrı kategoride maçlara çıkmaktalar. En basitinden çarpın 15 kulübü 3 ile 45 tane maç demek… Bunun basketi, voleybolu, karatesi, tekvandosu falanı filanı var… En az 3-4 kişilik bir takip ekibiniz olması gerekli ama maalesef hiçbir gazetede bu yok. Öte yandan da spor kulüplerinin reklam katkısı anlamında verecek paraları da yok… Maç önceleri 2 koli su almak için bile eşinden dostundan borç alanları biliyorum yada almaları için yalvaranları, rica edenleri… Gelmek istediğim noktalardan birisi de Dost Beykoz okurları olarak sizler biraz şanlısınız, spor haberlerini sayfalarınızda bulabiliyorsunuz… Bunda gazetenin sahibi Kader Gür’ün de bu işe önem vermesinin yüzde yüz etkisi var… Tamam okunma oranı bakımından güzel rakamlar ortaya çıkabilir ancak spor sayfası yerine her hangi bir yerden tam sayfa reklam alıp koyabilir de…  

İlçe spor medyasında geriden gelecek isimlere ihtiyaç var… Bu konuda Ümit Yılmaz gibi isimler de neden gazetelerde değerlendirilmez anlayabilmiş değilim… Gerçi artık tüm spor kulüpleri sosyal medya hesapları vasıtası ile bu konuda boşluğu doldurmaya başladı ancak birkaç satırlık yazı ve resimler yeterli mi o da başka konu… Aslında Beykoz bir spor gazetesini bile kaldırabilir ama bu da ekip işi… Şahsen zaten ben artık yoruldum, yıprandım, sağlığıma bile etki eden bir durumdayım, ancak bu işe meraklı istekli isimler mutlak surette de çıkmalı.

Yazarın Yazıları