Beykoz’dan Suriye yetimlerine uzanan kardeşlik

  • Güncelleme: 18.11.2019 22:53
  • Okunma: 4077 kez
  • Yorum: 0
İHH Temsilciliği’nin daveti üzerine Beykoz’dan 6 kişilik bir ekip Suriye’nin İdlib kentindeki savaş mağduru aileleri ziyaret etti.
Beykoz’dan Suriye yetimlerine uzanan kardeşlik

“Türkiye Hatay Reyhanlı Cilvegözü sınır kapısından Suriye’ye geçiş yapmak istediğimi bildiririm. Konuyla ilgili olarak Suriye’de yaşanan iç karışıklıktan haberdar olup, can ve mal güvenliğimin olmadığını biliyorum. Suriye’de her hangi bir zarar ziyan görmem halinde kimseyi sorumlu tutmayacağımı, tüm sorumluluğun tarafıma ait olduğunu beyan ederim.”

Bu taahhütnameyi imzalamadan Suriye’ye giriş yapamazsınız… İşte bizde öyle yaptık… İHH Beykoz Temsilciliğinin daveti üzerine Beykoz’da 6 kişiden oluşan ekip olarak Suriye’ye geçiş yaptık.

Bu geçişi yapmadan önce kararınızı iyi vermeniz gerekiyor. Çünkü orada sizi neyin beklediğini hiç kimse bilmiyor. Ama gel gör ki, ‘dünyada var olan her canlının kaderini Allah’u Teala tayin ediyor’ dedik ve hem hayır işi yapar hem de nefsimizi terbiye ederiz düşüncesiyle insanlığın yok edildiği bölgeye doğru yola çıktık.

Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürü Kazım Bozbay, Beykoz Rizeliler Derneği Başkanı Mikail Akyıldız, İHH Beykoz İlçe Yöneticisi Hayri Kuş, işadamları Hamit Derdiyok, Ramazan Demirörs ve ben, basın mensubu olarak Kader Gür…

Mikail Akyıldız’a ait Avrasya İnşatta yapılan durum değerlendirmesi ve sabah kahvaltısının ardından Sabiha Gökçen Havaalanı ve oradan Hatay’a uçuş yapıldı.

Beykoz heyetinin incelemeleri Reyhanlı ve Suriye’de iki gün sürdü

Hatay Havaalanında İHH Yöneticileri tarafından karşılanan Beykoz heyeti ilk olarak geceyi geçireceği Reyhanlı’daki İHH Ebu Ubeyde misafirhanesine gitti. Burada kısa süre dinlenen heyet vakit kaybetmeden İHH Reyhanlı Lojistik Merkezi’ne geçti.

ABD’nin İran politikası Suriye’deki Müslümanları mağdur etti

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde devasa bir lojistik merkezi kuran İHH buradan Suriye’nin dört bir bölgesine yardım gönderiyor. Ama gel gör ki, Suriye üzerindeki uluslar arası stratejiler yardımları son günlerde oldukça azaltmış. Uluslar arası kuruluşlar ABD’nin stratejileri sonucu bölgeye yaptığı yarımları durdurmuş. Özellikle ciddi boyutlarda olan Katar’dan gelen yardımlar kesilmiş. ABD’nin İran’a uyguladığı ekonomik boykot Katar ekonomisinde de olumsuzluklara neden olunca, bölgeden Suriye’ye giden yardımlar tamamen durmuş.

Oysaki bundan bir yıl öncesinde gelen yardımları koyacak yer bulamayan İHH ekipleri, Reyhanlı Lojistik Merkezine gelen yardım tırlarını boşaltmak için günlerce bekletmek zorunda kaldıklarını söylediler.

Beykoz heyetinin İHH Lojistik Merkezi’nde yapmış olduğu incelemelerde koca koca depoların raflarında zaman zaman boşluklar göze çarptı. Bunun nedeni olarak da; yardımların artık eskisi gibi gelmemesi, özellikle yurt dışından gelen desteğin ciddi oranda kesilmesi gösterildi.

Savaş mağdurlarının tek umudu Türkiye

Bu durum karşısında tamamen Türkiye’den ve hayırseverlerden gelecek olan desteklere daha çok ihtiyaç duyan İHH, Suriye’nin İdlib bölgesindeki kamplara düzenli olarak yardım götürüyor ve oralarda yaşam mücadelesi veren binlerce savaş mağduru aile ve çocukların ayakta kalabilmesi için elinden gelenin fazlasını yapıyordu.

Ekmek fırını iki vardiya 16 saat kesintisiz çalışıyor

Reyhanlı Lojistik Merkezi içinde yer alan ekmek fırını çift vardiya olarak günde 16 saat üretim yapıyor. Her gün 120 bin ekmek üretilen fırından İdlib bölgesine sevkiyat yapılıyor.  İHH’nın depolarında insanların hayatlarını idame ettirebilmek için ihtiyaç duydukları ne varsa hepsi bulunuyor. Depolarda özellikle engellilerin yürüyebilmesi için gerekli tıbbi malzemeler ve yatalak hastalar için her şey mevcut.

Antakya Habib-i Neccar Camii

Bölgeye yapmış olduğu ziyaretin ilk günün Reyhanlı’daki lojistik merkezinde değerlendiren Beykoz ekibi, günün gecesinde yine Antakya’nın simgelerinden Anadolu’da yapılan ilk camii Habib-i Neccar ve onun içinde bulunan Yahya Yuhanna Yunus Pavlus Hazretleri’nin türbesini ziyaret etti. Güvenlik gerekçesi ile yatsı namazından sonra kapatılan caminin hikâyesi şu şekilde anlatıldı:

636 yılında Hz. Ömer'in hilâfeti döneminde, Antakya Ebu Ubeyde Bin Cerrâh komutasındaki İslam ordusu tarafından fethedilmiş ve fethin sembolü olarak da cami inşa edilmiş. Cami, Bizans'ın işgaliyle kiliseye çevrilmiş, Müslümanların şehri geri almasıyla tekrar cami olarak ibadete açılmışsa da bu durum bir kaç böyle kez devam etmiş; şehir bir Müslümanların eline geçmiş, bir gayrimüslimlerin; Habib-i Neccar ise bir cami olmuş, bir kilise...  Bu hâl 1268 yılına kadar devam etmiş. 1268'de Memlük Sultanı Baybars döneminden bu yana cami olarak faaliyette. 1853 yılında Antakya'nın gördüğü büyük deprem sonrasında yerle bir olan camii, 1857 yılında tekrar inşa edilerek, günümüze kadar varlığını muhafaza etmiş.

Beykoz ekibine Lojistik Merkezi’nde brifing

Günün ertesinde ise Suriye’ye giriş yapmak üzere tüm hazırlıklarını tamamlayan Beykoz ekibine İHH’nin Reyhanlı’daki Lojistik Merkezi’nde bir brifing verildi… Brifingde bölgenin durumu anlatıldı.

ABD’de, Rusya ve İsrail’in elinde olan bölgelerin harita üzerinde tanımlaması yapılırken, Suriye’nin bu saatten sonra 4 parçaya bölünmesinden kurtulmayacağına vurgu yapıldı. Suriye’nin yeniden yapılanması konusunda asla ABD ve Rusya’nın dostluğuna güvenilemeyeceğinin altı çizilen açıklamalarda, Büyük Ortadoğu Projesi’nin adım adım hayata geçtiği vurgulandı. Türkiye’nin bu stratejiler arasında işinin oldukça zor olduğu, ABD’nin esas hedefinin İsrail’in geleceğini güvence altına almak olduğu belirtildi.

Cilvegözü sınır kapısından Suriye İdlip

Altı kişiden oluşan Beykoz ekibi, İHH’nin Suriyeli Türkçe bilen temsilcisi ve silahlı koruma ile birlikte yaklaşık yarım saat süren bir kara yolculuğunun ardından iki araçla İdlip şehrine geçmek üzere Cilvegözü Sınır Kapısı’na geldi.

Araçlarınızda plaka olmayacak. Sizin takip edilmenize olan sağlayacak her hangi bir işaret taşımamanız gerekiyor. Kanunun olmadığı, kimsenin birbirine hatır etmediği bir yerde dolaşmak riskli aynı zamanda tehlikeliydi.

Türk tarafında yapılan kimlik kontrollerinin ardından, Suriye tarafında da gerekli kontroller yapıldıktan sonra Babulhava bölgesine ulaşıldı.

Burada ilk durak İHH’nın Suriye içindeki lojistik üssü oldu. Kısa bir süre sonra araçlara yüklenen ihtiyaç ve gıda maddeleri ile birlikte hareket eden Beykoz ekibi, bölgede İHH’nin yardım amaçlı kurduğu giyim mağazalarını ve savaşın yoğunlukla sürdüğü bölgelerden kaçıp gelen insanların barındığı kampları ziyaret ederek yardım dağıttı. Suriye İdlib bölgesinde beş ayrı kampı ziyaret eden Beykoz ekibi Suriyeli savaş mağduru ailelerle de görüşmeler yaptı.

Beykoz heyeti Türkiye’den kendilerine, oradaki yetim ve öksüzlere verilmek üzere almış oldukları yardımları dağıtırken, Arapça bilen Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürü Kazım Bozbay, kamp sorumlularından bilgi aldı.

İdlib’de İHH’nin giyim mağazası

İHH bölgede ihtiyaç sahiplerine destek sağlamak amacıyla bir giyim mağazası kurmuş. Zaten sokaklarında çok insan göremeyeceğiniz bölgede yaşayan ihtiyaç sahipleri bu mağazadan gelip, ihtiyacı olan tekstil ürününü alabiliyor. O mağazadaki ürünlerde Türkiye’den hayırsever insanların gönderdiği malzemelerden oluşuyor. Bir tarafta savaş mağdurları kendileri için kıyafet bakarken, diğer tarafta ise Türkiye’den hayırsever kuruluşların gönderdiği tekstil ürünleri kamyonlardan boşaltılıyordu.

Sarmadağ Çadır Kenti’nde yaşanan dram içler acısı

Sarmadağ Yalnız Değilsin Çadır Kenti’ne giden heyet, yine çadırların içinde eğim gören öğrencileri ziyaret ederek, onlara yardım dağıtımında bulundu. Savaş, bölgede insanlığı tamamen yok etmiş, binlerce çocuğun geleceği belirsizlikle akıbetini bekliyordu. Kendilerine yardım edildiğini gören çocuklar yardım alabilmek için adeta birbirleriyle yarışırken, sevgi gösterisini de ihmal etmiyorlardı.

Öğretmenlerde yine savaş mağduruydu. Tamamen gönüllü olarak ders veriyor, ülkelerinin geleceğine katkı sağlamak için mücadele ediyorlardı.

İHH’nın Rahmet köyü

İHH yine Suriye’nin içinde küçük konutlardan oluşan bir rahmet köyü yapmış. Yardımların yoğunlukla yapıldığı bir zamanda yapılan Rahmet Köyü içinde yüzlerce savaş mağduru insan yaşıyor. Beykoz heyetinin Rahmet Köyü’ne yapmış olduğu ziyaret, savaşın korkunç gerçeğini biz kez daha hatırlatıyor.

Çünkü Rahmet Köyü’nde barınma ikanı verilenlerin birçoğu hasta, yaşlı ve sakat. Bütün gıda, sağlık, giyecek ve ısınma ihtiyaçları İHH’nın sağladığı yardımlarla karşılanıyor.

Bir çadır kentte 125 bin savaş mağduru aile

Yine İdlib’de Türkiye sınırına yakın bölgede kurulan çadır kentte 125 bin insan yaşam mücadelesi veriyor… O bölgeye ulaşmak için küçük kasabalardan geçen Beykoz heyeti alış veriş yapmak için küçük bir bakkalın önünde duruyor. Bakkal Türkiye’nin 60 yıl öncesindeki görüntüyü andırsa da, esnaflar tarafından İslami alışveriş kültürünün kendini imrendirecek şekilde korunuyor olması umut veriyordu.

Bakkaldan, meyve ve Şam Tatlısı alan heyet kalan paranın üzerini almak istemese de, bakkal sahibi bunu kabul etmiyor ve o paranın yerine mal veriyor. Alınmak istemeyen üründen ise yine bakkalın karşısında, sessiz, sedasız bitkin bir şekilde oturan savaş mağduru çocuk nasiplenirken bile üzülerek bu hediyeyi kabul ediyor.

Hava kararmadan Suriye topraklarından çıkın

Suriye içindeki gününü yoğun temaslarla sürdüren 6 kişilik Beykoz ekibi, son ziyaretini yapmış olduğu sırada saatler beşe doğru geliyordu. O sırada telsizden gelen bir anonsla Türk heyetinin hızlı hareket etmesi ve bölgeyi terk etmesi istendi.

Hava kararmadan Suriye topraklarından çıkılması gerekiyordu… Çünkü havanın karamasıyla tehlikenin boyunu artıyor bölgede yaşanan belirsizlik kendini daha çok istikrarsızlığa terk ediyordu.

Suriye’nin İdlib bölgesinin Türkiye’ye yakın kırsalı tamamen savaş mağdurlarına bırakılmış. Güvenliği de yine Türkiye Cumhuriyet Devleti’nin işbirliği yaptığı bir güç tarafından sağlanıyor. Bu silahlı güç ise mühimmat teminini baskın yaparak, ganimet yoluyla sağlıyor.

İHH’nın bölgede yapmış olduğu çalışmaları bilen silahlı güçler İHH komisyonlarının bölgelere girişlerine izin veriyor. Küçücükte olsa, girilen her bölge için silahlı güçlerin onayı gerekiyor.

Bölgede özellikle ulusarası güçler tarafından, çeşitli şekillerde kullanılmak üzere beyin göçü üzerinde çalışmalar yapılıyor. Zeki ve akıllı çocuklar yetiştirilmek üzere götürülürken, sahipsiz kalan çocuklar ise kobay olarak kullanılmak üzere kaçırılıyor. 

İHH’nin bölgede yapmış olduğu köyle ve kurmuş olduğu çadır kentlerinin haricinde, varlıklı Suriyelilerinde savaş bölgesinden kaçıp, oralarda taş evler yapıyor. Bölgenin sağlıklı bir yaşam alanı olabilmesi için yapılan çalışmalar dikkati çekiyor.

Kendi vatanlarında sürgün hayatı yaşıyorlar

Bundan 6 yıl önce hayvanların bile yaşamalarının mümkün olmadığı bölgelerde yaşam alanları kuruluyor, Rusya, ABD ve Esat güçlerinin elinde olan bölgelerde yaşanan savaşta ölen muhaliflerin hayatta kalan eşleri ve çocukları Türkiye sınırına doğru göç ediyor, kendilerine verilen imkânlarla barınmaya çalışıyorlar.

Havanın kararmaya yüz tuttuğu anlarda, Çilvegözü Sınır Kapısına gelen Beykoz Heyeti buradan yeniden Türkiye’ye giriş yaptı.

Dönüş saatini beklemek üzere İHH’nin Reyhanlıdaki kampusunda bir toplantı yapan Beykoz heyeti gözlemlerini aktarırken, özellikle bölgede un ihtiyacı olduğuna dikkati çekti.

Beykoz Heyetinde yer alan Beykoz Rizeliler Derneği Başkanı Mikail Akyıldız, her ne kadar nakit olarak gezdiği yerlerde yardım dağıtımında bulunsa da un ihtiyacının en zaruri ihtiyaç olduğu tespitini yaptığını söyledi.

Beykoz Heyeti, İHH’nın Reyhanlıdaki, içinde imam hatip, milletlerarası ilkokul ve anaokulunun bulunduğu Ebu Ubeyde Eğitim Kampusunda incelemelerde bulundu. Ayrıca rehabilitasyon merkezinin de bulunduğu kampusta, savaş mağduru çocuklara okul öncesi psikolojik destek veriliyor. Kampusta öğretmenlerle birlikte toplam 200 kişi görev yapıyor.

SURİYE İZLENİMLERİNE İLİŞKİN FOTO GALERİYE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ

 

Dost Beykoz - Özel Haber / Suriye İdlib - Kader GÜR

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz