Beykoz’dan Cimer’e yazılan isyan mektubu

  • Güncelleme: 27.04.2021 19:00
  • Okunma: 9589 kez
  • Yorum: 4
Beykoz’da 35 yıldır esnaflık yapan Raif Öztürk, Cimer’e yazmış olduğu şikayet mektubunu kamuoyu ile paylaştı.
Beykoz’dan Cimer’e yazılan isyan mektubu

 

Mektubunda, pandemi döneminde istikrarlı bir çözüm önerisi üretilemediğinden yakınan Raif Öztürk, son alınan kapanma kararıyla esnafın tamamen feda edildiğini söyledi.

Esnaf feda mı edildi?

Bakanlar Kurulunun dikkatine!

Yüce dinimizin; “hakkın hatırı âlidir, hiçbir hatıra feda edilmez” prensibi gereği, maalesef bu acı gerçekleri haykırmak zorunda kaldık. Lütfen ciddiyetle kulak veriniz…

Bir seneyi aşkın bir zamandan beri pandemi sebebiyle, devletimizin kısıtlamaları, sokağa çıkma yasakları, kısmî kapatmalar ve nihayet 26.04.2021 günü Bakanlar Kurulu kararıyla 17 günlük TAM KAPATMA ile maalesef ESNAF feda edilmiştir.

Bir seneden beri halkın paniklemesi ve devletimizin “tedbir alma” adına uyguladığı kısıtlamaları, sokağa çıkma yasakları, kısmî kapatmalar nedeniyle, esnafın aylık ciroları yarıya düştüğü için, her ay borçlar alarak bir sonraki tarihlere yayılıyordu. ‘Yakın bir tarihte normale geçilir’ ümitleriyle, ötelediği borçlar öylesine yığıldı ki, bunları kara kara düşünürken, 26.04.2021 günkü Bakanlar Kurulu kararıyla ve 17 günlük TAM KAPATMA ile maalesef ESNAF tamamen şok olmuştur.

Üstelik te bu 17 gün içinde esnafın dükkân veya mağazaları tamamen kapalı olduğu halde, bankalar maalesef açıktır! Bu nasıl bir iş Allah aşkına?

Bu Bakanlar Kurulumuz hiç düşünmez mi ki; bu bir yıllık borç yığılmalarıyla borç batağına batmış olan esnaf, SIFIR GELİRLE hem sürüklenmiş borçlarını, hem de mu’tâd borçlarını her hafta nasıl ödeyecek? Bunlar niçin hesap edilmez?

Bugün bankalarla bu konuları görüştüğümüzde, “eğer ödeme yapmazsanız, yaptırım uygulamaya mecburuz. Devlet tarafından bize bir öteleme talimatı gelmedi” deniliyor. Esnafın bu felâketi, acaba niçin hiç düşünülmez?

Şâyet birkaç ay ötelense bile, bu borç yığılmalarının altından esnaf nasıl çıkacak?

“ESNAF” denilince; acaba sayın bakanlarımız, her esnafı eşit veya birbirine yakın küçük ticaret birimleri mi zannediyorlar? Böyle zannedildiği, icraatınızdan ve pandemi başlangıcında “esnafa destek” adı altında yaptığınız kredilerden belli oluyor.

Danışmanlarınızdan öğrenemediğiniz gerçekleri biz hatırlatalım ki, yaptığınız hatalı kararları anlayın ve mutlaka telâfi edin artık!

Sizler 20 000- TL cirosu olan bakkal, berber, büfe vb. küçük esnafa da “esnaf” diyorsunuz. 500 000- TL’dan fazla aylık cirosu olan; marka giyim mağazaları, beyaz eşya, mobilya, vb. mağazalara da “esnaf” diyorsunuz.

Bu zan sebebiyle de “esnafa destek” adı altında yardım yaptığınızda, takdir ettiğiniz miktar, sadece küçük esnafın derdine bir nebze derman oluyor. Fakat ne orta derecedeki, ne de büyük esnafın, kısıtlamalardaki veya kapatmalardaki bir aylık zararını bile karşılamıyor. Bundan niçin haberiniz olmuyor? Bu feryatları, borçlanmaları ve batmaları niçin duymuyor, görmüyor ve konuşmuyorsunuz?

Esnafın; fırın, market, bakkal gibi zorunlu gıda tüketimine hizmet eden kısmı, belki de daha avantajlı durumdadırlar. Peki, bunların dışındaki ESNAF, acaba ne durumda?

Bu gerçekler, Bakanlar Kurulumuzun dikkatinden acaba niçin kaçıyor?

Ayrıca, İstanbul Toplu Taşımada, her gün millet kucak kucağa seyahat ederken, bulaş olmuyor da, günde sadece 10-15 kişinin uğradığı tenha mağazalarda mı bulaş oluyor?

Marketlerdeki tıklım tıklım yığılmalarla bulaş olmuyor da, günde sadece 10-15 kişinin uğradığı tenha mağazalarda mı bulaş oluyor? Bu nasıl bir tezattır?

Mağazaların, yani Türk esnafının günahı ne?

Acaba onların danışmanları, şirin görünme adına, “her şey normal sn. bakanım” diyerek sayın bakanlarımızı yanıltıyorlar mı? Oysa Allah indinde özellikle sizler hesap vereceksiniz. Veya seçim yaklaştığında, sizin hakkınızda referansınız ve reklâmınızı yapacak olan esnafın karşısına, hangi yüzle çıkacaksınız?

Bu hatadan dönülmezse veya bu gerçekler görülüp telâfi edilmezse, hangi yüzle esnafı ziyaret edeceksiniz? Hiç düşündünüz mü?

Yoksa şu malum muhalefetin ısrarla “2-3 haftalık TAM KAPANMA YAP...” tuzağına mı düştünüz? Çok yazık! Böylece, esnafa desteksiz ve tedbirsiz icraatınız, “tam kapanma” değil, “ESNAFI FEDÂ ETME, esnafı kendinizden koparma” icraatına dönüşmedi mi?

En kısa zamanda, bütün bu gerçekler masaya yatırılıp, esnafı bu ciddi mağduriyetten kurtaracak köklü tedbirlerin alınması ve hiçbir esnafın mağdur edilmemesi için, önemli bir kredi desteği ve en az bir yıllık daha ötelemeler yapılması dilek ve temennilerimizle saygılarımı sunuyorum.

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Beykoz, Esnaf, Cimer, Raif Öztürk

Yorumlar (4 Yorum)

Melih çelik (2 hafta önce)

Tebrik ederim, eline, gönlüne sağlık sayın raif ağabey. Bende tüm esnaf arkadaşlardan bu ve buna benzer tepkiler alıyorum. Ve esnaf her daim cumhurbaşkanımız destekçisi olmuştur. Lakin bu son yasak neredeyse sadece esnaf için bir kurtulmaya yasak gibi oldu. Allah hayreylesin.

Sedat (3 hafta önce)

Sanırım okuduklarınız sizin zorunuza gitmiş,zoruna gitmeyle ne alakası var bu yazının ülkenin %90 ını ilgilendiren bir yazı kaleme alınmış,günlük yevmiyeyle hayatını idame ettiren insanlar varken ödemelerini yapamayan binlerce esnaf varken bu yazıdan neden rahatsız oldunuz anlayamadım,sanırım sizde tuzu kuru olan %10’luk gurubun içerisindesiniz

Abdülselam bazer (3 hafta önce)

Halil İbrahim gül Efendi niye Zorumuza gitsin ki uzun süredir AK Parti destekliyoruz Ama bu aldı Her kararın doğru olduğu anlamına gelmiyor Sen kayıtsız şartsız sorgulamadan itaat mi ediyorsun Efendi anlaşılan gerçekten tuzun kuru Sesin çıkmadığına göre at gözlüğü ile bakmayın insanların feryadını ve sıkıntısını görün ve duyun hangi ülkede yaşıyorsunuz Papua Yeni Gine de mi efendi !!!

Sedat (3 hafta önce)

Halil ibrahim bey,bu konuya neresinden baktığınızı pek anlayamadım,esnaf zor durumda günlük kazanıp günlük kazanan insanlar var,kapamadan kimse rahatsız değil ancak kapama esnasında madur olacak kesim hiç düşünülmemiş,sanırım vürüsten önce bu sığ zihniyetten kurtulmak gerek...

Yorum Yaz