Yaşam

Beykoz'daki cenazede alkış krizi çabuk bitti

Beykoz'daki cenazede alkış krizi çabuk bitti
24.06.2016 22:33
| | |
14413

Foto galeri Video galeri

Üsküdar Şakirin Cami'nde kılınan cenaze namazının ardından Beykoz'a getirilen Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk'ün cansız bedeni, Kanlıca'da toprağa verildi.

Ünlü İlahiyatçı Profesör Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Karacaahmet'teki Şakirin Camii'nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Kanlıca Mezarlığı'na defnedildi. 

Cenaze namazına, Öztürk'ün oğulları Mustafa, Cüneyt, Halil ve kızı Saniye'nin yanı sıra CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’li Muharrem İnce, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan, işadamı Yılmaz Ulusoy, Mustafa Sarıgül, Saba Tümer, şarkıcı Çelik ve yüzlerce seveni katıldı. Öztürk’ün ailesi namaz öncesi taziyeleri kabul etti.

Daha sonra  kılınan namazın ardından Öztürk’ün cenazesi, omuzlarda tekbirler eşliğinde cenaze arabasına konuldu. Bu sırada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da tabuta omuz verdi. Öztürk, defnedilmek üzere Kanlıca mezarlığına götürüldü.

Kanser hastalığıyla mücadelesini kaybederek vefat eden İlahiyatçı-Yazar Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Beykoz Kanlıca'daki Aile Kabristanı'nda toprağa verildi. Cenazenin defnedilen yere gelişi sırasında bir grup seveninin "Güle güle Hocam" diyerek alkışlamaya başlaması ise kısa süreli bir krize neden oldu. Özellikle Prof. Öztürk'ün yakınları, alkışlayanlara tepki göstererek, "O bunu istemezdi, yapmayın" dedi. Alkışlayanlar ise bundan vazgeçerken, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk'ün defni sırasında çocukları ve torunlarının gözyaşı döktüğü gözlendi. Öte yandan Dost Beykoz'a özel bir açıklama yapan Beykoz Müftüsü Hüseyin Demirtaş, cenazelerde ttefekkür etmenin ve ölümü düşünmenin en doğru hareket olacağını kaydederek, "Alkışlamak ya da bağırıp çağırmak uygun değ-ildir. Dinen uygun olması gereken tefekkür etmen ve ölümü düşünmektir. Peygamberimiz de cenazeleri mezara kadar götürür, burada bağırış-çağırış olmadan, tefekkür içerisinde defnederlerdi" dedi.

'Mezar taşında doğumu farklı yazılıydı'

Birçok kaynak Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk'ün doğum tarihini 22 Haziran 1945 olarak gösterirken, Kanlıca'daki mezar taşında farklı bir tarihin yazılı olması dikkat çekti. Mezar taşında Prof. Dr. Öztürk'ün 22 Haziran değil 5 Şubat'ta doğduğu yazılırken, yaşı ise 71 değil 65 olarak gösterildi. Öte yandan ulusal basında yer alan haberlerde de Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk'ün doğum tarihinin ailesi tarafından 22 Haziran 1945 olarak teyit edildiği öğrenildi. Prof. Öztürk'ün oğlu Cüneyt Öztürk, basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda, "Allah, doğduğu günde kendisini yanına aldı" diye konuştu.

'Mahir Taştan da tabuta omuz verdi'

Üsküdar Şakirin Cami'nde Cuma Namazı'nın ardındna gerçekleştirilen törene başta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere Muharrem İnce gibi isimler katılırken, Kanlıca'daki törende de bu kez CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir Taştan, Prof. Öztürk'ü yalnız bırakmadı. Defin sırasında tabuta omuz veren Mahir Taştan, ardından defin sırasında bir süre dua da etti. Kansere karşı verdiği mücadeleyi kaybederek yaşama veda eden İlahiyatçı-Yazar Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk'ün Kanlıca'daki defni sırasında aile ve yakın çevresi kendisini yalnız bırakmazken, Beykoz'dan da Prof. Öztürk'ü seven çoğunluğu kadın birçok kişi, Prof. Öztürk'ü son yolculuğuna dua ve gözyaşlarıyla gönderdi. Öte yandan ağaçlandırmanın çok fazla olduğu Kanlıca Mezarlığı'nda Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk'ün yattığı yerin, deniz ve boğaz manzaralı olduğu ve mezarın yan taraftan da Avrupa Yakası'na baktığı fark edildi.

Cenazede bağırıp çağırmak uygun değidlir. Tefekkür etmek, ölümü düşünmek dinen uytgun olması gereken budur. Alkışlamak, bağırıp çağıırmak uygun değildir. Peygamberimiz cenazeyi mezara kadar götürür orada bağırıp çağırmadan, tefekkür içerisinde cenaze başında bulundulkar.

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Beykoz Haber, yaşar Nuri Öztürk, Cenaze, Defin, kanlıca mezarlığı

2 Yorum
Zafer ÇOBAN04.08.2016 23:50:41

Sanki yaşar nuri bu milletin dini islama çok saygılıydı.İslam ile dalga geçenin sonuda böyle umursanmayan bir haber ile olur.Nasıl yaşarsan öyle anılırsın....

Süreyya DALKA07.07.2016 20:36:52

Haberi okudum. Hatta iki kere okudum; bir haksızlık yapmak istemediğim için. Bir ölüm haberinin ve devamında cenaze haberinin formatı bellidir. Cenaze dediğimize göre bir "insan ölümünden" bahsediyoruz demekki. Cenaze olduğuna göre hürmet ve saygı içinde büyük cemaat ile yapılan merasi söz konu. Haberde geçen "........'cansız bedeni' Kanlıva'da toprağa verildi." İfadesi ile belli ki haberi yapan şahıs cenazeye karşı hürmetsizliği ve saygısızlığı Nasıl vurgulayabilirim diye bir hınç ve kin ile kaleme almış. Yakıştıramadım diyemeyeceğim zira bu üslup nezaketsiz ve zerafetsiz dil yazı diline de yansıdı. Oldu olacak haberi "bir daha geri dönmemek üzere toprağa gömüldü" diye yazsaydınız. Utanmadan sıkılmadan bir de cenaze adabıyla ilgili ders vermeye kalkışmış ve referans olarak da Peygamber Efendimizin hadisi şerifini mealen açıklamaya çalışmışsınız. Umarım yanlışı düzeltir ölülerin arkasından daha güzel bir dil kullanarak itibarsızlaştırmaya gayret etmemiş olursunuz.

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"