Beykoz'da yaşamak zordur dostlar

  • 16.10.2020 15:06
  • Okunma: 1779 kez

Talip ERCAN


​Affınıza sığınarak yazıyorum!

Eskiden yani birkaç yıl öncesine kadar çıkmış olduğun il dışı gezilerimden dönüşte Beykoz’a gelmek için dönebilmek için heyecan yaşardım… Şimdilerde ise bunun tam da zıttı duygular yaşıyorum…

Çok ama çok uzun yıllardır spor medyasındayım…1992 yılından itibaren Fotospor, Fotomaç, Fanatik, Akşam, Güneş, Hürriyet-Spor, Günaydın gibi günlük gazetelerde çok iyi, güzel anılarla dolu foto muhabirliği, sayfa yönetmen yardımcılığı, Almanya baskılar sayfa yönetmeni, köşe yazarı, milli takımlar güreş haberler sorumlusu konumunda görevlerde bulundum. Hepsine ilişkin gazete sayıları ile dolu 10 koli arşivim bulunmakta.

Evlilik hadisesi sonrasında hem kendi işim, hem de akşamları sıfırdan, stajyer olarak başladığım profesyonel gazetecilik mesleğine şehir dışı yolculuklar ve gece geç saatlerde biten ilk baskıları bekleme mecburiyetim nedeni ile ara vermek zorunda kaldım.

Sonraki süreçte Beykoz ilçemizin tarihteki ilk düzenli yayın olarak yıllarca ara vermeksizin çıkan Beykoz Haber Gazetesinde görev üstlendim. Ardından Beykoz’da kurulan değişik gazetelerde de çalışmalarım, emeklerim oldu.

2009 Yılında kendi profesyonel çalışmam olan Erha Beykoz markam ile yola devam ettim. Hatta o sıralar Spor Müdürü olduğum Dost Beykoz Gazetesinden iki yerde de görev yapmak etik olmayacağından Kader Gür’den izin alıp ara verdim, sonrasında birkaç sene sonra yeniden döndüm, halen daha yazılarım devam etmekte.

Peki kardeşim seni zaten biliyoruz, bilmeyenler de az çok tanır seni neden bunları yazıyorsun ki sana ayrılan köşeyi özel sorunları için meşgul ediyorsun diyenler olacak olsa da affınıza sığınarak yazma gereği duydum.

Ben 20 sene yer aldığım Medya Dünyasından manevi anlamda çok güzel anılar biriktirsem de maddi anlamda çok yıprandım, yıllarca kendi sitelerimi kendim finanse ettim, halen daha cebimde İstanbul Kartım ile maçtan maça koşmaktayım.

Beykoz ilçemizde maalesef değişik ve de kötü bir bakış açısı var… Özellikle spor kulüpleri bazında kafalarda neler dolaşmakta çok iyi bilirim… Bir çok kez örneğini yaşadım ve de yaşamaya da devam etmekteyim ki siz ne kadar iyi niyetli olsanız, fedakarlık yapsanız, bir yere gelince sanki mecburmuşsunuz intibahı uyanmakta ve de bu beni yıprattıkça yıprattı…

Aldığımız, maddi manevi yaraların haddi hesabı yok… Ahde vefa olmayan bir dal spor ve kulüpler… Dışarıdan gelenlerin yani ilçe dışından bu işi yapanların el üstünde tutulup, cebine sağlam rakamlar konulup uğurlandığını gördü bu gözler yıllarca. Hele ki son yaşadığım hadise işin tuzu biberi oldu… Emekten anlamayan, ama spor haberleri ayda yolda bir çıkanlara gösterilen ilgi alaka beni pes etme noktasına getirdi, ki onları da kınamıyorum, her yiğidin bir yoğurt yiyişi var, ben ömrüm boyunca yoğurdu hep kaseme bakıp yiyen biri oldum, başaramadım değişik yiyiş tarzlarını. Artık eskisi gibi olmayacağım…

Dost Beykoz Gazetesinde Spor Sayfa Sorumlusu olarak ahde vefa gereği haberlerimiz çıktı ve de çıkmakta. Ancak bundan sonra daha farklı kulvarlara geçiş yapma düşüncesindeyim. Beykoz Haber Gazetesinde iken yaptığım Kalpten Beykozlular türü bir yazı dizisi başlatma düşüncesindeyim.

Bundan sonra sadece bana ve mesleğime saygı duyanları, incitmeyenlere, yaralamayanlara, darbe  vurmayanlara değer vereceğim… Hayatımda güzel bir temizlik yapmanın zamanı geldi…. Olabildiğince spor haberlerini daraltacağım… Tamam bize verilen tam sayfayı doldurmak hiç de sorun değil, nitekim gerçekten bana ve yaptığım işe saygısı olan dostlar da biriktirdik bu spor dünyasında.

Yıllarca kamuoyunda yaptığım haberler ile gündeme gelen, ön plana çıkan kaba tabiri ile işin havasını-cıvasını atanlar ile artık işim olmayacak. Bir birlerinin arkasından neler, neler konuşup, aynı masalarda, aynı mekanlarda, aynı yemekte yan yana gülücükler saçanlar sizlerin ruh halleriniz anlamakta zorluk çekiyorum… Sağlam bir karakter testi yaptırmanızı öneririm.

Kader Gür’e verilmiş bir sözümüz var, sayfaları dolduracağız… Son diyeceğim o ki iki yüzlü insanlar yüzünden şu Beykoz’u terk etme kararım bir köşede duruyor… Şimdilik önümde olan bazı vazifelerim ve de özellikle Alzaymır olan anneme olan sorumluluğum buna engel… El birliği ile içimdeki amatör ruhu körelttiniz.

Çok ama çok özür dileyerek şahsi sorunlarımı, düşüncelerimi yansıttım bu kez hakkınız helal edin… Spor haberlerini bu kez sayfadan okumakla yetinin diyorum… Gerçek spor dostları ile samimi haberler ile devam diyorum. Kader Gür’den ise özellikle bu yazıyı şahsi sorunlarımı yazdığım için peşinen beni mazur görmesini istiyorum…

İt ürür kervan yürür dostlar!

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları