Sinan KAVRAKOĞLU
  • 07/06/2024 Son günceleme: 07/06/2024 20:38
  • 2.015

Şaka değil, çeyrek asırdan daha uzun bir süredir yazıp çiziyoruz…

Alaattin Köseler’i iki, merhum Yücel Çelikbilek’i üç ve Muharrem Ergül’ü bir dönem gördük, yazdık, analiz ettik. Diğer başkanlarımız, Ali Zengin ve Şevket Arıkan’a her ne kadar tevellütümüz yetse de Beykozluluğumuz pek yetmiyor. Bu fakir 1998’de yerleşti Beykoz’a…

Allah selamet versin, Ali Zengin’in başkanlık dönemini bilmesem de merhum Yücel ağabeyin ekibinde Beykoz’a verdiği hizmetleri iyi biliyorum. Beykoz siyasetinde yeri doldurulamayacak, efsane isimlerden biridir bence.

Muharrem Ergül… Kardeş Mulheim Belediyesi ile yaptığı çeşitli alanlardaki işbirliği projeleri olağanüstüydü. Hele hele üniversiteler arası yapılan çalıştayla Beykoz’a çizilen vizyon… Keşke pratiğe dökebilecek zamanı olsaydı. Bu gün bambaşka şeyler konuşuyor olurduk.

Ya Yücel Çelikbilek…

Beykoz’un neresine giderseniz gidin onun izlerini görürsünüz.

Hepsi Beykoz için bir şeyler yapmanın gayretinde oldu. Ekipleriyle geldiler, ekipleriyle gittiler.

Ve tabi Murat Aydın…

Murat Aydın içlerinde en çok tartışılanı oldu. Zira Beykoz ile tek bağı amcası ve yengesinin mezar yeriyle sınırlı olmuş bir siyasi figürdü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın emaneti olarak çıktı sahaya ve bunu çok güzel kullandı.

Tarihi bir farkla seçimleri kazandı ama kerameti kendinde gördü.

Kibirlendi, güç sarhoşluğuna kapıldı.

“Astığım astık, kestiğim kestik” dedi.

Kimseyi takmadı, dinlemedi.

Aylarca, yıllarca randevu alamayan koca koca insanların öfkesi birikti de birikti.

Sabaha karşı operasyonlarıyla, yüz yıllık baba ocağını başına yıktığı insanların öfkesi birikti de birikti.

Belediyedeki yüzlerce emekçiye karşı takınılan tavır, uygulanan mobing, aşağılama, eziyet haliyle öfkeleri birikti de birikti…

Sonuç, 1430 oy farkla seçimi kaybetti.

Demek ki Cumhurbaşkanı da olsa emanet de bir yere kadar.

Tevazu zırhına bürünmek yerine Ali kıran baş kesen olursan hizmette ne kadar başarılı olursan ol seçmen gereğini yapar.

Bunları neden yazdım.

“Adam kaybetti, kenara çekildi bırak artık” dediğinizi duyar gibiyim…

Tüm bu uyarılarım ikinci dönemini altın tepside önünde bulan Alaattin Köseler’e aslında.

Zira çevresinde dolanan, iş bekleyen, görev bekleyen hatta göreve getirilen bazı isimlerin -Ekrem İmamoğlu’nun atadıklarını şimdilik tanımıyoruz- cemaziel evvellerini çok iyi biliyoruz. Önceki yazımda da bu konuya dikkat çekmiştim. Görüyorum ki genel bir rahatsızlık var çünkü değerli yazarımız Erdal Öztürk de olanca tecrübesiyle, kalın puntolarla uyarılarını sıralamış.

Ez cümle: Harvard Üniversitesi siyaset programını dereceyle bitirmiş olsanız bile vizyonunuz yoksa Göksu Deresi’nin altına tüp geçit yapmaya kalkarsınız.

Tevazu zırhına bürünmezseniz, olağanüstü projelere ve hizmetlere imza atsanız dahi seçmenden tokadı yersiniz.

Yaşadık gördük…

Tekrarı olmaz inşallah.

Yazarın Yazıları