Yaşam

Beykoz’da hafta sonu nasıl yaşanır?

Beykoz’da hafta sonu nasıl yaşanır?
2014.07.13 00:00
| | |
15987

Hafta sonu koşuşturmalarını, yaşananları sizlerle paylaşma geleneğini devam ettiren Dost Beykoz hafta sonu geniş bir alanda yaşananları takip etti. Beykoz Mübarek Ramazan ayı öncesinde hareketli günler yaşıyor.

Hafta sonu koşuşturmalarını, yaşananları sizlerle paylaşma geleneğini devam ettiren Dost Beykoz hafta sonu geniş bir alanda yaşananları takip etti. Talip Ercan, Beykoz Sahilinden, Beykoz Korusuna, Kaymakdonduran Korusuna, Beykoz Çayırına kadar uzanan kilometrekarelik alanda bir gözlemde bulundu. İşte Beykoz’dan hafta sonu görüntüleri.

Beykozlular sıcak yaz günlerinde her ne kadar gündüz saatlerinde dışarı çıkmamayı tercih etse de Cumartesi-Pazar aralığında bu düşüncelerini bir tarafa bırakmayı yeğlemekte. Bizlerde Paşabahçe Merkezden sosyalleşme alanlarına yolculuğumuzu başlattık. Sultaniye parkına kadar pek de hareketlilik yoktu, parkta ise bir köşede Büyükşehir Belediyesinin monte ettiği spor aletleri ile spor yapanlar dışında çocuk parkında nispeten bir yoğunluk vardı. Her ağaç gölgesi ise birileri tarafından paylaşılırken genelde emekli insanların dostları ile koyu sohbetlerine şahitlik ettik. Sahil bölümüne geçtiğimizde balık-ekmek işletmelerinde öğleden sonranın ilk saatlerinde nispeten az müşteri vardı. Banklardan boş olanlara bile rastladık. Kulüp önünde her zaman amatör balıkçıların yoğun sıralandığı noktada yine iki elin parmak sayısı kadar az balık tutan vardı.

Beykoz Korusuna yöneldiğimizde, su mizanpajından çıkan sesleri dinleyip bir süre soluklanmak yorgunluğa çare olmakta. Yolu kat etmeye başladığınızda piknik yapanlara rastlamaya başladık. Gölge yerlerde hiçbir metrekare boş değildi. Genelde İstanbul plakalı olan sıralı araçlar iki yana düzensiz park edince kalan tek şerit zaman zaman sıkıntı yaşatıyordu.

Korudaki güzergah boyunca çöp konteynırlarından çıkan ağır koku rahatsızlık yaratsa da yapılacak bir şey yoktu.

Beykoz Korusu’nun diğer giriş noktası yani, Beykoz Fidanlığı noktasındaki girişi önündeki Çay Bahçesi işletmesinde Beykoz’dan az sayıda tanıdığa rast gelirken, genelde ilçe dışından gelenler yoğunluktaydı.

Beykoz Korusunun üst kısımlarına doğru tırmandığımızda geçmiş yıllarda her hafta sonunda bir yöre derneğinin pikniğine rastlanırken Pazar günü boş bir Beykoz Korusu görmek şaşırtıcı oldu.

Turumuza Beykoz Kaymakdonduran yönünde devam ederken bir taraftan Davul Zurna sezi, diğer yandan Karadeniz müziğinden örneklerini yansıtan sesler yükseliyordu.

Elmalı Yolu, Kaymakdonduran sapağında Polonezköy’ü soran bir araç sahibine yolu tarif ederken Polonezköy’ü de ileriki haftalarda listemize dahil etmeyi not ettik. Kaymakdonduran Korusunda ilk kalabalık meydanda toplanmıştı. Yaklaşınca gördük ki heyecanlı bir yarışmaya denk gelmişiz. Kafamızı kaldırıp baktığımızda Medicalpark Fatih Hastanesi’nin şenliğine rastlamışız. Yarışan çiftler… İlginç bir yarışma yani eşlerinin kocalarını traş ettiği köpüklü bir yarışma olduğunu gördük. Organizasyon komitesindeki isim alkışlarla yani en fazla alkış alan çifti birinci ilan etti. Ardından içi su dolu balonları bir birine atan ve bunu yaparken de balonu patlatmamaları gereken çiftlerin heyecanlı ve sulu eğlencesini dikkatli gözlerle takip ettik. Eeee, şenliği yapan Türkiye’nin en tanınmış sağlık markalarından biri olunca yok yoktu desek yeridir. Izgaralar, börekler, meyveler, sıcak ve soğuk içecekler hiçbir eksiklik yaşatmayacak derecede çoktu. En önemlisi de buzdolabında her an içilmeye hazır soğuk pet şişe suların bulunmasıydı.

Medicalpark şenliğinden yeniden yola koyulup diğer yöne geçtik, burada genelde kendi aileleri ile bağımsız gelen vatandaşların sessiz ve sakin piknik anına şahit olduk. Kaymakdonduran Piknik alanının Akbaba Yönüne bakan kısmına yöneldiğimizde kemençe sesinin davul zurna sesine karıştığına şahit olduk. İlk gittiğimiz bölgede Sinopluların pikniğine rast geldik, davul-zurna eşliğinde yöresel oyunlarını oynayanları geride bırakıp bu kez Rize-Trabzon Dost Aileler piknik noktasına geldik. Burada da neşeli mi neşeli anlara şahitlik ettik.

Kaymakdonduran Bölgesinden çıkıp Akbaba istikametine yöneldiğimizde yukarılardan gelen silah seslerine rast geldik. Hatta önümüzde yol kenarına aracını park eden piknik yapmakta olan aileleri bir an endişe ile seslerin geldiği yöne yöneldiklerinde bizde Paintbol oyun alanının olduğunu hatırlatıp endişelenmeye gerek olmadığını söyledik.

Akbaba yoluna sapmadan Şahinkaya yönüne dönüp Beykoz Stadı yapılacak alanı yüksek bir noktadan resimlemek istedik. Hünkartepe bölgesinin en yüksek yerine tırmandığımızda kan ter içinde kaldığımızı adeta elbiseleri ile denize düşmüş ve çıkan bir insan görüntüsünde hissettik kendimizi. Hünkartepe’den işimiz halledip ana caddeye inip istikameti Beykoz Çayırına çevirdik. Klasik bir Pazar anı yaşamakta olan tarihi çayırda her ağaç gölgesi ailelerce sanırsınız ki haftalar öncesinden rezerve edilmiş!

Dere tepe düz gidip akşam karanlığına doğru Beykoz istikametine yöneldik. Dalyan Cafe dolu mu dolu idi ve boş masa ve sandalye yoktu. Beykoz Merkezde yüzme amacı ile Riva ve Poyraz’a gidip dönmüş olan insanları bu kez otobüs aktarma durağını doldurmuş gördük. Haa bu arada onca yorgunluğa karşın Kızılay Marmara Bölge Müdürlüğünden gelen ekibe kan bağışında bulunan talebimizi sunup resmi işlemlerin ardından 470 ml. bağışımızı yaptık.

Yorgunluk ne kelime ayaklarımızı bağlasan durmaz. Sahile yol boyu yürüyüşümüz başladı. Gündüz vaktinde dedik ya iki elin parmakları kadar az amatör balıkçı varken akşam-yatsı arasındaki saatte iğne atılsa yere düşmez misali bir yoğunluğa rastlamamız pek de şaşırtıcı olmadı. Yalnız 3’erli 5’erli çekilen balıkların biraz küçük olması dikkatlerimizden kaçmadı. Bölgedeki Çay Bahçesi içerisi ile dışarısı ile dopdolu idi.

Yol boyunca birçok tanıdık sima ile sohbetler yaptık. Sorulan ilk sorular hep Beykozspor’daki gelişmeler idi. Birileri her ne kadar Beykozspor’u dar bir bölge kapsamında az sayıda ilçe sakininin gündem noktası olarak yansıtma gayretinde olsa da ilçede tartışma götürmeksizin bir Beykozspor gerçeği var. Büyük bir küskünler grubu var, yani Beykozspor’u tribünlerde kalan 300-500 kişiden ibaret sanmak yanlış mı yanlış. 

Kilometreler süren hafta sonu Pazar gezintimizde dikkat çekici konu ise Beykozluların ilçelerindeki nefes alınacak, hoşça vakit geçirilecek alanların farkında olmamaları idi. İlçe sakinleri Boğaziçi’nin karşı yakasına geçip Taksim, Beyoğlu, Beşiktaş, Ortaköy ekseninde dolaşıp dururken İstanbul’un dört bir yanından gelen Beykozlular, hatta sayabildiğimiz plakalara göre 20 değişik il plakası ile ilçeye gelen piknik yapan insanlara rast gelinmesi garip bir tezat olmaya devam ediyor.

Dost Beykoz / Talip Ercan

Anahtar Kelimeler: Beykoz, Hafta Sonu, Piknik, Talip Ercan, Beykoz Korusu, Kaymakdonduran, Beykoz Çayırı


DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"