Beykoz'da ekmek kavgası

  • 17.09.2019 08:47
  • Okunma: 7809 kez

Sinan KAVRAK


Çoğunuz bilirsiniz, uzun yıllardır Beykoz ve Paşabahçe’de Fotoğraf Stüdyolarım vardı.

En azından üç sene öncesine kadar… Bu zaman zarfında hamdolsun çok insan yetiştirmek nasip oldu. Hem esnaflığı, hem fotoğrafçılığı öğretmeye gayret ettik. Şu an Belediyede fotoğrafçı olarak görev yapan iki genç kardeşim ve onlar gibi niceleri bu fakirin tezgâhında yetişmiştir.

Fotoğrafçılığın temel eğitimini 1987 yılında dönemin en iyi ustalarının yanında öğrendim. Sonra da yaklaşık bir yıl kadar Çin Halk Cumhuriyeti’nde Photo-Finishing (fotoğraf baskı sistemleri) üzerine eğitim gördüm ve Beykoz’a yerleştiğim 1998 yılına kadar bu konuda Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırdığımız baskı sistemlerinin ithalat, satış ve teknik servisini yönettim. 2001 kriziyle aile şirketimizi küçültmek zorunda kaldık ve hamdolsun o gün bu gündür mütevazı bir şekilde böylece yaşayıp gidiyoruz.

Yani yaptığım işi, işim olduğu için yapıyorum. Evimi, ailemi ellerinizden öper üç evladımı, bu işimden Allah’ın lütfettiği kadar kazandığımla geçindiriyorum. Ta ki bir hafta öncesine kadar…  

Neden makaleme böyle giriş yaptığımı merak ediyorsunuz. Öncelikle şunu söyleyeyim bu makalem biraz uzunca olacak. Ama Allah’ın, meleklerinin ve peygamberlerinin laneti üzerime olsun ki hiçbir satırında hilaf-ı hakikat olmayacak!

Bir hafta önce Beyyap AŞ’nin kiracısı olarak çalıştırdığım Beykoz Belediyesi Nikâh Salonu Fotoğraf hizmeti sözleşmem, Belediye Başkanı Murat Aydın’ın talimatıyla sona erdirildi. Üstelik sözleşmemin sona ermesine beş ay kala. Kaldı ki beş ay sonra sözleşmemin süresini uzatmayacağından da adım kadar emindim!

Sözleşmemin böyle alelacele üstelik Başkan’ın talimatıyla sona erdirilme sebebi elbette tahmin edeceğiniz gibi Dost Beykoz’da yayınlanan “Bina Fiyatına Merdiven Yapmışlar” başlıklı haberdi. Düşünün ki, haber yayınlandı ve ben yıldırım hızıyla kendimi kapıda buldum.

Tabi sözleşmemin fesih gerekçesi olarak bu haberi yayınlamış olmamız gösterilmedi. Geçtiğimiz 16 Haziran’da nikâh salonunda yaşanan ve mağduru olduğumuz bir arbede gerekçe gösterildi. Üstelik bizzat Belediye Başkanı Murat Aydın tarafından Beykoz Merkez Camii’nde bir öğlen namazı çıkışında aynen şu cümlelerle ifade edildi; “o arbedede teftiş kurulu sizi suçlu bulmuş. Karşı taraf ta baskı yapıyor. Teftiş kurulu raporu gelsin konuşuruz.” Tabi konuşamadık! Ama baskı yaptığı iddia edilen karşı tarafla görüştük, (zira yetkili bir konumda olduğu için, darp raporları ve video görüntülerine rağmen kendisinden şikâyetçi olmamış, karakoldan geri dönmüştük), bize bir yakınım vasıtasıyla söylediği, “baskı yapmam söz konusu değil. Sadece olay günü Başkanla görüştüm. Bir daha ne o beni, ne de ben onu aramadım” sözleri oldu.

Teftiş Kurulu Müdürünün altı şahidin yanında bizatihi ağzından çıkan sözler; “Sinan bey video görüntülerine göre mağdur olan taraf sizsiniz. Sizlik bir durum yok. Biz Belediye olarak güvenlik zafiyeti olup-olmadığı yönünde inceleme yapıyoruz.” Oldu. Zaten o günden sonra bazı güvenlik personeli değiştirilip, sayıları da artırılmıştı.

Sorumlu Başkan Yardımcısı’yla fesih öncesi iki kez telefonda görüştüm. İlk görüşmemde, teftiş kurulu raporundan bahsetmeye başlayınca ben direkt haberden dolayı olduğunu bildiğimi söyledim. Ancak bir insanın ekmeğiyle oynamak, onu ekmeğiyle tehdit etmek ve terbiye etmeye çalışmak… Bu olmamalıydı! Bana söyledikleri, “ama siz de yazıişleri müdürüsünüz. Elbette sorumlusunuz” dedi. İki gün sonra bir daha görüştük ve sonra defalarca aramama rağmen lütfedip telefonuma bakmadılar. Ama en azından fesih gerekçesinin o haber olduğunu ikrar emiş oldu.

Daha sonra önemli bir toplantıda Belediye Başkanı bizim için, “Tayyip Bey’e bunu nasıl yaparlar?” diye serzenişte bulunmuş.

Başkanı tenzih ederek, üstüne alınanlara söylüyorum; asıl sizler Tayyip Bey’e bunu nasıl yaptınız! Yıllardır bu partiyi babasının çiftliği gibi sömürenler, Tayyip Erdoğan’ın halk nezdindeki sevgisini sonuna kadar istismar edip, onun sırtından seçimler kazanıp, kendine göre proje kadrolar kurup millete tepeden bakan kibir abidesi şımarıklar, bunu Tayyip Bey’e nasıl reva gördüler!

Anlamakta zorlandığım, bir yandan “1,4 milyardan kala kala 360 milyon TL kaldı” diye girdiğin her ortamda yakınacaksın, öte yandan “Beykoz’un kaynakları nasıl kullanılmış” diye haber yapan gazeteye ve sorumlularına mobingin alasını, zulmün daniskasını yapacaksın!

Sıkıntı yok! Azdan az, çoktan çok gider!

Murat Aydın beni ekmeğimden ederken, kardeşim Kader Gür’e de çalıştığı kurumda mobing uygulanması için bir takım temaslarda bulunmuş. Koskoca belediye başkanının düştüğü durum maalesef bu!

Bu makalemden dolayı mobinge devam edilir mi, edilirse seviye daha ne kadar düşürülür bilemiyorum. Lakin bundan böyle daha cesur ama mutlaka doğru haber ve yazılarla sizlerle olmaya devam edeceğiz inşallah.

Sümerliler tarafından inşa edilen ve Tevrat’a göre insan kibrinin utanç kaynağı olarak gösterilen Babil Kulesi’nin gökyüzüne uzanan merdivenleri hikâyesini bilirsiniz. Kaç milyona yapılmıştır bilmem ama bazılarına göre insanın ilahlaştırdığı nefsine işaret eder. O nefis öyle bir kibre kapılır ki, insanları hatta çalışanlarını bile minicik, adeta bir eşya gibi görür.

Daha güzel, daha anlamlı bir şeyler yapmak istiyorsanız ihtiyaç sahibi insanların burslarından, ayni ve nakdi yardımlardan değil, yaptığınız festivallerden tasarrufa gidin.

Siyasal okuyan kardeşlerime de bir tavsiye; krizlerden fırsat çıkarmak, bir taşla üç-beş kuş vurmak elbette başarılı siyasetçi olmanın olmazsa olmazıdır. Ama her zaman ve her işinizde asgari ahlak kurallarına uymayı unutmayın…

Son söz olarak, Âlemlerin Rabbi olan Allah “ben kulumun rızkına kefilim” dedikten sonra bizim rızıktan yana tasaya düşmemiz asla söz konusu değildir.

Her kes kendisine yakışanı yapar ve yaptığından sorumludur. 

Anahtar Kelimeler:

Yorumlar (3 Yorum)

NigneKaco (3 hafta önce)

Öncelikle Cetin ünlu biz beykoz da dogduk beykoz da buyuduk ve kimin ne oldugunu da biliriz. Sinan bey kuyruk acisiyla yazmak yerine Murat baskanin yanlisini yazmayip yalakalip yapip Kral Ciplak ta diyebilirdi. Sonunda olaylarin bu boyuta gelip basinin ağritilacagini bilemeyecek kadar da siyaset'ten bi haber değil kendisi. Dolayisi ile insanin dogru bildigini yazmasi veya murat baskanin veya ekibinin yanlis isler yaptiklarini yazmasi ne zaman kuyruk acisi olmustur. Üstelik sinan bey'in bunlari yazmasi Beykoz lularin hislerine tercuman olmustur sadece çünku beykoz halki murat başk. Ne yaptigini veya ne yapmadigini cok iyi goruyor ve takip ediyor zaten. Ayrica sinan bey in hakli oldugu bu konuda vede her daim Ak Parti nin yaninda ve savunucusu olmus bu kisiyi ak parti beykoz ilce baskanimiz ve yonetimi, meclis uyelerimiz ve yore derneklerimiz neden sinan bey e destek olmazlar? Neden bu konuda sinan beyi yalniz birakip Murat bask. Bu yanlistan donmesini telkin etmezler?

Abuuzeeya (1 ay önce)

Maalesef dünya böyle bir yer oldu, sende İsrail’in zulmü altında kalan Filistin gibisin ama üzülme sen doğru dur eğri belasını bulur

Kiziroğlu mustafa bey (1 ay önce)

Hayırdır dostbeykoz, Ayranı ufleyerekmi iciyosunuz ?

Yorum Yaz
Yazarın Yazıları