Siyaset

Beykoz'da CHP'lilerden gaf üstüne gaf

Beykoz'da CHP'lilerden gaf üstüne gaf
27.03.2016 21:11
| | |
9545

Foto galeri Video galeri

CHP Beykoz İlçe Gençlik Kolları tarafından düzenlenen konferansa, Milletvekillerinin sözleri damga vurdu.

CHP Beykoz İlçe Gençlik Kolları tarafından düzenlenen konferansa, Milletvekillerinin sözleri damga vurdu.

Yerel Yönetimler ve Gençlerin Siyasetteki Yeri adıyla CHP Beykoz İlçe Merkezi'nde gerçekleştirilen seminere, CHP'li Milletvekillerinin gafları damga vurdu. Pek çok kesim tarafından sevilen Sarıyer'in CHP'li Belediye Başkanı Şükrü Genç'in de davet edildiği seminerde, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın argo sözcükler kullanması ve genç Milletvekili Onursal Adıgüzel'in Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu'nu sert sözlerle eleştirmesi gündem yarattı.

 

CHP İlçe Başkanlığı tarafından desteklenen ve CHP Beykoz İlçe Gençlik Kolları tarafından düzenlenen seminere CHP Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak, CHP İstanbul Milletvekilleri Mahmut Tanal, Barış Yarkadaş ve Onursal Adıgüzel ve Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç katıldı. CHP İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Kenan Otlu'nun da konuşmacı olarak davet edildiği programı, CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir Taştan, Beykoz Belediyesi'nin CHP'li Meclis Üyeleri ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile partili vatandaşlar takip etti.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından kürsüye ilk olarak Barış Yarkadaş davet edildi. Bir toplantıya katılmak üzere ayrılacağını belirten CHP İstanbul Milletvekili Yarkadaş, bugün katıldıkları Burunbahçe eylemi ile ilgili bilgi verdi. Konuşmacılar arasında yer almamasına rağmen kısa bir selamlama konuşması yapan eski Bakan ve Milletvekili Erdoğan Toprak, genel siyaset konularına değindi. Aynı zamanda CHP Genel Başkan Başdanışmanı da olan Erdoğan Toprak, özellikle uluslarası siyasette Türkiye'nin yalnızlaştığına dikkat çekerek, turizm konusunda yaşanan sıkıntıları da gündeme taşıdı.

CHP Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak, şunları anlattı:

Erdoğan Toprak: “Terör olan ülkeye hangi turist gider?”

"Türkiye'de şu anda bir güç zehirlenmesi var ve bu zehirlenme artık doruk noktasına çıkmıştır. Ben merkezli bu nokta, dış politikadan tutun özgürlük alanına, Kürt meselesine ve ekonomide Türkiye'yi darboğaza sürükledi. Şu an Türkiye'nin ekonomisi durmuştur ve özgürlük alanında da despotizm hakimiyeti başlamıştır. Türkiye bu şekilde yönetilmeye çalışmaktadır. Kürt meselesinde her gün cenazeler geliyor ve Kürt meselesi, PKK-İmralı-Derin Devlet üçgenine teslim edilmiştir. Kürt Halkını ise PKK terör örgütü teslim almış durumdadır. Bu iktidar da o bölgeleri, dış güçlerin, dış istihbarat örgütlerinin emrine terk etmiş durumdadır.

Dış politikaya gelince... Türkiye, hiçbir dönemde olmadığı kadar yalnızlaşmayı bu dönemde yaşadı. Hiç komşumuz kalmadı. Türkiye gibi ekonomisi uluslararası ilişkilere bağlı, ekonomisi komşularla ilişkilere bağlı bir ülkenin bu denli yalnızlaşması sürdürülebilir değildir. Çünkü Türk ekonomisi dışarıdan beslenmektedir. Türk ekonomisi hizmet sektöründen beslenmektedir. Türk ekonomisi orta ölçekli sanayiden beslenmektedir. Bizim 35 milyar dolar turizm gelirimiz var. Terör olan ülkeye hangi turist gider?

Siz burada, İstanbul'un göbeğinde Fenerbahçe-Galatasaray maçını iptal ederseniz... 'Ben kendi vatandaşımı kapalı bir alana götürüp getiremeyeceğim' derseniz... Bunu uluslararası alanda da tüm dünyaya deklare ederseniz... Sorarım size... Sizce böyle bir ülkeye turist gelir mi?"

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da bir selamlama konuşması yaptı ve evine giderken önünü otomobille kesilip Cengiz D. ve Cemal Ü. adlı kişilerce darp edilen CHP Düzce İl Başkanı Zekeriya Tozan ile ilgili duygularını paylaştı. Düzce'deki Melen Çayı ile ilgili bil verirken gaf da yapan Mahmut Tanal, basının ve CHP'li Hanımların da izlediği bir toplantıda argo sözcükler sarf etti.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, şöyle dedi:

"Düzce İl Başkanımız, bilerek ve isteyerek, tasarlanarak, AKP'li Belediye Başkanı tarafından planlı, organize edilmiş bir alçakça bir saldırıyla karşı karşıya kalmıştır. İl Başkanımız orada, AKP'nin ensesindedir. Neden? Çünkü İstanbul'un suyu Melen Çayı'ndan karşılanmaktadır. Melen Çayı'ndan Düzce'nin afedersiniz ama açıkça konuşmak zorundayım, b.k suları Melen'e katılıyor. Melen Çayı, Düce'nin o b.k sularıyla, 1- su kirleniyor, 2- toprak kirleniyor, 3- çevre kirleniyor.

Değerli Onursal Milletvekilimizle birlikte defalarca oraya gittik. Raporları kendileri düzenledikten sonra basınla paylaşır. Düzce'de su kirleniyor ama vatandaşımız o suyla sebzesini, meyvesini suluyor. Çeltik tarlaları onunla sulanıyor. Bugüne kadar Düzce'de dört köyün ortasında bulunan vahşi çöp depolama yüzünden köylüler evinden çıkamıyor. Köylüler orada dava açtılar, İdare Mahkemesi'nde davayı kazandılar. Davaya rağmen Düzce Belediyesi oraya çöplerini dökmeye devam ettiği için köylü vatandaşımız, aşağı yukarı 2 aydır 7/24 nöbet tutuyorlar. Bizler de o gece nöbetlerine destek verdik. İl Başkanımız adım adım köyleri dolaşıyor.

Düzce'de AKP sıkışmış vaziyette... Bu sebepten dolayı da hani vandal diyorlar ya? Faşist diyorlar ya? Burada boylarını gösterdiler. Onun için 29 Mart Pazartesi (yarın) saat 11.00'da Düzce'de olacağız. Durumu uygun olan tüm arkadaşları Düzce'deki yürüyüş eylemine destek vermelerini istirham ederim."

CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel ise yaptığı konuşmada, Hükümeti eleştirdi. Bu sırada Aile ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Sema Ramazanoğlu’nu sert sözlerle eleştiren Onursal Adıgüzel, şöyle dedi:

“Son günlerde kadınlarımızın ve çocuklarımızın yaşadığı istismar vakaları var. Karşımızdaki zihniyet, 11 yıl boyunca gençlerimizi cemaate emanet etti. Bugün adını bile söylemeye çekiniyorlar ama bir zamanlar adına methiyeler diziyorlardı. Bizim gençlerimizi ise bunların dershanelerine, etüt merkezlerine, yurtlarına mahkûm bıraktılar. Sonrasında ise dediler ki, 'Biz kandırıldık!'... Bu sefer kendi vakıflarına yönelmeye başladılar. Yine ne Milli Eğitim Bakanlığı ne Kredi ve Yurtlar Kurumu ne Gençlik ve Spor Bakanlığı nezdinde çocuklarımıza barınacak yerler yapmak yerine, çocuklarımız ENSAR Vakfı'na TÜRGEV'e mahkûm bırakıldı. Sonrasında yaşananları gördüğümüz zaman ise onların ruh sağlığını, can güvenliğini sağlayamadıklarını anladık. Kadın ve Aileden Sorumlu bir Devlet Bakanının, bir annenin ise 'Bir kereden ne olacak?' diyebilecek kadar da alçaldığını gördük ve bunu da çok büyük bir pişkinlikle söylüyordu.

YURTKUR'da kalan öğrencilerimizin aldığı eğitimi söyliyeyim size... Diyanet İşleri Başkanlığı'yla YURTKUR alaşmışlar, rehabilitasyon adı altında her yurda bir tane imam görevlendirme kararı almışlar. Nerede siyasal islamcı, gerici yazar varsa bunlara konferanslar, geziler yaptırıyorlar. Zaten konuşmayı yapan, konferansı veren yazarları gördüğümüz zaman amaçları net bir şekilde ortaya çıkıyor. Bir tane bile gençlerimizin çağdaşlaşması, aydınlanması için eğitim yok! Bu şimdi Türkiye'nin her yerinde yaygınlaştırılıyor. Yurt yapmak, öğrencilerimizin temel sorunlarını çözmek yerine şunu yapıyorlar: Onlara kendi düşüncelerini empoze etmeye çalışıyorlar.”

Program diğer konuşmacılarla devam etti.

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Beykoz Haber, CHP, Mahmut Tanal, Barış Yarkadaş, Milletvekili, Mahir Taştan, İlçe Başkanı, Sema Ramazanoğlu, Bakan, Düzce, Zekeriya Tozan

reklam
0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"