Bölge

Beykoz’da bir tatlı huzur

07.12.2015 21:48
| | |
6503

Doğada yeşillerin sarıya, sarıların turuncuya ve hatta kırmızılara geçiş sentezleri yaptığı dingin, bir o kadar da romantik olabilen mevsimdeyiz.

Doğada yeşillerin sarıya, sarıların turuncuya ve hatta kırmızılara büründüğü; göğün, denizin ve göllerin tüm mavi tonlarının grilere geçiş sentezleri yaptığı dingin, bir o kadar da romantik olabilen mevsimdeyiz.

Sonbaharın son demlerini ve kara kışın kendisini yavaş yavaş gösterdiği bu günler de en az ilkbahar kadar büyüleyici aslında. Ara ara sürpriz yapan güneş, çisil çisil yağan yağmur veya güzün renk ahenkleri, soğuğa rağmen cıvıl cıvıl kuş sesleri mutlu eder insanı…   Mevsimler değişse de ihtiyaç duyduğumuz huzur ve dinlenme arzusu hiç tükenmez. Şehrin stresli karmaşasından ve yaşamın yorucu temposundan sıyrılmak için fırsat buldukça küçük kaçamakların hayalini kurarız. Biraz huzur bulalım ve nefes alalım isteriz.

Bu mevsimde İstanbul’un kimi gizli kalmış, kimi kıyı köşesinde, kimi şehrin göbeğinde doğa mekanları da bir başka olur. Ferahlatan havası, süzülüp dökülen yaprakları, muhteşem manzaraları, sohbetle tatlanan yeme-içme ve uzun yürüyüşlere olanak sağlayan alanlarıyla dinlence rotaları, parkları, ve koruları görülmeye değer. İşte ailemizle, sevdiğimizle veya arkadaşlarımızla birlikte boş zamanlarımızı değerlendirebileceğimiz; hafta sonlarında huzuru, keyfi ve romantizmi yaşayabileceğimiz iklimin güzel yüzünü sunan doğa harikaları…   

HİDİV İSMAİL PAŞA KORUSU - ÇUBUKLU

Çubuklu sahilinden sırtlara doğru uzanan ve zamanında Mısır Hidivi İsmail Paşa’ya ait olan 172 dönümlük koru, ailenin araziye inşa ettirdiği Hidiv Kasrı, muhteşem yeşilliği ve harika Boğaz manzarası ile doğa âşıklarının ilgi odağı…1937’de İstanbul Belediyesi’ne satılan yer, Osmanlı’da av sahası olarak kullanılmış ve geçmişi Bizans dönemine kadar gidiyor. 1982’de bakımı yapılan ve parke taşlarla döşenip, fenerlerle aydınlatılan korunun görkemli mimarisi Hidiv Kasrı, sayısız düğüne de şahitlik ediyor. Soy kütüğü bulunan çok çeşitli ağaçlarla çevrili geniş koru, İstanbul’un en büyük gül bahçesine sahip. Mevsiminde de tam bir lale cennetine dönüşüyor. Restoran ve kafelerin yer aldığı arazide, yürüyüş ve koşu parkurları da var.  



FATİH KORUSU - KAVACIK

Eski adı Otağtepe Parkı olan Doğa Kültür Merkezi, iki yakayı bağlayan Fatih Sultan Mehmet ve Boğaziçi Köprüleri ile Rumeli Hisarı’na karşı ihtişamlı manzarasıyla dikkat çekiyor. İstanbul’a zirve bakışı attıran park, 152 bin metrekare. Fatih Korusu Tema Vehbi Koç Doğa Kültür Merkezi’nde, 136’sı bölge şartlarına uygun bitki, 1.711 ağaç, 5.089 çalı, 8.500 yer bitkisi ve sarmaşık olmak üzere yaklaşık 15.300 tür bulunuyor. On bin mevsimlik bitki de mevcut. Yirmiyedi bin metrekarelik çim alanı dışında, 10 bin metrekareye yakın alanda da yürüyüş ve koşu yolları, seyir terasları, mevsimlik sera, gölgelikli ahşap oturma yerleri, ahşap köprü, Nilüfer Gölü ve tarihi su sarnıcı doğaseverlere kusursuz güzellik sunuyor.   

BEYKOZ KORUSU
 

Beykoz Korusu, rivayete göre padişah Abdülaziz'le oynadığı tavlada galip gelince mülkiyetine verilen Abraham Paşa’nın adıyla da anılabiliyor. Günümüzde İBB’ye ait koru, İstanbul Boğazı sırtlarında, Beykoz ile Paşabahçe arasında kalıyor. Riva’ya kadar uzanarak doğal ormanlarla birleşen geniş arazi 27.9 hektar. Koruda bilindik türlerin dışında nadide ağaçlar da bulunuyor. Geçmişte Fransız bahçe uzmanlarınca düzenlenen ve içerisine köşk, kuşhane ve birinde yapay ada olmak üzere birçok havuz, yapay mağara ile yapay çağlayan inşa edilen koru; zamanla dahil otopark, kır kahveleri, restoran, sera, açık spor alanları, çocuk parkı, oturma terasları ve piknik alanlarıyla ziyaretçilerine keyifli anlar yaşatıyor.

Elif Sıpka / Bugün

Anahtar Kelimeler: Beykoz Haber, Hidiv ismail Paşa Korusu, Fatih Korusu, beykoz Korusu, Elif Sıpka

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"