Beykoz’da bir şey değişecek, her şey değişecek

  • Güncelleme: 14.12.2018 18:59
  • Okunma: 35401 kez
  • Yorum: 0
AK Parti Beykoz Belediye Başkan Aday Adayı Av. Kemal Kaya, Kavacık Mangal'da Dost Beykoz Yazarlarıyla bir araya geldi.
Beykoz’da bir şey değişecek, her şey değişecek

Aday Adayı Kemal Kaya, düzenlediği toplantıda Beykoz’da gerçekleştireceği planlarını ve projelerini anlatırken, Beykoz halkının düşüncelerinin dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi.

Dost Beykoz İmtiyaz Sahibi Kader Gür, Yazı İşleri Müdürü Sinan Kavrak, Haber Müdürü Gencebay Gür, Yayın Koordinatörü Ekrem Tuncer, yazarlar Bilgehan Murat Miniç, Ferda Kazancıbaşı ve Raif Öztürk’ün de hazır bulunduğu toplantıda, vizyonunu, “Beykoz’da bir şey değişecek, her şey değişecek” başlığıyla açıklayan Avukat Kemal Kaya, Dost Beykoz Yazarlarının sorularına cevap verdi.

 “Halkla beraber çözüm arayacağız”

Kaya, “Biz Beykoz’a Kesintisiz Halk Memnuniyeti Yönetim Sistemini getireceğiz. Bunu değişik yerlerde değişik şekillerde ifade ediyorum. Her türlü probleme, her türlü sıkıntıya halkla beraber çözüm arayacağız. Halkı insanımızı bu çözümde yanımıza alacağız. Onların görüşlerini düşüncelerini inşallah yönetimimizde baş tacı edeceğiz. Yani fonksiyonel halkın sahiplendiği sürdürülebilir bir hizmet anlayışını hâkim kılacağız. Nasıl olacak bu? Beykoz’un genelindeyse; Beykoz halkının tümüne, eğer bir bölgeye bir kısma ait bir çalışmaysa orada yaşayan insanlarla yapmak istediğimiz şeyi paylaşacağız. Eğer orada yaşayan insanlar bu hizmetin bu şekilde yapılması gerektiği konusunda bize onay verirse yapacağız, halkın ön gördüğü projedeki düzeltmeleri de yaparak projeyi ona göre uygulayacağız. Böylece proje hem fonksiyonel olarak hem de gerçekten halkın arzu ettiği şekliyle o bölgeye yapılmış olacaktır. ” dedi.

“Üç tane seçenek doğmaktadır”

İmar’ın Beykoz’un en büyük sorunlarından bir tanesi olduğunu dile getiren Kaya, “İmar konusunda bir çalışma yaptık. En çok karşılaşacağımız mevzu bu. Bir çalışma, yeni yasaların bize verdiği ölçüde 1, 2, 3 seçenek var ise diyeceğiz ki arkadaş siz hangisini istiyorsunuz? Bir alan riskli alan ilan edildi. Riskli alan ilan edeceğiz. Ne için? Orada yapı yapabilmek için. Bunun sonucunda bu riskli alan ilan edilen ve sonrasında oraya bir imar verilebilecek hale gelen alanda müteahhitler gayrimenkul inşa edebilirler. Müteahhitler ile birlikte halkımız gayrimenkul inşa edebilir. Ya da halkımız kendisi gayrimenkul inşa edebilir. Üç tane seçenek doğmaktadır” ifadelerini kullandı.

“Onları koruyacağız”

Aday Adayı Kemal Kaya, sözlerine şöyle devam etti; “İmar izni çıktıktan sonra biz soracağız arkadaş hangisini istiyorsun; Siz bu yeri müteahhit kanalıyla mı inşa etmek istersiniz? Müteahhit ile ortak mı inşa etmek istersiniz?  Yoksa siz kendiniz mi inşa etmek istersiniz ?, kendisi inşa edecek ise onun şartlarını da hazırlayacağız.  Bankalar veya kredi kurumlarıyla uzun süreli finansal iş sağlayan kurumlar ile toplumumuz açısından fayda getiren, faydalı olacağını düşündüğümüz birliktelikleri yapacağız. İmar izni çıkardığımız bir yerle alakalı olarak halkımızı müteahhitlerle beraber iş yapmaya zorlamayacağız. Biz zorda kalıp müteahhitlerin etki alanına girmesine sağlamayacağız. Onları koruyacağız inşallah” diye konuştu.

AK Parti Beykoz Belediye Başkan Aday Adayı Kemal Kaya, her koşulda her şartta halktan yana tavır koyacaklarını belirtti.

“Toplumumuzdan yana tavır koyacağız”

Her alandaki çalışmaların fonksiyonel olacağını söyleyen Kaya, “Kesintisiz halkın menfaatine olan hizmet memnuniyeti yöntemi ile önce soracağız, ondan sonra ona uygun şartları oluşturacağız. Bu sistem ile her alandaki çalışma fonksiyonel olacak. Sonuçta halka sorduğumuz için sonrasında halk bunu sahiplenecek. Örneğin; bir yerde halkın nefes alabileceği bir park yapacağız. O parkta hangi tür ekipmanların bulunması gerektiğini veya parkın hangi fonksiyonları icra etmesi gerektiğine ilişkin olarak ta halkın düşüncelerini soracağız, parkı inşa ermeden önce. Projede halktan alınan geri dönüşleri de uygulamaya katacağız. Bittikten sonra da; sizin istediğiniz gibi oldu mu? diye soracağız. Her koşulda her şartta halktan yana, toplumumuzdan yana tavır koyacağız” dedi.

Beykoz Belediye Başkan Aday Adayı Kemal Kaya, mülkiyet probleminden bahsetti.

“Beykozlu Beykoz’da kalacak”

Kaya, Beykoz’da demografik yapının değişmemesi için elinden geleni yapacağını söyleyerek, “insanlar eğer isterlerse mülkiyetlerinde değişiklik yapabilirler. Mülkiyetle ilgili çalışmaları yaparken hiçbir Beykozlunun Beykoz dışına çıkmasına sebebiyet vermeyeceğiz. En üst düzeyde onların burada kalabilmelerini hepimizin birlikte yaşayabilme adına burada kalabilmelerini sağlamaya çalışacağız. Çünkü eğer halk göç ederse o zaman bizim de burada bir yabancılaşma yaşayacağımız kaçınılmaz olacaktır. Dolayısıyla insanımızı, çevreyi değiştirmemeye, demografik zenginliği  muhafaza etmeye çalışacağız. Halkın söylediklerini yönetime yansıtan bir idare olarak yaptıklarımızın da insanlarımız tarafından inşallah benimsenmesini sağlayacağız.  Kesintisiz Halk Memnuniyeti Yönetim Sistemi ile “Bir şey değişecek, her şey değişecek”  diyebiliriz. Şeklinde konuştu.

 “Eğitimde Beykoz’u yükselişe geçireceğiz”

Eğitimle ilgili çalışmalar yapacağını söyleyen Kaya, “Yeni dönemde yapabileceğimiz bir ölçüde okullarımızda kodlama eğitiminin verilmesine yönelik olarak milli eğitim müdürlüğümüzü teşvik edeceğiz. Belediye imkanlarını da bu ölçüde kullanacağız. Kodlama sonrasında yazılımla ilgili çalışmalarımız olacak. Beykoz’da çocuklarımızın geleceğe hazırlanması açısından çocuk üniversiteleri kuracağız. Onların ufuklarını şimdiden o yöne doğru hazırlayacağız. Beykoz’u adeta bir yükselişe geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

“Üretimde Beykozluyu destekleyeceğiz”

Kaya, “Üretim yapan herkes bizim omzumuzda olacak. Üretim yapanın fikri anlamda, fiziksel anlamda, düşünsel anlamda edebiyatta, sanatta, sporda üretim yapan ve başarı sağlayan her Beykozluyu destekleyeceğiz. Bunu daha da ileriye taşıyacağız. Bir şeyi ileriye taşıyabilen tek varlık insandır. İnsanlarımız iyi olursa Beykoz’da iyi olacak inşallah. Hep beraber mutlu bir yaşam sürmeye devam edeceğiz” dedi.

“Siyasete Milli Görüşte başladım”

Siyaseti Milli Görüş’te öğrenip AK Parti’de devam eden isimlerden olan Avukat Kemal Kaya, Çavuşbaşı’nda ikamet eden bir insan olarak, mesleği gereği birçok ülkeye ve şehre gitmiş olmasına rağmen, aile olarak Anadolu kültüründen kopmadıklarını ifade etti.

 “Beykoz’da herkes kimin ne yaptığını bilir”

“Sabah evden çıkarken Feriha Teyzeyle karşılaşır, selamlaşırsın. Eğer mevsim yaz ise bahçeden topladığı taze salatalıklardan birini uzatır, alırsın. Hal hatırdan sonra yola devam edersin. İleride Çavuşbaşı Spor Kulübü Tesisleri var. Oradan geçerken Ali İhsan Bey oradadır, selamlaşırsın, hal hatır sorarak yola devam edersin. Biraz ileride itfaiye var, itfaiye erlerinin sabah içtimasını görürsün. Gün içerisinde birçok insanla karşılaşırsın. Herkes birbirlerini görür selamlar, adeta bir Anadolu kasabasıdır Beykoz.”

Kavacık meydanda bir şey konuşursun; iki saat sonra yolun Tokatköy meydana veya Bombalı Dereye düşerse, biraz önce konuştuklarını orada dinlersin. Beykoz öyle bir yer, herkes kimin ne yaptığını biliyor.

“Beykoz kendine özgü bir yapıya sahiptir”

İlçemiz özellikle Karadeniz ve diğer yörelerden göç aldığı halde kendine özgü bir yapıya sahiptir.

Yüzölçümün yarısından fazlasını kaplayan ormanlar, sayfiye yerleri, sahil, Hz. Yüşa, Akbaba Sultan, Hünkâr İskelesi, Küçüksu Kasrı, Hıdiv Kasrı, Beykoz Çayırı gibi doğal ve kültürel varlıklara rağmen bazı sıkıntılarımız ve tedbir almamız gereken acil meselelerimiz yok değil.

Acil meseleleri nasıl sıralarsınız?

Eğitim, ilköğretimden başlayarak çocuklarımızı düşünen, düşünmeyi öğrenen, sorgulayan, kendine güvenen dünya vatandaşları olacak şekilde yetiştirmeliyiz. Bu noktada Beykoz’u bilen ve tanıyan genç, dinamik bir Milli Eğitim Müdürümüz var. Yerel yöneticilerimiz onunla ve diğer öğretmenlerimizle işbirliği halinde projeleri hazırlayıp uygulayabilirler. Mesela geleceğin ve hatta günümüzü parlak mesleklerinden yazılım, kodlama eğitimi daha ilkokul çağlarından başlarsa hızlı mesafe alınabilir.

“Beykoz bir turizm ve eğitim şehri olabilir”

Tekel İspirto, Paşabahçe Şişe Cam ve Deri Kundura gibi geleneksel üretim tesislerinin kapatılmasından sonra Beykoz bir turizm ve eğitim şehri olarak konumlandırılabilir. Onun için ilçemizi üniversiteler bakımından cazip hale getirmeli, önlerini açmalı hatta teşvik edici yardımlar yapılmalıdır.

“Beykoz’a büyük bir şehir hastanesi ihtiyaçtır”

İki kıtayı birleştiren iki büyük köprü İlçemiz sınırları içerisinden geçiyor. Bunlarla bağlantılı olarak projelendirilebilecek birçok alan var. İlaveten dünyanın en büyük hava limanlarından biri ilçemizde değil belki ama bize en yakın ilçelerden birindedir. İlerisi planlanırken bunlar göz önüne alınmalı, hatta alınmalıydı. Yine de vakit geçmiş değil. Örneğin sağlık turizmine yönelik, geleceği de düşünerek, Beykoz’a büyük bir şehir hastanesi ihtiyaç olduğunu söyleyebiliriz. Rehabilitasyon merkezleri, araçlar için terminaller, köprüden geçen demiryolu için bir istasyon. Kongre turizmini önceleyen projeler, organik tarımın geliştirilmesi ve üretilenlerin halka ulaştırılması için Pazar yerleri, tematik müzeler vb. çok yönlü projeler geliştirebiliriz.

“Beykoz’a elbisesi dar gelmeye başladı”

Mülkiyet – İmar meselesine gelince Beykoz’umuz eski bir yerleşim yeri, Cumhuriyetin ilk yılları, hatta Osmanlının son zamanlarında kurulan yukarıda saydığımız fabrikalarda çalışmak üzere yoğun göçler almış, ancak yeterli alt yapı ve imar planları olmadığından düzensiz bir yapılaşma oluşmuş. Bunlara ilaveten Boğaziçi yasası, SİT yasası, İmar yasası, ön görünüm, geri görünüm ve etkilenme bölgesi, Ormanla ilgili sınırlamalar, Elmalı baraj havzası gibi çok çeşitli sınırlamalar artık Beykozluyu sıkmaya, elbise dar gelmeye başladı.

 “Beykoz halkının üzerimizde hakkı var”

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Burada bir hak meselesi var. Beykoz halkı bizi yerelde 3 seçimdir destekledi, referandumlarda dimdik liderinin arkasında durdu. O zaman ben de Beykozlunun hakkını savunurum, beklentilerine çare bulurum arkadaş. İmarla ilgili sıkıntı sınırlamalar var ama çözüm de var. İyi düşünmek, risk almak ve enerji harcamak gerekiyor bunun için. En önemli imar sınırlamaları SİT ve Boğaziçi yasasında mı var. Burada yasal düzenlemeler yapılması gerekiyor.

“Vatandaşları müteahitlerin eline bırakmamak lazım”

Hazırlanan projelere bankalar ve diğer kurumlarca finans sağlanması ve vatandaşlarımızın evlerini kendilerinin inşa etmesi halinde onları müteahhitlerin inisiyatifine terk etmemiş olacağımızı düşündük mü?

“Kapalı kapılar ardında plan olmaz”

Eğer bu tür alternatifler düşünmeden, fiili durumları dikkate almadan, hazırlıklar yapıp Hükümetimize sunmadan, sosyal bileşenlerin hatta ilgili meslek odalarının görüşleri alınmadan kapalı kapılar ardında planlar yaparsak elbette mahkemeler bu planların yürütmesini durdurur, hatta iptal eder.

“Bizde aynı havayı soluyoruz”

Beykoz’un sonradan mahalle olan bazı Köylerinde halen 2B tapuları dağıtılmamış durumda. Buralarda hızlı davranıp vatandaşımızı ikilem ve sıkıntı içerisinde bırakmamalıyız.

Beykozlular 2B taksitlerini henüz tamamlayamadan İmar affı yasası çıktı, bu gerçekten çok iyi Allah razı olsun yetkililerden. Siyasal iktidar çok önemli bir adım attı, ama fiyatlar çok yüksek. Ya sürenin uzatılması ya da bedelin daha reel hale getirilmesi, düşürülmesi ve Beykozlunun alım gücü dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerekiyor. Şimdi burada saydığım tüm problemleri ben de yaşıyorum, aynı havayı soluyorum çünkü. Bunlar üzerinde nasıl düşünmeyeyim.

“Beykoz Gençliği, Beykoz çalışkandır”

İşsizlik nedeniyle gençlerimizin birçoğu kötü alışkanlıklar ediniyor maalesef. Az önce belirttiğimiz alanlardaki planlama ve yatırımlar yapılır, ihtiyaç duyulan alanlarda meslek edindirme ve yerleştirme noktasında yerel idare birimlerimiz rol üslenebilir.

Burada hatır gönül değil, liyakat ve ihtiyaç parametreleri dikkate alınmalıdır. Kötü alışkanlıklardan korunmada eğitimin, toplumsal denetimin rolü büyük oluyor. Bakın bizim ilk gençlik yıllarımızda, Ortaokulu Fevzi Çakmak’ta okumuştum, bugünkü Halk Eğitim Merkezi’nin bulunduğu binada. Din ve Ahlak Bilgisi öğretmenimiz vardı, Ahmet Avşar’dan değerler eğitimi almıştık. Konuştukları, anlattıkları halen kulağımdadır. Bir İngilizce hocamız vardı Şükrü Bey, halen hayattadır. Çok çalışkan ve onurlu birisiydi. Bize ders verir arta kalan zamanlarda çayırda bisiklet tamiri yapar, bunu hiç gurur meselesi yapmazdı. Yine Lisede, Ferit İnal de bir Sosyoloji hocamız vardı, Abdullah bey. Bir gün bana benim ayağım bir taşa takılırsa “acep bugün ben ne hata yaptım” diye başımı ellerimin arasına alır, düşünürüm,  demişti. Hiç unutmuyorum bu hayat derslerini. Beykozluluk budur. Bu koşullar altında şekillenmiştik biz.

“Kadınlarımıza harika bir plaj armağan edeceğiz”

Ben prensip olarak kadınlarımızın çocuklarını iyi yetiştirmek ve iş bölümü çerçevesinde evin düzen ve yönetimini sağlamalarının gerektiğini düşünürüm. Ancak günümüz gerçekleri, ailede tek kişinin çalışarak evin geçindirilmesinin zor olduğunu gösteriyor. Bu da kadınları dezavantajlı duruma düşürüyor. O halde ne yapılmalı, evlerimizi üretim merkezleri haline getirebiliriz. 3-4 metrekare alan olan yerlerde nitelikli tekstil ürünleri üreterek ve bu ürünler için hem sipariş ve hem de pazarlama anlamında yerel idareden desteklenerek bir yapılanma içerisine girilebilir.  Ayrıca Beykoz’umuzun, nadide denize girilecek mekanlarından olan Riva’da bir koyumuzu sadece bayan plajı olarak tahsis etmek istiyoruz. Bu güzel hizmetinde bize nasip olması için duacıyım.

“Kadınlarımız üretime ortak olmalı”

Böylece üretilecek ürün için sipariş alınır; üretilen siparişlerin pazara ulaştırılması sağlanarak kadınlar aile bütçesine katkı yapar ve kendi ayakları üzerinde durabilirler. Burada nitelikli ürünlerin sipariş alınması, evlerde üretilmesi ve toplanarak pazarlanmasından söz ediyoruz. Bunun başlangıcında bir eğitimin verilmesi gerekir. İSMEK gibi bir yapıdan değil, hedefe yönelik bir eğitimden söz ediyorum.

“Beykoz’da spor tabana yayılmalı”

Spor gençleri kötü alışkanlıklardan koruyan, sağlıklı kalmalarını ve geleceğe güvenle bakmalarını sağlayan çeşitli aktivitelerdir diye düşünüyorum. İlçemizde en baskın spor dalının futbol olduğu ortadadır.  Çeşitli Amatör liglerde mücadele eden kulüplerimiz var.  Centilmence mücadele ediyorlar. Bunları yönetenleri madden ve manen desteklemeliyiz, onlara müteşekkiriz.  Spor deyince burada Beykoz spora ayrı bir yer ayırmak lazım. Ben de çeşitli zamanlarda yönetimlerde bulundum, destek vermeye çalıştım. Beykoz spor ve muhteşem seyircimiz ki onlara Boğazın Yargıçları diyoruz, bugünkü bulundukları yeri hak etmiyorlar. Ayrıca beykozda  farklı spor dalları ile ilgili  çalışmalar yapılmalı. Özellikle geleneksel spor dallarımız için Beykozumuz çok uygun. Halkın yararlanacağı, okçuluk, binicilik eğitim alanları gibi hizmetleri ilçemize kazandırmak inşallah bize nasip olur diye umuyoruz.

Haber Merkezi