Beykoz’a altın çağını yaşatan spor dalı hangisi?

  • Güncelleme: 17.05.2020 16:08
  • Okunma: 4665 kez
  • Yorum: 1
Ahmet Mithat Efendi ve arkadaşları tarafından 1908 yılında kurulan Beykoz Spor Kulübü, bir asrı aşkın mazisiyle Türk spor tarihinde önemli bir yere sahip.
Beykoz’a altın çağını yaşatan spor dalı hangisi?

Tabii ki günümüzde ve de özellikle de Beykoz’da Spor denince akla her yerde olduğu gibi futbol gelmekte… Oysa Beykoz Spor Kulübü tarihine yapılacak bir yolculukta çok farklı spor dallarında başarıların izlerini görmek mümkün. Özellikle 1930’lu yılların ortalarında başlayıp 1945’li yıllara gelinceye değin Beykoz Spor Kulübü’nün su sporları dalında müsabakalara çıkan sporcuları kulüplerine “Altın Çağ” yaşatmışlardır.

Su sporları deyince kürek, yüzme, su topu ve kule atlama yarışmalarını akıllara getirmek gerek. Beykoz ilçesinde bir zamanlar heyecan yaşatan Beykoz Arena Projesi ilk kez dillendirilmeye başlandığında sadece stat yapımı yoktu, yüzme havuzu, kule atlama rampası gibi değişik bölümlerde vardı. Gerçi o proje çalışması Türkiye’nin olimpiyatları ile ilintili bir konu olduğundan ve de bunu yani ev sahipliğini yapamadığımızdan konu da kapanıp gitti.

İşte o konu kapanıp gitmeseydi. Yine de Beykoz’dan su sporlarında bir tane katılan sporcu bulabilmek mümkün de olmayacaktı. Oysa Beykoz Spor Kulübü’nün yukarıda bahsettiğimiz su sporları ile yaşadığı altın çağda milli takımlar düzeyinde ne zaman kadrolar, isimler açıklanınca Beykoz Spor Kulübü’nden mutlak surette bir ya da birkaç sporcu olurdu.

Milli takımlarda değişik isimler Beykozlu sporculardı

Memleketimizdeki ilk yabancı yüzme yarışı 1937 yılında İstanbul'da yapıldı. Moda yüzme havuzunda yapılan bu ilk uluslararası yarışta Türk ve Macar yüzme takımları karşı karşıya geldiler. Bu yarışmada ay yıldızlı forma altında; Beykoz Spor Kulübü sporcularından Safvan Serim, Vedat Talayman, Ömer Kozanoğlu, Fikret Babakol, Bülent Turgutcan, Mekin Davran ve Fuat Tüzünel’de yer almaktaydı.

Tabii ki bu kadar çok sporcumuzun Türkiye adına yarışlara girmesinin ardında Beykoz Spor Kulübünün Erkeklerde 1934-1945 Yılları arasında yaşadığı 10 şampiyonluğun etkisi büyüktü. İşte o yıllarda yüzme havuzlarında Beykoz rüzgârı eserken buna bir de Kadınlar Kategorisinde 1935 Yılı İstanbul Şampiyonluğu ilave olunca mutluluklar çifte katlanmıştı.

Türk yüzücüleri ilk milletler arası temaslarını 1934 yılında yaptılar. Rusya'ya giden spor kafilemizde bulunan Türk yüzücüleri ilk defa yabancı havuzlarda Ay-Yıldızlı formayı temsil ederlerken aralarında iki de Beykozlu sporcu yani Safvan Serim ve Adnan da bulunmaktaydı.

Bayan Eva Beykoz’un havuzdaki gururu olmuştu

Türkiye’de Kadınlar Arasında düzenlenen ilk yüzme yarışlarında da Beykoz Spor Kulübünden bir isim de vardı… Bayan Eva… Özellikle uzun mesafe yarışlarında başarılara imza atan bir sporcumuzdu. O yıllarda birçok takımda olduğu gibi Beykoz Spor Kulübü bünyesinde de ilçede yaşayan Rum-Ermeni vatandaşlarımızdan da sporcular yer almaktaydı.

1946 yılında Kahire'de yapılan uluslararası yüzme yarışlarında Türk yüzücüleri uzun yıllar sonra tekrar yabancı rakiplerle karşılaşma imkânını buldular. Araya giren 2. Dünya Savaşı bütün uluslararası spor temaslarını kesmişti. Savaş sonunda bu ilk uluslararası yüzme yarışlarına katılan Türk yüzme ekibinde Beykoz Spor Kulübü’nden iki sporcu Safvan Serim ile Kamil Karaduman’da yer almıştı.

Su topunda gelen İstanbul şampiyonlukları

Ve gelelim ilginç bir noktaya Beykoz Spor Kulübü bünyesinde bir Sutopu Takımı olduğunu kimler bilecek? Evet, vardı ve 1939, 40 ve 44 Yıllarında İstanbul Şampiyonluğuna ulaşmışlardı. Her ne kadar kadrodaki sporcuların bazıları Modalı isimlerden oluşsa da Şampiyonlukların Beykoz’a gelmesi o günlerde ses getiren konulardan olmuş.

Beykozlu sporcuların bir de Kule-Tramplen atlamada şampiyon sporcuları da fazlası ile vardı. Öte yandan şimdilerde Kıtalararası Yüzme Yarışına katılan Beykozlu bulmakta zorlanırken, Beykozlu sporular Boğaziçi’nin her iki yakasında yapılan karşıdan karşıya geçme yarışlarında da bir hayli başarılı olmuşlardı. Dönemin genç yüzücülerinden İbrahim, Beykoz’un bu anlamda gururu olan isimdi.

Kürek takım şampiyonluklara ambargo koyar

Yine Beykoz Spor Kulübünün Altın Çağlarına bir katkı da Kürek Takımı ile gelmişti. Türkiye’de Kürek Sporu başladığı ilk yıllarda bir rüzgârda orada esmiş. Sarı-Siyahlı kulüp katıldığı 1931-1967 Yılları arasındaki İstanbul Yarışlarında Erkekler, Kadınlar, Gençler kategorilerinde 13 İstanbul Şampiyonluğu, 5 İstanbul ikinciliği yaşanmış idi.

1936 yılında ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye'ye yaparak Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ile görüşen ve ziyaret vesilesiyle 4-6 Eylül 1936 tarihlerinde İstanbul'a gelen İngiltere Kralı VIII. Edward, Moda Koyunda düzenlenen yarışları izlerken Yarışlar sonucunda Beykoz 11 puanla İstanbul şampiyonu olmuştu.

1938 Yılında Beykoz-Moda arasında yapılan mukavemet yarışması 11 millik ( 17 Kilometre ) bir mesafeyi içermekte idi ve Beykoz Takımı Dümende Ahmet, Kürekte Cevdet, Mehmet, Feyzi ve Cihat’tan oluşan kadrosu ile şampiyon tamamlamıştı.

1967 yılından itibaren çeşitli dallardaki müsabakalarda şampiyonluklar yaşanırken, bu İstanbul şampiyonluğunu getirmemişti. En son 1980’li yıllarda Beykoz Spor Kulübünün Kürekçilerini yarışlarda görmek mümkün olmuş, sonrasında tarihi kulüp binasının kayıkhanesinin kapanması sonrasında ise bu spor dalı Kulüp bünyesinden çıkarılmış idi.

Gelelim konunun özüne… 1930 ve 40’lı yıllarda hem de 2. Dünya Savaşı’nın da yaşandığı dönemde o kadar sıkıntı yaşanırken bile var olmuş kürek takımı ve sporcuları… Maalesef yok, işin üzüntü verici tarafı da Beykozlulardan da bu spora ilgi duyan iki elin parmaklar sayısı kadar ki onlarda değişik kulüplerde mücadeleye çıkmışlar.

Beykoz gibi dünyanın hayran kaldığı Boğaziçi’nde en uzun kıyı şeridi olan bir ilçeden bırakın şampiyon yüzücüleri, yüzme sporunda yarışlara katılan kaç sporcu olabilir? Bırakın olmasını Beykozlular artık yüzmeyi bilemiyor… Yaz aylarında Riva, Poyrazköy ve Anadolukavağında yüzmeye gidenlerin dahi usta birer yüzücü oldukları, denizin ortasına bırakıldığında kıyıya yüzebilecekleri, ya da birileri onları kurtarmaya gelinceye değin dakikalarda suda kalabilmeleri bile şüpheli.

Bugün ilçemizde sportif tesisler anlamında iki yerde yüzme sporu için havuz bulunmakta, Biri İBB Beykoz Gümüşsuyu Yüzme Havuzu, diğeri ise Marmara Üniversitesi Anadoluhisarı Kampüsü içindeki salon… Geçtiğimiz yıl Barbaros Hayrettin Paşa Lisesi önündeki otopark sahilinde yapılan deniz şenliklerinde yüzme yarışına katılan sayısı ne yazık ki iki elin parmak sayısını geçmemişti. Bu Beykoz ilçemiz adına ne kadar da üzüntü vericiydi.

Bir ara Beykoz Kaymakamlığı’nın girişimi ile Marmara Üniversitesi Anadoluhisarı Kampüsü içindeki yüzme havuzunda Beykoz okullarından öğrencilere sırası ile yüzme eğitimleri verilmekteydi. Şimdilerde İBB Gümüşsuyu Yüzme Havuzunda Beykozlulardan müthiş bir ilgi var. Değişik yaşlardan kadınlı, erkekli, çocuklu, gençli kitleler havuzu kullanmakta.

Ancak Beykozlu yüzücülerin 1930 ve 40’lı yıllardaki Şampiyonluklarına bir daha rastlanabilir mi meçhul? Öyle ki biz dönemin gazetelerinde yer alan başarı haberlerini okumaya ve arşive eklemeye devam edecek gibiyiz… Nerede kalmıştık? Beykoz, Boğaziçi’nde en uzun sahile sahip bir ilçeydi değil mi?

Dost Beykoz / Talip Ercan – Özel Haber

Yorumlar (1 Yorum)

Numan Görmüş (1 hafta önce)

Çok güzel ,tarihimizle alakalı bu gibi gurur verici bilgi ve fotoğrafları bize sunanlara teşekkürler,kardeşimizden bunların devamını bekleriz..Tarihimizi bilelim ve unutmayalım..

Yorum Yaz