Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Berat Kandili’nde sakal-ı şerif Beykoz’da ziyarete açılacak

İslam dininde rahmet ve bereket gecesi olarak bilinen Berat Kandili’nde sakal-ı şerif ve kabe örtüsü Beykoz’da ziyaret edilebilecek.

İslam dininde rahmet ve bereket gecesi olarak bilinen Berat Kandili’nde

Berat Kandili’nde sakal-ı şerif Beykoz’da ziyarete açılacak

İslam dininde rahmet ve bereket gecesi olarak bilinen Berat Kandili’nde sakal-ı şerif ve kabe örtüsü Beykoz’da ziyaret edilebilecek.

Beykoz Diyanet Gençlik koordinesinde, 02 Şubat Pazartesi günü düzenlenecek özel kandil programında, Sakal-ı Şerifi ve Kabe Örtüsü, Gümüşsuyu Bağlık Camii’nde vatandaşların ziyaretine açılacak.

Berat Gecesi’nin manevî iklimine uygun olarak hazırlanacak program, yatsı namazı öncesinde kandil sohbeti ve dualarla başlayacak. Yatsı namazının ardından ise İslam dünyasının kutsal emanetleri Sakal-ı Şerif ile Kâbe Örtüsü ziyareti olacak.

Gecede ayrıca namaz öncesi sohbet olacağı ve Kâbe örtüsü ziyareti de yapılacağı bildirildi.

Berat Kandili Şaban’ın yarısı, İslam dininde kutsal kabul edilen gecelerden biridir. Şaban ayının 14. gününü 15. gününe bağlayan gecesi, Berat gecesidir. 16. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Selim’den itibaren minarelerde kandil yakılmasıyla kandil adını almıştır.

Berat (Berâet), Arapçada ”temize çıkma” anlamına gelir. İslam inancına göre bu gecenin bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle Mübarek Gece, günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle Berat Gecesi ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de Rahmet Gecesi gibi adlar da verilmiştir.

Bir kısım Müslümanlar, bu geceyi ibadetle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi olduğuna inanır. Bu konuda İslam Peygamberi Hazreti Muhammed (SAV)’in bir hadisi vardır:

Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Ve o gecenin gündüzünde (kandilden sonraki gün) oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah-u Teâlâ, o andan fecir oluncaya kadar: “Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir belâ ile) müptelâ olan yok mu, ona kurtuluş vereyim.” buyurur.