Çağlar CİLARA
  • 01/01/1970 Son günceleme: 15/12/2014 23:11
  • 4.959

İnsan; toprak, orman ve maden gibi maddelerin ‘üretim faktörlerinden biri’ olarak kabul edilmiştir. Ancak insan bu üretim araçlarının içinde en değersiz olanıdır. Madenler, yazık ki insanlardan daha değerlidir bu dünyada...

Bireyin değeri yok: Tek başınıza 'bir hiçsiniz'. Ancak güçlü bir cemaatin, sınıfın veya topluluğun üyesi olduğumuzda değer kazanıyoruz. Özgür ve bağımsız bir birey olmaktansa; güçlü cemaatlerin, toplulukların genişleyen halkaları oluyoruz. Biz, bu yüzden ‘liberal demokrasi’ ve 'birey! birey!' diye tutturuyoruz. Güçlü bir partinin en sade üyesi olarak değer kazanırken, kendimize ait olan her şeyi kaybedip, kalabalığın değerlerini yaşıyoruz.

Dikkat edin; partisinin resmi ideolojisinin dışında söz söyleyen herkes artık hain olarak ilan ediliyor. Parti tarafından dışlanıyor. Disiplin mekanizması devreye giriyor. "Parti kuralları" gibi cafcaflı hukuk süreçleri işliyor. Tüm bunlar, 'farklı bir düşünce ortaya çıkmasın!'... 'yeni bir bakış açışı olmasın!'... 'aman eleştirilmeyelim!'... diye yapılıyor.

Oysa bireyin mutluluğu devletin çıkarlarının üzerinde olmalıdır. Bireyi birey yapan kendine has dünyası, düşünceleri ve yaşam biçimidir. Eğer birey topluluğun içinde eriyip herkesin birbirine benzeyen yapısının bir parçası haline gelirse biz boşuna konuşuyoruz demektir...

Yazarın Yazıları