Bayram

  • 11.05.2021 23:42
  • Okunma: 1229 kez

Recep ÖNCEL


Takvime baktı; 13 Mayıs Perşembe 2021 (1 şevval 1442)’yi gösteriyordu.

Yine aynı takvimde; ‘Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun’ yazıyordu.

Duygulandı…

30 gün ne kadar da çabuk geçmişti.

Ramazan-ı Şerif ‘in, ilk getirdiği; teravih olmuştu. Arkasından sırayla, sahura kalkıldı sahur bereketi yaşandı, gerçekten sahur ayrı bir güzellik ihtiva ediyor. Seher vakti teheccüdler kılındı, Allah’la baş başa kalındı, dualar yapıldı. Sabah namazı kılındıktan sonra gün başladı. Oruç bütün maneviyatı ile birlikte bizi tenvir etti. Öğle namazı ikindin namazı, iftar sevinci ve akşam namazı ve nihayet yatsı ve teravih namazı ayrı bir anlam kattı hayatımıza.

Kur’an-ı Kerim’ler, mukabeleler, hatimler, sohbetler kendimizi düşünme ve Cenab-ı Hak’la birlikte olma imkânı sağladı bizlere.

Zekât, hayır, fitre, fidye, iftar gibi toplumsal mahiyeti olan, fakirle zengini ve insanları kaynaştıran ibadetler, daha sosyal davranışlar yapmamıza vesile oldu. Gerek Türkiye’de, gerekse dünyanın mazlum coğrafyalarında açlık çeken, zulüm altında inleyen insanlara ulaşmaya dertleriyle dertlenmeye çalıştık.

Bin aydan hayırlı Kadir gecesini, Ramazan-i şerif içinde özellikle son on gecede ve nihayet 27. gecede arayıp bulmaya, kulluk etmeye gayret ettik.

 Ramazan ayında, cennet kapıları ağzına kadar açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar zararsız hale getirilir. Cennetin sekiz kapısı vardır, bunlardan Reyyan kapısından sadece oruçlu olanlar girecektir.

Ramazan da, salâtı selamlar ayrı bir renk kattı dualarımıza.

Ve Bayram geldi, hoş geldi.

Oruç tutma ayının ardından, sırası gelen muhteşem bir mesaj olan ‘Bayramı’ anlamaya çalışmak gerekiyor.

Bir kere mübarek Ramazan ayının ardından, oruç tutan insanlar için bir mükâfattır bayram.

Dün oruç yemek haramdı, bu gün oruç tutmak haramdır!

Cenab-ı Hak, bu gün yemeyi içmeyi, sevgi beraberlik içinde, bayram yapmayı buyuruyor.

Affetmeyi küslük kırgınlıkları ortadan kaldırmayı istiyor.

Şairin; artarak gönlümün aydınlığı her saniyede, bir mehabetli sabah oldu Süleymaniye’de diyerek, şiirinde ifade ettiği gibi Bayram, önce sabahı namazla sonra bayram namazı ile başlar.

Gerçi bütün Dünya Müslümanları Kovid dolayısıyla namazlara camilere eskisi kadar gidemediler. Bu anlamda buruk geçti günler geceler, gerek teravihler gerek vakit namazları gerekse cumalar ve nihayet bayram namazları.

Dua ediyoruz, inşallah bu vesile Yüce Rabbimiz bu hastalıktan hepimizi tez zamanda kurtarsın, hasta olanlara şifa versin, vefat edenlere rahmet eylesin.

Kâbe’yi Muazzama ‘da, Ravza’yı Mutahhara’da, Mescidi Aksa’da ve bütün İslam mabetlerinde güzel ibadetler nasip eylesin.

Bu arada, İstanbul’da Büyük Çamlıca Camiinden sonra, Ayasofya Caminin açılması ve Taksim Camiinin açılması mabetlerimizi artırıyoruz ne güzel. Yüce Allah, mabetlerimize Kıyamete kadar açık olmayı ve nice ibadetlere mekân olmayı lütfetsin.

Bayram kucaklaşma anıdır!

Önce büyüklerin elleri öpülür. Anne, baba, nine, dede ve amcalar, dayılar teyzeler halalar,  kardeşler, akrabalar, komşular, yakınlar ziyaret edilir.

Önce vefat edenlerin kabirlerine gidilir, onlar hatırlanır vefa gösterilir. Sonra, sağ olanlarla kucaklaşılır. Şimdi, salgın hastalık sebebiyle görüşme olamıyor. Bari telefonla görüşelim, konuşalım, muhabbeti artıralım, sevgiyi çoğaltalım.

Çocuklara muhakkak şeker verelim, harçlık verelim, bu güzel bayramın anlamını hissettirmeye öğretmeye, anlatmaya, gayret edelim.

 Fakirleri, garipleri kimsesizleri yetimleri huzur evlerinde olanları ve başka coğrafyalarda kâfirlerin zulmü altında inleyen kardeşlerimizi unutmayalım.

Bayram bu acılara merhem olabildiğimiz anlamda hakiki bayram olma hüviyetini kazanır.

Matemlerin civarında olmak diğer gam olmak, insanın insanlık kalitesini artırır.

Yoksa maddi imkânlar içinde olup başkalarını umursamadan bayram yapılamaz. Biz; ‘Komşusu açken, tok yatan bizden değildir’ diyen bir Peygamberin ümmetiyiz.

Bütün bunları, düşündü.

Pencereden baktı, hava güneşliydi, bahar gelmişti.

İstanbul Boğazını deniz mavi, ağaçlar yeşil, erguvanlar mor renklerle süslüyordu...

Dua etti; Allah’ım! Layık değiliz, buna rağmen istemeye cüret ediyoruz.

 ‘Allahümme inneke afuvvün, tuhubbül affe fağfu anna’ sırrına ulaştırıp bizleri affet.

 Dünya’da, gerçek anlamda bayramları idrak etmeyi nasip et.

Ve dahi Ahret’e, hakiki bayramlara kavuşmayı rahmetinle birlikte lütfet!                                                                               

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları