Siyaset

Başkan Çelikbilek: “AK Parti ve Beykoz için çalışıyorum”

Başkan Çelikbilek: “AK Parti ve Beykoz için çalışıyorum”
17.12.2017 21:25
| | |
6288

Uzun süredir bildik konuların dışına çıkmayan Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, Dost Beykoz Yazarı Kader Gür'e beklemediğiniz açıklamalar yaptı.

Kader Gür’ün sorularını içtenlikle yanıtlayan Başkan Çelikbilek, her şeyi tek tek anlattı. Yaşanan gelişmelerle ilgili sıra dışı yorumlar yapan Başkan Çelikbilek, yardımcılarının istifaları, kendisiyle ilgili görevi bırakacak söylentileri, Beykoz’da nerede inşaat yapılıp nerede yapılamayacağına dek, mahalle mahalle açıkladı.

Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, 2019 Seçimleri’ne yönelikte ilk kez bu kadar açık ifadelerle mesaj verdi. Beykoz Belediye Başkanlık makamında Dost Beykoz İmtiyaz Sahibi Kader Gür’ü ağırlayan Başkan Çelikbilek,  “her seçimde üstüne koyduk, metal yorgunluk yok, sabah sekizde gelip akşam 9’da işi bırakıyorum… AK Parti için çalışıyorum. 2019 için özel bir hesabım yok” dedi.

2014 Yerel Seçim vaatlerine yönelik kısa kısa açıklamalarda bulanan Çelikbilek, çalışmaların detaylarını ve şu an ne durumda olduklarını hukuki boyutlarıyla birlikte ele aldı.

Karlıtepe Mesire Alanı? … “birkaç ay içinde açacağım”

Şu anda benim istediğim seviyeye gelmedi. Bunu İBB ile ortak yapıyoruz. Burası 3 tane müteahhit değiştirdi. Gecikme sebebinin başında bu vardır. Bir noktaya kadar geldi. Şu anda, onlara göre tamamlandı, bana göre henüz bitmedi. Tespitlerimi yaptırdım, birkaç ay içerisinde ben orayı hizmete açacağım. İşin doğrusu Büyükşehir burayı bana vermek istemedi, kendisi yapmak istiyordu. İstanbul'un en popüler kahvaltı mekânını orada yapacağım.

Beykoz Arena? “Orman arsa tahsisini iptal etmişti”

Beykoz Arena'nın projelerini ben hazırlattım, Orman ile olan ilişkilerini ben bitirdim. İl Gençlik ve Spor Müdürlüğüne devrettim, ihalesini yapsınlar diye fakat o sırada Büyükşehir yasası değişti. Büyükşehir yasasıyla birlikte İl Özel İdareleri kalktı. Bu yılın başında benim ısrarlarımla yine proje gündeme alındı.  Projelerde tabii ki benim katkılarım var ama bunların yapıcısı başkalarıdır. Hemşerilerim buna bakarken, bir bilgi eksiklikleri var. Sayın Bakanımız Osman Bak ile görüştük hemen talimat verdi. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü gecikince Orman'da tahsisi iptal etmişti. En son Orman Bakanımızla da Çekmeköy'de bir araya geldiğimizde kendisine burayla ilgili haritaları takdim ettik. Tahsisi yapılacak, buranın parası da var. İki tane kapalı spor salonu bir tane de 10 bin 523 kişilik stat bölge için anlamlı bir yatırım olacak.

Küçüksu Mesire Alanı? "Mescidini tadilat yaptık"

Beykoz'da her sıkıntılı konuya çözülsün diye el attık. Orası Beykoz Belediyesi, Büyükşehir, Milli Emlak ve Vakıflar'a ait olan ortak bir alan… Kısım kısım ayrı pay sahibi olan kurumlar var. Rektörlük burayı Büyükşehir'e devretmek istedi. Biz de o zaman Kadir beyle görüşmeyi yaptık… Biz Küçüksu'da uğraşarak tarihi bir mescidi hayata geçirdik. Bu kamuoyunda pek konuşulmadı. Beykoz'da bugün farklı şeyler konuşuluyor. Tarihi Çayır konuşulurken karşısında atıl durumda olan ve tadilatını gururla üstlendiğimiz mescidin restore edilerek yeniden hizmete açılmış olması hiç konuşulmuyor. Küçüksu ile ilgili işler şu anda Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülmeye devam ediyor.

Yat Limanı? "İSPark projeyi yürütüyor, hayata geçecek"

Onu da biz deniz üzerindeki tapulu yeri olan Maliye Bakanı'ndan talep ettik. Bizim talebimizle birlikte İSPark'ın böyle bir talebi oldu. Bize, ‘burayı yat konaklama yeri yapmak istiyoruz… İstinye'de yaptık burada da olsun istiyoruz’ dediler. Hukuki olarak burada çalışma hakkı onlara aitti. Ben buraya girecektim ki projesini de onlara hazırlatmıştım. Yap-işlet-devret modeliyle buraya girmek isteyen çok insan vardı. İSPark şu anda Beykoz'da yat limanı projesini yürütüyor ve inşallah hayata geçecek.

Nikâh Sarayı? “Kent Ormanı’nda inşaatı devam ediyor.”

İmar plan tadilatı için Boğaziçi İmar Müdürlüğü’ne, projesini dahi Türkiye'nin sayılı mimarlarından birisine yaptırarak gittim. Bizim yaptığımız bu proje Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nden geçmedi. Kendileri kabulleniyorlar ama yukarıya projeyi götüremediler. Hemen belediyenin arkasında 15 bin 300 metrekarelik bir alandaydı burası. Baktık ki biz imarı yapamayacağız. Kanuni Ormanını ben bakanlıktan aldım. Bunun iyi tarafı vardı, içerisine bir düğün salonu yapmıştım. Orada ama nikâh salonu şu anda yapılıyor, 6 ayı geçmez hizmete açacağız.

Paşabahçe Vapuru? “Tekrar tamirini yaptırmak istiyoruz”

Vapur bizim elimize sıkıntıların olduğu bir zamanda geçti. Yoksa vapur hurdacıya gidecekti, sahiplendik. Gemiye tamir bakım yaptıklarını söylemişlerdi fakat yapılmamıştı. Aldığım günlerde imkânlarımız kısıtlıydı, çektim buraya, dedim ‘bekleyin’. İhale yaptım ben bununla ilgili, ‘2-2,5 milyon liraya çıkar’ dediler ama ihale günü bana tam 6 milyon lira fiyat verdiler, ben de yaptırmadım.

Dalış turizmine kazandırmak için 1,5 yıl gibi bir çalışma yaptık, hayata geçiremedik. Düşündüğümüz yer askeri bölgeydi, hiçbir yerde geminin batırılabileceği bir alan bulunamadı. Biz bunlar çözülür düşüncesiyle bir takım beyanlarda bulunduk, şu anda ise eğer yapılabilecek olursa tekrar tamirini yaptırmak istiyoruz. Bu çalışmalar sonuçlanırsa 2018 yılı içerisinde gemimizi tekrar hayata geçiririz diye umut ediyorum. Konuşanlar da bilsinler ki bu Belediye Başkanı bu gemiyi seviyor ve sahipleniyor. Öyle olmasa ben bunu buraya getirip kendime iş çıkarmazdım.

Kılıçlı Film Platosu? “Büyükşehir Belediyesi’ne devrettik”

Büyükşehir Belediyesi’ne projeyi devrettim. Şu anda yapım aşamasında devam ediyor. Onların bir takım sıkıntıları var galiba, biraz alanı büyütmek istiyorlar. Orman Bakanı devreye girer alır yaparlar. Benden çıktı. Büyükşehir bize yasalara göre bu işi ikili götürmemizin zor olacağını söylediler, önemli olan işin yürümesiydi devrini istediler. Gerekli müsaadeleri aldık ve devrettik.

Kanal Riva? “Biraz zor yürüyor ama yürüyor”

Kanal Riva şu anda yürüyor. Biraz zor yürüyor ama yürüyor. Onun uluslararası ihalesi şu anda yapıldı. Katılan firmaların yeterlilikleri şu anda araştırılıyor. Hangi firma üzerinde mutabık kalınırsa o firmaya verilecek. Orada yapımı Devlet Su İşleri yapacak. Proje ihalesini biz yaptık sadece, DSİ daha önce ihale yaptırmıştı, bozdurduk. DSİ İkinci ihaleyi ben buraya yapamam ama ihaleyi siz yaparsanız kanalı ben yaparım dedikleri için biz bu ihaleyi yaptık.

Kanuni Sultan Süleyman Kent Ormanı? “Burası 8 bin 800 dönümlük bir arazi”

Bakan Beyin buranın açılışını Cumhurbaşkanımızın yapacağına dair öyle bir tasarrufu vardı. Ama Cumhurbaşkanımızın o kadar işleri var ki o işleri arasında buna vakit bulabilir mi bilmiyorum. Burası bir anda bitecek bir olay değil. Burası 8 bin 800 dönümlük bir arazidir. 6 tane büyük park var. Orman Müdürlüğü kısmi olarak yapmıştı fakat eksikleri vardı. Biz şu anda onları tamamlıyoruz. Orada bir bölüm yöresel kiraya verilmesi gereken yerler vardı. Buraları kiraya verdik. Şu anda biz orada nikâh salonu için inşaata başladık. Bize sosyal tesis için bırakılan bir yer vardı, nikâh salonu projesine dönüştürdük. Burada yapacağımız salon birçok ilçedeki salondan daha büyük ve anlamlı olacak. Otopark, alan zenginliği ve ulaşım konusunda hiçbir sıkıntı yok.  İnşaat devam ediyor. Altı aya kalmaz hizmete açarız.

“Nikâh Salonu gecikmesinden dolayı özür dilemek isterim”

Bu zamana kadar bizden kaynaklanmayan nedenlerden dolayı da biz özür dilemek isteriz. Benim günahım yok, olmasını ben herkesten çok isterim. Oradaki üç bölümü biz şu anda ihaleye çıkartıyoruz, binicilikle ilgili bir bölüm olacak. Diğer taraflarda arkadaşlarımız farklı şeyler geliştiriyorlar. Biz nikâh salonunu bitirdiğimiz zaman orası bütün İstanbul'un hizmetine girmiş olacak.

Beykoz içerisinde bir nikâh salonu yapma imkânımız oldu da biz mi yapmadık? Orası çok güzel bir mekândır, otobandan oraya bir giriş yapmayı düşünüyoruz.

Orhan Veli Kanık parkı? “Beykoz’da bunun gibi 10 tane yer olsun”

Büyükşehir’e aitti, devraldık. Bu projeyi biz yaptık. Havuzu ve çevresini büyükşehir gerçekleştirdi. Orası kullanılsın diye ihaleye verecektik. Doğrusu kimin aldığı beni ilgilendirmiyor. Beykoz'da bazı şeylerin olmasını istiyorum. Marka olacak bazı şeyler, bölgeme katma değer katacak kim gelir alırsa başımın üstünde yeri vardır. En ufak bir tereddüt uyandırmadan, birçok insanın belki gözünün olduğu bir yer haline geldi. Halka açık bir yer yaptık, bir araya gelip istediği fiyatı vererek alma hakkına sahipler. Her şey denetim altında gerçekleştiriliyor. Almak isteyip de alamayan insanlar ağzına geldiği gibi konuşuyorlar. Ben Beykoz'da bunun gibi belki on tane yer olsun istiyorum. Şu anada çok güzel ve ilgi gören bir yer oldu.

Beytaş? “Yılların getirdiği bir yükü vardı”

Beytaş, bizim zarar eden bir kuruluşumuzdu. Yılların getirdiği bir yük vardı. Yeni bir bina yapmadan, Boğaziçi İmar Müdürlüğü ile görüştük. Daha önce Kadir Bey ile görüştük. Şimdi yeni gelen arkadaşlarla görüştük orasıyla ilgili güzel bir projemiz var. Bu haliyle de açmam, açarsam topluma saygısızlık olur.

Beykozspor? “Bütün kulüplere yardım ediyoruz”

Toplumun her kesimine Beykoz ile ilgili önerimi söyledim: ‘Gidin kulübe sahip çıkın, sonra yardımcı olabilirim.’

Şu anda kulübün bir sahibi var ama sahibine toplumun inancı yok. Beykoz’da 34'e yakın kulüp var hepsine yardım ediyoruz. 15'e yakın halı saha bu dönem içerisinde yaptık. Buna rağmen kaç yıldır Vakıflar'a kira ödeyerek Beykoz Spor Kulübü’nün sahasını elimde tutuyorum. ‘Başkan Beykozspor'a sahip çıkmıyor’ diyorlar. Yapmayın, senelik 150 bin lira kira ödüyorum. Sahip çıkmaya niyetim olmasa bırakırım, çayır yaparlar. İnsanın biraz vicdanını dinlemesi lazım, bir kısım insan gerçeği bilmiyor. Öğrenmek istemiyorlar, o dolduruşun altında bazen siyasi şeyler olabiliyor. O stadın yapılması için ben TFF ile görüşerek gerekeni yaptım, sahayı yıktık ve o alanı temizledik. Federasyon şu anda inşaatı sürdürüyor. Bir sene içerisinde orası stada kavuşacaktır.

İmar? “Mülkiyeti olmayan bir yerin imarı olmaz”

Beykoz'u iyi bilmek lazım, vatandaş mülkiyet, mülkiyetsizlik ne demek bunu bilmiyor. Mülkiyeti olmayan bir yerin imarı olmaz. Yenimahalle'de mülkiyet sahibi olmayan adam orada nasıl inşaat yapacak? Mülkiyet olur, imar gelir istediğin gibi inşaatını yaparsın.

“2009’da Beykoz’un 3 tane önemli sorunu vardı”

Şu anda bu konular biraz daha anlaşılmaya başlandı. 2009 Seçimlerine girerken Beykoz'un 3 tane problemi vardı. Biri mülkiyet, diğeri imar, bir sonraki ise trafik eğitim şeklinde bu sıralama devam ediyor. Bunlar anketlerin bize getirdiği sonuçlardır. 2009 seçimlerinde biz dedik ki önce mülkiyeti çözeceğiz, önce 2B'lerle ilgili adım attık. Milli Emlak arazileri vardı, Vakıflar vardı. Büyük oranda bu arazilerimizi vatandaşlarımıza dağıttık. Vatandaşlarımız bu aşamada imar olmasa dahi en azından mülkiyet sahibi oldular. 20 bine yakın 2B tapusunu alarak hiçbir yerde olmayan usulle vatandaşlarımıza kazandırdık. Proje alanı ilan ederek, Milli Emlak’ten bunu aldık. Şimdi geriye ne kaldı, mülkiyet sorunu 31 yılda halledildi.

“31 yılda mülkiyetini almış bir yerin imarı kaç günde halledilir?”

Bir günde çözülmez, vatandaş senelerdir devam eden sıkıntılarını bir sene de halletmek istiyor ama emin olun ben vatandaşımdan daha fazla bu sorunu çözmek istiyorum. Bana vatandaşım gelip bir şey yapmak için izin istediğinde ona cevap verememek en fazla beni üzer. O kendi adına bir defa üzülüyor, ben toplumda bana gelen o taleplerin sayısı kadar üzülüyorum.

Herkes kendi adına gelirken biz hepsi adına bu sıkıntıyı yaşıyoruz. Hatta biz kendimizde onun şartlarından gelmişiz ve ev sahibi olmuşuz. Ben hemşerilerimden daha iyi bir şartlara sahip değilim, bu şartları iyileştirmek için çabalayan insanlarımızla beraberiz.

Bizim bölgemiz farklı. İmarla ilgili yetkili kanunlarımız var. Boğaz Kanunu üzerinde kalan yerleri binlik ve 5000'lik planlarını ben yaparım, fakat bunu Çevre Bakanlığı’na onaylatmak zorundayım. Bakanlık yetkilileri gelirler burada dikkatli bir şekilde çalışırlar. Ben orayı 2 yılda çözebildim. Daha önce İdris Güllüce Bey vardı. Sağ olsun, büyük destek verdiler. Arkadan hemen alttaki alana geçtim. Geri Görünüm Etkilenme Bölgesi’nin planları biraz uzadı. Benden kaynaklanmadı. 5000'lik ve 1000'likleri yaptım, bakanlığa gönderecekken bir kanun çıktı ve bu alanlarda Büyükşehir'in yetkili olduğunu söylediler.

“Plan üçe bölündü, iptal bütün bölgeyi etkilemesin diye”

Aldık planları Büyükşehir'e gittik, onlarda bize 5000'lik planları kendilerinin yapacaklarını söylediler, bizim planlarımızı kabul etmediler. Yapmayın burası sıkıntılı bir bölge dedik, en nihayetinde kabul ettiler. Bu defa bu planın önemli olduğunu bir etapta çıkamayacağını üçe bölünmesi gerektiğini söylediler. Ben vatandaşa verdiğim sözleri onlara anlattım ama onlarda planın tek seferde çıkması halinde itiraz söz konusu olduğunda mahkeme tarafından gelebilecek bir iptal kararıyla bütün planın gidebileceği tarzında mantıklı bir söylemde bulundular.

Planı üç etaba böldüler. Her bir etabın yürümesi 6-7 ay sürüyor. Kolay bir şey değil, millet plan deyince kâğıdın üzerine resim yapar gibi planların yapıldığını zannediyorlar. Bunun üzerine planların yapılması için kaç tane farklı kurumla görüşmeler yapıyoruz biz. Kültür Varlıkları var, Çevre İl Müdürlüğü var, birçok kurum bize görüş bildirirken biz bunların arasında planları yürütmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla benim planlarımın her bir etabında önce 5000'likler geçti, sonra 1000'likleri ben kendim gönderdim. Sonra bu planlar kurullara giderek her bir kuruldan geçti. Şu anda benim Geri Görünüm Etkilenme bölümündeki planlarımın sadece bir etabı kaldı. O etapta en fazla altı ay sürer ve bu bölgedeki plan bitmiş olacak.

Boğaz kısmı yani şu anda Belediye Binasının olduğu yer bakanlığın ilgi alanına giren bir yerdir. Buna ben hiç dokunamam. Boğaziçi İmar Müdürlüğü bu konuyla ilgileniyor, bu ileride olacak bir şeydir. Benim şu anda köy dediğimiz daha sonra mahalle olan yerlerin planları kaldı. Bu planlarda anlaşılmayacak bir şey yok. İnşaat yapmak için kurallara uymak gerekiyor. Senin arsanın büyüklüğü buna uyar mı?

Bu planlarda çok farklılık çok yok. Boğaz kanununda inşaata verilenler bellidir. Biz sadece yeni planlarla çok az ilaveler yapabildik. Bazı yerlerde 3 kat olanı 5 kat, 2 kat olanı 3 kata çıkarttık. Bu kadar kabul ettirebildik.

Sorunsuz inşaat? “Kavacık ve Soğuksu’da yapılabilir”

Kavacık'ta, Soğuksu'da inşaat şu anda yapılabiliyor. Bölgesel farklılık yok. 500 metre arsası olan bir adam çekme mesafelerinden sonra burada binasını yapabiliyor. Bunlar her yere göre değişiyor, sokağa caddeye göre değişiyor. Genelleştirirsek çok doğru olmaz. Altı ay sonra Beykoz'da ön görünüm hariç imar anlamında bir sıkıntı kalmayacak.

Şu anda imar anlamında Çavuşbaşı bölgesi ve eski köylerimiz var. Çokta önem verdiğim yerlerdir. Buralar maalesef hemen planlarına başlayamadık. Burada havza alanı var. Vatandaşın beklediği imarı alma şansım şu anda yok.

Çavuşbaşı İmar Planları? “Burası baraj havzası olarak gözüküyor”

İmar olarak orası bir baraj havzası olarak gözüküyor. Bütün sıkıntı da bundan kaynaklanıyor. Biz bununla ilgili elde ettiğimiz bilgileri Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Orman Bakanına kadar hepsine götürdük. Buralardan biz cevaplar bekliyoruz fakat insanların çok yoğun mesaileri var. Orman Bakanımızla olan görüşmemizde yanındaki Orman Müdürümüze ve diğer arkadaşlarına buranın çözülmesiyle ilgili çalışmayı yapın ve bana getirin dedi. Biz şu anda onay bekliyoruz, bir yönetmelik değişikliği bekliyoruz. Yani bizim işimizi çözsünler fakat nasıl çözdüklerine ben karışmam.

“Çavuşbaşı’nı mahzun bırakmayacağız”

Çavuşbaşı’nı su havzasından çıkartmayı göze alamazlar. İyileştirici bir takım çözümler getirecekler. Bizim bütün amacımız kalıcı çözümdür. Çavuşbaşı'nda şu anda kolektörler var. Bütün baraj çevresi kaplıdır. Dolayısıyla atık sular baraja gelmiyor. Bütün mesele barajın kirletilmemesiyse bunun örnekleri var. Biz buna kalkışırsak kolektör olmayan yerlerdeki çevreyi ne yapacağız diyorlar. Veysel Eroğlu Beyin talimatlarıyla şu anda çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmalar sonrasında çıkan sonuçlar bakan bey ile paylaşılacak. Biz burayı mahzun bırakmayacağız. 2B'ler orada parayla satıldı. Vatandaşın şu itirazı var. Madem imar yok burayı neden sattınız? Biz belki şu anda vatandaşımızın bütün beklentilerini karşılayamayız ama bununla ilgili çalışmaya devam edeceğiz.

Başkan yardımcılarının istifaları? “Siyaset uzun soluklu bir yol”

Siyaset, uzun soluklu bir yoldur. Herkesin başına bir takım şeyler gelir. Bizler bu partinin birer mensubuyuz. Bu yürüyüşe uymakla ilgili mecburiyetlerimiz var. Siyasi partilerde de bu böyledir. Ben bunu genel olarak söylüyorum. Bir arkadaşımız sizin oturduğunuz yere geldi, bana; ‘başkanım biz sizinle epey çalıştık, ben ayrılacağım’ dedi. ‘Çok düşündün mü?’ diye sordum… Düşündüğünü söyledi ve ben de, ‘yolun açık olsun’ dedim. Fakat kendisine bir tavsiyede bulundum. ‘Sen buraya gelirken kendi başına gelmedin, ilçe ve il başkanlıklarının görüşleriyle geldin. Şimdi hemen git bu kararını da onlarla paylaş’ dedim. ‘Paylaş ki, yarın bir gün yine siyaset yapmak istersen, önüne çıkmasın bu’ diye söyledim. ‘Arkadaş sen bize sormadan gittin, şimdi neden geldin diye sormalarına fırsat verme’ dedim. Bu benim bir ağabey olarak görevimdir. Benimle çalışmak isteyenlerle çalışırım.

“Tabiri caizse çocukluk yaptı”

Diğer arkadaşımızın durumu bana göre tabiri caizse çocukluk yaptı. Bir şey yapıyorsan başka bir şeye faydası olsun. Sana mı faydası var, ailene mi, bölgene mi, ülkeye mi? neye faydası var? Siyasette daha dikkatli olmakta fayda var. Ne diyelim?

Senden belki hizmet bekleyen birçok insanı geride bıraktın. Buna hakkın var mı? İnsan olarak, ağabey olarak ben her türlü arka çıkmayı yapmışımdır. Hiçbir Allah'ın kulu bu noktada Yücel Çelikbilek'e tek laf söyleyemez.

İstifa edeceğinize yönelik söylentiler? "Bir gün dahi konuşulmadı”

Partimde bu bir gün dahi konuşulmadı, yukarıda kimse ima etmedi. Sayın Cumhurbaşkanımla bu süreç içerisinde en az 5 defa bir araya geldik. Hiçbir seferinde böyle bir şey söz konusu olmadı. Sadece ben değilim ki, Üsküdar, Tuzla, Küçükçekmece, bunları da dâhil ettiler. Burada CHP sitesi var. Belki adı böyle değil ama onların yandaşlığını yapan bir haber siteleri var. Bunlar İstanbul'da belli yerleri hedef göstermeye çalışıyorlar. Bunu ulusal medyaya servis ediyorlar. Oradaki arkadaşlarında bunları yazmak gibi bir mecburiyetleri var. Bir gün dahi bu ilçelerimiz gündeme gelmedi. Genel Merkez ile Milletvekillerimizle, İl teşkilatımız ile görüşüyoruz. Bir algı ile buradaki insanların huzurunu kaçırmayı amaçlıyorlar.

“CHP’ye göre demokratik değil”

CHP'ye sorarsanız bu demokratik bir yöntem değil… Bunu sindiremiyorlar. Size ne? Eğer kötü bir şeyse AK Parti bunu görür sizde sevinirsiniz. Bir partinin Belediye Başkanlarını değiştirmek istemesi kadar doğal ne olabilir. Sana ne bundan? CHP bundan rahatsız oluyor. AK Parti'nin kendisini silkelemesini kabul etmiyorlar.

“Ben bu davaya koltuk için bağlı değilim”

Bu benim ikinci dönemim, ben zorla gelmedim ki, partim beni aday yaptı. Beni aday yaparlarken çok iyiler de bana gelip, ‘Yücel Bey gördüğümüz lüzum üzerine senin dinlenmen lazım’ derse suç mu işlemiş oluyorlar? Öyle mi algılamam lazım. Hiç haberim yokken aday yaptıklarında iyi oluyorlar da bunu dediklerinde kötü mü oluyor? Bunu en az benim kadar yukarıda da düşünüyorlardır.  Ben bu davaya bu koltuk için bağlı değilim.

‘Seçimde başarısız olan’ dediler. Bu süre içerisinde kaç seçime girdik? Hepsinde biz üstüne koyarak gitmişiz. En son referandumda yüzde 53 aldık, Anadolu Yakası'nda 4, İstanbul'da 12. sıradayız. Bu hepimizin başarısıdır. Buna rağmen yine diyebilirler. Metal yorgunluk diyorlar. Bu da yok? Sabah 8'de gelip akşam 8-9'da işi bırakıyoruz.

Halk Meclisleri amacına ulaşıyor mu? “Eksiklerimizi görüyoruz”

Biz oraya eksiğimizi görmek, yaptığımızı görmek, vatandaş hesap sorsun diye gidiyoruz. Ben oraya giderken, bütün birim yöneticilerimi, başkan yardımcılarımı hepsini götürüyorum. Onlar orada otursunlar diye götürmüyorum, 11 halk meclisi yaptık. Hepsinde en son halkla kucaklaşarak ayrıldık.

Ben kendimi test ediyorum. Dışarıda dedikodu yapanlar var? Hangi memurum sana nasıl davrandı? Gel anlat hesabını sorayım. Dışarıda kelam etmeyin, gelin yüzüme söyleyin. Bunu herkes yapabiliyorsa, gelsin yapsınlar. Beykoz'da istemesek de zorluklar var.

“Ben bu halka hiç kötülük yapmadım”

Yüzde 80'i kaçak olan bir yerde zorluk olmaz mı? Bütün bunların olduğu bölgede ben bu yürekliliği gösteriyorum. Hiçbir şekilde savunmasız olarak çıkıp 4-5 saat hesap veriyorum. Bu belediyenin halkla birlikteliği, şeffaflığı kadar daha neyi ortaya koyalım. Ben bu halka hiç kötülük yapmadım. Buna rağmen halkım bana kötü davranırsa ben kendimi hesaba çekerim.

Danışmanlarımı şimdi sokaklara göndereceğim, taramalar yapacaklar. Ardından müdürlerimi göndereceğim. 3 bin 300 sokak gezecekler. Ben bunu bir hesap için yapmıyorum. AK Parti burada diridir, yerindedir.

Gaye Zayıf'ın ifadeleri? “Gereksiz… Maksadını aşan ifadeler”

Buna vatandaşın nasıl anladığına bakmak lazım. Ben o yazılan çizilenleri az da olsa gördüm. Birkaç tane belli klişe isimler var. Başkan Yardımcısı arkadaşımızın yaptığı şeyle aynıdır. Gereksiz, maksadını aşan bir ifadedir. Ben bu hanımefendinin böyle bir düşüncede olmadığını biliyorum. Bu hanımefendinin gayretlerini biliyorum. Teşkilatın ayakta durması, topluma yardım edebilmek için ciddi gayretli bir insan. Bu sözleri içten gelerek söylemediğini biliyorum. Bizler tırlarla buradan Türkmenlere yardım gönderirken, o tırları doldurabilmek için nasıl çalıştığını biliyorum. Bunları göz ardı etmemek lazım.

Yücel Çelikbilek’in 2019 hedefi? “Özel hiçbir hesabım yok”

2019 yılı için benim kişisel bir hesabım yok. Ben varsa yoksa Beykoz ve AK Parti için çalışıp, çabalıyorum. 2019 yılı için AK Parti’nin, Beykoz'da, İstanbul'da, Türkiye'de; gücümün yettiği her yerde bir oy bir oydur anlayışıyla nasıl daha başarılı olabilir onun heabını yapıyor ve o niyetle çalışıyorum. Bunu aklıma koymuşum ve vicdanıma yerleştirmişim. O mücadele içerisinde kime ne tesadüf eder, o Allah'ın takdiridir. Benim idealim, Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi önce mahalli seçimlerde olmak üzere 50+1'i almalıyız, alacağız.

Herkesin ufak hesapları kenara koyarak, bunun için çalışmalıyız. 2019 Mart'ını çok düşünmedim ama Kasım'ı düşünüyorum. Genel Başkanımız, ‘30 Mart'ta 50+1'i oy alırsak, bu 3 Kasım'a da yansıyacaktır.’ Dedi. Ben bu çalışmaları yapıyorsam, birçok ilçede bunlar yoksa o tarihe yaklaştığımızı görerek yapıyorum. 30 Mart sürecinde ben nerede olurum bilmem, hiç hesabını da yapmadım. Partimin dirliğini ve canlılığını ortaya koymam gerekiyor.

Dost Beykoz / Kader Gür – Özel Röportaj

Anahtar Kelimeler: Beykoz Haber, Kader Gür, Röportaj, Yücel Çelikbilek, Proje, İmar Planları


DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"