BAE – Türkiye ilişkileri

  • 01.12.2021 10:50
  • Okunma: 1313 kez

Recep ÖNCEL


Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed el Nahyan Türkiye’yi ziyaret etti.

Prens, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından karşılandı.

Müteakiben, iki ülke arasında görüşmeler yapıldı.

Neticede, bu ziyaretle birlikte bir dizi ekonomik anlaşmalar imzalandı.

Ve işin boyutu 10 milyar dolar oldu.

Görünen odur ki, daha önce sıkıntılı olan BAE -Türkiye ilişkileri bundan sonra düzelecek.

Malum, Türkiye’ye karşı şer cephesinde Batı ve Amerika’nın yanında BAE ve Arabistan birlikte hareket ediyorlardı.

15 Temmuz hareketini destekleyen unsurlar içinde BAE’de vardı.

Amaç;  ülkemize diz çöktürmekti.

Ancak, Türkiye dik durdu.

Sağlam hareket etti.

 Düşmanlarımızın istedikleri şey; Erdoğansız bir Türkiye’dir.

Emperyalizmin amacı,  ülkemizi güçsüz hale getirmektir.

Eski başkan Trump’tan sonra, yeni ABD Başkanı Biden’in;  Ortadoğu’da askeri güç azaltması, Afganistan’dan çekilmesi, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Türkiye politikalarını gözden geçirmesine sebep oldu.

Diplomasi çevrelerinde önümüzdeki günlerde Arabistan’ında ülkemize daha yakın bir dış politika izleyeceği düşünülüyor.

Şimdi Türkiye,  devlet aklını ortaya koydu.

Dış politikada, ebedi düşmanlıklar ve ebedi dostluklar yoktur.

Ülkelerin menfaatleri vardır.

Ülkemizin gerek diplomatik gerekse ekonomik menfaatleri, herkesle olduğu gibi tarihsel bağlarımız olan Arap ülkeleriyle de iyi ilişkiler geliştirmenin faydalı olacağını ortaya koymaktadır.

Biz 10 milyar dolarlık ekonomik anlaşma ve yatırımların burada kalmayacağını daha da ileri noktalara gideceğini tahmin ediyoruz.

Ankara’da, Türkiye -BAE arasında aşağıda belirtilen yatırım anlaşmaları imzalandı.

Erdoğan ve Al Nahyan arasındaki anlaşmalar; ‘Türkiye’de mevcut ve yenilenebilir projelere yatırımlar dâhil olmak üzere enerji, petro- kimya, teknoloji, ulaşım, alt yapı, sağlık,  finansal hizmetler gıda, tarım, alanlarında Türkiye’ye doğrudan yatırım ve işbirliğini’ kapsamaktadır.

Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri son dönemde, ekonomik bağları güçlendirmek ve aralarındaki gerilimi azaltmak için gayret sarf ettiler.

 Ülkeler arasında ilk defa bu kadar kapsamlı anlaşmalar imzalandı.

Bu anlaşmalara ilaveten, Türkiye son zamanlarda ihracatta rekorlar kırıyor.

Büyüme rakamları iyi gidiyor.

BAE’den gelen 10 milyar dolarlık anlaşma ve yatırımın, Türk ekonomisine ciddi bir katkısı olacaktır.

Siz bakmayın muhalefetin naralar atmasına.

Bunlar Avrupa ve Amerika’nın ülkemize yatırım yapmasına ses çıkarmazlar.

Ama Katar yapınca kötü oldu dediler.

Katar ve BAE’nin yaptığı yatırımları, bağımsızlıkla, ülke kaynaklarının satılmasıyla, gayri milli olmakla ve benzeri söylemlerle ifade etmeye çalışıyorlar.

Türkiye’nin değerleri ucuza gidiyor, yok pahasına satılıyor diyorlar.

Böyle bir şey yok!

Tank palet fabrikası da, yeni yatırımlarda, değerinde yapılmaktadır.

Üstelik satılan bir değerde yoktur!

Sadece çoğunluk hisseleri bizde olmak üzere,  yatırımlara ortaklık meydana gelmektedir.

Emin olun ki, Türkiye’ye hibe yapılsa ona da bir kulp bulurlar.

Merak etmeyelim Türkiye iyi yolda gidiyor.

Erdoğan - Al Nahyan görüşmesi gerilimli dönemden sonra yeni bir açılım dönemi başlatabilir.

Üstelik Türkiye sadece Ortadoğu ülkeleriyle değil, Türkî ülkelerle de işbirliği anlaşmaları yapıyor.

Sonuçta, yeni birliktelikler, yeni diplomatik ve ekonomik beraberlikler ortaya çıkıyor.

Son yıllarda Türkiye sahada çok güçlü performans ortaya koydu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliği ile daha önce cesaret edilemeyen şeyler yapıldı, başarılı işlere imza atıldı.

İHA, SİHA, tank, gemi, uçak projeleri, kendi silahımızı üretme çalışmaları, bütün dünya da ilgi ile izlendi.

Tabii ki bu durum hem Türkî ülkelerde,  hem de Arap ülkelerinde çok dikkat çekti.

Üstelik eskisi gibi çekingen adım atmaya korkan Türkiye yerine, daha atılgan daha cesur güven veren bir Türkiye dış politikada ağırlık meydana getirdi.

Bize göre Türkiye yeni sayfalar açıyor.

Zamanla ilişkilerimiz hem dost ülkeler yöneticiler arasında, hem de halklar arasında ortak çıkarlar ve ülke halkları çıkarlarına hizmet eder şekilde güçlenecektir.

Ufkumuz açık inşallah!

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları