Aşı ve yasalar

  • 29.03.2020 12:16
  • Okunma: 4553 kez

18 yıldır iktidarda olan AK PARTİ’DEN SONRA sosyal yaşam, sanat ve kültürel hayata bir darbe de Corona Virüs’’ten geldi…

Böyle bir zamanda siyaset yapmayalım” uğultuları duyar gibiyim.

İlginç bir tepkidir ama sosyal medyadan bu tür refleks hakaretlere çok alışığız…

Ülkemizde öyle insanlar var ki; CORANA VİRÜSTEN korkmazlar ama gerçeklerin dillendirilmesinde öcü gibi korkarlar. Hemen hakarete veya küfürlere sarılırlar.

Oysa böyle bir zamanda siyaset yapmayacağınız da her şey süt liman, ekonomi tıkırındayken mi dostlar protokolde görsün diye siyaset yapacağız? Onu dedem de yapar…

Ver eline bir tespih, bir sakal, başına bir sarık, iki sihirli Arapça sözcük ile değişmez ve değişmesi teklif dahi edilemez ayet ve surelerle akşama kadar aynı şeyleri anlatsın; CORANA VİRÜSE çare olabilir mi?

Dünyaca ünlü teorik fizikçi Albert Einstein diyor ki; “aynı deneylerle farklı sonuç alınamaz”

İşte siyaset, toplumsal sorunlara çözümler üreten gökkuşağı gibi sınırsız renkte düşüncelerdir ve bu renklerin hepsine özgürlük vermek gerekir.

Çünkü bir ülkede veya dünyada toplumsal sorunlar ne kadar büyükse aynı toplumlardan çıkacak o kadar çok farklı düşüncelere ihtiyaç var demektir.

Her şey apaçık ortada değil mi?

Hem ülkemiz hem bütün dünya belki de insanlık tarihinin en büyük sorunlarıyla karşı, karşıya değil miyiz?

Ve bu sorunlar, değişmez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez dinsel argümanlarla çözümlenebilir mi?

Yoksa siyaset ve toplum bilimcilerinin aşı bulmalarıyla mı çözümlenir?

Biliyorsunuz CORONA VİRÜSE karşı bir aşının en erken bir yılda bulunabileceği söyleniyor; o da en erken BİR YIL neden mi?

Sonuçta aşı da bir ilaçtır; eğer bu gün ülkemiz ve dünya kontrol edebildiğimiz bir ortamda olağan koşullarda olsaydı, TIP bilim insanları yeni bir ilaç için çok daha uzun yıllardan söz ederlerdi. Çünkü ilaç bu, tornadan çıkan boru değil…

Ne demek istediğimiz biraz daha açalım:

Örneğin herhangi sıradan bir ilaç örneğin Aspirin bile toplumun kullanımına sunulmadan önce tüm yarar, zarar ve yan etkileri için TIP liyakatli bilim insanları tarımsal ilaçlarda en az beş yıl, gıda ilaçlarında ise en az 15 yıl ARGE çalışmaları yapma zorunluluğu vardır.

Kars’ta ki, toprağa veya hastaya iyi gelen ilaç, Edirne’deki toprağa veya hastaya da iyi gelmezse o ilaç kesinlikle piyasaya çıkarılamaz.

İşte TBMM’sinden çıkacak yasalar da böyle olmak zorundadır. Çünkü Edirne’den, Kars’a, zengin, fakir, bebek, çocuk, kadın, erkek, yetişkin, yaşlı tüm toplumun kaderini yasalar belirliyorlar.

Yasanın konusu ne olursa olsun her yönetici ülkesinde yaşayan her vatandaşına eşit düzeyde fayda sağlayacak yasalar çıkarmak zorundadır.

Örneğin örtülü Aflar çıkarıyorsunuz; tamam toplumu ikna edin her gün af çıkarın af etmek büyüklüktendir ama hiçbir mahkûm vatandaşınızı suçlarının çeşidine göre ayıramazsınız bu ne ahlaki ne de hukuki bir karar değildir, Anayasanın eşitlik ilkesine hiç uygun değildir.

Kimseyi takmam çıkarır, uygularım yandaşlarıma bal, kaymak,  düşmanlarıma zindanlar sunarım derseniz; işte o zaman onlara yasa denir ama hukuki geçerliliği olan yasa denmez…

En büyük şanssızlığımız da bu zaten; tüm toplumunun, sağlığını ve yaşayışını doğrudan belirleyen yasa çıkarma konusunda gerçekten liyakatsiz siyasiler iş başında.

Genellikle karşı görüşlerde olanlara hiç sormadan, saygı duymadan, bilimsel araştırmalar yapmadan bir torba içinde oldubittiyle üç, dört günde yasalar çıkararak topluma telafisi olmayan çok ciddi zararlar veriyorlar.

Oysa uzmanlık alanları öteki dünya ama sanki liyakatleri varmış gibi bu dünyada yaşayanların hayatlarını belirliyorlar. Olacak gibi değil ama oluyor.

Artık olmamalı, izin vermemeliyiz; işçiye kötü, işverene iyi, öğrenciye kötü, öğretmene iyi, kadına kötü, erkeğe iyi, fakire kötü, zengine iyi hukuki olmayan hiçbir yasayı kabul etmemeliyiz.

Tamam, yasadır asker, polis, jandarma, savcı, hâkim gücüyle bal gibi de uygulanır.

Ama bir gün Evrensel Hukuk İlkelerine sahip güçler iktidar olunca HUKUKA VE İNSAN HAKLARINA KARŞI tüm uygulamalarının hesabını tek, tek sorarlar, kim olursa olsun kaçış yok…

 

 

 

 

 

 

Anahtar Kelimeler:

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz
Yazarın Yazıları