Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
A. Raif ÖZTÜRK
A. Raif ÖZTÜRK

Asi gençlik hakkında beyin fırtınası

Son yılların en önemli problemlerinden birisi de, kendisine haksızlık yapıldığını zanneden kişilerin, sabır göstermeden, cezasını kendisi vermeye kalkışmasıdır.

Asi gençlik hakkında beyin fırtınası

Son yılların en önemli problemlerinden birisi de, kendisine haksızlık yapıldığını zanneden kişilerin, sabır göstermeden, cezasını kendisi vermeye kalkışmasıdır.

Basit gibi gözüken bu durum öyle çoğaldı ki, “Yan baktın”, “niçin bana korna çaldın”, “niçin yol vermedin”? Vb. gayet basit sebeplerle, tartışmalar, kavgalar, bıçaklanmalar, hatta cinayetler işlenir oldu.

Okullarda “akran zorbalıkları”, hatta ‘aşırı yaramazları sadece ikaz eden’ öğretmenlerin, öldüresiye dövülmeleri de çoğaldı. Bu davranış öğretmenleri PASİF, çocukları ÂSÎ yapıyor.

Oysa önceleri eğitim kurumlarına gönderilen evlâtlar için, “eti senin, kemiği benim” denilerek, ciddi ve sağlıklı eğitim almaları sağlanıyorken, bugün veliler “niçin çocuğumu azarladın” diye tehditler savuruyor veya dövüyorlar.

ÜSTELİK bir asra yakın sürdürüle gelen arızalı Milli Eğitim Müfredatından tutunuz da, bu arızalı eğitimlerle yetiştirilen(!) öğretmenler, öğretim üyeleri, okul yöneticileri ve veliler de en az o çocuklar ve veliler kadar suçludurlar.

Ayrıca, Allah inancından ve Ebedî Ahiret hayatından, Din ve imandan yoksun bırakılan masum nesiller; Polisin, Jandarmanın vs. görmediği yerlerde, kanun boşluklarından da faydalanarak, kendi menfaatine olan her isyanı, gayet normal zannedip işliyorlar.

  • Dindar, İmanlı ve Ahlâklı aileler tarafından eğitilen çocuklar, bırakın isyanı ve saldırganlığı, sinek ürkütmeye bile kıyamazlar.

Oysa bir asırdan beri gençliğe, sadece Din, İman ve Ahlâk yoksunu eğitim değil; özellikle ALLAH’IN VARLIĞINI ÖRT-BAS edici eğitimler verildiği ap-açık ortadadır.

Yüce Rabbimizin Varlığını gösteren icraatlar; “TABİAT ANA yapıyor, KENDİ KENDİNE oluyor veya TESADÜFEN oluyor” vs. dayatmalarla, körpe zihinler zehirleniyor.

Ap-açık GERÇEKLER yerine, sadece varsayım ve şahsî yorumdan ibaret olan Darwin TEORİLERİ vs, bir asırdan beri okutuluyor. Körpe zihinler de, öğretmenlerine inanmaya eğilimli oldukları için bu sinsi tuzaklara kolayca düşürülüyorlar. OYSA Yüce Rabbimizin Varlığı, sadece tek bir MEYVEYLE bile ispat ediliyor.

Peki, Yüce Rabbimizin Varlığını, sadece tek bir MEYVE ile nasıl ispat ediliyor?

CEVAP: En basitinden KİRAZ meyvesini ele alalım.

  1. Kış mevsiminde tamamen suyu çekilmiş olan o kiraz ağacı, İlkbahar mevsiminde, hangi pompa ile 20-30 metre yüksekteki dalların uçlarına kadar su pompalanıyor? Okullarda dayatılan ‘OZMOS prensibi’ çürütülmüştür. Çünkü ‘OZMOS prensibinin’ su iletilme gücü, en çok 3-5 santimdir…
  2. Kiraz ağacının DAL uçlarına, mucizelerle iletilen o suyun; Kiraz terkibine uygun minerallerin seçimini, o akılsız, şuursuz KÖKLER mi yapıyor? Hâşâ…
  3. O DALLARDAKİ incecik deliklerden çıkan o mineralli su; imza yerine geçen kiraz YAPRAĞINI, kalıpsız olarak nasıl dokuyabiliyor?
  4. DAL UÇLARINDAKİ incecik deliklerden sızdırılan o mineralli su; yine imza yerine geçen KİRAZ ÇİÇEĞİ şeklini ve renklendirmesini nasıl yapabiliyor?
  5. Aynı mineralli su; nasıl oluyor da önce incecik KİRAZ SAPINI KALIPSIZ inşâ edebiliyor?
  6. Aynı mineralli su; nasıl oluyor da incecik kiraz sapının ucuna, kalıpsız olarak Kiraz MEYVESİ yapmayı becerebiliyor?
  7. Aynı mineralli su; nasıl oluyor da kirazın neslinin devamı için, bir ÇEKİRDEK üretiyor?
  8. Aynı mineralli su; nasıl oluyor da kirazın RENGİNİ ve LEZZETİNİ ihmal etmiyor?
  9. Aynı mineralli su, nasıl oluyor da sadece KİRAZI değil; 400 000’den çok çeşitli TÜM meyveleri, farklı RENKLERİYLE, LEZZETLERİYLE, ŞEKİLLERİYLE hatta özel KOKULARIYLA, birbirine karıştırmadan nasıl inşa edebiliyor?
  10. Aynı mineralli su, nasıl oluyor da; insanların AĞIZ ve DAMAK TATLARINI, hatta ‘mevsimlerdeki ihtiyaca göre mineral, VİTAMİN, hatta GIDA ihtiyaçlarına göre’ meyveler inşa edebiliyor?

Acaba bütün bu güzellikleri, mucizevi üstün sanat becerilerini ve insanların ihtiyaçlarına göre inşa edilmesini; o akılsız, şuursuz, merhametsiz, ilimsiz olan SU mu veya o ağaç, yani ODUN MU düşünüp yapıyor?

  • LÜTFEN ÇOK CİDDİ DÜŞÜNÜNÜZ:

Sınıfa girdiğinizde tahtada bir KİRAZ yazısı görseniz; öğretmeniniz size, “bu yazı KENDİ KENDİNE YAZILMIŞ veya TESADÜFEN OLMUŞ” dese, tek bir kişi bu saçmalığa inanabilir mi?

Bir “KİRAZ” yazısı bile kendi kendine veya tesadüfen olmuyorsa; GERÇEK KİRAZ, kirazın AĞACI, YAPRAĞI, ÇİÇEĞİ, MEYVESİ ve ÇEKİRDEĞİ hiç TESADÜFEN olabilir mi?

Nasıl oluyor da bütün bu icraatları ve güzellikleri, O ODUNA verenlere inanılabiliyor?

  • Maalesef okullarımızda, masum zihinler böyle zehirleniyor.

Şimdi, YÜZBİNLERCE meyve çeşitlerini ve yüzbinlerce SEBZE çeşitlerini, bu GERÇEKLER IŞIĞINDA düşününüz?

  • Gerçekleri hiç gizlemeden, olaylar OKULLARIMIZDA böyle anlatılırsa; acaba tek bir DEİST ve ATEİST yetişir mi?

Saygı ve muhabbetlerimle…

A. Raif ÖZTÜRK
A. Raif ÖZTÜRK HAKKINDA

A. Raif ÖZTÜRK... 20 Nisan 1950 yılında Tekirdağ Çorlu’da doğan Raif Öztürk, ilkokulu Çatalca’da okudu. O dönemin şartlarına göre eğitimini ve iş yaşantısını birlikte sürdürmeyi hedefleyen A. Raif Öztürk, Meslekî Ortaokulu Paşabahçe’de sürdürerek, Sultanahmet Meslek Lisesi’nde özel olarak Makine Yüksek Teknik Ressamlığa devam etti. Türkiye Şişe ve Cam fabrikalarında 26 sene ‘Robotik ve Tam Otomatik Makineler Üretim Hattı Makine Teknisyenliği’ & Fabrika Vardiya amirliği yaptı. ‘Özel Araştırma, Geliştirme ve Eğitmen’ (ARGE) görevlisi olarak 1980’de İngiltere’ye, 1986 yılında da Japonya’ya giden yazarımız, dönüşünde de Meslek Lisesi mezunlarına, (Üretim makinaları, Kalite çemberleri ve beyin fırtınası teknikleri hakkında) iş programlamaları, eğitmenlik, rehberlik ve liderlik dersleri verdi. 1990 yılında Türkiye Şişe Cam Fabrikalarından kendi isteğiyle emekli olan A. Raif Öztürk, Öz Emek Spor Ltd. Şt. Mağazalarını açarak, hâlen işletmeye devam etmektedir. 1990’lı yıllarda bir yıl Diksiyon, bir yıl Osmanlıca, iki yıl da Arapça eğitim alan Öztürk, Halen (1962’den beri) Beykoz, Kavacık’ta ikamet etmektedir. Hiç Kur’ân bilmeyen 30-40 kişiye; aynı anda ve 10 Saatte Kur’ân öğretme uzmanı olan yazarımız, 2014 yılında Sakarya Üniversitesinden “Eğitimciye Eğitim” adıyla eğitim aldıktan sonra, “DEĞERLER EĞİTİMİ UZMANI” sertifikası kazanarak, Beykoz Milli Eğitim Müdürlüğünde ve ülkenin çeşitli illerinde 6 yıldan beri konferanslar ve görsel seminerler vermektedir. Yazarımızın, 2002 yılından bu yana; ‘Fikir Bahçesinden BİR DEMET’, “Derdim bana DERMAN imiş”, ‘Biyoenerji ve Kozmik Bilimin ışığında ŞİFA OLAYI’ adlı Belgesel, tevhid ve tefekkür içerikli kitapları yayınlandı. Sn. Öztürk Ulusal ve Uluslararası Sempozyumlarda, 2015’te Kastamonu Üniversitesinde ve 2018’de Ukrayna Üniversitesindeki sunumlarda kürsü almış olup, hâlen köşe yazılarına ve Kitap çalışmalarına devam etmektedir. 2006 Yılından beri “Dost Beykoz Ailesi” mensubudur…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

ÇOK OKUNAN MAKALELER

SON HABERLER

Reklamı Geç