“Ramazan Ayı hepimize mübarek olsun. Ne arabalı vapurmuş değil mi? Kangrene dönüştü resmen. Beykozlu bu vapuru istiyor kardeşim. Zarar etse de istiyor. Kar etse de istiyor. Peki, kimden istiyor?
”
Arabalı vapur AKP’limi, CHP’limi?
Ramazan Ayı hepimize mübarek olsun. Ne arabalı vapurmuş değil mi? Kangrene dönüştü resmen. Beykozlu bu vapuru istiyor kardeşim. Zarar etse de istiyor. Kar etse de istiyor. Peki, kimden istiyor?
Mesela soralım; Beykozlunun arabalı vapuru illa İBB getirmeli detayına takıldığı bir durum var mı? Yok. İBB kaldırdı, o yüzden tekrar İBB getirmeli diye bir tutumu var mı? O da yok. Getirsin de kim getirse getirsin. İBB tekrar denize indiremiyorsa arabalı vapuru, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız var koskocaman o indirir. Alır iki arabalı vapur kaldığı yerden devam ettirir. Beykoz Belediye Meclisi’nde de konuşuldu; AKP Meclis Üyesi diyor ki; İBB arabalı vapurun yanaştığı rıhtımları Beykoz Belediyesine ya da Ulaştırma Bakanlığına devretsin hemen gereğini yapalım.
Allah aşkına siz ne zaman vatandaşa hizmet aşkınızı partilerinize duyduğunuz aşkın önüne koyacaksınız? Ulaştırma Bakanlığı, İBB ve Beykoz Belediyesi; bunlar Türkiye Cumhuriyeti’nin idari organları değil mi? Kendisine has görev tanımları olan devletin kurum ve kuruluşları değil mi? Hepsinin ortak amacı vatandaşa hizmet değil mi? Ee durum bu haldeyken arabalı vapur rıhtımlarının devredilmesini şart koşmanın kime ne faydası var? İBB ye 2 vapur alıp hibe etse Ulaştırma Bakanlığı kötü mü olur, kaldı ki İBB’nin Şehir Hatları üzerinden tecrübesi de var. Tersanesi de var personeli de var. Ne olur yani AKP, CHP’ye 2 arabalı vapur hediye etmiş mi olur? Yoksa vatandaşa hizmet devam etmiş mi olur?
Bir de işin kamu zararı kısmı var. Kamu zararı oluşuyor, olabilir bugün devletimizin birçok kurum ve kuruluşunda vatandaşa hizmet götürürken zarar açıklanabiliyor. Devletimiz güçlüdür, sorun değil. Ama mecliste verilen örnek gerçekten akıllara ziyan; ‘arabalı vapur hattı zarar ediyor kaldıralım, ee o zaman İETT’de zarar ediyor onu da kapatalım’. Ya hu bunlar aynı şey mi? Birinde hattı kaldırırsın olmadı sonra yerine koyarsın. Diğeri koskoca İBB’nin iştirak şirketi İETT, kapatılsın, toplu taşıma bitsin. Bu kıyası yapmak nasıl bir akıl ürünü gerçekten anlamıyorum.
Bakın kaldı ki CHP Yerel Yönetimlerine olan baskıyı İBB davası üzerinden ve Ekrem İmamoğlu üzerinden görüyoruz. İBB bu arabalı vapurları zararı da göz önüne alarak tekrar sefere çıkarsa; yarın öbür gün bu konu üzerinden kapısının çalınmayacağı, soruşturma geçirmeyeceği ne malum? İBB personelinde korku yok mu sanıyorsunuz? Kanuna, yasaya uygun imzaları gönül rahatlığıyla, başıma hiçbir şey gelmez diyerek atıyorlar mıdır? Ben emin değilim.
Bana kalsa İBB gitsin şeffaf bir şekilde iki tane sıfır gemi satın alsın. Kendi gemilerini kullansın. Hiç bu işi başkalarına taşere etmesin. Gerek de yok zaten. Hem böylece iyiden iyiye Beykoz’da kaybolan İBB’nin hizmet yüzü tekrar görünür olabilir.
Beykoz’da İmar Konusu Neden Şeffaflıkla Yürümüyor?
Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in vekili olan kadın Beykoz’un imar sorunu için Çevre ve Şehircilik Bakanıyla, Yeni Adalet Bakanıyla görüştü. Cumhurbaşkanıyla da istediği gibi görüşüyor. Farkında mısınız sevgili Beykozlular ne zaman konu Beykoz’un imar sorununa gelse asla şeffaflık yok. Talep toplanmıyor, istişare edilmiyor, ediliyorsa bile vatandaşın aydınlatıldığı bir durum yok. Kimle edildiği belli değil. Ne oluyorsa Beykozlu için yine Ankara’da kapalı kapılar arkasında oluyor. Beykoz’da anca kıymetli belediye başkan yardımcımız el mecbur bilgilendirme toplantısına gidiyor. Bu konuyu bu köşede sonra yine konuşacağız.
Şimdiden Mübarek Kadir Gecenizi ve Ramazan Bayramınızı en kalbi duygularımlar tebrik ederim. Bu güzel günlerin sırrı hürmetine Allah coğrafyamızda, ülkemizde ve dünyada hiçbir zalimin planlarına izin vermesin. Çocukların burnu dahi kanamasın, kadınlar katledilmesin.
Büyük Türk Milleti Nice Bayramlar Göresin.
YORUMLAR