Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Muharrem ERGÜL
Muharrem ERGÜL

Almanya’daki Beykoz Sokağı

“Siz benim neler çektiğimi, nerden bileceksiniz?”

Almanya’daki Beykoz Sokağı

“Siz benim neler çektiğimi, nerden bileceksiniz?”

Yusuf Hayaloğlu’nun sözlerini yazıp Ahmet Kaya’nın seslendirdiği o muhteşem şarkıyı dinlemişsinizdir. Dinlemeyenlere bu vesileyle tavsiye ederim. Zamanın ruhunu her dem çok güzel yansıtır. Burayı şimdi konumuza bağlayalım.

Malumunuzdur.

Uluslararası düzeyde devletler ve hükümetler iş birliği yaparlar. Bu işbirlikleri çok değerlidir.

Karşılıklı iyi niyet anlaşmaları ticari ve kültürel anlaşmalar yapılır. Karşılıklı çıkara dayalı bu anlaşmalar ülke insanlarını birbirine yaklaştırmada kalıcı bir rol üstlenmez. Devletlerin üst kademedeki ilişkileri “kazan kazan” anlayışı çerçevesinde yürütülür.

Oysa Türkiye’nin Balkanlar, Orta Doğu, Afrika ve birçok soydaşının yaşadığı Avrupa ülkeleriyle kalıcı dostluklara ihtiyacı olduğu gün gibi aşikârdır.

Gençlerin, iş insanlarının zanaat erbaplarının, sanatçıların, sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimler aracılığıyla çevreden merkeze uzanan bir hatta ilişkiler kurması, halklar arasında kalıcı dostluklar oluşturabilir.

Uzun yıllardır sürdürüle gelen ABD ve Avrupa Merkezli fonlarının desteklediği sivil toplum organizasyonları ve öğrenci değişim programları ne yazık ki bu dostlukları oluşturmaktan çok ABD ve Avrupa’ya eleman devşirmekten öte başka bir işe yaramadı.

Bu eksiklik 2005 yılında çıkarılan 5393 sayılı Belediye Kanunu ile giderilmiş, yerel yönetimlerin ortak sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte kardeş şehir uygulamalarının önü daha da açılmıştır.

Uygulamanın ilk yıllarında belediyeler, kardeş belediye uygulamasını çöp konteyneri ve bank yardımı vererek yaptıklarını zannetmekle kalmışlardır.

Oysa kardeş şehir uygulamaları; çevre, kültür, altyapı ve karşılıklı gelişim ve birbirini geliştiren şehircilik olarak algılanmamıştı.

Hükümet ise kardeş şehir çalışmalarını alabildiğince destekliyordu. Amma velakin, modern anlamda kardeş şehir çalışmalarını ileriye taşıyacak yeni bir belediyecilik anlayışına ihtiyaç vardı.

Almanya'daki Beykoz Sokağı

Eşit kardeşlik ilişkisi, toplumu birbirine yaklaştıracak bir ilişki. Yoksa birbirine iki bank, üç çöp konteyneri vermek değildi kardeş şehir ilişkisi.

2000’li yıllarda Avrupa’da hortlayan İslamafobi ve Türkiye düşmanlığı yurtdışında yurttaşlarımızı ciddi ölçüde etkiliyordu. Belli ki bir yerel yönetici olarak bizlerin de sorumluluğu vardı ve bir şeyler yapmak gerekiyordu. İşte burada Avrupa’da yurttaşlarımızın yoğun olarak yaşadıkları şehirlerde kardeş şehir veya şehirler edinerek ülkemizi birinci elden daha doğru anlatabilirdik. Bunu da gençler, iş insanları ve kültürel kuruluşlarımızı çalışmalara katmakla pekâlâ yapabilirdik.

İlk olarak Almanya ile temas kurduk. “Mülheim an der ruhr” şehrinde oldukça fazla sayıda yurttaşımız yaşıyordu. Ve orada yaşayan Beykozlular da vardı. Bu bize itici güç oldu. Bir vesileyle ile bize tanıştırılan iş adamı Fazlı Doğan aracılığıyla “Mülheim an der ruhr” belediyesiyle temaslarımız başladı.

Karşılıklı ziyaretlerimiz oldu. Öğrenci ve sanatçılar karşılıklı ilişkiler kurdu. Karşılıklı sergiler ve programlar yapıldı. Almanya’da birçok sempozyum ve panelde konuşmacı olarak ülkemizin tezlerini ve bilinen tarihi yanlışları düzeltmeye çalıştım. Bunların çok olumlu sonuçlar vermesi üzerine “kardeş şehir” protokolleri ve meclis kararlarının alınması esnasında başta belirttiğim Ahmet Kaya’nın okuduğu şarkı gibi zorluklarla, duvarlarla karşılaştım. Zaman ilerledikçe konunun anlaşılması üzerine Belediye Meclisinden gerekli kararları çıkarttık ve “Mülheim an der ruhr” şehriyle kardeş şehir olduk.

Almanya'daki Beykoz Sokağı

Kardeş şehir olduktan sonra bunun devam ettirilmesi için protokoller imzaladık. Bu protokollerin en önemlilerinden biri de Mülheim’de yeni açılacak bir cadde veya sokağa “Beykoz” adının verilmesi. Beykoz’da yeni açılacak bir cadde veya sokağa “Mülheim” adının verilmesiydi.

2008 yılında Mülheim Belediyesi bir sokağı Beykoz adını verdi. Bu sokağın görselini, yazının sonunda göreceksiniz. Ayrıca haritalarda bir sorgulama yaparsanız “Beykozplatz” yani “Beykoz Sokağı’nı” göreceksiniz. O tarihte biz yeni bir sokak açmadığımız için Mülheim adını bir sokağa veremedik.

‘Seçimden sonra bunu yaparız’ diye Mülheim Belediyesi’ne bildirdik. 2009 Seçimleri sonrası malum başka bir arkadaş aday oldu. Daha sonra defaten hatırlatmamıza rağmen bu konu belki de iyi niyetle unutuldu diyelim.

almanya foto e1771332907882

Son söz olarak, bugün görevde olan Beykoz Belediyesi’ndeki arkadaşların bu konunun üzerine eğilmeleri büyük bir eksikliği giderecek ve yeniden “kardeşlik hukuku” tesis edilecektir.

Benden duyurması, hatırlatması…

Kalın sağlıcakla.

Muharrem ERGÜL
Muharrem ERGÜL HAKKINDA

Aslen Kuzey Kafkas göçmeni. Aile Trabzon ve Ordu kökenli. Beykoz doğumlu. İlk, orta ve lise öğrenimini Beykoz’da yaptı. Yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesinde tamamladı. Beykoz Paşabahçe Ortaokulu’nda Türkçe Öğretmenliği yaptı. (1980-1982) Ardından aynı okulda Müdür Yardımcılığı yaptı. (1983) Daha sonra müdürlük sınavlarını kazanarak; Beykoz Anadoluhisarı Ortaokulu Müdürü oldu. (1984) 1987 yılında kamu görevinden ayrılarak özel sektöre geçti. Birleşik Yayın Dağıtım Şirketi Genel Müdürü oldu. İki yıl bu görevi sürdürdü. Aynı görevine paralel olarak, Türkiye’nin ilk ve saygın kitap dergilerinden biri olan “KİTAP DERGİSİ’NİN” editörlüğünü yaptı. 1989 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı Avni Akyol’un davetiyle yeniden Kamu görevine döndü. Milli Eğitim Bakanlığı Müşavirliği yaptı. (1989-1991) Bakan değişiminden sonra Milli Eğitim Bakanlığı Devlet Kitapları Genel Müdür Yardımcılığına atandı. (1990-1993) 1993 yılında Beykoz Milli Eğitim Müdürü oldu. 1994 yerel seçimlerinden sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Özel Kalem Müdürü oldu. (1999) Ardından 2004 yılındaki yerel seçimlerde Ak Parti’den Beykoz Belediye Başkanlığı’na aday oldu. Yüksek oranda bir oy alarak “AK PARTİ’NİN” ilk Beykoz Belediye Başkanı seçildi. 2009 yerel seçimlerinde aday olamadı. 2010 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Müşavirliğine atandı. 2012 yılından itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlık Danışmanlığı görevini sürdürmüştür. Eğitimcilik ve yöneticilik dışında Uzun yıllar Kanlıca, Beykoz ve Anadoluhisarı kulüplerinde amatör ve profesyonel olarak futbol oynadı. Yine Beykoz’da birçok sivil toplum kuruluşunda kurucu olarak görev aldı. Yayınlanmış dört kitabı ve yüzlerce makalesi bulunmaktadır. Türkiye’de birçok belediyede yöneticilik dersleri verdi. Yurtiçi ve yurtdışında birçok seminer konferans ve panele katıldı. Halen Beykoz Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyeliği yapmaktadır. Evli ve üç çocuğu bulunan Muharrem Ergül orta derecede İngilizce bilmektedir. Yaşadığı yer olan Beykoz’dan ve sokağından hiç ayrılmamış olup, Beykoz ve Beykozluluğu İstanbul ve İstanbulluluğuyla özdeşleştirmiş bir Beykoz çocuğudur.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

ÇOK OKUNAN MAKALELER

SON HABERLER