AK Parti’nin sosyolojik açmazları

  • 25.04.2021 16:10
  • Okunma: 1189 kez

Sinan KAVRAKOĞLU


2001 yılında kurulan AK Parti’ye 2003 yılında dahil oldum ve o gün bu gündür Erdoğan’ın hedeflediği tam bağımsız, büyük ve güçlü Türkiye ideali için çaba sarf ediyorum.

Yeri geldi malımızdan harcadık, zamanımızdan hatta sağlığımızdan verdik. Hakaretlere, iftiralara maruz kaldık. Hatta aynı dava peşinde koştuğumuz “dostlarımız” mesleğimize, ekmeğimize göz dikti. Sabrettik, mücadele ettik…

Makalemin girizgahını neden böyle yaptığımı merak ediyorsunuz… 

TBMM’deki grup konuşmasında İP Genel Başkanı Meral Akşener, her hafta olduğu gibi bu hafta da Bayram Sarı adlı bir zatla tribünlere oynamaya devam etti. Bayram Sarı da verilen görevi çok başarılı bir şekilde yerine getirerek ne AK Parti bırakmış ne de Başkan Erdoğan

Usta Gazeteci Süleyman Özışık, merak edip “kim bu Bayram Sarı?” diye küçük bir araştırma yapmış.

İçinde uzun yıllar siyaset yaptığı AK Parti’ye ve davanın lideri Recep Tayyip Eroğan’a, grup kürsüsünde sırtını sıvazlayan Meral Akşener ve şürekası huzurunda ağır hakaretlerde bulunan bu zat bakın AK Parti sayesinde hangi görevlere gelmiş…

- 2009-2014 yılında Şanlıurfa İl Genel Meclis Üyeliği

- 2014-2019 Belediye Meclis Üyesi

- 2020 AK Parti Bozova İl Delegesi

Hazret daha ne istemiş bilinmez ama belli ki düz delege olmak kesmemiş. Ömür boyu meclis üyeliği, belki başkan yardımcılığı garantisi istemiş. Olmayınca da ilk dönemeçte partiyi de yol arkadaşlarını da değiştirmiş. Olabilir; fikrin değişir, yapılan yanlışları görürsün sıtkın sıyrılır. Yahu partinin logosundan bile sıkılmış olabilirsin. Ama sen bunca yıl görev yaptığın arkadaşlarına, liderine muhalefetin maşası olarak böyle saldırırsan çıkabileceğin son nokta, muhalefetin küçük ortağının grup kürsüsü olur.

Kurulduğu 2002 yılından bu yana bu davaya ve Recep Tayyip Erdoğan’ın Büyük Türkiye hayaline ömrünü adamış çok insan tanıdım. Bu insanlardan göz yaşartacak fedakarlıklar gördüm…

Öte yandan çok vefasızlıklar da gördüm…

Çok ihanetler de…

Yahu şu küçücük Beykoz’da bile, gördüklerimi, yaşadıklarımı anlatsam ağzınız açık kalır.

Düşünün ki partinin kurucu ilçe başkanı düz delege bile yapılmadı geçmişte…

Şu bir gerçek ki, AK Parti’nin bugün yaşadığı sosyolojik açmazların temel nedeni kurucu değerlere yapılan vefasızlıktır. Bu vefasızlığın önüne ilçe başkanları ve belediye başkanları kolayca geçebilirdi. Ama onlar da gözlerinin önünde cereyan eden bu sosyolojik çözülmeye seyirci kalmayı tercih ettiler. Süreci okuyamadıkları için gerçekleşmedi bu zafiyet. Tam tersi, bu süreçleri fırsata çevirmenin hesabı içinde oldular ve bu da çözülmeyi hızlandırdı. Böylece çevrelerinde kendilerine şakşakçılık yapan bir güruh oluşturdular ve yıllarca onlarla başkancılık oynadılar. Sonuç olarak siyaset niteliksiz ve vizyonsuz siyasi figürcükler eliyle dar kalıplara hapsedildi ve bu da halktan kopmaya yol açtı.

Seçmen; çözümsüz, çapsız ve projesiz muhalefetle bu güruhun arasında sıkışıp kaldı. Bakalım AK Parti kurmayları 2023’e kadar bu açmaza bir çözüm bulabilecek mi.

Yoksa Erdoğan’ın kredisinden yemeye devam mı edecekler!

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları