Ekrem TUNCER
  • 26/10/2022 Son günceleme: 26/10/2022 15:09
  • 6.023

AK Parti Şanlıurfa milletvekili Sayın Ahmet Eşref Fakıbaba, partisinden ve milletvekilliğinden istifa etti. Türk siyasi tarihinde bu tarz istifalara çok sefer rastlamışızdır.

Ancak bu istifanın iki farklı boyutu var. Birincisi; partisinden ayrılırken, milletvekilliğinden de istifa etmiş olması. Bu davranış, siyasette unuttuğumuz etik kuralları bize hatırlatmış oldu. Tüm Milletvekillerinin bu davranışı örnek almasını umarım. 70’li yıllarda ayyuka çıkan, adeta transfer yapılır gibi milletvekillerinin parti değiştirme alışkanlığı günümüze kadar süre geldi. Bu tarz hareketler hiç bir zaman etik bulunmadı. Burada etik bulunmayan, milletvekillerinin parti değiştirmesi değil, vekil seçildikleri partinin seçmenlerine sadakat göstermemeleri.
Ben bu hususla alakalı; ‘siyasi etik yasası’ hazırlanması gerektiğini daha öncesinde bir köşe yazımda belirtmiştim. Milletvekilleri; seçildikleri partiden istifa ederlerse en azından dönemlerini tamamlayana kadar başka bir partiye geçişi yasal olarak engellenmeli, dönem sonuna kadar bağımsız kalmalılar. Başka bir partiye geçeceklerse Milletvekilliğinden de istifa etmeliler. Başka bir sıkıntılı hususta; aday transferleri.. bu durumda da siyasi ahlakla bağdaşmayan durumlar olabiliyor. Bulunduğu partiden aday olamayacağını anlayan, Milletvekili veya Belediye Başkanı soluğu başka bir partide alıp adaylaşabiliyor. Bu durumda yasal sorumluluklara bağlanmalı. Siyasi partilerin adaylarının, belli bir süre öncesinde partiye üye olmuş kişilerden yapılması zorunluluğu getirilmesi gibi. Son dakika, transfer aday olayı da böylece tarih olur. Gelelim Sayın Fakıbaba’nın istifasının ikinci boyutuna.. Son dönemde, AK Parti’de istifa mekanizması ortadan kalkmıştı. “Af” talepleri oluyordu. Affını isteyenler; eğer günahları az ise “Af” ediliyordu. Günahı çok olanlarsa; “Aftan yararlanamayıp görevlerine devam ediyorlardı. Yada bir gece bakmışsınız, her hangi bir bakana itibar suikastı yapılıyor. Bakan yatan, ertesi güne ‘yatık bakan’ olarak uyanıyordu. Belediye başkanlarında bu durum daha farklı işliyordu. Onların günahlarının boyutu öyle çok ki; “Af” müessesini işletmeleri mümkün değil. Ya bir gece ansızın hasta olurlar ya da bir anda ‘yatık başkan’ olup göz yaşlarıyla çekilip gidiyorlar.. AK Parti’deki bu yeni Af metodu; bize İstifa etme özgürlüğünün sadece muhalefet partilerinde geçerli olduğunu, İktidarda yeni bir içtihat oluştuğunu gösteriyordu. Ama Fakıbaba bu istifa ile bize Ak Parti’de de istifa özgürlüğünün olduğunu göstermiş oldu. Vesselam.

Yazarın Yazıları