Röportajlar

"AK Parti, 1000 yıllık Anadolu kültürünün adıdır!"

30.03.2015 18:06
| | |
11303

Foto galeri

Mustafa Gürkan, AK Parti Beykoz İlçe Başkanı seçildikten sonra İLK ROPÖRTAJ'ını Dost Beykoz'a verdi. Gürkan Başyazar Kader Gür'e konuştu:

Beykoz İlçe Başkanı seçildikten sonra İLK KEZ Dost Beykoz'a konuşan Mustafa Gürkan, çarpıcı açıklamalar yaptı. Ölümsüzlüğün yalnızca Yaradan'a özgü olduğunu hatırlatan Mustafa Gürkan, "AK Parti'nin başarısız olmasının tek şartı, kendinin hata yapmasıdır. AK Parti bir hata yapmadığı sürece hiçbir siyasi hareket AK Parti'nin bugünkü seviyesine ulaşamaz!" dedi.

AK Parti Beykoz İlçe Başkanı Mustafa Gürkan, "Bugün AK Parti'yi değerlendirirken insanlar, eksik değerlendiriyorlar. Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi; AK Parti'yi bu millet kurdu! AK Parti'yi oluşturan değerlerin tüm uzantıları da 1000 yıldır bu topraklar da oluşan kültürden geliyor. İşte bu kültürün bugünkü kısaltmasıdır, kısa adıdır AK Parti; nokta!" şeklinde konuştu.

- AK Parti geçen 13 yılda nelere tanıklık etti?

- İlçe eski Başkanı Adem Sefer'le ilgili neler söyledi?

- Arınç-Gökçek tartışması için ne düşünüyor?

- 7 Haziran’a dair hedeflerinde ne öne çıkıyor?

- Beykozlu'ya nasıl bir mesaj gönderiyor?

Dost Beykoz İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı Kader Gür soruyor, AK Parti Beykoz İlçe Başkanı Mustafa Gürkan içtenlikle yanıtlıyor.

Önce Teşkilat Başkanlığı, ardından SKM Başkanlığı ve şimdi de İlçe Başkanlığı... Geçen günleri ve bugün geldiği yeri Mustafa Gürkan nasıl değerlendiriyor?

"Hazreti Ömer'in bir sözü var: 'Zaman, size beklemediğiniz ve biriktirmediğiniz şeyleri getirir' diyor. Ben geçtiğimiz günlerde Gençlik Kolları'nın bir toplantısına katıldım ve orada şunları söyledim: 'Siyasete başlarken, beklediğim şeyleri bulamadım ama beklemediğim başka şeyleri buldum' dedim. Hayat böyle... Hayatta bazı şeyler sizin kontrolünüzde iken bazı şeyler sizin kontrolünüz dışında gerçekleşebiliyor. Bugün ben, son 15 yılda Türk siyaseti hayatında Cumhuriyet tarihinin en büyük hareketini yöneten, Cumhurbaşkanımız da dâhil; onun kontrol ettiği ve edemediği şeyler olduğunu düşünüyorum. Bu Recep Tayyip Erdoğan'da nasıl böyleyse, Mustafa Gürkan'da da küçük bir benzeri olarak böyle... Yani biz bu işin içine girdiğimizde, inandığımız bir takım değerler için mücadele etme prensibimiz, tavrımız vardı. Ama başladığımız gün, yani bu partinin kapısından girdiğim ilk gün bana, daha hiç bilmediğim birisi, Hasan Özmen, teşkilat başkanıymış; ben ne bilirim... Bana baktı, 'Ya' dedi... 'Şu aşağıdaki şeyleri yukarı taşır mısın?' 

İşte benim buradaki maceram da o gün başlamış oldu. Babam yaşında bir adam... Adının Hasan Özmen olduğunu, Teşkilat Başkanı olduğunu sonradan öğrendim. Dediğim gibi... Gençlik Kolları'nın toplantısında şunları söyledim: 'Siz ne kadar siyasete, teşkilata sahip çıkarsanız; siyaset de teşkilat da o kadar size sahip çıkar. Siyaset, belli bir düzen ve disiplinle yapılan bir iştir' dedim."

AK Parti Beykoz İlçe Başkanı olarak önerilmenizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

"Siyasetin iki ayağı var iktidar partisi için: Birisi yerel yönetim, diğeri ise teşkilat... Bana hiçbir zaman yerel yönetim cazip gelmedi. Ha, belki yarın bir gün siyasetin yerel yönetim ayağında görev alacağım ama şu anda ben, ilk günden bu yana bu işin mutfağında yer almaktan daha çok keyif aldım. 2004'te de benim Meclis Üyesi olma şansım vardı; 2009'da da 2014'te de... Ben yerel ayağın birçok noktasında görev alabilirdim. Ama ben tercihimi işin mutfağından yana kullandım... Eğer teşkilatta kalırsanız ve uzun süreli istikrarlı bir şekilde de mutfakta çalışmaya devam ederseniz, zaten isminiz de duyuluyor ve Başkanlık seçimi gibi durumlarda ön plana çıkabiliyor. Bende de bu şekilde oldu."

Yeni Yönetim Kurulu oluşturdunuz. Süreç nasıl gelişti?

"AK Parti'nin her yerel ve genel seçimde, kongrelerde kriterleri gelişiyor. Siz her seferinde bu değişen kriterlere uymalısınız ki, partinin bugünkü dinamizmini yakalayabilin... Şimdi ben bu listeyle iki kez İl Başkanlığı'na gittim. Bana her iki seferde de 'Çok iyi isimler, teşekkür ederiz' dediler ve bu sözlerle beni uğurladılar, sağ olsunlar...

Ben bu listeyi hazırlarken, bana söylenen kriterlerini göz önünde bulundurarak ve tüm Beykoz'u düşünerek karar aldım. Ancak 'Nasılsa Başkan seçildim, şu isimlere de yer vereyim' diyerek de hareket etmedim; o özgüvensizliği yapmadım! Kriterler dedim ya, neydi o kriterler? Mesela tüm Türkiye için AK Parti'de şöyle bir kriter vardı: 'Bu dönem AK Parti yönetiminde görev alacak bayanlar; en az yüzde 20, en fazla yüzde 30 olacak' dediler. Yine mesela dediler ki, 'Üniversiteli sayısı yüzde 60'ın altında olmayacak' dediler. Biz bu kriterlere göre bir havuz oluşturduk ve en çok da Beykoz'da dinamizmi sağlayacak genç arkadaşları bünyemize kazandırmak istedik. Şu anda bizim yaş ortalamamız: 38... Belki de İstanbul'un en genç ilçesiyiz...

Kongre süreçlerinde insanlar farklı farklı şeyler söyleyebilirler. Ben bu konulara çok girmek istemiyorum ama sadece şunu söylemek istiyorum: Ben siyasette riski doğru kestirip, risk almayı ve netice almayı biliyorum. Bunu da bu hareketin Lideri'nden öğrendim. Bu hareketin Lideri, bize bunu öğretti. O bize şunu söylemişti: 'Ben heyecanımı Necip Fazıl'dan alıyorum' demişti. Biz siyaset yapma modelini Lider'imizden öğrendik: Riski doğru belirleyip, sonuna kadar riskin üzerine yürümek ve ondan sonra da sonuca ulaşmak. Sonuca ulaştıktan sonra ise sonuç her ne olursa olsun, sonucu olgunlukla karşılamak. Şu anda durum bu..."

Kongre sürecinde sizi rahatsız eden bir durum oldu mu?

"Siz şimdi iktidar partisiyseniz, doğal olarak sizinle ilgili bir şeyler üretilecektir. Bu kadar zaman işin içindesiniz... Birçok ana başlık altında birçok şey söyleyebilirler. Bu konuda öncelikle sizin duruşunuzun net olması lazım... Benim bu konudaki duruşum nettir! Tabi, şu olabilir: Bazı bireysel eleştiriler olabilir. Nedir? İşte benim için de Yücel Başkan için de 'çok gülmeyen adam' diyorlar. İşte, ne bileyim, kişisel bir takım şeyler söyleyebilirler. Bu arkadaşlara katılabilirim. Belli noktalarda, bir takım ilişkiler kurarken eksiklerim olduğu söyleniyorsa; bunlar üzerinde insanlara doğru mesajları, doğru bir şekilde vermiyorsam; eleştirilebilirim. Bu konuda kendimi de hesaba çeken birisiyim. Ama onun dışında şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki, bulunduğum camiayı küçük düşürecek, yaralayacak, sıkıntıya düşürecek hiçbir yapının içinde olmadım! Eğer olmuş olsam, bizimle ilgili bir takım insanlar bir yerlere bir şeyler servis ettiler... Akıllarınca... Ahlaklarınca...

Zaten oradan bir yerlere ulaşılırdı; biz de bugün burada olmazdık. Ama demek ki bir veriye ulaşamadılar. Yine de onlardan da Allah razı olsun, demek isterim. Onlar da bize bu süreçte bir şeyleri öğrettiler. Tekrar aynı süreçler önümüze geldiğinde biz de farklı davranacağız; bu durumları yaşamamak için önlemler alacağız. Ama hayat aktığı sürece de yeni şeylerle karışılacaksınız. Biz de bunlara hazırız.

Ben yarın iki kişinin ayakta kalacağına inanıyorum: 1- Çok çalışanın 2- Çok fedakârlık yapanın... Fedakârlık da vazgeçmekle oluyor... Zamandan, paradan, imkândan, güçten doğru vazgeçen adam ayakta kalır. Artık bu topraklarda devran değişti. Bu değişimi görmeyen kişiler ise bugün AK Parti'de vardır, CHP'de de var, STK'larda da var... Ben onlara 'Allah akıl fikir versin' diyeceğim; başka da bir şey demeyeceğim."

SKM Başkanı olmakla İlçe Başkanı olmak birbirinden çok farklı... Hiç İlçe Başkanı olduğunuzda tedirginlik yaşadınız mı?

"Bir kere şunu söyleyeyim, benden önce İlçe Başkanı olan Ağabeyim Adem Sefer, paylaşma sıkıntısı olan birisi değildi... Elbette birbirimizi eleştirdiğimiz zamanlar olmuştur, fikir ayrılığına düştüğümüz olmuştur ama Adem Sefer'in bencil bir tarafı idareciliğinin hiçbir döneminde yoktur.

Öte yandan da ben eğer 2-3 yıl burada çalışmış olsaydım belki dediğiniz doğruydu. Yani teşkilattaki görevim dar olmuş olsa, 'Doğrudur, İlçe Başkanlığı'nda bocaladım' derdim. Ama 13 yıl yapının içerisinde olup, bunun 6 yılını Teşkilat Başkanlığı'nda 3 yılını da SKM'de geçirdiğiniz vakit; İlçe Başkanlığını da her açıdan gözlemleme imkânı elde etmiş oluyorsunuz. Sokağa çıktığınızda SKM Başkanıyken vatandaşların size nasıl davranacağını, İlçe Başkanıyken size nasıl davranacağını; sizi ne şekilde göreceğini, beklentilerini biliyorsunuz. İlçedeki mülki amirlerin, yöneticilerin size bakışını tahmin edebiliyorsunuz ve bu yükü taşımak da o vakit zor olmaktan çıkıyor..."

Yalnızca Beykoz'da değil ülke genelinde de hem en çok oy alan hem de en çok eleştirilen parti: AK Parti... Siz, kısa ve uzun vadede partiniz adına neleri öngörüyorsunuz ve partinize yönelik eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

"AK Parti de her organizma gibi bir gün mutlak surette küçülecek. Belki de başka bir oluşuma kendini bırakacak. Ama şöyle de bir teori üretebiliriz: Eğer Başkanlık sistemine geçilirse, AK Parti olmaz da Cumhuriyetçi Demokratlar olur. Böyle sürdürülebilinir... Eğer Başkanlık Sistemi'ne geçilmezse, birkaç seçim sonra başka bir şey olur. Yani 'beka (kalıcılık, ölmezlik)' sıfatı, sadece Yaradan'ındır; başkasının değildir. Ama bugün AK Parti'yi değerlendirirken insanlar, eksik değerlendiriyorlar. Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi; AK Parti'yi bu millet kurdu! AK Parti'yi oluşturan değerlerin tüm uzantıları da 1000 yıldır bu topraklarda oluşan kültürden geliyor. İşte bu kültürün bugünkü kısaltmasıdır, kısa adıdır AK Parti; nokta!

Bugün, AK Parti'yi oluşturan dinamiklerle bu ülkenin bir sıkıntısı yok. Ama şunu düşünmek gerekiyor: Bugün için her 2 kişiden 1'isi AK Partili... Eğer düz mantıktan bakacak olursak; 2 Doğru Adam'dan da 1'i AK Partili; 2 Yanlış Adam'dan da 1'i AK Partili... 2 zenginden de 1'i AK Partili; 2 fakirden de 1'i AK Partili... Biz her durumda 'en iyi açıdan' baksak bile şu anda bile büyümeye devam eden bir siyasi hareket söz konusu... Otomatik olarak belli zamanlarda bir durağanlık sürecine girebilir. Bence hani bir uçak gibi düşünürsek; nasıl ki irtifa kaybeder sonra otomatiğe geçer; işte AK Parti de şu anda otomatiğe bağlandı. AK Parti şu an belirli bir seviyede ilerliyor. Ancak bunu söylüyorum ama diğer partilerin AK Parti'nin bu seviyesine bile yaklaşması mümkün değil. Bu nedenle AK Parti'nin şu gün yaşadığı psikolojiyi ve siyasette yüklendiği rolü diğer siyasi partilerin anlaması, hissetmesi çok zor... Yani o büyüklüğü algılamaları çok zor...

Şöyle düşünün: Her hafta 80-100 bin kişiye karşı futbol oynanan bir takım düşünün; bir de 2-3 bin kişilik statta, yarısı dolu-yarısı boş maç oynayan bir takım düşünün... Biz her hafta 80-100 bin insanın önüne çıkıyoruz. Bu açılardan değerlendirildiğinde, ben zaman zaman AK Parti içinde yaşanan sıkıntıları da normal karşılıyorum. Bir yandan da şuna inanıyorum: Bu yeni yapılanma süreciyle birlikte AK Parti'de özellikle TBMM'yi oluşturmak için hazırlanacak listelerde, 13 yıllık heyecana yeni bir halka ekleneceğini düşünüyorum. Yeni bir ivme kazanacağını düşünüyorum. Çünkü AK Parti'nin güçlü bir insan kaynağı var ve bu kaynağın partiyi daha yukarı çıkaracağına inanıyorum. AK Parti'nin başarısız olmasının tek şartı, kendinin hata yapmasıdır. AK Parti bir hata yapmadığı sürece hiçbir siyasi hareket AK Parti'nin bugünkü seviyesine ulaşamaz!"

Geçtiğimiz günlerde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Melih Gökçek ile Hükümet Sözcüsü ve AK Parti'nin 'sembol' isimlerinden Sayın Bülent Arınç arasında ve kamuoyu önünde bir tartışma yaşandı. Sizce bu bir kriz miydi?

"Ben içinde bulunduğumuz bu dönemi, 2002'den bu yana en fazla üzerimize oyun oynanmaya çalışılan dönem diye düşünüyorum. 2007 zaten AK Parti'nin mağdur olduğu bir dönemdi. 2011'de yine biz avantajlı olarak seçime girmiştik. 2002'de ise diğer siyasi partilerden bıkılmış, bezilmişti. Yani en koyu solcu veya en radikal adam bile AK Parti için kötü bir şey söylemiyordu.

Bizi her seçim döneminde sevenler de sevmeyenler de vardı. Ama bugün, iktidarın büyümesinin getirdiği ve AK Parti'nin bileğinin bükülmeyeceğine yönelik kanaatten dolayı, görüyoruz ki, hiçbir zaman bir araya gelmeyecek yapılar bir araya geliyorlar. Bu tabi bizim yöneticilerimiz üzerinde bir baskı oluşturuyor. Sürekli yüksek enerjiyle, sürekli yüksek riskle yaşıyorlar. Tabi bu yüksek riskle yaşayanların hepsinin de psikolojisi biraz farklı. Yani bir an boş bulunup, bir cümle söylemesi bakıyorsunuz bir anda milyonları etkiliyor... Bu konuda söylenmesi gereken şeyi de aslında Sayın Başbakanımız söyledi: 'Her ikisi de eksik yapmıştır' dedi. Ben şuna inanıyorum: Her şeyde bir hayr vardır. Bunda da bir hayr vardır. Böyle ufak tefek şeylerle bu hareket yara almaz."

Sizin Mustafa Gürkan olarak ve Beykoz AK Parti Teşkilatı'nın 7 Haziran 2015 tarihinde gerçekleştirilecek olan Genel Seçimlere dair planlarınız nedir? Parti olarak neyi hedefliyorsunuz?

"Şimdi biz son yerel seçimde aldığımız oy yaklaşık olarak 70 bin... Daha doğrusu, 69 bin küsur... Genel seçimde aldığımız oy da 80 bin küsur... Referandumda da benzer oyu aldık. Demek ki bizim geneldeki oyumuz 80 bin; yereldeki oyumuz da 70 bin... Biz, arkadaşlarla şunu konuştuk: 'Bizi ne heyecanlandırır?' diye sorduk. Yeniden yüzde 120 ile 80 bin oy almak mı? Hayır... Bizi heyecanlandıracak olan yüzde 60 oy almaktır: Yani 90 bin küsur oy... Bu çok zor... Neden zor? Beykoz'da bir siyasi hareketin alabileceği tavan oydur bu... Çünkü Beykoz'un kendi iç dinamikleri var, Beykoz'da bir CHP gerçeği var... Yani sizin hemen hemen sıfır hata yapmanız lazım...

E şimdi düşünüyoruz... Bu kadar teşkilata yatırım yapıldı; bir ilçe binamız var... Bu kadar güçlü bir insan kaynağına sahibiz, bunu çalıştırmaya gayet ediyoruz... Biz yüzde 60 olarak bir hedef belirledik. He, yüzde 60 olmaz da 58 olur, yüzde 55 olur... Ama bizim gönlümüzden geçen ve teşkilatın her kademesinde çalışan partililerimize ezberlettiğimiz şu: Yüzde 60, yüzde 60; yüzde 60... Bunu önce dilin, sonra beynin ezberlemesi lazım..."

Bu noktada Beykoz'da yaşayan 250 bin vatandaşımızın çıkarı ne olacak? AK Parti eğer Beykoz'da kazanırsa, tümüyle Beykoz ne kazanmış olacak?

"Biz 2009 seçimlerinde adeta Meydan Muharebesi'nden çıktık. Ondan sonra gelen tüm seçimlerde ise ilçedeki oy rakamını yukarıya taşıdık. AK Parti İlçe Başkanlığı'nın gözünde Beykoz bir ivme kazandı. Bu nedenle de aslında biz diyoruz ki, bu seçimlerde Beykoz'da öyle bir vuralım ki, bundan sonra hiçbir siyasi hareket karşımıza çıkmaya cesaret edemesin! Biz de siyasi itibar olarak, Beykoz İlçe Teşkilatı olarak… Ben İlçe Başkanı olarak; Yönetim Kurulu Üyelerim olsun, Belediye Başkanımız olsun; gittiğimiz her yerde Beykoz adıyla AK Parti camiasında 1. dereceden önemli olarak karşılanalım! AK Parti Beykoz İlçe Teşkilatı, Anadolu Yakası'ndaki ilçeler içerisinde İstanbul İl Başkanlığı için 'kale' olsun.

Biz buna göre şimdi SKM'mizi oluşturduk. Birçok kadememizde görev yapan ve Belediye Meclis Üyesi olan Tuncer Dede'nin Başkanlığı'nda çalışmalarımıza başladık. Bu dönem, bu işi 3 kez yapmış bir teşkilat mensubu olarak da SKM'nin kendi dönemimde olduğundan daha geniş olmasını istiyorum. Orada her gün 100 ila 150 kişi fikir üretse ortaya neler çıkar; tahmin edebiliyor musunuz? Biz geçen dönemlerde 150 ila 200 kişi olarak sahada çalışmıştık. Bu seçim döneminde ise bu rakamı, 600 ila 700'e çıkarmayı planlıyoruz. Bu konuda, her gün çalışacak; sahada tekrar tekrar çalışacak 300 ila 400 kişiyi görevlendirmeyi düşünüyoruz. Her gün 100-150 kişinin ürettiği fikirleri, sahada en az 300-400 kişiyle her gün taşımak kolay değil ancak eğer biz bunu başarırsak, yüzde 60 da olsa yüzde 50 de olsa ortaya çıkacak sonuçta içimiz rahat olacaktır."

Sayın Gürkan, son olarak ilçe halkına vermek istediğiniz mesajı öğrenebilir miyiz?

"Biz Beykoz Halkımıza şunu söylemek istiyoruz: Bizim hedefimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın, bu hareketin liderinin hayal ettiği bir 'Yeni Türkiye' var. Biz de ilçemizin hedeflerini, hayallerini büyütmek istiyoruz. İnşallah hemşerilerimiz, özellikle imar konusunda yapılan iyileştirmelerden ve bu iyileştirmelerin de başka iyileştirmeleri tetikleyeceğinden emin olsunlar.

Beykoz Halkımız, Sayın Belediye Başkanımıza güvensinler. Çünkü Sayın Belediye Başkanımız, şu anda 2B'ler ile birlikte ilçemize çok büyük kaynaklar getirdi. Bu kaynakla beraber, kaynak sahibi olan da bir kitle oluşturdu. İnşallah biz bu seçimlerden sonra AK Parti Beykoz İlçe Teşkilatı olarak rüştümüzü ispat ettiğimiz takdirde, devletin kapısını ilçe olarak daha rahat çalacağız. Ben Beykoz'un en önemli sorununun 'istihdam' olduğunu düşünüyorum. Beykoz'un da İstanbul'dan aldığı istihdam payını büyütmesini istiyorum. Bu noktada çalışmalarımızı sürdürüyoruz ve çalışmalarımızı da artırmayı hedefliyoruz. Bizim önümüzdeki en önemli aşamalardan birisi ise 7 Haziran seçimleri... Beykoz Halkı, bugüne kadar olduğu gibi bize vereceği desteği büyüterek verirse inşallah ben inanıyorum ki, ilerleyen süreçte hep beraber 250 bin vatandaşımızla daha güzel günler göreceğiz."

Dost Beykoz / Özel Röportaj - Kader Gür

Anahtar Kelimeler: Beykoz Haber, AK Parti Beykoz İlçe Başkanı, Mustafa Gürkan, Kader Gür, Röportaj, Seçim 2015, 7 Haziran 2015 Seçimleri

1 Yorum
Beykozlu30.03.2015 21:29:50

Mustafa Gürkan kardesım röportajın bütününe bakıldıgında 13 yıl boyunca cevrende olup bıtenlere sıkı bır gözlem yaptıgın anlasılmakta.. yolun acık olsun..Makam mevkıler gelır gecer..bakı kalacak bu kubbede hos bır sada olsun...ınsallah dah ıyı noktalara da gelırsın..

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"