60 ve 70’li yıllarda Çubuklu’da futbol

  • 31.01.2021 19:50
  • Okunma: 5575 kez

Asım ÖZDEMİR


Türkiye’de futbol 1959 yılından itibaren profesyonel statüye kavuştu.

Ben de bir Çubuklulu olarak bu yazımda sadece Çubuklulu profesyonel futbolcuları varsa lakaplarıyla kısa da olsa yazmaya çalışacağım.  Beykoz Sporda futbol oynayan tüm profesyonel futbolcularımızı Talip Ercan Kardeşim çok güzel ifadelerle yazıyor ve yazmaya devam ediyor. Talip Ercan aynı zamanda iyi bir araştırmacı ve çok geniş bir spor ve kültür arşivine sahip.

Bu yazımda sizlere 60’lı ve 70’li yılları kapsayan unutulmaya yüz tutmuş eski spor emekçilerimiz ve profesyonel futbolcularımız ve eski sahamızla ilgili bilgilerimi az da olsa sizlere aktarmaya çalışacağım.

Çubuklu Spor 1976 yılında futbol branşında federe oldu. Çubuklu federe olmadan önce şimdiki spor tesislerin bulunduğu yerdeki saha yol mesafesinden yaklaşık 3 metre aşağıda olup normal ölçülerde zeminin yarısından çoğu doğal çimli sahaydı, yazları hafta sonlarında o zamanların Türkiye’nin üç büyükleri dahil İstanbul’un diğer profesyonel takımlarından ünlü futbolcular maç yapmak üzere Çubukluya gelirlerdi.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da bu zamanlarda Erokspor’da forvet olarak, İETT ye transfer olunca da stoper olarak bu sahada çok maçlar oynadı. Çubuklu’nun bu meşhur sahasında oynanan bu maçları da izlemeye zaman, zaman da üç büyüklerin ve Anadolu’nun kulüp başkan ve yöneticileri gelir ve takımlarına buradaki maçlardan beğendikleri futbolcuların transferlerini gerçekleştirirdi. O zamanlar menajerlik sistemi henüz yoktu ve transferler, kulüp başkanları yönetimler veya o kulübe yakın hatırı sayılı kişilerce yapılırdı.

Maçlar esnasında sahanın etrafı tıklım, tıklım insan dolardı. Yaklaşık 3500-4000 bin kişi olurdu. O günlerde bu gibi sahalarda maçları izlemeye gelenler yerler çim olduğundan yerlerde otururdu çoğu da ayakta izlerdi.

O yıllarda Çubuklu sahasında günde üç maç oynanırdı. İlk maçı emekliler, ikinci maçı Genç Takım ve üçüncü maçı da Şöhretler Karması oynardı. Ayrıca İstanbul’daki Bankalar arası Futbol Turnuvası maçları da Çubuklu sahasında oynanırdı. Maçlar oynanırken sahanın etrafında lahmacun, şekerleme, şam tatlısı, mısır, salatalık, limonata, marul ve su satan satıcılar gibi, benim de her çocuk gibi su satarak harçlığımı çıkardığım vakidir. Burada satılan sebzeler Çubuklu bostanlarında yetiştirilirdi. Buz gibi meşhur Çubuklu Suyu bardakla içilirdi.

Çubuklu federe olduktan sonra saha zeminin çukur olmasından dolayı, yağmurlarda sahanın su giderleri olmadığından yağmur yağınca saha göl gibi oluyordu. Hafta içi antrenmanları yapılamadığından da 80’li yılların sonlarında sahaya toprak döktürerek zemini yükseltildi.

1996 yılında da yol yapımı nedeniyle de sahanın ölçüleri küçültülerek ve Beykoz Belediyesinin amatör kulüplerin sahalarına yaptığı yeni düzenlemeler ile bugünkü duruma getirildi.

Aşağıda isimleriyle yazacağım profesyonel futbolcularımızı Çubuklu sahasında yaz aylarında hafta sonları oynanan maçlarda ve kulüplerindeki maçlarda da izleme imkânım çok olmuştu.

Aşağıda isimleriyle olanları, varsa lakaplarıyla olanlarıyla (yiğit lakabıyla anılır) profesyonel futbolcularımızı, kısa özellikleriyle sizlere tanıtacağım. Çubuklu sahasında, Profesyonel liglerin bitim tarihinden itibaren özellikle de Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında hafta sonu oynanan bu efsane maçları izleme bahtiyarlığına erişmiş biri olarak anlatmaya çalışacağım. Umarım keyifli bir yazı olacak.

Yukarda bahsettiğim tarihlerde öz kaynak olarak Çubuklu Spor’dan yetişen birçok futbolcu o yıllarda profesyonel takımlara transfer oldu. 60 yıllarda profesyonel olan ve o zamanki 1. Lig yani şimdiki Süper Ligde, şimdiki 1.ligde, 2.ligde ve 3.ligde oynayan değerli profesyonel futbolcularımız şunlardır:

Hüseyin Yazıcı (Telli Hüseyin): Santrafor olarak Fenerbahçe’ye transfer oldu. Fenerbahçe’de 9 yıl başarılı olarak Lefter Küçükandonyadis ile beraber futbol oynadı. Buradan da Türkiye’den Avrupa kupalarında ilk yarı finale kalan Türk takımı olan Göztepe’ye transfer oldu ve orada da çok başarılı futbol oynayarak, futbola jübile yaparak Göztepe Sporda bıraktı. 

O Yıllara ait Göztepe’nin efsane kadrosunu (Ali, K. Mehmet, Çağlayan, Hüseyin, B. Mehmet, Nevzat, Nihat, Ertan, Fevzi, Gürsel, Halil.  Teknik Direktör Adnan Süvari) benim yaşıtlarım ezbere bilir.

A Milli ve Ordu Milli takımlarımızda ülkemizi temsil etti. Çubuklu ’da Hüseyin Yazıcı adı verilen bir çocuk parkı yapıldı ancak parkta yapılan düzenleme çalışmalarından sonra ismi kaldırmışlar ya da koymayı unutmuşlar. Bu konuya ilgililerin dikkatini çekmek isterim.

Kaleci Nejat Abi: Eroksporda oynuyordu o zamanların en iyi kalecilerindendi. Galatasporda da oynadı. Eroksporla Çubuklu’da yazlık maçlarda onu izlemiştim. Faal futbolcuyken genç yaşlarda vefat etti. Erokspor takımı Çubuklu ya maç için geldikleri her zaman merhum Nejat abinin mezarına çelenk koyar ve saygı duruşunda bulunurlardı. Bizler de onlara eşlik ederdik.

Erdoğan Yavuzer: Beykoz Spor genç takımından sonra A takım da oynamaya başladı. A takımda futbolcu meziyeti ve efendiliği ile hep aranılan kişi oldu. Prensiplerinden taviz vermezdi. İşin hakkını vererek yapardı. Futbolu Beykoz Sporda bıraktıktan son uzun yıllar Beykoz ve Paşabahçe’de Yöneticilik yaparak futbola hizmet verdi. Bir kamu kuruluşundan emekli oldu.

Kaleci Bahattin Demircan: Denizli’ye transfer oldu orada iki sezon oynadıktan sonra gurbete dayanamadı ve İstanbul da Galata’ya transfer oldu futbolu da orada bıraktı. Bir kamu kuruluşundan emekli oldu.

70 yıllarda profesyonel olan futbolcularımız:

Aydın Çelik: Önce Beylerbeyi, Lüleburgaz, Bolu daha sonra Fenerbahçe’ye transfer oldu. Çok maceralı ve başarılı futbol hayatı oldu. Boluspor’da oynarken üç büyükler Aydın Çelik’e talip oldu ama Fenerbahçe Aydın Çelik’i 1974 Almanya da oynanan Dünya kupası maçlarına getirerek Türkiye de o sezonun en pahalı transferi olarak renklerine kattı. Futbolu efsaneleştiği Boluspor’ da jübile yaparak bıraktı. Lüleburgaz da Antrenör olarak futbola hizmet veriyor. Aydın’ın futbol hayatını burada kısa anlatmak olmaz, inşallah ilerde bir başarı dolu futbol hayat hikâyesi olarak ayrıca yazacağım.

Mustafa Özdemir (Hoca Mustafa): Kanlıca Sporda oynarken Beylerbeyi Spora transfer oldu. Burada oynadığı başarılı futbol ile Fenerbahçe’ye transfer için istek oldu ama o kendini Çorum Spor’da buldu. Çorum Spor’da çıktığı ilk maçta rakibinin kasten sert bir girişiyle iki ayağı birden kırıldı ve 4 yıl futbol oynayamadı. Doktorlar artık futbol oynayamaz dedi ama Hoca Mustafa futbolu çok seviyordu ve kendine çok iyi bakan biriydi bu 4 yılda yılmadan çalıştı, kendine iyi baktı ve Beykoz Spora transfer oldu. Buradaki başarılı futbolu ile göz doldurdu ve uzun bir zaman oynadı. Beykoz Sporla anlaşmalı olarak bir sezonluğuna Isparta Spora transfer oldu. Babası hastalanınca da tekrardan Beykoz Spora döndü.

Hoca Mustafa özellikle kafa toplarına olan hâkimiyetiyle ve çabukluğuyla bilinir. Spor camiası onun ahlaki ve sporculuğunu örnek alırdı. Profesyonel futbolculuğu bıraktıktan sonra antrenör olarak futbola hizmet etti. An itibariyle işleri çocuklarına bırakarak emekliliğinin tadını çıkarıyor.

Mustafa Türkyaşar (Camcı Mustafa): Kanlıca Spordan Bandırma Spor’a transfer oldu. Orada başarılı futbol oynayarak gözde bir futbolcu oldu. Buradan Şeker Spora transfer oldu Şeker Spor 1. Lige çıktıktan sonra {şimdiki süper lig] Balıkesir Spora transfer oldu burada da başarılı iki sezon oynadı. En önemli özelliği sağlam fiziği ile çok süratli bir futbolcu olmasıydı. Daha sonra futbolu bıraktı iş hayatına atıldı önceleri Galata Kuledibi’nde şimdi Kavacık’ta müzik aletleri satan bir mağazası var. Lakabı da o zamanlar Mustafa ismi çok olunca lakabını da babasının cam işi olan nalburiye dükkânında boş zamanlarında çalışmasından dolayı aldı.

Kayacı Kardeşler:

Demir Kayacı: Kayacı, Kardeşlerin en büyüğüdür. Fizik gücü çok iyiydi ve toplara füze gibi vuran yeteneği vardı. İstanbul da Galata’ya transfer oldu orada üç sezon futbol oynadı. Bir ara futbolu bıraktı iş hayatına atıldı. Aydın Çelik Bolu da oynarken Demiri Bolu’ya getirdi antrenmana çıktı ve orada hemen transferini gerçekleştirdiler. Bolu da 4 sezon oynadıktan sonra Göztepe’ye transfer oldu iki yıl da Göztepe’de oynadı. Burada kardeşi Ali Rıza ile birlikte  oynadı. Askere gittikten sonra futbolu bırakarak iş hayatına başladı.

Amatör ve Ümit Milli oldu.

Ali Rıza Kayacı: Futbolda çok becerikli ve yetenekli olduğundan kendisine "Fındık Ali" lakabı takıldı. Futbola Beykoz genç takımdan başladı Anadoluhisarı’nda amatör oynarken Amatör Milli oldu. Şeker Spora transfer oldu 4 sezon burada futbol oynadıktan sonra Göztepe‘ye orada 3 sezon oynadıktan sonra da Adana Spor’a transfer oldu.  Bu üç takımda da çok başarılı futbol oynadı. Oynadığı bu kulüplerin santraforları Ali Rızanın oynadığı yıllarda Türkiye gol kralı oldular. En büyük özelliği sıfıra inerek adrese teslim yaptığı ortalardı. Futbolu Adana Spor’da oynarken sağlığı nedeniyle erken bırakmak zorunda kaldı. Futbolu bıraktıktan sonra iş hayatına atıldı. Genç, Ümit ve Amatör milli oldu. Ali Rızanın futbol hayatını burada kısa anlatmak olmaz, inşallah ilerde bir başarı dolu futbol hayat hikâyesi olarak ayrıca yazacağım.

Tunç Kayacı: Beykoz genç takımında ve Anadolu Hisarda amatör olarak oynadı. Yukarda yazılan iki ve Tunç Kayacı ile birlikte üç kardeş de futbolcu idi. Ancak üç kardeşten en yeteneklisi de Tunç Kayacı’ydı. Anadolu Hisarı’nda oynadı. O yıllarda İstanbul’un en meşhur 6’lar amatör takımından biriydi ve o yıllarda İETT takımında oynayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la karşılıklı oynadı. Anadoluhisarı İdman Yurdu ve Daha sonra Beylerbeyi Spor’a transfer oldu. Beylerbeyini 2.lige çıkaran takımda oynadı. Buradan da Bursa’nın takımlarından olan M. Kemal Paşa’ya transfer oldu. Tunç Kayacı bu takımlarda oynarken Anadoluhisarı’nda yeni açılan Marmara Üniversitesi Spor akademisine (şimdiki adı Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi) kaydını yaptırdı ve okumayı da tercih etti. Daha sonra meslek olarak seçtiği spor yazarlığı ve TV spor yorumculuğunda çok başarılı oldu. An itibariyle Bein Sport TV nin spor yorumcusu ve Fanatik gazetesi spor yazarıdır. Futboldaki başarılarına Spor Medyasında da son derece başarılı bir şekilde devam etmektedir.

Ömer Cemil Sofi (Kaptan Cemil): Beykoz genç takımı ve Beylerbeyi’nden sonra Lüleburgaz Spor’a transfer oldu. Burada 5 sezon çok başarılı futbol oynadıktan sonra Şeker Spor’a transfer oldu. İki sezon da burada futbol oynadıktan sonra Çubuklu Sporda amatörlüğe döndü ve uzun yıllar amatör futbol oynadıktan sonra futbolu bıraktı ve bir kamu kuruluşundan emekli oldu. Oynadığı futbol ile gittiği her takımda kısa zamanda kaptan oldu.

Kamil Yorulmazlar: Beykoz genç ve A takımında oynadıktan sonra Emirgan Sporda amatörlüğe döndü. Askerlik bittikten sonra İş Bankasına girdi. 1976 da arkadaşlarıyla birlikte Çubuklu İdman Yurdu Spor kulübünü kurarak ilk Başkanı oldu. Çubuklu Spor’a gelir amaçlı Bankalar arası (BASİSEN) futbol turnuvasının Çubuklu sahasında oynanmasını sağladı. Başkan ve yönetici olarak Çubuklu Spor’a yıllarca hizmet verdi. Kamil Abi genç yaşımda benim elimden tutarak yetiştirdi. Sporda bu günlere gelmemin en büyük faktörüdür. Kendisi çok büyük bir kaza geçirdi şimdi sağlığı iyi kendisine ve ailesine Allah sağlıklı ömürler versin inşallah.

Arif Özgülüş: Beykoz Spor genç takımında oynadıktan sonra Kanlıca Spora, Fenerbahçe’ye, buradan da  Anadoluhisarı İdman Yurduna transfer oldu ve o yıllar İstanbul da meşhur 6’ lar grubu takımları arasında İstanbul şampiyonu oldular. İETT de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ la birlikte futbol oynayarak İstanbul da meşhur 6’ lar grubu takımları arasında yine İstanbul şampiyonu oldular. Başarılı futbolunun son dönemlerinde Çubuklu Spora transfer oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarını kazandı. Bu arada okul ve futbolu birlikte götürdü. Okul bittikten sonra Devlet Sanatçısı oldu ve buradan emekli oldu.

Kamil Orhan Ergin - Çubuklu spordan Beykoz spora transfer oldu, amatör kulüpten profesyonel kulüp Beykoz spora gelmesine rağmen devamlı as kadroda yer buldu. Sonrasında  İsparta sporla anlaşmasına rağmen Beykoz’dan bonservisini alamayınca futbolda gelecek vaat etmesine rağmen   yeniden Çubuklu sporda amatörlüğe döndü. Kendi işinden emekli oldu. çalışmaya devam çalışıyor.

-Yukarıda bahsettiğim tüm sporcuların yetişmesinde ve Çubuklu sahasında yazlık maçların düzenli oynanmasında çok büyük emekleri olan başta "Baba Seyfi" Seyfettin Bilgiçer’e,  İsmail Kayacı’ya, Fethi Yavuzer"e ve Koço  Nüsret Ülük’ e Allahtan rahmet dilerim, mekânları cennet olsun İnşallah.

Gelecek yazımda 80’li 90’lı ve 2000’lı yılları kaleme alacağım.                                                 

Anahtar Kelimeler: Çubuklu, Futbol

Yazarın Yazıları