60’lı yıllardan sonra Kanlıca’da futbol

  • 19.03.2021 17:59
  • Okunma: 1471 kez

Asım ÖZDEMİR


Değerli okurlarım, sizlere bu yazımda geçmişte iz bırakmış, Kanlıcalı amatör, profesyonel futbolcuları ve spor adamlarını lakaplarıyla kısa da olsa yazmaya çalışacağım.

Kanlıca Mahallesi, Beykoz’un en önemli turizm ve kültür merkezi konumundaki mahallelerinden biridir. Özellikle Kanlıca Yoğurdu ve Mekke Kahvesiyle Ulusal ve Uluslararası düzeyde meşhurdur. Gezmek için İstanbul’a gelen herkes Kanlıca yoğurdunu yemeden, Mekke kahvesini (fakfuri) içmeden İstanbul’dan ayrılamazdı. Kanlıca meydanında toplanan kalabalıklar nedeniyle değil oturmak ayakta yer bulmak bile zor olurdu. Kanlıca’ya gezmeye gitmek o zamanlarda çok büyük bir ayrıcalıktı.

Mimar Sinan’ın İstanbul’da ilk yaptığı eserlerinden biri olan İskenderpaşa Camii ve Türbesi de Kanlıca’dadır. Maalesef 2000 yıllardan sonra, Kanlıca da bu turizm ve kültür ortadan yok olma ile karşı karşıya kalmıştır. Umarım bundan sonra yetkililerin desteğiyle Kanlıca eski günlerine kavuşur.

Kanlıca’nın merkezinde Amca’mın "Terzi İsmail Özdemir"  Terzi dükkânı vardı bende, Okul yıllarımın yaz tatillerinde amcamın yanında terzi çıraklığı yaparak harçlığımı çıkarırdım.

Bu yazımda sizlere 60’lı yıllardan bu güne kadar Kanlıca da unutulmaya yüz tutmuş eski spor emekçilerimiz, amatör ve profesyonel futbolcularla ilgili bilgileri sizlere aktarmaya çalışacağım.

Kanlıca Sporu resmi olarak, 1950 yılında o zamanlarda Hürriyet Gazetesinin de sahibi olan gazeteci, yazar, karikatürist ve sinemacı Sedat Simavi ve Kanlıcalı arkadaşları kurmuş, voleybol ve futbol branşlarında federe olmuştur. Kanlıca’nın yerleşim yeri nedeniyle Kanlıcaspor’un sahası olmadığından antrenmanlarını veya mahalleler arası maçları şimdiki Hıdiv Kasrının içinde otopark olarak kullanılan ve o zamanlarında toprak zemininde ve yine Kanlıca’nın merkezinde ki boş arsalarda yaparlardı. Ayrıca Çubuklu, Kavacık ve Anadoluhisarı sahalarından faydalanırlardı. 80 yılların başında Tekke sahasını o zamanın Belediye Başkanı Ali Zengin yaparak Kanlıcaspor’un hizmetine sundu. 2000’li yılların başından itibaren de 2. Boğaz Köprüsü’nü koruma amacıyla askeri bölge olarak kullanılıyor. Gençlik spor Bakanlığı ile Askeriye arasında yapılan özel bir protokolle 2018 yılında sentetik çim yapıldı ve yeniden amatör sporun hizmetine açıldı. Bu sahadan Öncelikli olarak Kanlıcaspor ve diğer bölge spor kulüplerimiz faydalanabiliyor.

 Aşağıda isimleriyle ve de varsa lakaplarıyla (yiğit lakabıyla anılır) profesyonel, amatör futbolcularımızı ve spor adamlarını kısa özellikleriyle sizlere tanıtacağım. Umarım keyifli bir yazı olur.

Yukarda bahsettiğim tarihlerde öz kaynak olarak Kanlıcaspor’dan yetişen birçok futbolcu o yıllarda profesyonel takımlara transfer oldu. 60’lı yıllarda profesyonel olan ve o zamanki 1. Lig yani şimdiki "Süper Lig", “1. lig", “2. lig”, “3. Lig” ve yerel amatör liglerde futbol oynayan değerli futbolcularımız şunlardır:

Saha Nur Ramazanoğlu: Babası Kanlıcaspor’un kurucu üyesidir. Kanlıca sporda uzun yıllar futbol oynadı. Anadoluhisarı İdman Yurdu spor kulübüne transfer oldu başarılı futboluyla İstanbul karmasına seçildi. Bir anısını da benimle paylaştı onu da buradan sizlere yazmam gerektiğini düşünüyorum. "Saha amcanın ailesi Kanlıca’da yalıda oturuyorlardı. Babası Sünnet düğününü yalının bahçesinde deniz kenarında yapmış. (ATATÜRK o günde misafirlerini yatıyla boğaz gezisine çıkarmış, ATATÜRK yalının bahçesinde neler oluyor diye merak etmiş ve yalıya yanaşan yattan ATATÜRK inince herkes şaşırmış ve merakla bakmışlar. ATATÜRK durumu anlayınca o gün sünnet olan Saha amcaya ATATÜRK imzalı 2.500 TL’lik bir çek yazarak hediye etmiş. Saha amca hediye çeki hiç bozdurmamışlar hala evinde özel olarak saklamaktadır.90 yaşında olmasına rağmen (Allah uzun ömürler versin)  Ataşehir’de özel bir koroda hobi olarak şarkı söylüyor.

Güngör Sürel (Arap): Kanlıcaspor’da ilk dönemlerinde voleybol oynamış, atletik yapısı nedeniyle daha sonra futbola başlatmışlar. Kanlıcaspor’dan Beyoğluspor, Şekerspor’a transfer oldu, Şekerspor’da oynarken Fenerbahçe ve Galatasaray’ın transfer listelerinde yer almasına rağmen, Şekerspor kulübü transferine izin vermedi. Hatta bir arada İtalya’dan transfer teklifi alınca o günkü şartlar gereği bir gün geciktiği için transferi yetişmedi. Şekerspor’da futbolu bıraktıktan sonra antrenör olarak devam etti. Uzun yıllar futbola Şekerspor, Yalova spor, Beykoz spor, Gebzespor ve amatör olarak da Kanlıcaspor’da hizmet verdi. Şimdi Hebeliada’ da oturuyor. Çubuklu sahasında yazları oynanan şöhretler maçlarında Güngör Hocamızı futbol oynarken bende seyrettim. En önemli özelliği maçlarda taçları korner gibi atmasıydı. Oynadığı lig maçlarında da bu özel yeteneğinden dolayı tüm taç atışları Güngör Hocaya kullandırılırdı.

Yavuz Toker: Önce Kanlıcaspor da sonra Beylerbeyispor, Bandırmaspor, Sivasspor ve Beykozspor’da futbol oynadı. Yeteneği sayesinde yılın en iyi sağbeki de seçilmiştir. Futbolun hakkını vererek oynardı. Futbolu Beykozspor’da bıraktıktan son uzun yıllar Kanlıcaspor’da antrenörlik ve yöneticilik yaparak futbola hizmet verdi. Bir kamu kuruluşundan emekli oldu.

Nadir Kanlıca: Futbola Kanlıcaspor’da başladı, 1. lig ekiplerinden olan Feriköyspor’a transfer oldu. Fenerbahçe’ye transferi çok konuşulsa da bir türlü gerçekleşmedi.

Atilla Oruç (Taşkafa Atilla): Kanlıcaspor’da futbola başladı, Paşabahçe’ye transfer oldu burada futbolu bıraktı, yine burada antrenörlüğe başladı. 25 yıl antrenörlük yaptı, yüzlerce sporcu ve antrenör yetiştirdi. Klasik antrenörlükten çağdaş, bilimsel antrenörlüğe geçişin Miladı olmuştur. Bir arada Beykoz 1908 A.Ş ve Ortaçeşmespor’da antrenörlük yaptı. Bir anektodunu yazmadan geçemeyeceğim.

"Biz spor ve sporcu kültürünü, günlük tıraş olarak ve saçımıza biryantin (o zamanlarda biryantin çok modaydı) sürerek futbolcularımızın karşısına pırıl pırıl çıkarak uygulamaya başladık". Atilla hocanın futbol hayatını burada kısa anlatmak olmaz, inşallah ilerdeki yazılarımda futbol hayat hikâyesi olarak ayrıca yazacağım. Kamu kuruluşundan emekli olmuştu, mekânı cennet olsun. Lakabı ise toplara çok iyi kafa vurduğu için verilmiştir.

Savaş Şakar: Kanlıcaspor’da Baba Seyfi’nin sporcusuydu, Anadolu Hisarı İdman Yurdu, Paşabahçespora, Ankara Hacettepe ve Şekerspor’da futbol oynadı. Paşabahçespor’da oynarken gol kıralı oldu. Galatasaray transferi görüşülürken kendini Şekerspor’da buldu ve uzun yıllar oynadı. Futbolu Şekerspor’da bıraktıktan sonra bir dönemde antrenör ve Kanlıcaspor’da yöneticilik yaparak hizmet verdi. Emekli oldu Kanlıcada yaşıyor.  

Koray Totop: Kanlıcaspor’dan sonra 1. Lig takımlarından Vefaspor’a transfer oldu. Orada çok başarılı oldu. Futbol oynadığı yıllarda Türkiye Denizcilik İşletmelerine girdi. Futbolu Vefaspor’da bıraktı maalesef genç yaşta aramızdan ayrıldı.

Merhum Koray’la Türkiye Denizcilik İşletmelerinde beraber çalışıyorduk, mesai arkadaşları olarak her hafta bir halı sahada maçlar yapardık, en son yaptığımız maçtan sonraki gün vefat haberi bizleri çok üzdü, Allah rahmet eylesin mekânı cennet olsun.

Osman Tamburacı: Kanlıcaspor’da futbol oynadı,  futbolu bıraktıktan sonra spor yazarlığı ve futbol yorumculuğuna başladı. Halen çeşitli TV kanallarında futbol yorumculuğu yapmaktadır.

Osman Erdoğan: Kanlıcaspor’da uzun yıllar futbol oynadı ve kaptanlığını yaptı. Futbol oynarken Türkiye Denizcilik İşletmelerinde işe girdi ve bu kurumdan emekli oldu, Sarıyer Garipçe’de oturuyor.

Muharrem Ergül: Eski belediye başkanımız olan Muharrem Ergül Kanlıca sporda kaleci olarak futbol oynadı. Kanlıca da sadece sporla değil diğer birçok anısı olduğunu biliyorum bu nedenle de onunla ilgili bilgileri Mahallesi olan Gümüşsuyu’nu yazınca yazacağım.

Cevat Uzun: Uzun yıllar Kanlıcaspor’da futbol oynadı. Kaptanlığını yaptı ve futbolu bıraktıktan sonra antrenör olarak bu kulüpte görev yaptı.

Fuat Turan: Kanlıcasporda futbola başladı, O zamanın en iyi amatör transferini yaparak Çubukluspor’a geçti, Çubukluspor’da oynadığı futbolla dikkatleri çekti ve Kağıthanespor’a transfer oldu ve orada bir süre oynadıktan sonra, Kanlıcaspor’da futbolu bıraktı ve bu kulüpte yönetici antrenör olarak futbola hizmet verdi. Fizik gücü çok iyiydi çok koşardı ve ikili mücadeleleri genelde kazanırdı. Toplara çok iyi vururdu. Kendi işinden emekli oldu Kanlıca da yaşıyor.

Vehbi Güney: Kanlıcaspor’da kaleci olarak oynadı, Kanlıcada 4 lig şampiyonluğu gördükten sonra, Anadoluhisarı’na transfer oldu ve futbolu da burada bıraktı.

Haluk Güney: Futbola Kanlıcaspor’da başladı, buradan Anadoluhisarı İdman Yurdu’na geçti burada oynarken Türkiye Şampiyonasına da gitti. Bu başarı onu Beykozspor’a transfer etti. Beykoz’da oynarken Galatasaray’a transfer olması gündeme geldi ama genç yaşında geçirdiği kalp krizi ile aramızdan ayrıldı. Allah rahmet eylesin mekânı cennet olsun. 

Hüseyin Aydoğan: Futbola Kanlıcaspor’da kaleci olarak başladı yetenekli olduğu anlaşılınca Anadoluhisarı İdman Yurdu Hüseyin’i transfer etti ve burada çok genç olması nedeniyle kadroda pek yer bulamadı, Çubukluspor’a geldi burada banko oynadı başarılı oldu ve Vefaspor’a transfer oldu. Vefa spor Hüseyin’i kaleci olarak transfer etti ama efendiliği ve spor ahlakıyla tam bir Vefaspor evladı oldu ve Vefaspor’u yıllar sonra antrenör olarak 3. lige çıkardı. Ardından Karagümrükspor’u çıkardı. Antrenörlük kariyeri de çok başarılarla dolu olarak futbola hala hizmet veriyor.

Ertan Çekiç: Fındık lakabıyla Kanlıcaspor’da futbol oynadı, Futbolu bırakınca Antrenör olarak bu kulüpte futbola hizmet etti.

Kamil Abi "Eşekçi" : Beykoz’dan Kanlıcaspor’a transfer oldu, O zamanlar babası sakalık (su satıcısı) yapardı. Kamil’ e ne istersin diye sorulduğunda semer, su tenekesi ( o zamanlar su tenekeyle satılırdı) bir de merkep (eşek) dermiş. Bu istediklerini aldıktan sonra lakabı da "Eşekçi Kamil" olarak anılmış. Allah uzun ömürler versin. Kanlıcaspor’dan tekrar Beykozspor’a transfer oldu futbolu Beykoz sporda bıraktı.

Azmi Özmen: Çakal lakaplı Azmi, sürati ve tekniğiyle iyi bir futbolcuydu, bu yetenekleriyle fark edilince Kanlıcaspor’dan Anadoluhisarı İdman Yurdun’a transfer oldu. Bu takımla İstanbul şampiyonu olarak Türkiye şampiyonasına finallerine katıldılar. Futbolu da bu kulüpte bıraktı.

Mustafa Sancar: Futbola Kanlıcaspor’da başladı genç yaşında Çubukluspor’a kaleci olarak transfer olduktan sonra futbolu bırakana kadar Çubukluspor’da kaldı. Çubukluspor’da kaleci olarak futbol oynarken müthiş fiziğiyle çok dikkatleri çekti, Şekerspor, Beykozspor ve Bandırmaspor transfer etmek için talip oldular ancak transferi bir türlü gerçekleşmedi. Mustafa ne hikmettir, tüm futbol yaşamını Çubukluspor’da geçirdi. Kaleye geçtiğinde rakip takımlar çok çekinirdi ve “eyvah bu kaleci kaleyi kapladı nasıl gol atarız” derlerdi. Bir puana bile sevinen çok takım olurdu. Mustafa efendi ve sakın kişiliği ile çok sevilen bir sporcuydu. Kaleci olarak çok uzun bolu olmasına rağmen çokta çevik ve yetenekliydi. Beykoz Belediyesinden emekli oldu.

Haluk Şakar: Kanlıcaspor’da futbola başladı, Çubukluspor ve Anadoluhisarı’nda futbol oynadı. Futbol oynarken açık kalp ameliyatı oldu (o zamanlar kalp ameliyatları çok zor ve tehlikeliydi). Futboldan kopmadı uzun bir aradan sonra yine futbola başladı ve futbolu Kanlıcaspor’da bıraktı. Emekli oldu ama genç yaşında geçirdiği trafik kazasında aramızdan ayrıldı. Allah rahmet eylesin mekânı cennet olsun.

İskender Közen:  Çok küçük yaşta Çubukluspor’da futbol oynamaya başladı. Çok yetenekli bir futbolcuydu. Fenerbahçe’ye transfer oldu. Burada başarılı futboluyla göz doldurdu ama bu gibi büyük kulüplerde kalıcı olmak çok zordur. Sürmenespor ve Düzcespor’a transfer oldu bu takımlarda iki şer yıl futbol oynadıktan sonra, Çubukluspor’da amatörlüğe döndü ve futbolu burada bıraktı. Antrenörlükte yaptı. Bana göre biraz futbol şansı olsaydı bugünlerin en büyük futbolcusu olurdu. Beykoz Belediyespor’da spor direktörü olarak spora hizmet veriyor.

Cihangir Yazgan: Kanlıcaspor’da uzun süre Voleybol ve futbol oynadı. Babası gibi Cihangirde kaleciydi. Birçok transfer teklifleri aldıysa da bir türlü olmadı ama Kanlıcaspor’da efendiliğiyle çok sevilen bir sporcu olunca kaptanlık da yaptı. Netaşsporun teklifiyle burada tüm spor braşlarının başına geçti. Futbolu Kanlıcaspor’da bıraktı ve kendi kurduğu işinde çalışıyor.

Selim Közen: Selim uzun boylu olmasına rağmen çok yetenekli ve kaliteli bir sporcuydu. Futbol oynarken okulunu ihmal etmedi. Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesini bitirdi. Antrenörlüğü yanı sıra da devlet okullarında Beden eğitimi öğretmenliği yapıyor. Kanlıca’dan Çubukluspor’a transfer oldu, burada da başarılı futbolu ve güzel ahlakıyla başka kulüplerde de futbol oynamasına sebep oldu. Futbola antrenör olarak hizmet veriyor. Benim bu alemde çok sevdiğim ve saygı duyduğum kişilerden biridir.

Kanlıcalı olup da Kanlıcaspor ve başka amatör takımlarda futbol oynayan, merhum Emin abi, Edip, Ümit, İsa Karademir, Volkan Vardar, Rahman ve Hayrettin Közen kardeşler, Ufuk ve Ümit Altunbaş kardeşler ile yüzlerce den fazla sporcu var ben ancak bunları yazabildim

Kanlıcaspor’un kurucusu olmanın yanında, Kanlıca’nın toplumsal ve sosyal yaşamına da damgasını vuran Sedat Simavi’nin bu mahalle için vermiş olduğu emek ve hizmetler çok büyüktür. Kanlıca’da kurmuş olduğu bir Cemiyet aracılığıyla yüzlerce öğrenciye burs imkânı sağlanmıştır. Kanlıca Sağlık Ocağını yaptırdı. En önemlisi de kendi adına yaptırmış olduğu okulu Milli Eğitime verdi. Bunların hepsi an itibariyle faaliyetlerine devam ediyor.

Yaşar Yazgan’ında Kanlıcaspor’a vermiş olduğu hizmetlerden söz etmeden geçemeyiz. Yıllarca tamamen amatör duygularla ve büyük bir özveriyle, hizmet vererek gençliğe sahip çıkmış ve onlara spor yaptırma olanakları sağlamıştır. Yine Çubuklulu Merhum Baba Seyfi’nin de Kanlıca spora hizmetleri çoktur. Baba Seyfi’nin Beykoz’da pek çok spor kulübü için vermiş olduğu hizmetlerini sonraki yazılarımda bulacaksınız. Bu yazımda bilgilerinden faydalandığım Kanlıcaspor’un değerli başkanlarından Ahmet Karaman’a teşekkür ederim.

Anahtar Kelimeler: Kanlıca, Futbol

Yazarın Yazıları