Siyaset

30 Mart torunlarımızı bile etkileyecek

30 Mart torunlarımızı bile etkileyecek
2014.09.03 00:00
| | |
3833

AK Parti Kontenjan 1. sıra Meclis üyesi adayı Muharrem Kaşıtoğlu bir çok bilinmeyeni Sinan Kavrak’a anlattı.

AK Parti, Beykoz’da iki kez üst üste seçim kazanan tek parti olmuştur… 30 Mart 2014’de de inşallah Yücel Çelikbilek aynı partiden ikinci kez seçim kazanan isim olacak” şeklinde konuşan Kaşıtoğlu, “30 Mart o kadar önemli ki sadece çocuklarımızın değil, torunlarımızın geleceğini bile etkileyecek” dedi. 

Klasik bir soru ile başlayalım, Muharrem Kaşıtoğlu kimdir?

1973 yılında Kastamonu’da doğdum. 1976 yılından beri, göç ettiğimiz BeykozYenimahalle’de ikamet etmekteyim. İSKİ’den emekli işçi bir baba ile ev hanımı bir annenin 5 çocuğundan en büyük olanıyım.

İlkokulu Yenimahalle Mehmet Emin Pulat Konak’ta, Ortaokulu Anadolu Hisarı Ortaokulu’nda, liseyi derece ile girdiğim Haydarpaşa Teknik Lisesi’nde tamamladım. Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Anabilim Dalı’nda lisans, Marmara Üniversitesiİstanbul Araştırmaları Bilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimi aldım.

Beykozlu Kastamonulular Derneği’nin kurucu başkanlığının yanı sıra benzer pek çok STK’da yöneticilik yaptım. Halen Ülkemizin en önemli STK’larından olan ve en büyükyayıncılık meslek örgütü olan Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği’nin başkanlığını, İstanbulKalkınma Ajansı Kalkınma Kurulu Başkanvekilliğini ve Beykoz Belediye Spor Kulübübaşkanlıklarının yanı sıra, Mart 2009’dan itibaren de, Beykoz ve İstanbul BüyükşehirBelediye meclis üyeliği görevlerini ifa ediyorum.

Kitap okumak ve film izlemek vazgeçilmezlerimdendir. 3 kitabımın yanı sıra pek çok yayın organında yazılarım yayınlanmıştır.  Evli ve Yusuf Taha, Ömer Salih ve Faruk Etkaisimlerinde 3 çocuk babasıyım.

Neden siyaset?

Bu soruyu, ben tamamen topluma faydalı olmak için yapıyorum safsatası ile geçiştirmek istemiyorum. Kişisel ideallerle toplumsal faydanın harmanlanmasıdır, gerçekçi olan.

İnsan sosyal bir varlıktır. Ve dolayısıyla var olduğu her yerde siyaset vardır. Taa ilk çağlardan beri bu böyledir. Sadece yönetim farklılıkları olmuştur. Siyasal kültür olarakadlandırabileceğimiz bu toptan yapı, monarşi, tam diktatörlük, demokrasi gibi şekilleralır. İşin teorisi bu olmakla birlikte bugünkü siyasetin temel hedefi nedir ve ne olmalıdır? Sorusuna da bakmak gerekir. Elbette siyaset hizmet etmenin en etkili araçlarının başında gelmektedir. Her işin bir amacı vardır ve yapılan iş amacına uygun yapılırsa başarılı ve hayırlı sonuçlar elde edilir. Siyaseti, idealler ve menfaatler üzerinden yapılan olmak üzere ikiye ayırmak mümkündür. Siyaset belli bir ilke ve değerler üzerinden yapılırsa, idealler kavramının menfaatler kavramının önüne geçtiği bir siyasi anlayış ortaya çıkar ki, hedeftebu olmalıdır.

Temel amacım, toplumu oluşturan insanların din, dil, kültür ve fikir farklarına bakmaksızın ortak payda etrafında bir araya gelebilmeyi sağlamak, her bireye adaletli hizmet üretmek, bölgenin kalkınmasına katkıda bulunmaktır. Bunu yaparken de adalet, olmazsa olmaz teraziniz olduğunda başarılısınız demektir.   

Bu çerçevede, toplumun menfaatleri üzerine belli bir vizyon sahibi olan her bireyin siyaset yapmasının faydalı olduğunu düşünüyorum.

2014 Yerel Seçimlerinin sonucu ne olur?

Beykoz’da Mart 2014 seçimleri istikrarın devam edip etmemesinin seçimi olacaktır. 2004 ile başlayan ve 2009’da devam eden istikrar ve iktidar partisine mensup bir belediye olmanın da pek çok artısı ile vatandaşa hizmete dönmüştür. Vatandaşımız bu çerçevede karar verecektir. Bu kararlarının elbette kendi geleceklerinin yanı sıra çocuklarının ve hatta torunlarının geleceğini etkileyeceğini de göz ardı etmeyeceklerdir.

Geleceğimizi emanet edeceğimiz yöneticileri seçeceğimiz bu seçim, bu açıdan baktığımızda çok ama çok önemli bir dönüm noktasıdır.

...Ve 30 Mart akşamı, bir başkan üst üste iki defa seçim kazanma başarısı göstererekBeykoz’da bir ilk daha gerçekleşecektir. İnşallah buna inancımız tamdır.

2009-2014 Dönemi nasıl geçti, kendinizi ve yönetimi başarılı buluyor musunuz?

Öncelikle ifade etmem gerekir ki, yıllar sonra bile geri dönüp bakıldığında iyi ki 6.dönem meclisinde bulunmuşum diyeceğim.  Gerek Beykoz Meclisi’nde gerekse İBB Meclisi’ndeoldukça faal ve başarılı bir dönem geçirdiğim söylenebilir. Vatandaşlarımız uzun yıllar sonra Beykoz’un geçmişini konuşurken pek çok temel sorunun çözümünün bu dönemdebaşladığını tespit edecek ve bizlere dua edecekleridir.

“İnsanlarımıza asla yalan söylemedik, boş vaatte bulunmadık”

Daha yeni şahit oldum. Kısa bir zaman önce Çavuşbaşı’ndaki 2B bilgilendirme toplantısında Görele Mahalle’sindeki fiyatlara isyan eden bir vatandaşımız vardı. 

Vatandaş “Allah razı olsun” diyor

Zerzevatçı Köyü’ndeki bir toplantıda karşılaştık. Orada söz aldı. Yücel Çelikbilek’e hitaben‘başkanım Çavuşbaşı’ndaki toplantıda sen Görele Mahallesi’nde  Milli Emlak’tan pahalı alan vatandaşlarımızın hakkını iade edecek misin, bu haksızlıktan bizi kurtaracak mısın, % 50 indirimden bizi yaralandıracak mısın? diye sormuştum. Sende elimden geleni yapacağım demiştin. O söylediğin o gün beni tatmin etmemişti. Ama sen özel bir yasa çıkarttırdın ve önceden Milli Emlak’ten satın alan vatandaşların da paralarının yarısını geri almalarını sağladın. Allah senden razı olsun. Sen popülist politika yapmadın, birileri gibi suyun üstüne yazı yazmadın ve diğer pek çok siyasetçi gibi boş sözler vermedin ve bu sorunu da çözdün. Sana teşekkür ediyorum, sana kızmıştım o zaman. Hakkını helal et’’ dedi.

İş üreten bir ekibin parçasıyız

İşte!.. İşin özü bu vatandaşımızın söylediklerinde gizli. Ve hatta gizli değil, çok açık. Başkaları gibi boş vaatler vermeden, sabırla ve titizlikle ve elbette hükümetin desteğini alarak çözüm üreten, birileri laf üretirken iş üreten bir ekibin parçası olduk. İnsanlarınbarınma, sağlık, eğitim gibi hassas olduğu değerleri üzerinden yalan beyanlarda bulunanlara karşı sabır taşını zorlayan ve sadece ‘Beykoz’lu Beykoz’da kalsın’ ve daha mutlu yaşasın diye çalışan bir ekibin parçası olduk.

Lafla peynir gemisinin yürümeyeceğini bilen ve iş üreten bir anlayışın içinde bir birey olmuş olmak da, bizim en büyük mutluluğumuz oldu.

2009-2014 Arası şunu eksik yaptık, dediğiniz ne var?

Bence en büyük eksik şu; bunu defalarca parti içi toplantılarda da söyledim. Biz yönetim olarak yaptığımız hizmetleri anlatma noktasında çok eksik kalmışız. Yaptığım seçim çalışmalarında bunu daha net gördüm. Vatandaşımız yapılan hizmetlerden bi haber. Bu eksiklik elbette yönetim olarak bize ait. Hizmet üretmişsin pazarlayamamışsın. Diğer bir tabirle okyanusu geçip, derede boğulmuşsun. Maalesef bu böyle ve kabul edilebilir bir şey değil.

“Onların hayallerinin bittiği yerde bizim gerçeklerimiz başlar!”

Beykoz için özel kanun çıkartılarak çözülen ve uygun fiyatlarla on binlerce vatandaşımızı tapu sahibi yapan 2B’yi çözmemiz, İBB’den devir alınan ve vatandaşımıza uygun bedelle satılarak on binden fazla vatandaşı tapu sahibi yapmamız, temeli atılan Beykoz Arena Spor Alanı, Karlıtepe Mesire Alanı, Modernize edilen ve şahane bir kapalı yüzme havuzu ilave edilen Şahin Köktürk Spor Kompleksi, ihya edilen Hz. Yuşa Tepesi.  Daha önce başka bir siyasi anlayışın yaptığı ve mevcutta 240 binden fazla olan ilçe nüfusunu, kağıt üzerinde 80bine düşüren ve işin içinden çıkılmaz hale getiren 1/1000’lik planların yeniden yapılarak Beykoz’da konut alanı içerisinde yaşayabilecek insan sayısını 400 binin üzerine çıkarttığımız ve meclisten geçirdiğimiz imar planları vs.

Mucizeler imkânsız değil

Başka bir anlayışın asla sonuç alamayacağı bu mucizevi işlerin her biri bir devrimdir ve bu bugün olmasa bile gelecekte çok net anlaşılacaktır. Zaten devrimlerin anlaşılması zaman alır.Fatih Terim’in çok sevdiğim sözünde olduğu gibi ‘Mucizeler imkânsız değildir, sadece zaman alır’ biz de Beykoz’da ilmek ilmek bunu yapıyoruz ve haliyle bir anda olmuyor, zaman alıyor...

Meydanlarda bilgi kirliliği var mı?

Hem de nasıl. Bilgi kirliliğini oluşturan en önemli argüman yalanlar. Yalan söylemek üzerinden siyaset yapmak etik değerlere ve delikanlılığa aykırıdır. Partimize yönelik, ‘hastaneleri peşkeş çektiler, otel yapılmasına göz yumacaklar, binlerce bina yıkacaklar, tapularınızı asla vermeyecekler, sizi buradan sürecekler, rayiç bedelleri düşüremeyecekler, 2B meselesi çözülmez’  vesaire, vesaire vesaire... Yalanları muhalefet tarafından sürekli söylendi. Peki sonuç. Sonuç ortada...  Hamdolsun hepsini ve çok daha fazlasını çözdük. Çözmeye devam ediyoruz. Düşünebiliyor musunuz? 2-B sorunu çözülmüş ve tapular dahi verilmeye başlandığı halde, “2-B’yi çözmek bize nasip olacak” diyen bir muhalefetle karşı karşıyayız!

“Bu işin kazananı olmaz, kaybettiğimiz ise insanlığımızdır.”

Sonuç itibariyle, söylenen yalanlar ve huzursuz edilen vatandaş. Ucuz ve niteliksiz siyaset jargonuyla vatandaşımıza bunu yapmaya hakkımız olmadığını düşünüyorum. Çünkü yıllar önce memleketlerinden aş peşinde buralara göç eden, barınacakları bir ev inşa edenBeykozlunun kafasını yastığa koyduğunda huzur içerisinde uykuya dalması, parti ayrımı gözetmeden siyasetçiler olarak hepimizin amacı değil mi?  

Proje anlatmak yerine karalama üzerinden yol almaya çalışmak sonuç vermez. Verir gibi görünse de, vermez. Çünkü kazandığınızı düşündüğümüzde aslında kaybettiğimiz insanlığımızdır.

Yücel Çelikbilek ile çalışmak?

İşte burada bir durmak, düşünmek gerekiyor.  Çok dengeli bir siyaset adamı.  Berabergeçirdiğimiz bu 5 yıl, benim hayat tecrübem açısından samimiyetle söylüyorum 20 yıla bedel. Sayesinde sabırlı olmak başta olmak üzere pek çok iyi haslete sahip oldum. Azmi ve çalışkanlığı şapka çıkartılacak cinsten. Hayatının neredeyse tamamını Beykoz ile doldurmuş bir insan olduğundan temposuna ayak uydurmak zor. Aramızda 20 yaştan fazla olmasına rağmen enerjisi benim enerjimin çok üzerinde. Bayındırlık faaliyetleri sanırım onun yaşam enerjisi.

İlk başta soğuk gelen yapısının zamanla, paylaştıkça ve dünyasını anladıkça nasıl sıcaklığa ve pozitif enerjiye dönüştüğünü gördüm.

Bence en önemli eksiği, tatile zaman ayırmaması ki, bu da insan için bir ihtiyaçtır.

Sonuç olarak, tarlada izi olan bir Beykoz dertlisi ile çalışmak ayrı bir deneyim oluyor benim açımdan.

Beykozluya son olarak ne söylemek istersiniz?

Bu 5 yıllık süreçte salih niyetle yola çıktık ekip olarak. Hepsi birbirinden değerli meclis üyesi arkadaşlarımla çalıştım. Burada parti ayrımı gözetmiyorum. CHP grubunda da en önemli dertleri Beykoz ve Beykozlu olan dostlarım var. Biz her biri ile bir hayatı paylaştık aslında. Samimi niyetimizi hizmete dönüştürmeye çalıştık. Başarılı olduklarım var, eksik kaldıklarım var.

Hatadan münezzeh bir tek yaradandır. Hatalarımızla beraber hizmet adına bir yol yürüyoruz. Artılarımız eksilerimizden çok ise, kazançlıyız.

Belediyecilikte evinize, köyünüze, mahallenize yol açmak, yol yapmak rutin bir iş. Bu hizmet nasılsa olur. Amacımız bunun çok ötesinde gönüllerde bir yol açmaktır.

Bu vesile ile eksiklerimden ve istemeden de olsa kırdıklarımdan dolayı Beykoz halkına özrü bir borç bilirim.

İktisadi bir kural vardır‘ihtiyaçlar sınırsız ama kaynaklar sınırlıdır’. Bizden hizmet bekleyenlerin bu kuralı unutmamaları da dileğimdir.

Dost Beykoz / Özel Röportaj

Anahtar Kelimeler: Muharrem Kaşıtoğlu, Sinan Kavrak, AK Parti

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"