Yaşam

Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altında çamur banyosu

Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altında çamur banyosu
26.02.2015 21:29
| | |
16349

Foto galeri Video galeri

Sarıyer-Beykoz arasında yapılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün çalışmaları sürerken, yakınındaki mahallelerde yaşayan vatandaşlar ise ortaya çıkan çamur deryasından son derece dertli.

Aynı zamanda Beykoz Öğümce Köyü Muhtarlığı 1. Azası da olan Atalay Pirens, 3. Boğaziçi Köprüsü'nün inşaat alanının tam ortasında kaldığını anlatarak, "Buradaki şantiye nedeniyle yollar çamur deryasına döndü. Servisler çocuklarımızı almak için kapıya gelmiyor. Sabahın 7'sinde yollara düşen çocuklarımız, 4 kilometre yol yürüyor. Okula gittiğinde ise öğretmenleri tarafından çamurlu ayakkabıları nedeniyle azarlanıyor" şeklinde konuştu. Öte yandan bir ayağı Beykoz'da kalan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altında başka bir hikâyenin daha yattığı ortaya çıktı. İddialara göre istimlâk sonrası hak ettiklerini devletten fazlasıyla alan villa sahipleri, kendilerine 10 yıldan fazla hizmet etmiş çalışanlarına tazminat ödemedi ve yüz üstü bırakıp gitti.

Yapımı tamamlandığında 59 metre genişliğiyle 'dünyanın en geniş' ve üzerindeki raylı sistemle birlikte 1408 metre uzunluğuyla 'dünyanın en uzun' asma köprüsü sıfatını taşıyacak olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Anadolu Yakası'ndaki ayağının yer aldığı Beykoz'da sıkıntıya yol açıyor. Yüksekliği 320 metreyi de aşacak olan 3. Boğaz Köprüsü'nün inşaat çalışmalarını yürüten taşeron firma, mahallelinin 'ricalarına' karşı duyarsız kalıyor. Köprü şantiyesinin tam ortasında kalan evine okul servis araçlarının gelmediğinden yakınan 2 çocuk babası Atalay Pirens, Dost Beykoz'a özel olarak verdiği mülakatta şunları söyledi:

Atalay Pirens: “Çocuklarım her gün 4 kilometre yol yürüyor!”

"Bizim evimizin olduğu bu yolun adı Turuplu Caddesi... Benimle birlikte bu cadde üzerinde onlarca ev bulunuyor. Benim evim, ana caddeye 2 bin 700 metre uzaklıkta. Görüyorsunuz, buradan geçen arabalar çamurdan dolayı çöken yolda, alt tarafını sürterek geçiyor. Bunu gerekçe gösteren okul servisleri ise Turuplu Caddesi'ne girmiyor. Biri 8 diğeri 12 yaşında iki evlâdım var. Hemen her gün önce bu çamurlu yoldan 2 bin 700 metreyi yürüyor, sonra da oradan okula gidebilmek için bin 300 metre daha yürüyor. Toplamda 4 kilometre yürüyor çocuklarım. Öğretmenleri, çamurlu ayakları nedeniyle sürekli çocuklarımı azarlıyor.

Defalarca taşeron firmadan rica etmemize rağmen, bizim bu yolun kenarlarına açtığımız ve çamurdan dolayı tıkanan menfezler (suyun gideceği delik) için makinelerini kullanmadılar. Şu an bizim açtığımız menfezler tıkalı durumda ve insan gücüyle de açılmıyor. Belediye'ye yaptırdığımız ızgaralar vardı ama onları da gördünüz; tüm ızgaralar tıkalı. Burada yani Turuplu Caddesi'nde oturan vatandaşlar olarak büyük bir mağduriyet yaşıyoruz. Yetkililerden bize yardım elini uzatmasını istiyoruz. En azından yol kenarındaki ızgaraları ve menfezleri açsınlar!"

‘İstimlâk parasını alan villa sahipleri, işçilerini bırakıp kaçtı mı?’

Öğümce ve Taşköprü arasında bulunan Turuplu Caddesi'nde oturanların tek sorunları çamurlu yol da değil. İddialara göre bölgede yaşayan vatandaşlar, 3. Boğaz Köprüsü dolayısıyla devlet eliyle gerçekleştirilen istimlâkten dolayı da mağduriyet yaşıyorlar. Onyıllarca Öğümce'nin derdini çekmiş olan villa çalışanları, yeni bir yer bulamamanın sıkıntısını yaşıyorlar. İstimlâk dolayısıyla villa sahiplerine devlet eliyle hatırı sayılır ödemeler yapıldığı halde, bölgeyi terk eden villa sahipleri, geride kalan çalışanlarına sahip çıkmıyorlar. Tam 14 yıl boyunca çalıştığı villada hem bekçilik hem de bahçıvanlık yapan Atalay Pirens, şunları kaydediyor:

‘Mağdur bahçıvan ve bekçiler, bir mucize bekliyor…’

"Bu bölgede 3. Köprü dolayısıyla istimlâkler oldu. Villa sahipleri, hak ettiklerinin de fazlasını devletten alarak, bölgeyi terk ettiler. Ancak bizi de burada böylece bırakıp gittiler. Benim sigortam yatmıyor! Allah göstermesin, çocuklarımdan birisi hasta olsa sigortam olmadığı için çok daha büyük bir mağduriyet yaşayacağız. Maaşlarımızı alamıyoruz. Üstelik benim çalıştığım 14 yılın tazminatını da alamadım. Nereye gideceğim, ne yapacağım bilemiyorum. Benim gibi bu villalarda mahsur kalan yüzlerce aile, kaderlerine terk edilmiş bir şekilde bekliyoruz. Neyi bekliyoruz, onu da bilmiyoruz. Belki bir mucize..."

Atalay Pirens'in beklediği mucize, onun 3. Boğaz Köprüsü'nün inşası öncesi sahip olduğu düzenli bir aile hayatına yeniden kavuşabilmek... Dürüst ve namuslu bir şekilde sürdürdüğü yaşamında, geçmişte olduğu gibi gelecekte de yanlış işlerin içine düşmemek... Çocuklarına iyi bir gelecek sunmuş, onlara karşı sorumluluklarını yerine getirmiş bir baba olarak görülmek... Atalay Pirens'in beklediği mucize, tam olarak böyle bir şey olsa gerek...

YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜ HABERLERİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Beykoz Haber Sitesi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Öğümce, Atalay Pirens, Çamur, Villa, Mağdur

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"