Makaleler

21 Aralık'ta ki KIYAMET!...

2014.07.26 00:00
| | |
8668

Bugün, pek araştırma yapmadığım halde, çok eğlenceli bir konu düştü önüme.

Bu konu; son günlerde Tv. Haberlerinde de sıkça karşılaşmaya başladığımız KIYAMET haberleri veya senaryoları. Diğer bir ifadeyle “Şeytanın her üfürdüğüne inanan zavallıların”bekleyiş maceraları. Bu safsata şenliği, 22 Aralık’a kadar devam edeceğe benziyor. Gerçi, Zirve Dağcılık Selçuk Şubesi Başkanı Özgür Aydoğan, hem bu hurâfe safsataya inananları hicvediyor, hem de bu zavallı güruhtan yağ çıkarabilmenin gayreti içinde olanların, birbirileriyle yarıştıklarını da sözlerine ekliyor. Hadi hayırlı işler…

***

Çıkan haberlere göre olay şöyle gelişmiş:

Maya takvimindeki, 21 Aralık 2012 tarihinde beklenen “Dünyanın sonunun geleceği” tartışmaları, uzun süredir gündemde. Bu inanışa göre 21 Aralık 2012’de "Büyük çevrim" (Piktun) tamamlanacak. Yaklaşmakta olduğu iddia edilen fakat henüz tespit edilemeyen "Marduk" ya da Antik Sümer metinlerindeki "Nibiru" gezegeni, dünyanın dengesini bozacak, büyük depremler, yanardağ patlamaları, seller, buzul istilaları, dev heyelanlar, tsunamilerle insanlık, yok oluşun eşiğine gelerek, 21 Aralık'ta da kıyamet kopacak...

Bu inanışta, kıyamet sadece Türkiye'deki İzmir’in Şirince Köyü'ne ve Fransa'nın Bugarach Dağı'na ve eteğindeki aynı isimli kasabaya uğramayacakmış. 

Dahası var: ‘Kısa süre önce devamı bulunan Maya takvimi’nin eski hali, 21 Aralık 2012’de son bulduğu için, bu tarih ‘kıyamet günü’ olarak değerlendiriliyordu. ‘Mavi Enerji’ adı verilen bir grup da bu kıyametten, sadece Fransa 'nın güneyindeki Bugarach köyü ve Şirince’nin etkilenmeyeceğine inanıyorlar. Buna göre 21 Aralık 2012’de her iki köye gelecek uzay gemisi, buradaki insanları alıp kıyametten kaçıracakmış! Öyle ilaveleri var ki; Fransa’daki Bugarach dağı ikiye ayrılarak, içinden uzaylıların çıkacağına bile inanılıyor.

·       Çok net görülüyor ki, İmânın şartlarına “tahkiki olarak” inanamayanlar, şeytanın ve âvânelerinin MASKARASI oluyorlar...

***

Şimdi bu; “önüne her konulana inanma cehâleti”ne üzüldüğünüz ve acıdığınız için, yüzünüzde oluşan o acı tebessümünüze bir nokta koyarak, lütfen şu GERÇEKLERE odaklanalım. Karşımızda üç farklı tablo var:

1.     İmanın şartlarından pek nasibi olmayanların, şeytana maskara oluşlarının resmi. (Yukarıdaki tablo.) Yani 21 Aralıkta Kıyametin kopacağına inandıkları halde, âhirete hazırlanmak yerine, milyonda bir ihtimale güvenerek “kaçış veya kurtuluş” hazırlıkları yapanlar. Bunlara sormak lazım: “..Şayet, bir süre daha kıyameti kopmuş (!) bir dünyada kalsanız, ne yapabileceksiniz?...”

2.     İkinci gurup: Bu zırvalara pek inanmadıkları halde, “acaba” ile mütereddit davranıp da muhasebelerini yapmayanlar ve bu gurubun içinde de, “her neyse, biz işimize bakalım, bu dalgadan nasıl menfaatlenebiliriz”in derdine düşenler...

3.     Bir de; İmanın zirvesinde olan Bediüzzaman Hz.’nin “..Üstadım, bugün kıyamet kopmaya başlasa, siz ne yapardınız?” sorusuna karşı; “..Kardaşım Zübeyr, yap bir kahve de, Yüce Rabbimizin CELÂL isminin tecellisini, bacak bacak üstüne atarak seyredelim derdim” ..buyurduğu gibi, “MEVLAM GÖRELİM NEYLER, neylerse güzel eyler.” veya “Nârın da hoş, nûrun da hoş.” ..diye tam tevekkül ile hizmetlerine devam edenler var…

***

Ayrıca; bir de bu konuda bile politik düşünenler var. Şöyle ki: Çok güvendiğim ve hafızaları çok sağlam olan 70-80’lik birkaç akrabamdan dinledim. (Şu anda ikisi hâlâ hayattadır.)

1950 Yılından önce yine böyle bir kehanet (!) haber çıkarılmış ve dillere destan olmuş. “14 Mayıs 1950 yılında kıyamet kopacak” ..spekülasyonu ülkeyi sarmış. Sonra ne olmuş, biliyor musunuz? Cennetmekân Adnan Menderes, ezici bir çoğunlukla iktidar olmuş. Yani; halka, sadece “Dînî inançlarından dolayı” yıllarca zulmeden zihniyet için kıyamet kopmuş.

Eee, bu da bir başka kıyamet anlayışıJ… 

***

·       Aslında, ÇOK NET olan şudur:

Evet; 21 Aralıkta, gerçekten Kıyamet kopacak. Bu şaka değil. Fakat nerelerde ve kimlere kıyamet kopacak, biliyor musunuz? Evet, biliyorsunuzdur ama ben yine de tekrarlayayım.

·       21 Aralıkta da, Kâinatın Yüce Yaratıcısının “İRCİ’IY” emrine, yani “imtihan süren doldu, haydi artık bana hesap vermeye dön”emr-i İlâhisine muhatap olan 350 000 kişilerden, “dünyaya gönderiliş gâyesine göre yaşamayıp, imansız ve hazırlıksız ölenlerin” üzerine, mutlaka kıyamet kopacak. Bu 2x2=4 eder derecesinde kesin…

·       O gün ölen, hakiki Mü’minler için ise bir vuslat ve kavuşma günü olacaktır.

Malûmunuz olduğu gibi her gün, şu fâni dünya hayatından, ebedî Âhiret hayatına 300 000 – 350 000 kişi sevk ediliyor. İstatistik neticesi böyle. Ehl-i keşfin ihbaratına göre de vefat edenlerin 2/40’ı, yani % 4-5’i îmanlı olarak gidiyor. Gerisini siz düşününüz.

·       Acaba bizler, bu % 4-5’in içinde mi? Yoksa o % 95’in mi içinde olacağız?…

·       İşte esas meselemiz ve tek derdimiz bu olmalıdır! Gerisi teferruât…

***

Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Görmez ise bu konuda şunları söyledi:
"Gelen yoğun sorular üzerine derim ki; batıl, sahte, hurafe kıyamet senaryolarına itibar etmeyelim. Ebedi âleme hazırladıklarımıza bakalım…” Gaybı ancak Allah c.c. bilir…

·       Bu konu Hz. Muhammed SAV’e de sorulmuş:

-“Yâ Rasülellah, kıyamet ne zaman kopacak?” Cevap çok net, sert ve çok anlamlı:

-“Kıyamet ve Âhiret için NE HAZIRLADIN?...”

İşte Bediüzzaman Hz.’de bu dert ile dertlenerek, tüm insanlığı bu istikbale hazırlamak için, 80 küsur yıllık ömrü boyunca ölesiye mücadele etti. Bu canhıraş mücadelesinden ürküp, çanlarına ot tıkanacağından korkanlar tarafından, 19 defa zehirlendi. Halkın uyanmasıyla saltanatlarının çökmesinden endişelenenler, uydurdukları İRTİCA safsatalarıyla, ona 28 sene hapis ve sürgün hayatı yaşattılar. Neticede ise işte o % 94-95 içinden, MİLYONLARCA kişinin îmanını kurtarmayı başardı. Kıyamete kadar da eserleriyle kurtaracak, inşallah.

·       Bizler de 21 Aralık 2012 kıyamet senaryolarına değil, aklımızı başımız alıp, varımızla-yoğumuzla işte bu gerçeklere odaklanmak zorundayız. Vesselâm…

***

NOT:

1.)Kur’ânda; bu konuda 135 Âyet vardır, sadece birinin, bir kısmını arz ediyorum: “Kıyamet; onların beklentileri gibi değil, öyle ANSIZIN gelecek ki, kendileri birden donakalacaklar. …”(Enbiya S., 40. Â.) ..Yani, böyle maya safsatalarında olduğu gibi, tarihi önceden belirlenerek ve ilân edilerek değil!...

2.) 21 Aralık tarihli mizahî senaryoya yakışır şekilde, bir de Nasreddin hoca fıkrası hatılayalım:

Komşuları hocaya “..Hocam, kıyamet ne zaman kopacak?” diye sorarlar.

Hoca onlara; “HANGİSİ? Büyüğü mü, küçüğü mü?” der. Komşuları, “Madem öyle, ikisini de söyle.”

Hoca çok net konuşur. “Hanım öldüğünde küçük kıyamet, ben öldüğümde ise Büyük kıyamet kopacak…”

3.) Bu arada; yukarıda izah edilen, o “350 000 kişilik mu’tâd, her gün gerçekleşen sevkiyatların” dışında kalırsak eğer, 22 Aralıkta görüşmek üzere!…

Anahtar Kelimeler: Dost Beykoz, Beykoz, Raif öztürk

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"