Röportajlar

'Tarih sizden hesap sorar'

'Tarih sizden hesap sorar'
2014.07.17 00:00
| | |
8305

Beykoz Fidanlığı'na ömrünün 22 yılını vermiş olan İsa Çolak, Dost Beykoz'a konuştu:

İl Özel İdaresi'ne bağlı Beykoz Fidanlığı'nda1975 yılından 1997 yılına kadar görev yapanİsa Çolak, gelecek adına kaygıları artınca soluğuDost Beykoz'un Kavacık'taki ofisinde alıyor.Türkiye ve Almanya Cumhurbaşkanlarıtarafından açılışı yapılan Türk-Alman Üniversitesi için sakinliğini koruyor: "Elbette eğitim de en az fidanlık kadar önemli" diye söze başlıyor. Ancak hemen ardından da uyarıyor: "Yalnız, buradaki yapılaşma tehlikeli boyutlara ulaşmamalı. Beykoz Fidanlığı tamamen ortadan kalkmamalı. Oradaki tarihe saygı duyulmalı, vefa gösterilmeli. Yoksa bir gün gelir tarih sizden hesap sorar"

1949 doğumlu İsa Çolak... Yılların verdiği yorgunluk yüzüne yansımış olsa da 'Beykoz Fidanlığı' derken birden bire çocuklaşıyor. Yüzünde net bir ifade beliriyor. Ağaçları, bitkileri, yeşilliği seviyor.



Mesleğinde 22 yılını Beykoz Fidanlığı'na vermiş olsa da bitkiye ve tarıma dayalı ilgisi ortaokul yıllarına dayanıyor. İsa Çolak, ortaokul ve liseyi meslek okullarında tamamlıyor. Beykoz Fidanlığı'nda görev yaptığı sırada tanıdığı yeni mezun Ziraat Mühendisleri'nden ve genç nesilden yakınıyor: "Bu işi ciddiye almıyorlar, yeterince ilgi göstermiyorlar" diyor. Sadece düşüncelerini dile getirmiyor, önerilerde de bulunuyor. Beykozlu idarecilerden, yöneticilerden ve Beykozlulardan ise tek bir isteği var: "Beykoz Fidanlığı'nı unutmayın, unutturmayın!"

İşte İsa Çolak ile yaptığımız söyleşi ve Beykoz'a Beykoz Fidanlığı'na âşık bir adamın anlattıklar:

İsa Bey, Beykoz'da mı oturuyorsunuz?

"Hayır, Örnek Mahallesi'ndeyim"

Nedir sizi bize getiren konu?

"Beykoz Fidanlığı... 22 yılımı verdim oraya... Bu konuda Beykozluların, kamuoyunun dikkatini çekmek istiyorum. Her şeyin bir anda sessiz sedasız yitip gitmesine gönlüm razı olmadı. Dost Beykoz'u takip ediyordum. Bu konuda beni en iyi siz anlarsınız diye düşündüm"

Aslen nerelisiniz peki?

"Sinop. Sinopluyum..."

Beykoz Korusu'nda göreviniz neydi?

"Ben orada süs bitkileri ibrelilerde bölüm şefiydim"

İbreliler?

"Çam ağaçları... O cinslere deniliyor"

Ne yapardınız? Nasıl geçerdi günleriniz orada çalışırken?

"Biz fidan yetiştirirdik. Sonra İl Özel İdaresi'nin himayesinde satışı gerçekleştirilirdi."

Sizden satmak için tüccarlar mı alırdı?

"Hayır hayır. Vatandaşlar... Vatandaşlar gelip alırdı. Zaten bu Beykoz Fidanlığı Atatürk zamanında kurulduğunda bedelsiz dağıtılırmış halka fidanlar. Sonra sonra para karşılığı olmaya başlamış. Yoksa başlangıcında para da yok."

Beykoz Fidanlığı'nın önemi nedir?

"Beykoz Fidanlığı, Türkiye'deki ilk fidanlık. Sarıyer'deki Büyükdere Fidanlığı ile birlikte ülkedeki iki fidanlıktan birisi. 1943 sanırım Muhittin Üstündağ tarafından kurulmuş. Muhittin Üstündağ o zamanın İstanbul Valiliği falan yapmış ismi... Bu fidanlığın kurulmasında İtalyan Hükümeti ile anlaşmalar falan var.

Türkiye'de hiçbir yerde olmayan bitkiler yetişir Beykoz Fidanlığı'nda... Mavi Köknar mesela... Türkiye'de bir tek Beykoz Fidanlığı'nda vardır. Başka yerde vardıysa da mutlak Beykoz'dan gitmiştir."

Büyüklüğü ne kadar Fidanlığın?

"2 bin dönüm diye biliyorum. Ama biz 500 dönümlük yerinde çalışırdık. Şimdi, İl Özel İdaresi'ndeydi ama Belediyelere devredildi. Beykoz Belediyesi de Tarım Bakanlığı'na devretmiş. Endemik Bitkiler Daire Başkanlığı var. Oraya."

Siz nasıl geldiniz buraya?

"Şimdi rahmetli oldu, Nihat Bey diye bir müdür vardı orada... 1975 yılları... O zaman Beykoz'da hiçbir şey yok. Böyle yerleşik ve düzenli bir hayat da yok. Hele, Beykoz Fidanlığı'nda bizim dışımızda hiç kimse yok. Ben o dönemlerde Caddebostan'da çalışıyorum. Devlet memuruyum. Görevim gereği de Beykoz Fidanlığı'na gidip geliyorum, kontroller yapıyorum. Rahmetli Nihat Bey beni çok istedi. 'Gel buraya, buranın istikbali var' dedi. O dönem lojmanı var Beykoz Fidanlığı'nın ancak Caddebostan'dan böyle bir yere gelmek pek de akıl işi değil. Hatırlarım, eşim eşyaları bir hafta açmamıştı lojmana geldiğimizde 'Bizim Bey fikrini değiştirir' diyerekten... Gitmedik."

Meslek Lisesi mi okumuştunuz?

"Ortaokul Çayırova Bahçıvanlık Okulu, lise Bakırköy Halkalı Tarım Meslek Lisesi. Emekli olduktan sonra da üniversite..."

Bahçevanlık Okulu diye bir şey vardı Türkiye'de o zamanlar, öyle mi?

"Vardı. Aslında Beykoz Fidanlığı'nda biz de sertifika verirdik. Büyükdere Fidanlığı'da verirdi. Sonra kaldırıldı. Şimdi birisi ilan verse gazeteye bahçıvan arasa, diplomalısını bulamaz. Eline makas almış herkes 'Ben bahçıvanım' der. Oysa bu işler öyle kolay değil."

Peki, İsa Bey… Beykoz'dan Beykozludan Dost Beykoz'dan isteğiniz, arzunuz nedir?

"Benim aslında 3 isteğim var. Birincisi, bu Beykoz Fidanlığı sessiz sedasız kapansın istemiyorum. Beykozlu bu konuya, tarihine sahip çıksın. Oradaki tarihin bilincinde olsun. Önemini hissetsin. İkincisi, bu bahçıvanlık konusunda devlet ya da belediye eliyle, lise-üniversite eliyle bir şeyler yapılsın. Tarım konusuna biraz daha duyarlı olsun Beykozlular. Üçüncüsü de Beykozlu Beykoz'a sahip çıksın. İstanbul'da nefes alacak yer kalmadı. Beykoz'da yapılacak işlerde halk ses versin. Yeşile, doğaya sahiplensin"

Dost Beykoz / Özel Haber

Anahtar Kelimeler: Beykoz Güncel Haberler, Beykoz Fidanlığı, Beykoz Haber, Dost Beykoz, İsa Çolak, İl Özel İdaresi, Röportaj


DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"