Recep ÖNCEL
  • 16/03/2023 Son günceleme: 16/03/2023 10:37
  • 4.483

Malum Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘2023 yılında başlayan Türkiye Yüzyılı Perspektifi’ ortaya koydu.

Cumhurbaşkanımız; ‘Ülkemizi dünyanın en büyük siyasi ve ekonomik güçlerinden biri haline getirmek için yeni hamleye hazırlanıyoruz. Türkiye Yüzyılı adını verdiğimiz atılımı 2023 hedeflerimiz gibi siyasi değil milli bir geniş görüşlülük olarak görüyoruz. Küresel sistemin kökünden sarsıldığı dönemde, ülkemiz Cumhuriyetin yeni Yüzyılına böyle bir atılımla girmeye yakındır. Hiç bir istisna yapmadan 85 milyonun her birine milli vizyona sahip çıkma çağrısında bulunuyorum’ dedi.

Bu perspektif ve hedefler, vatan sevgisi ve milli hassasiyeti olan herkes için önem arz etmektedir

Biz de,   İsmail Kahraman’la bir sohbet yaparak görüş ve değerlendirmelerini aldık. Kendilerine teşekkür ediyor ve yaptığımız bu sohbette aldığımız notları okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Kendisi, MTTB’ den başlayarak sivil toplum hareketlerinin içinde bulunmuş, Birlik Vakfı kurucusu olmuş, Bakanlık, TBMM Başkanlığı yapmış, şimdide Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapan bir devlet adamıdır. Ayrıca, samimi, dindar ve halkla bütünleşen bir insandır Muhterem İsmail Bey şu tespit ve değerlendirmeleri yapıyor;

Türkiye mazisi itibariyle, coğrafi sınırları ile sahaya yayılmış, çok geniş, büyük bir ülke ve büyük bir devlettir.

Bizim sınırlarımız; 780.000 km2 değildir. Biz, büyük bir medeniyetin varisiyiz. Bu gün, eski topraklarımızda kimine göre 61, kimine göre 53 devlet var ve bizi kabul eden bir topluluk var.

 Osmanlının varisi olmanın mükellefiyetini yerine getirmek için,  milli şuur çok önemli ve bizi mecbur ediyor. Bizleri gayretli olmaya itekleyen bir liderimiz var.  İnşallah 2023 yılında yapılacak olan seçimlerin sonunda Tayyip Bey yine başımızda olacaktır!

Mefkûresi olmayan, ideali bulunmayanlar geleceği planlayamaz ve ilerisi için projeler yapamaz. ‘Hayaller, hakikatlerin tarlasıdır!’. Hassasiyetler olacak, öteler daha öteler olacak, yetinmeyeceksiniz!  

Bizim hayallerimiz; yine eski haşmetli günlere dönmek olmalıdır.

Geçmişte, girmememiz gereken 1. Dünya Harbine girdik. Sultan Abdülhamit Han başımızda olsaydı, harbe girmezdik. Hatta 1. Dünya Harbini önlerdi. 33 sene tahtta kaldı. 93 Harbiyle karşı karşıya geldi. O harbi önünde buldu.

Daha sonra ise harp olmadı. Huzur ve sükûn oldu, kalkınma oldu. O durum karşısında İngiltere bu yükselmenin karşısına çıktı.

Tarihi bilmek lazım. Bir de Akif’in, ‘hiç ibret alınsaydı tekerrür eder miydi tarih’ diye bir sözü vardır. Gerçekten ‘ibret alınması lazım değilse tarih hep tekerrür eder’.

Cumhurbaşkanımız, tarihi iyi bilen bir insandır. Yapılan eserlere, köprülere verdiği isimler, hep tarih kokar. Biz sadece 1923 ‘ün devleti değiliz. Biz Osmanlı’yız, biz Selçukluyuz. Biz köklü ve büyük bir devletiz. Ve kendimize döneceğiz inşallah.  

Bir ara İngiltere çok sıkıntıya düştü. 1979 yılında Londra’ya gitmiştik. Metro da   tahta merdivenler vardı. Ülke turizm gelirleri ile ayağa kalkmak istiyorlardı. Kuzey Denizinde petrol buldular. 2 sene sonra İngiltere’ye tekrar gittiğimizde o eski yerler tamir edilmişti. Petrolü bulmaları sonucunda rahatladılar.

Şimdi Türkiye olarak bizde 9000 metre derinlikte petrol aramaları yapıyoruz. Karadeniz’de petrol bulduk. Önümüz açılacak inşallah. Cenab-ı Hakk’a teslim olduğumuz müddetçe başaracağız. İlerleyeceğiz gelişeceğiz.

Biz pozitivist değiliz, metafiziğe inanırız. Pozitivistler, kütle kanunu var; ‘hiçbir şey yok olmaz, yoktan var olmaz’ diyor; Maddenin korunması kanunu. Hal bu ki, ‘Allah isterse yok eder, isterse yoktan var eder’. İnançlı insanlar böyle düşünür, Allah’a Dayanır.

Şair ne demiş; Allah’a dayan, saye sarıl, hikmete ram ol. Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.

Erbakan Hoca, sanayiye çok ehemmiyet verdi. Projeler yaptı ve bunlar tahakkuk etti. Rize’de, Erzincan’da, Konya’da birçok yerde fabrikalar kuruldu. Türkiye’nin ihracat’ta, sanayi’de bu noktaya gelmesine katkı sağladı.

Bizim hem Erbakan’la, hem de Tayyip Bey’le güzel hatıralarımız var. Erbakan’la 1963 den beri tanışırız. Tayyip Bey’le benim yeğenim İmam Hatip’ten arkadaştır. O günden beri aile hukukumuz var.        

Bu memlekette farklı eserler yapıldı. 15 Temmuz Boğaz Köprüsü Demirel’in, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Özal’ın, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, Marmaray, Avrasya Erdoğan’ın eseridir. Ama ilk proje Abdülhamit Han’a aittir. 1890 yılında Abdülhamit İngilizlere suyun debisini hesap ettirdi. Boğazda, üstten Marmara, alttan Karadeniz’e akıntı var. Fransızlara, Sarayburnu’ndan Üsküdar’a tünel hesabı yaptırdı. Zonguldak Filyos, oradan Sakarya körfeze geliyor.  1415 km Hicaz Demiryolunu yaptırdı. Mühendisler Alman ama işçilerin tamamı Müslümandır.

 Şimdi, bu yatırımları istemeyenler, parayı nereden bulacaksın? Diyorlar.’ O malı alırken, o uçağı alırken parayı nasıl buluyorsam, yaparken de para bulurum,’ demek lazımdır.

Zamanımızda, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan bütün bu projeleri gerçekleştirdi, büyük işler yaptı.  İlaveten, Kanal İstanbul’u yapıyor.

Dünya’da, bir organizasyon var.  Siyonizm dede, İngiltere baba, Amerika oğuldur. Üçü;  dünyanın derin yapısıdır. Bu bir  realitedir.

Bizimle uğraşıyorlar. Çünkü biz İslam Dünyasının lideriyiz. Biz olmasak, o zaman rahat bölüşüyorlar.

Erdoğan’ın 2023 seçimlerinde kazanması lazımdır! Türkiye’nin  kazanması lazımdır.

Engel olmaya çalışıyorlar. Ama Sayın Cumhurbaşkanı, hukuken bir kere seçilmiştir. Son günlerde bu konuyu gündeme getiriyorlar. Karşısına çıkalım demiyorlar. Bakıyorlar ki,  seçimi kaybedecekler, bahane bulmaya çalışıyorlar.

1982 Anayasası; ‘bir kişi iki defadan fazla seçilemez’ diyor. Aslında, hüküm üst üste iki defadan fazla seçilemez şeklinde olmalıdır. Çok değerli bir insan adaylığını koyup seçilebilmelidir. O imkân olmalıdır. Devlet tecrübesi basit değil. Zaman alıyor. Kalıcı eserler bırakmak için bu şart oluyor.

1982 Anayasası böyle bir hukuk   getirdi. Onu adı en Anayasa. Tadil edildi. Yeni Anayasa oldu. Bunun adı da, Anayasa... Yenisi eskisini, ortadan kaldırdı. Hüküm; ‘Cumhurbaşkanını halk seçer’ diyor. Halk,  ilk cumhurbaşkanını seçti. Ben Meclis Başkanıyken Yüksek Seçim Kurulu Başkanı mazbatayı getirdi. Yeni Anayasa’ya göre; ‘ilk Cumhurbaşkanı seçildi’.

Sabih Kanadoğlu zamanında 367 garabetini ortaya çıkardılar. Şimdide başka bir versiyon yapmak istiyorlar. Zamanımız da onun kavgasını veriyorlar. Ama Tayyip Erdoğan’ın karşısına adam bulamıyorlar.

 CHP 1923 senesinde kuruldu. Müdafaayı Hukuk Cemiyetinin devamıdır. Bu cemiyetler her vilayette ayrı olmaktaydı. Sivas Kongresi 1919 yılında oldu. Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti, Konya, Tekirdağ, Erzurum’ da vardı. Sivas Kongresinde birleşti.

Bu cemiyet, Cumhuriyet Halk Fırkasını kurdu. Bunun kökü nedir? Teceddüd partisidir. Bu partiyi İttihat ve Terakki Cemiyeti kurdu. İttihat ve Terakki Cemiyetini kimler kurdu?  Osmanlı olmayanlar kurdu. Harbi kaybedince, harp divanında yargılandılar. İttihat Terakki kapatıldı. İttihat ve Terakki Osmanlı’yı on senede batırdı. Yüzölçümümüz 9.100.000.  km2 idi. 5.500.00 km2 kaybettik, Balkan Harbi, Trablusgarp Harbi ve Cihan Harbi 3.600.000 km2 ye indik. 1918 yılında, Mondros’ta 3.600. 000 km2 idik. Yunanla çarpıştık. Lozan’da 2.800.000 toprak neden verildi? Bunun açıklaması yoktur. Libya, Suriye petrolleri, Batum, Batı Trakya verildi. General Refet Bele Padişahı kandırıyor. Meclisi Ankara’ya alıyorlar, İstanbul’u boşalttılar.

Mütareke sonunda, İstanbul ve Çanakkale Boğazı bize verilmedi. Bu durumu Rusya kabul etmedi. Sonun da İngiltere 1936 yılında Montre’de zorlama ile Boğazları bize verdi. Her iki Boğazın iki tarafı On km. bize ait değildi. Biz asker bulunduramıyorduk.  Yedi kişilik komisyon bir Türk diğerleri yabancıydı. İngiliz, Fransız, İtalyan, Almanlardan oluşuyordu.

Tarihi incelemek lazımdır. Bu günkü gençliğin tarihi öğrenmesi lazımdır. Gençlik, batı hayranı olarak yetişiyor.

On iki Adaları Yunan’a veriyoruz. ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ diyorlar. Hiç bir yerden toprak alamayız diyorlar. Adalar burnumuzun dibinde duruyor. İnönü reddetti. Peki, bu adamlar nasıl devlet adamıdır. Göremiyorlar mı?

1836 yılında Balta Limanı anlaşması Mustafa Reşit Paşanın yalısında yapıldı. İngilizlere imkân tanındı. Biz ithalattan %8 ve ihracattan  % 4 vergi alıyorduk. Selanik, İskenderiye ve İstanbul Limanlarını serbest bölge yaptık. İhracat teşvik ediliyordu. Osmanlı tebası olmayan, ticarethane açamaz diye kural vardı. Bu anlaşma sonunda masonların etkisi ile vergiler kaldırdı. Osmanlı mülkünde,  İngiliz şirketleri acente açtılar. İhracat %12 vergisi, ithalat %8 vergisi oldu. Avusturya Başbakanı bu anlaşmadan sonra ‘Osmanlı şimdi çöktü’ dedi.

Sadrazamlara göre devlet değişti. Türkiye de oyunlar o kadar fazla oldu ki. Bizi perişan ettiler. Kıyafetler kaldırıldı. Cübbe ve sarık kalktı. Hukuk sistemi değişti. Aile hukuku, İslam’a göre, diğer hukuk sistemi Fransız, Alman gayri Müslimlere göre oldu. Yaşantı şekli değişti. Zenginlerin evinde, piyano ve mürebbiyeler bulundu. Ve biz kendimiz olmaktan çıktık.

Tayyip Beyin farkı kendisi olmasıdır!

Bendeniz yine; Ali Ulvi Kurucu Beyin dediği; Siz benim kabul olan dualarımsınız, siz benim gerçekleşen rüyalarımsınız’ ifadelerini hatırlatarak, ‘Tayyip Bey bu Milletin kabul olan duası ve gerçekleşen rüyasıdır’. Türkiye sadece, Türkiye değildir, Tayyip Beyde sadece bizim değil, Dünya da ki mazlumların lideridir! dedim.

İsmail Bey; 2023 yılında Tayyip Bey önceki seçimde aldığı %51,79 oy oranın daha üstünde alacak inşallah. Bakın, Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın idare hatasının bir ülkeyi ne hale düşürdüğünü gördük. Tayyip Bey çok tecrübe edindi. Yaptığı yatırımlar,  köprüler, yollar,  savunma sanayi ve  bütün  bu gelişmeler vatandaşın ruhunda yer etti. Millet karar verme aşamasında vicdanen doğru karar verir. Anadolu, Karadeniz ve Doğu sağlamdır. Sahildeki rahat yerler, böyle devam edecek zannediyorlar. Olumsuz bir durumda en çok zararı bunlar çeker, bindiği dalı kesmemek lazım. Millet, Evvel Allah şuurla hareket edecektir.

Bir ara dövizle oynama oldu. Daha sonra bu durduruldu. Allah Tayyip Beye pratik zekâ vermiş. Dünya’da bu kadar sıkıntı var. Türkiye’de her iş yürüyor. Herkes maaşlarını tıkır tıkır alıyor.

Ayasofya açıldı. Erbakan’ın yapılmasını istediği her şeyi Tayyip Bey yaptı. Ayasofya’nın açılması ve Taksime Cami yapılması işini Tayyip Erdoğan’dan başka kimse gerçekleştiremezdi.

ABD, İngiltere ve Siyonizm etkisi kırıldı. Ordu   kışlaya döndü. Ordu muazzez bir ocaktır. ‘Millet Devletsiz, Devlet Ordusuz olmaz’.

Şunu da ilave edelim, Cumhurbaşkanımız ciddi bir performans gösteriyor. Koşturuyor. Toplumun her kesimi ile kucaklaşıyor. Sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderlerini ziyaret ediyor. Bakıldığında, inanan insanlar, Menderes, Özal, Erbakan dönemleri karşılaştırıldığı zaman Recep Tayyip Erdoğan döneminde daha rahat ettiler. Bu nedenle, Sayın Cumhurbaşkanına karşı bir muhabbet ve sevgi meydana geldi.

Dua edelim;

Allah bu huzur ortamının bozulmasına fırsat vermesin.

Milletimizin yar ve yardımcısı olsun.

Bizlere 2023 Türkiye Yüzyılı Ufkunu idrak etmeyi nasip eylesin.

  

Yazarın Yazıları