Yaşam

'İch bin auch heute Beykozerin'

'İch bin auch heute Beykozerin'
2014.07.27 00:00
| | |
5786

Almanya’nın Mulheim an der Ruhr kenti ile Beykoz’un “Kardeş Şehir” görüşmeleri Hidiv Kasrı’nda atılan imzalarla resmileşti.

2005 yılında resmi ziyaret ve temaslarla başlayan; Almanya’nın Mulheim an der Ruhr kenti ile Beykoz’un “Kardeş Şehir” görüşmeleri 26 Ocak Cumartesi günü saat 13.00’de Hidiv Kasrı’nda seçkin bir davetli topluluğunun önünde atılan imzalarla resmileşti.

Cuma günü Beykoz’a gelen Mülheim an der Ruhr Belediye Başkanı Dagmar Mühlenfeld ile aralarında çeşitli partilerin Belediye Meclis üyeleri ile yerel gazetecilerin de bulunduğu 11 kişilik heyet aynı gün saat 16.00’da Haber 7 TV’ye konuk olduktan sonra Beykoz Belediye Başkanlığı’nda Başkan Ergül ve ekibiyle bir süre sohbet ettiler.

Mulheim Caddesi  

Belediye Başkanı Muharrem Ergül, Başkan Mühlenfeld ve beraberindekilere Koru Yolu ile Akbaba arasını bağlayan Kaymakdondurandaki ana yolun adını Mulheim Caddesi olarak kararlaştırdıklarını söyleyerek, caddenin hazırlanan tabelasını kardeş şehir Mulheim temsilcilerine gösterdi.

Bu sürpriz gelişmeden duyduğu memnuniyeti dile getiren Mulheim an der Ruhr Belediye Başkanı’na Dost Beykoz Haber Müdürü Sinan Kavrak, “sizin de gündeminizde Beykoz ile ilgili böyle bir gelişme var mı?” diye sordu. Mühlenfeld “Mulheim’da cadde ve sokak isimlerinin değiştirilmesinin prosedür gereği çok zor olduğunu ifade ettikten sonra, plan uygulamaları sonunda yeni caddeler yapıyoruz, elbette en kısa sürede yeni yapılan bir caddeye Beykoz adını vereceğiz” dedi.

Protokol Töreni Hidiv Kasrı’nda gerçekleşti

Hidiv Kasrı’nda yapılacağı günler öncesinden duyurulan protokol törenine iş adamları, bürokratlar ve siyasetçiler ilgi gösterirken, Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve Pendik Belediye Başkanı Erol Kaya’da törende hazır bulundu.

Belediye Başkanı Muharrem Ergül konuşmasında; “Almanya’nın seçkin şehirlerinden Mullheim an der Ruhr Belediyesi ile iki yıla yakın bir süredir devam etmekte olan kardeş şehir çalışmalarında çok önemli bir aşamaya gelmiş olmanın sevinci içerisinde bu tarihi mekanda bir araya geldik” şeklinde başladığı konuşmasına şöyle devam etti: 

“2005 yılında resmi ziyaret ve görüşmelerle başlayan ilişkinin çözüm ortaklığı çerçevesinde iki topluma dönük faydalı bir zeminde ilerlemesi yönündeki çabalarımızın karşılıklı bir protokolle kayıt altına alınması için bir araya geldiğimiz bu toplantı, Beykoz ve Mullheim an der Ruhr şehirleri açısından tarihi bir dönüm noktası olacaktır. 

Ülkemizde birçok belediye, çeşitli belediyelerle kardeş şehir hukuku sözleşmesi imzalamış, karşılıklı iyi niyet ve yakınlık göstergesi olarak ziyaretlerde bulunmuştur. Ancak, bugüne kadar yapılan kardeş şehir sözleşmelerine yüklenen anlam, beklenti ve yaklaşımlardaki eksikler nedeniyle toplumsal tabana yayılamamış, kurumsal ve organik olarak projelendirilememiştir. Mulheim an der Ruhr şehriyle görüşmelere başladığımız günden beri sürekli dile getirdiğimiz proje esaslı işbirliğini temel alan verimli bir diyalogun oluşturulması için kardeş belediye çalışmalarına iki şehirdeki tüm temsilci ve kanaat önderlerinin katılımını sağlamak amacıyla, toplantılar düzenledik, tartışma zeminleri hazırladık.

Kıymetli Dostlar; Toplumsal yaşamın sürdürülebilir hale gelmesi, kentlerin sahip olduğu birikimin korunarak geliştirilmesiyle sorumlu yerel yönetimler, artan ve büyüyen talepleri karşılama, yönetme ve yönlendirme konusunda da önemli çözüm arayışları içerisindedir. Küresel değişimin tüm toplumlar üzerindeki etkisi, hiç şüphesiz eksik ve taleplerin de aynı eksende olmasına neden olmaktadır. Eğitim, sağlık, kültür, tarihi değerler ve entegrasyon konuları, günümüz dünyasının önemli problemleri olarak önümüzde durmaktadır. Küresel etkenlerin meydana getirdiği problemleri de ancak, sınır ötesi platformlarda işbirliği yaparak çözümleyebiliriz.

“Beykoz bir diyalog şehridir”

Beykoz, ekonomik ve kültürel zemini çok geniş yelpazede oluşan, tüm isteklere cevap verebilecek potansiyele sahip bir şehirdir. İstanbul Boğazı’nın kıyısında uzun bir gerdanlık gibi uzanan sahilde kurulan şehrimizin içerisinde, yurdumuzun çok farklı yerlerinden gelen insanlarımızın yanı sıra, 164 yıl önce ülkemize sığınan Polonya asıllı kardeşlerimizle birlikte yaşıyoruz. Beykoz’un birikimlerini, potansiyelini dünyanın diğer şehirleriyle buluşturmak, diyalog ve işbirliği zeminleri oluşturmak için çaba gösteriyoruz.

İki yıldan bu yana devam eden temaslar özellikle her iki şehirde yaşayan genç nüfusun kaynaşması, geleceğe yönelik dostluk temellerinin atılması amacıyla,  her iki kentin eğitim kurumları arasında eğitim, kültürel ve işbirliği programları çerçevesinde Beykoz Belediyesi Kreşi ile Mülheim an der Ruhr Belediyesi Fiedelbaer Anaokulu temsilcileri görüşmeler yaptı. Ayrıca, AB fonları desteğiyle Avrupa ülkeleri arasından öğrenci değişimi sağlayan Comenius Programı kapsamında kardeş okul olan İstanbul Denizcilik Su Ürünleri ve Mesleki Lisesi ve Beruf Sanat Okulu öğrencileri Beykoz ve Almanya’da mesleki eğitim alanında çalışmalar yapıyor.  

“Kardeşlik duygusu bizim özümüzde var”

Kardeşlik duygusu bizim kültürümüzde ayrı bir yeri ve önemi olan manevi bir değerdir. İki birey arasındaki diyalogu kardeşliğe dönüştüren en önemli unsur hayat karşısında omuz omuza mücadele verilmesidir. Kentlerin kardeşliğini iki insan arasındaki ilişkiden ayıran en belirgin fark, manevi ve romantik bir zeminde değil, akılcı ve diplomatik verimlilik esasına göre şekillenmesidir.

İnanıyoruz ki, bu kardeşliği resmi bir sözleşmeden öte noktalara götürerek, hem Mulheim da yaşayan hem de Beykoz’da yaşayan insanlara fayda sağlayacak projeleri hayata geçireceğiz. Bu konuda özellikle emek sarf eden Mulheim’daki Türk Sivil Toplum Kuruluşlarımızı, barış ve bir arada yaşama konusundaki istekli çabalarından dolayı kutluyorum. Sıkıntı ve problemlerin çözümü noktasındaki gayretleri, kültürel ve sosyal birliğe inançları bundan sonraki süreçte en önemli sermayemiz olacaktır.

Bu vesileyle çok tarihi bir sözleşmeyi imzaladığımızı düşünüyor, emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.”

Başkan Ergül’ün konuşması konuklarca uzun süre alkışlanırken, Mülhiem an der Ruhr Belediye Başkanı Dagmar Mühlenfeld’in konuşmasına Türkçe başlaması salonda büyük şaşkınlığa yol açtı.

Mühlenfeld: “İch bin auch heute Beykozerin”

Türkçe olarak konuklara hitap eden Mühlenfeld, Başkan Ergül ve protokol masasında bulunan TDBB ve Pendik Belediye Başkanı Erol Kaya, Meclis Başkan Vekili Necati Ak, CHP Grubu Başkan Vekili Adnan Güner’e merhaba dedikten sonra konuklara hoş geldiniz dedi. “Bu gün ben de Beykozluyum” diyen Mühlenfeld konuşmasına Almanca devam etti. Konuşması tercüman vasıtasıyla Türkçe’ye aktarılan Mühlenfeld sözlerine şöyle devam etti:

“Belirleyici olan başlangıçtır. Eğer başlangıç iyi yapılmışsa, geri kalan da başarıya ulaşır. Alman şairi Theodor Fontane’nin iyimser olduğu kadar insana şevk veren bu sözleri şehirlerimiz halkı açısından böylesine önemli ve hatırlanmaya değer bu törende dile getirmek istediğim bir kaç cümle için ana fikir olsun.

Fontane’nin sözleri müştereken geride bıraktığımız yolu büyük bir isabetle tasvir ediyor. Şehir birlikteliği projemize başlarken, tecrübelere binaen dağarcığımıza gereken miktarda sabır da koyduğumuzu ve zaman zaman dışardan baskı yapan acilcilere kulak asmadığımızı ilave etsem de bu sözler geçerliliğini kaybetmiyor.

Projemizin ilk adımını atarken sağlamayı başardığımız ve sonuç açısından belirleyici olan kazanım, o zaman böyle açıkça dile getirmesek de, karşılıklı olarak birbirimize itimat etmeye karar vermemiz oldu. Ondan sonra her şey aslında çok kolay yürüdü.

Sabrımız vardı, önümüzde bizi bekleyen uzun bir yol olduğunu da biliyorduk. Bu hedefe ulaşarak, şehir birlikteliğimizi imza ve mühürle kesinleştirerek projemizin ancak ilk aşamasının başarılmış olduğunu da yine hepimiz gayet iyi biliyoruz. Bundan sonra gideceğimiz yolun yürürken çizileceği de aynı şekilde aşikârdır. Ve bu yolu giderken bizlerle beraberce ve birlikte yürüyecek ve arada sırada, icabında, engelleri kaldıracak ve belki de, sırası gelirse, yolda ortaya çıkabilecek arızaları giderecek birçok insana ihtiyacımız olduğunu da yine biliyoruz. Bütün bunları göz önünde tutarak geleceğe güvenle bakıyorum.

“Başlattığımız sürecin bugüne kadar açtığı izler ve tetiklediği değişikliklerden de biraz söz etmek isterim.”

Öğrencilerle, doktorlarla, anaokulu eğitimcileriyle, sanatkârlarla yaptığım görüşmelerden, birçokları açısından “dünyanın merkezinin kaydığını“ öğrenmiş bulunuyorum. Uluslararası değiş tokuş programlarının başarması gereken de tam budur. Bu programların görevi, memleket sınırlarını aşan yeni ve çok yönlü tecrübeler kazanılmasını mümkün kılmaktır.

Projemizin şimdiye kadarki seyri sonucunda daha bugünden son derece öznel bir biçimde, görüp işittikleri sayesinde, Türk – Alman şehir birlikteliklerinin kamuoyunda bugün hala yol açtığı yoğun ilginin de etkisiyle, insanların kendi kendilerini algılayış biçimini değiştirmiş olmasını dikkate değer buluyorum. Her hal ve kârda bütün siyasi ve turistik klişelerin ötesinde bir tecrübe kazanımı ortaya çıkmış bulunuyor.

Şehir birlikteliğimizin daha şimdiden şehirlerimizde nasıl geniş bir yer tuttuğunu görmek benim açımdan cesaret verici ve dikkat çekici.

Bu bağlamda karşılıklı ziyaretlerin özel bir rol oynamış olduğunu vurgulamaya lüzum bile yok. Çünkü bu yolculuklar bir yandan bir an için olsa bile günlük vecibelerden serbest kalmayı, öte yandan da dünyanın zenginliğini tatmayı mümkün kıldı.

Bizi bekleyen şehir dostluğumuzu oluşturma görevine yönelik asıl çalışmalar çoktan gündeme geldi. Amacımız, hürriyet ve refah içinde hep birlikte yaşayabileceğimiz bir barış dünyası kurmak ve çocuklarımızı da bu eseri devam ettirebilecek şekilde yetiştirmektir, çünkü insanlığın tek seçeneği budur.

Bunu yaparken, karşımıza ısrarla dikilen ulusal kimlikle ilgili sorulara cevaplar aramaktan kaçınamayız ve hep birlikte ülkelerimizde ve şehirlerimizde çoğunluğun kabul edebileceği cevaplar bulmak ve formüle etmekle yükümlüyüz.

Kültürel geleneklerimizi sürekli paylaşarak, sürekli konuşma ve ziyaretlerle, siyasal zorluklar ve stratejik kaygılarla yürütülen diyalogların ötesinde birbirimize doğru yakınlaşmalar geliştirebilmeliyiz. Betonlaşmış ve kısmen tehlikeli hale gelmiş olan “yabancı” imajını değiştirmek istiyoruz.

Hem günlük hayatı ve hem de kültürel olguları tanıyarak kendi doğrularımızı diğerlerinin ortaya koyduklarıyla sınamak istiyoruz.

Şüphe yok ki, böyle, bireysel ilişkilerden doğan değişiklikler kırılgandır, bu değişiklikler ileride de zaman zaman siyasi tehlike ve fırtınaların tehdidi altında kalacaklardır.

Ama yine de, eğer kültürel bağnazlık ve dışlamacılık duvarına çakılmak istemiyorsak, böyle kültür ve fikir alış verişi köprüleri oluşturmaktan başka seçeneğimiz yok.

Çünkü birliktelikler insanları şimdiye kadar her zaman karşıtlıklardan daha ileri götürdü. Sizlerin bir bir caddenize „Mülheim Caddesi“ ismini vererek şehirlerimiz arasındaki dostça bağları tasdik etmiş olmanız, bizim için özel bir onurdur. Çünkü birçok kereler sağlam dostlukları ve birliktelikleri pekiştiren küçük fakat sembolik jestlerdir.

Mülheim an der Ruhr şehri iyi bir dost olmak istiyor ve olacaktır. Birlikte başlattığımızı devam ettireceğiz. Bu yüzden bugün Beykoz Belediyesi ile Mülheim an der Ruhr Belediyesi arasındaki Şehir Birlikteliği Sözleşmesini imzalayarak dostluğumuzu mühürlemiş oluyoruz.

Belirleyici olan başlangıç böyle iyi yapılmış olduğundan, geri kalan da başarıya ulaşacaktır; elbirliğiyle.

Dagmar Mühlenfeld’in konuşmasının ardından söz alan Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve Pendik Belediye Başkanı Erol Kaya birlik başkanı olarak yaklaşık 1100 belediye ile temas halinde olduğunu belirtirken, Mülheim an der Ruhr şehri ile oluşturulan bu tabloyu kıskandığını belirtti.

Başkan Kaya Mühlenfeld’in “Betonlaşmış ve kısmen tehlikeli hale gelmiş olan “yabancı” imajını değiştirmek istiyoruz” sözlerinin altını çizdiğini ifade ederek, dünya barışının kentler arasında tesis edilecek diyaloglarla sağlanabileceğini işaret etti.

Konuşmaların ardından Mülheim an der Ruhr Belediye Başkanı Dagmar Mühlenfeld ile Beykoz Belediye Başkanı Muharrem Ergül “Kardeş Şehir” protokolünü imzaladılar.

Yaklaşık 3 yıldır süren Kardeş Şehir görüşmelerine katkı koyan Alman ve Türk yetkililere çeşitli ödül ve plaket verildi.

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Dagmar Mühlenfeld, Haber 7 TV, Muharrem Ergül, Mulheim Caddes


DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"