Yüzde 95’imiz, müthiş bir yanlışın içindeyiz

  • 26.06.2019 14:15
  • Okunma: 2319 kez

A. Raif ÖZTÜRK


Neredeyse insanlık aleminin tamamı, ülkemiz insanın da neredeyse %95’i pişman olacağımız hataları, farkına varmadan ve gözümüzü kırpmadan yapıyoruz.

NASIL MI?... Hemen arz edeyim:

%100’ümüz kesinlikle öleceğiz. Bu gerçeğe, hiç kimse itiraz edemez. Fakat hiç ölmeyecekmişiz gibi dünyaya çalışıyoruz ve âdetâ rüyadaki gibi dalmışız ve Azrail’i AS görünce gerçek hayâta uyanacağımızı, aklımıza bile getirmiyoruz.

Oysa; er veya geç Berzah âlemi denen; kabre gireceğiz, haşiri, kıyameti, sıratı, mahkeme-i Kübra’yı mutlaka yaşayacağız. Yani bu uzun yolculuğa istesek te, istemesek te, inansak ta, inanmasak ta mutlaka çıkacağız.

Mahkeme-i Kübra’dan sonra, sınırsız ve sonsuz olan EBEDÎ Âhirette, ya Cehennem azabıyla veya sürekli Cennet hayâtı yaşayacağız. İnanmamak veya aklına sığıştıramamak, bu uzun yolculuğa asla engel olamayacaktır…

Hem bu uzun berzah yolculuğu, hem de ebedî âhiret hayatımızın kazanılması ise, sınav için hazırlanmış olan, “şu dünya hayatımızdaki İlâhî emir ve yasaklarını ciddiyetle öğrenip, titizlikle uygulamamıza” bağlıdır.

Mülk Sûresi, 2. Âyet: O, (Allah) hanginizin daha güzel amel ve işler yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, (Allah) Azizdir, Gafûrdur, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

Şimdi elimizi vicdanımıza koyarak, çok ciddi düşünelim:

Bendeniz bir ay süreliğine, teknik bir araştırma adına Japonya’ya gitmek için görev aldıktan sonra, var olan okul İngilizcemi yeterli bulmayarak, 18 ay hem İngilizce hem de Japonca kurslarına gitmiştim. Tek bir Allah’ın kulu da “sadece bir ay için bu kadar masrafa gerek yok” demedi ve hep beni tebrik ve takdir ettiler. 

Diğer yandan bugün tüm anne ve babalar, evlâtlarımızın kalan 50-60 senelik dünya istikballeri için, genellikle yüksek ücretler ödeyerek, 15-20 sene, hattâ 20-30 sene eğitimler ve tahsiller yaptırıyoruz, değil mi? Bu da normal karşılanıyor...

Fakat dünya hayatı gibi 50-60 sene değil, hattâ 5 000-10 000 sene de değil; yukarıda arz ettiğim BİNLERCE senelik berzah yolculuğu için ne kadar hazırlık yapıyoruz ve evlâtlarımız veya kendimiz kaç sene eğitim alıyoruz?

Hatta SINIRSIZ, SONSUZ ve Ebedî Âhiret ve Cennet hayatı için, hem ücretsiz olan, hem de sadece 2-3 senelik Dînî ve Uhrevî eğitimi ve tahsili ÇOK görüyoruz.

Gafletlerimiz yüzünden, bunları hiç ciddiye bile almamakla veya ihmal ederek, hem evlâtlarımızı, neslimizi ve kendimizi, aklımıza sığıştıramayacağımız kadar çok ciddi tehlikelere atıyoruz…

Oysa yüce Rabbimiz bizlere hem Kur’ânı ile hem de bizlere rehber ve kılavuz olarak gönderdiği Hz. Muhammed SAV ile ‘şu dünyada SINAVDA OLDUĞUMUZU’ bildirmiş.

Üstelik de bu sınavın, diğer sınavlar gibi TEKRARI DA YOK…

Hem de dünya sınavları gibi; “olmasa da olur veya şu alternatifi de var” gibi hiç bir tesellimiz de yok. Bu sınavı mutlaka kazanmak zorunluluğumuz varken, acaba bu vurdumduymazlık niye?...

  • Madem ki GERÇEKLER BÖYLE, bu gaflet niye?... 
  •  

N O T: İstanbul seçimi öncesi sadece birkaç yazımı; Allah cc rızası için ve bir vatanî görev gereği, seçimle ilgili araştırmalara ve orijinal tespitlere ayırmıştım. Bundan sonra; ufukta pek seçim görünmediğine göre, ‘İman, Kur’ân, Vahdâniyet, Tevhîd ve Tefekkür içerikli’ SOSYAL konulara devam edeceğiz inşaallah...

  • Seçim sonuçlarını izlerken, şu önemli ikaz âyetleri gönlüme düştü. Hem alnı secdeye giden bazı gafillere hatırlatma adına, hem de bu önemli tarihe bir not düşmek adına paylaşmak istedim:

Nisa Sûresi, 58. Âyet: “Allah size emanetleri ehline vermenizi, insanlar arasında hüküm verdiğinizde de adaletle hükmetmenizi emrediyor.”

İbrahim Suresi, 7. ayet: "Rabbiniz şöyle buyurmuştu: "And olsun, eğer şükrederseniz gerçekten size nimetimi artırırım ve and olsun ki, eğer nankörlük ederseniz, şüphesiz, Benim azabım pek şiddetlidir."

Nahl Sûresi, 112. Âyet: Allah bir şehri misal olarak verdi: Bu şehir güvenli, huzurlu idi, Oraya her yerden rızkı bol bol geliyordu. Ne var ki onlar Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara, yaptıkları işler yüzünden açlık ve korku elbisesini (felâketini) tattırdı.

A’raf Suresi, 155. Âyetten: “..Şimdi bizi, içimizdeki o bazı beyinsizlerin yaptıkları yüzünden helâk mı edeceksin?”…

Tevbe Sûresi, 24. Âyet: De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, zevceleriniz, kabîleniz, kazandığınız mallar, (iyi iken) durgunluğa uğramasından korktuğunuz ticâret ve hoşunuza giden meskenler size Allah'dan, Resûlünden ve O'nun yolunda cihâd (mücadele) etmekten daha sevgili ise, artık Allah (hakkınızda azab) emrini getirinceye kadar bekleyin!...”

Anahtar Kelimeler:

Yorumlar (1 Yorum)

Okuyucu (5 ay önce)

Hoca Allah sizi ıslah eylesin. İnsanları beyinsizlikle sucluyorsunuz, sırf bir partinin adayini secmediler diye. Bu milletin yüzde altmışı aptaldır diyenlerden ne farkiniz kaldı. İnsanları terörist ilan etmek, neredeyse tekfir etmek... Vebal almaktan korkmaz mısınız hiç?

Yorum Yaz
Yazarın Yazıları