Makaleler

Ramazan'da keşke siyaset olmasa?

13.06.2017 19:37
| | |
7473

Erkek egemen bir dünyada kadın olarak doğmak, ne yazık ki tatsız bir handikap.

Kendini güçsüz hissetmeye başladığın çocukluktan başla da, ta kendin de bir çocuk sahibi oluncaya kadar geçen zamanı al; topla, çıkar, çarp böl: Sonuç hüsran. Ezilen sen, korkan sen, korkutulan sen, ağlayan sen, susan sen; darılan sen, küsen sen. Kadın ya kadın. Toplumun 'eksik eteği'. İnsanların şeytanı. Evin soru sorulmayanı. Düşüncesine danışılmayanı. Danışmaya da ihtiyaç duyulmayanı.

Televizyonlarda yalnızca çizgi film olan kanallar var ya? İşte o kanallardan kimileri bıkmış olabilir. Ben aksine çok seviyorum. Akşam olduğunda ekrandan acı ve gözyaşı akan haberleri akarken, ben oğlumun açtığı çizgi film kanallarında pembe hayallerle dolu hikâyeleri takip ediyorum. Öyle zor ki yaşadığımız dünyada olup bitenleri görüp de elden bir şey gelmemek. Çaresizlik çok büyük bir ıstırap. İnsan izlerken ne diyeceğini bilemiyor. Yardım edeyim dese, nereye koşacağını şaşırıyor. Ölenler, acı çekenler, aç kalanlar, cinnet getirenler. Öyle çok ki. Savaş hazırlıkları. Ülkeler arası inatlaşmalar. Filler tepişirken karşısında eğlence gibi görüp çekirdek çitleyenler olsa da ben yerde ezilen çimenlere ağlıyorum. Bunun için de Egemen'in açtığı çizgi filmlerden hiç şikâyetçi değilim. En azından görmüyorum. 

Mutlu olmak için kendimi çok zorlamam gerekse de; örneğin, Beykoz'a bakıp kendimi avutabiliyorum. Allah kabul etsin; hemen herkes mübarek Ramazan ayında bir şeyler yapmaya çalışıyor. Elinden geldiğince. Yardım ediyor ötekine, berikine. Yani sosyal medyadan takip ediyorum, seviniyorum. Beykoz'da herkes bir şeyler yapmak için çabalıyor. Partiler, sivil toplum kurumları ve kuruluşları iftar yemeği veriyorlar, kumanya dağıtıyorlar.

Belediyemiz.

Hepimizin Belediyesi, her gün iftar sofrası kuruyor.

Hepimiz varız o sofralarda. Hepimizin parasıyla kuruluyor o sofralar. Geçende bir tanesine katıldım, bizim sokağımızdaydı. Belediye Başkanımız Yücel Çelikbilek gelmişti. Hep beraber oturduk yemek yedik. Sonra düşündüm. Neden dedim. Neden siyasetimizi yine başka zamanlarda yapmıyoruz da böyle İftar Sofraları gibi yerleri buna alet etmekten uzakta durmaya çalışmıyoruz? Hepimiz için söylüyorum bunu.

Yani neden AK Partili 'kendi Belediyesi' diye düşünüp, bu sofraları kullanıyor; tersi bir CHP'li de bu sofralara AK Partili olduğu için oturmaktan imtina ediyor? Böyle düşündüğüm için bir CHP'li olarak kararlı bir şekilde oturdum sofraya. "Hepimizin sofrası" diye düşündüm. "Ben yine siyaset yaparım da burası yeri değil" diye içimden geçirdim. Umarım Beykoz'daki AK Partililer de benim gibi düşünürler de artık bu siyaset işini bu sofralardan kaldırırız. Sayın Yücel Çelikbilek Başkanımdan da rica ediyorum. Yılın 11 ayı yapınız siyasetinizi ancak ne olursunuz, bu sofralar kurulduğunda konuşmalar yapmayınız. Beykoz'un yerel basınından sizin iftar sofralarında yenen yemekler sonrası yaptığınız konuşmada kimleri iğnelediğinizi okumayalım. Lütfen. Bu sofraların hakkını verelim. Hep beraber verelim. 

Ama bir dakika! Özür dilerim. Doğru, siz de haklısınız. Ben bir kadınım. Ne haddime Beykoz'da siyaset yapıyorum? Hem bir CHP'li olarak konuşuyorum hem de kadın olarak öneride bulunuyorum.

Ben de az değilim.  

Anahtar Kelimeler: Ramazan, Siyaset, AK Part, CHP

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"