Özel Dosyalar

Beykozlu anne ve oğulun hikayesi

Beykozlu anne ve oğulun hikayesi
25/04/2014
| | |
16214

Anne Havva Gök... Aslen Kastamonulu... Oğul Gökhan Güler... Beykozlu...

Eşinden ayrılan ve tek başına ayaklarının üzerinde durmaya çalışan anne Havva Gök, oğlu Gökhan Güler ile birlikte aşçılık okulunu bitirmeye hazırlanıyor. 

Beykozlu anne oğlun başarı öyküsü ise dinleyen herkese umut ışığı veriyor. İşte Dost Beykoz'un özel haberi... 

Türkiye'de kadın olarak varolmak, toplumda ayakları üzerinde durabilmek, tek başına çocuk büyütmek pek de kolay değil. Ancak İstanbul'un en huzurlu ilçelerinden birisi haline gelenBeykoz'da bir anne, ayrıldığı eşinin ardından oğluyla birlikte bunu başarabilmiş. Yıllarca ünlü işadamı Abdullah Acar'ın yanında çalışan ve çocuğunun eğitimini tamamlamasını sağlayanHavva Hanım, emeklerinin karşılığını ise almaya başlamış. Oğul Gökhan Güler, yaklaşık 50 kişinin yer aldığı Altın Kep yarışmasında Türkiye 2.'si olarak büyük bir başarının altına imza atmış. 



Havva HanımAnaokulu Öğretmenliği yapsa da oğlu Gökhan’ın okuduğu Etiler Turizm ve Otelcilik Lisesi’nde yeniden okula gitmeye başlamış. Sosyal hayattaki sorunlarını giderebilmek adına da Beykoz Belediyesi’ne bağlı Psikolojik Danışma Merkezi’nden profesyonel yardım almış. Henüz 17 yaşındaki Gökhan ise yaşının ve gençliğinin aksine'büyük büyük' laflar eden kocaman bir adam olmuş... 

Anne ve oğulla yaptığımız söyleşide Havva Gök heyecanını ve mutluluğunu gizlemezken, oğulGökhan GülerDost Beykoz okurları için güzel bir tatlının tarifini de veriyor. Bu iki kişilik muhteşem aileyle, Beykoz Sabancı Öğretmenevi'nin boğaz manzaralı bahçesinde buluşuyoruz... 

Gökhan Güler kaç doğumlu? Hangi okulları okudu? 

"23 Nisan 1996 doğumluyum. İlkokulu Anadolu Hisarı'nda ve ortaokulu Ziya Ünsal Ortaokulu'nda okudum. Etiler Turizm ve Otelcilik Lisesi son sınıfındayım" 

Bu yıl bitiyor o zaman? 



"Evet, 23 Nisan'da tamamladık okulu..." 

Yine yarışma olacak mı? Katılmayı düşünüyor musun? 

"Genellikle yarışmalar sene başlarında oluyor. Kış aylarında oluyor. Seneye yine katılırım elbette" 

Gelecekle ilgili planları ne Gökhan'ın? 

"Üniversiteye gitmeyi düşünüyorum. Eğer kazanırsam Antalya'yı istiyorum: Gastronomi ya da Turizm Otelcilik Okulu... Antalya ya da Muğla'da çalışmak istiyorum. Yazlık yerde daha rahat çalışılıyor." 

Yarışmada neler oldu? Bahseder misin? 

"Display hazırladık. Show tabağı. Benim hazırladığım balık tabağıydı. Diğerlerinden daha parlak duruyordu sanırım, o nedenle derece aldım." 

Nerede oldu bu yarışma? 

"Beylikdüzü'ndeydi" 

Okul adına mı oluyor yoksa bireysel mi oluyor katılımlar? 

"Okul yarışma tarihini söylüyor, siz de bireysel olarak başvuru yapıyorsunuz. Ben 'Gençler' dalında katıldım." 

Yaş sınırı var mı? Kaç kişiydi? 

"En fazla 25 yaşına kadar katılabiliyorlar. Display dediğimiz show tabağı hazırlamada, benimle birlikte yaklaşık 50 kişi daha vardı." 

Mesleğinizde dil önemli bir unsur. Okulda yabancı dil konusunda hangi diller öğretiliyor? 

"Okulda Çince ve İngilizce görüyoruz. Çince çok zor bir dil. Sözlüde sıkıntım yok ama yazılıda Çince'de zorlanıyorum." 

Peki mutfakları nasıl? Çin mutfağının ilginç olduğunu duyarız hep? 

"Çin mutfağı değişik bir mutfak. Onlara göre 'sırtı göğe bakan her şey yenilebilir'. Bizde nasıl çekirdek yeniyorsa, onlar da akrebi pişirip, çöpe takıp, kıtır kıtır yiyorlar. Çok sevmediğim bir şey aslında. Çin mutfağı bizim yemek kültürümüze pek hitap etmiyor" 

Peki, özel bir soru olacak ama babadan ayrı bir şekilde yaşamak nasıl bir his? Gökhan neler yaşadı ve kendisi gibi olanlara ne tavsiye eder? 

"Baba eksikliğini hissettim aslında. Özellikle de küçüklüğümde... Hani küçükken kavga edersiniz, karşı tarafın babası gelir... İşte benim gelecek kimsem yoktu. Ama bunu üzülerek devam ettirmekle bir yere de varmazsınız. İlla ki kendi ayaklarınızın üzerinde durmak gerekiyor. Hani ben küçüklüğümden beri, gerekirse su sattım, gerekirse inşaatta tanıdığım kişilerin yanında çalıştım. Yani bu bir sorun değil bence. Anne babası ayrı olduğunda aslında hata genelde her ikisinde de oluyor. Öte yandan da annenle baban ayrı olabilir. Ayrı olmasalar da hayatlarını da kaybedebilirler. Önemli olan senin eğer annenle yaşıyorsan, babanın eksikliğini evine hissettirmendir. Sen bu sorumluluğu yüklenmelisin. Sonuçta bir annenin de bir çocuğa tek başına bakması kolay değil. Ben bunu anlıyorum da zeten bu yüzden de elimden geldiğince anneme yardımcı olmaya çalışıyorum." 

Gökhan'ın evliliğe dair düşünceleri değişti mi? Anne ve baba ayrı olması seni etkiledi mi? 

"Evlilik konusunda ben karamsar değilim. Bir kız arkadaşım da var aslında Merve diye. Bu süreçte benim başarılarımda da büyük pay sahibi olmuştur. Sıkıntılı dönemlerimde özellikle annem ve Merve'nin desteği büyüktür. Evlilik konusunda belki yaşım küçük olduğu için çok erken. Daha askerliğim var okul yaşamım var. Ancak evlilikle ilgili olumsuz bir düşüncem yok. Aksine şartlar oluştuğunda evlenmeyi düşünüyorum" 

Neden aşçılık? Bu ilginin kaynağı annen mi? 

"Ben küçükken ya elektronikçi ya da aşçı olacağım diye düşünürdüm. Avukatlık, öğretmenlik falan hiç düşünmedim. Aşçılığa ilgimin temeli Home TV gibi TV kanallarıdır. Yemek yapmaya önem veriyorum. Yemek yapmak bence bir sanat." 

Bu meslekte yükselmek mümkün mü? 

"Aşçılıkta kademeler var. Dmichef, Chef de Port gibi..." 

Sınava mı giriliyor bunun için? 

"Hayır, sınavla olmuyor. Bulunduğunuz yerdeki tecrübelerinizle bu kademeleri geçiyorsunuz." 

Peki, eve iş getirdiğin oluyor mu? Evde yemek yapar mı Gökhan? 

"Evde annem yapıyor ama arada ben de yapıyorum. En son 2-3 gün önce krem karamela yaptım mesela..." 

Bize anlatır mısın? Belki okurlarımız içinde bunu denemek isteyecek olanlar vardır? Nasıl yapılıyor Krem Karamela? 

"Krem karamela için alüminyum kap gerekiyor. Tavada 800 gram kadar toz şeker eritiyoruz. Orta sıcaklıkta olmalı. Zaten 10 dakikada eriyor. Folyo kabın içine döküyoruz. Bu arada bu anlattığım 6 kişilik bir tariftir... 

Ayrı bir kapta yarım kilo sütün içine 150 gram kadar Nescafe koyuyoruz. tahmini 3-4 yemek kaşığı kadar. içine 100 gram da şeker atıyorsunuz. kaynayana kadar bekliyoruz. Ayrı bir kapta 4 yumurtanın tamamı, 4 yumurtanın da sadece sarısı olmak üzere 8 yumurta kırıyoruz. Üzerine bir paket pudra şekeri ekliyoruz. Macun kıvamına gelene kadar çırpıyoruz. Sonra üzerine daha önce hazırladığımız kahveli sütü ekliyoruz. Ancak süzgeçten geçirerek döküyoruz. Çünkü sütün kaymağının içine girmemesi gerekiyor. Karıştırıyoruz. Sonra folyoda bekleyen erimiş şekerin üzerine döküyoruz. 

180 dereceli fırında 20 dakika kadar pişiriyorsunuz. Sonra buzdolabına koyuyoruz. Orada bekledikten sonra çıkartıp folyo kabı ters çevirerek servis yapabilirsiniz." 

Havva Hanım, siz de oğlunuzla gurur duyuyor olmalısınız? 

"Gökhan çok iyi bir çocuk. Onun başarılarıyla her anne gurur duyardı" 

Siz neler yaşadınız bu yalnız yaşamınızda? Sorunların nasıl üstesinden gelebildiniz? 

"Aslında biraz inançla ilgili bir durum. Ben Allah'a hep inandım ve Gökhan'ı da bu şekilde inançlı bir evlat olarak yetiştirmeye çalıştım. Beykoz Belediyesi'nden de profesyonel yardım aldım. Burada Psikolojik Danışma Merkezi vardı. Oraya gittim. Oradaki doktorlar, uzmanlar, hocalar çok yardımcı oldular." 

Devam ediyor musunuz? 

"Devam ediyorum. Gökhan da yardım aldı ama o sürdürmek istemedi. Ben devam ettim." 

Sizin hedefleriniz nedir? 

"Gökhan'ın okuduğu okulda okumaya başladım. Yeniden liseye gidiyorum ben de... Gökhan'la birbirimizi sadece desteklemedik, aynı zamanda da etkiledik. Onun benden ve benim ondan öğrendiğimiz çok şey oldu. Şu an anaokulu öğretmenliği yapıyorum ama gelecekte mezun olduktan sonra aşçılık konusunda ben de iddialı olmak istiyorum." 

En büyük rakibiniz de Gökhan olacak sanırım? 

"Evet öyle görünüyor"

Anahtar Kelimeler: Beykoz Haberleri, Gökhan Güler, Havva Gök, Röportaj

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un hür gazetesi"